POLİTİKA - 04 Ağustos 2020 Salı 15:30

Şehit eşine hakarete tepkiler artıyor

A
A
A
Şehit eşine hakarete tepkiler artıyor

AK Parti Tokat Milletvekili Av.

AK Parti Tokat Milletvekili Av. Yusuf Beyazıt, Ayasofya Camii’nin açılışına katılan şehit eşi, 15 Temmuz gazisi ve bir yazara hakarette bulunan Saadet Partisi (SP) üyesine tepki göstererek, "Bu bir iftira suçudur aynı zamanda bu bir nefret suçudur" dedi.


Danıştay 10. Dairesince Ayasofya’yı camiden müzeye çeviren Bakanlar Kurulu kararının iptal edilmesinin ardından Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı cuma namazı ile yeniden ibadete açılmıştı. Caminin açılışına katılarak fotoğraf çekinen Sabah Gazetesi yazarı Hilal Kaplan ve 15 Temmuz darbe girişiminde şehit olan İbrahim Yılmaz’ın eşi Esma Kılıçaslan ile 15 Temmuz gazisi Adviye Gül İsmailoğlu’na hakaret eden Ebubekir Savaşan şikayet üzerine gözaltına alınmıştı. Sevk edildiği mahkemece tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Savaşan’a bir tepki de AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt’tan geldi. 8 yıl Vakıflar Genel Müdürlüğü yapan, Ayasofya’nın cami olmasının çocukluğundan beri heyecanını yaşamış birisi olarak bu hadise karşısında hislerini ifade etmekte zorlandığını belirten Beyazıt, “Ayasofya’nın açılış cuma günkü programına katılan vekillerden birisiyim. Bu heyecanı yaşayan insanlardan birisiyim. Burada önemli olan hadise böyle bir olayın Tokatlı bir kardeşimiz tarafından vuku bulmuş olmasını çok derin acılar ve derin üzüntülere içersin hissediyorum. Gaziliklerle şehitlerle Darun-Nusret olmuş her tarafta kendisinde yardımda bulunmuş olan bir şehrin evladıyız. 15’liler diyarıyız. Öyle bir yerden özellikle milli değerlere saygılı olması gereken o düşünceden geldiğimizi varsaydığımız bir insanın, kadınlara şiddet derecesinde nefret söylemi içerisinde bulunarak üstelik de bunu kutsal bir yerde değerlerimize hakaret ederek caminin içerisinde olan insanlara, kadınlara hakaret ederek sosyal medyada böyle bir söylem paylaşılması beni derinden yaralamış ve derinden üzmüştür” dedi.



"Bunlar ne tez Hz Fatıma’ları unuttular? Ne tez Hz Hatice’yi unuttular?"


Fatih Sultan Mehmet’in emaneti olan bir ibadethanenin içerisindeki 3 hanımefendiye yapılan bu söylemin tasvip edilemeyeceğini belirten Beyazıt, “Sosyal medyada bunu engelleyen kanun çıkarmamızın ne kadar isabetli ne kadar önemli olduğunun da altını özellikle çizmek istiyorum. Buradaki yapılan olayı nedir? Kadınlar camiye gelmiş. Kim bu kadınlar 15 Temmuz’da şehit olmuş olan bir kardeşimizin eşi. Diğer hanımefendi kim? Diğer hanımefendi de 15 Temmuz’da Gazi olmuş bir kardeşimiz ve bir başka kardeşimiz de yazısıyla kalemi ile çizgisi ile düşüncesiyle değerleriyle hep İslam noktasında bu konuda mücadele yapmış olan bir kişi. Bu konuda kadınlara hakaret etmenin sövgü de nefrette bulunmanın ifadesini ben izah etmekten gerçekten son derece müşkülat çekiyorum. Son derece de üzülüyorum. Oysaki mescitlerimiz kadın erkek herkese açıktır, çocuklara açıktır. Bunlar ne tez Hz Fatıma’ları unuttular? Ne tez Hz Hatice’yi unuttular? Nerede kaldı bütün bu değer yargılarımız. Değer yargılarımızı yapılan saldırı olarak mı üzüleyim? Bunu yapanın özellikle bu değerlere sahip çıkması gereken bir camiadan gelmesini, onu temsil eden ki ben o camianın da bunu nefretle karşılayacağını, asla kabul etmeyeceğini özelinde düşünenlerdenim. Küfür bizim inancımızda yoktur. Nefret bizim düşüncemiz de yoktur. Sövgü bizim kültürümüzde bizim ahlakımız da yoktur. Ama Darun-Nusret diye yardım edenler şehir olarak ifade edilen Alimler, Fazıllar yetiştiren Tokat’tan böyle bir sövgünün çıkmış olması da beni ayrıca üzmüştür. Dolayısıyla sosyal medya aracılığı ile olsun başka şeylerle olsun kadına şiddetin her zaman nefretle karşılanması gerektiğinin ve bunun asla bir hak olamayacağını asla bunun bir ifade tarzı olamayacağını söylemek istiyorum” diye konuştu.



"Bu bir iftira, aynı zamanda bir nefret suçudur."


Yaşanan tatsız olayın takibini yasal ortamda yapıtlarını ifade eden Beyazıt, “Bu konu hakkında Cumhuriyet savcılığı tarafından suç duyurusunda bulunulmuş. Cumhuriyet savcılığa da bu hadiseyi şu anda değerlendirilmiştir ve mahkemesi yapılır. Takibi şikayete bağlı suç kapsamında dışına çıkan bir nefret söylemi ile ifade edeceğimiz bir değerdir. Dolayısıyla bu hadisenin kesinlikle yargıda devam edeceğini düşünüyorum. Aldığım bilgilere göre şikayetçi olanlar da bu şikayetlerinden vazgeçmemişlerdir. Buradaki olan sadece yargının nasıl tezahür edeceği, nasıl sonuçlanacağı çok fazla önemli değildir. Önemli olan insanların vicdanındaki yargıdır mahşeri vicdanda ki yargıdır. Önemli olan rabbimin huzurunda ki insanlara bu nefret söylemi ile ifadesinin bunlarda bıraktığı acı olmalıdır. İnsanların namuslarına ahlaklarına, erdemlerine, kişiliklerine, karakterlerine buna benzer hakaret etmek de Kur’an’da yasaklanmıştır. Özellikle yasak olarak ifade edilmiştir. Bu bir iftira suçudur aynı zamanda bu bir nefret suçudur" ifadelerini kullandı.



Sosyal medya yasası


Sosyal medya düzenlemesi ile bileklikte bu tür olaylar karşı yaptırımlar geleceğini belirten Beyazıt, açıklamalarını şöyle tamamladı:


“Artık, Almanya’da nasıl bir işlem uygulanıyorsa, Amerika’da Amerikan vatandaşı bir hakaret de karşılaştığı zaman nasıl bir müeyyide nasıl bir hakka sahipsen Yeni Zelanda’daki herhangi bir Yeni Zelanda vatandaşı hangi haklara sahipse Türkiye’deki mağdur olan mazlum olan hakkı yenen kendisine tecavüz edilen insanda bu haklardan yaralanmış olacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde yer alması önemli gündemlerimizden biri" Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanlığı tarafından düzenlenen programa katıldı. Programda konuşan Eroğlu, hekimliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içinde hak ettiği yeri alması gerektiğini dile getirdi. "Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması en önemli gündemlerimizdendir" Tüm veteriner hekimlerin Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutladığını dile getiren Eroğlu, Merkez Konseyi ve 72 il ve bölge odasıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, "Attığımız her adımı meslektaşlarımızla istişare ederek atıyoruz. Çünkü bir işe başlarken adını doğru koyarsanız doğru sonuçlara ulaşırsınız. Çalışmalarımızda Tarım ve Orman Bakanlığımız ile sürekli iş birliği içerisindeyiz. Bakanımız İbrahim Yumaklı başta olmak üzere tüm bürokratlara teşekkür ediyorum. Özellikle 41. madde ile ilgili uzun süredir devam eden bir sorunun çözüm aşamasına gelmiş olması bizim için önemlidir. 3 yıldır büyük sorun haline gelmişti. Meslek örgütleri ile kamu birlikte çalıştığında ortaya çıkan mevzuat daha sağlıklı ve isabetli olur. Bu nedenle iş birliği büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimlerin sağlık meslek grubu içerisinde yer alması konusu bizim en önemli gündemlerimizden biridir. 1219 sayılı kanun kapsamında sağlık meslek gruplarına verilen haklardan veteriner hekimler de yararlanmalıdır. Bu sağlandığında özlük hakları, maaşlar, fiili hizmet gibi birçok sorun çözüme kavuşacaktır. Sorunlarımızı ancak birlik ve beraberlik içinde çözebiliriz. Bilgiye dayanmayan açıklamalar bilgi kirliliği oluşturur. Bu nedenle meslektaşlarımızın konulara hakim olarak görüş bildirmesi büyük önem taşımaktadır. Veteriner hekimler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na göre sağlık hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Ancak bu durum tek başına yeterli değildir. Hakların tam anlamıyla elde edilebilmesi için ilgili diğer yasal düzenlemelerin de yapılması gerekmektedir. Hazırladığımız kanun teklifleri arasında veteriner hekimlerin tanımının güncellenmesi ve mesleğin kapsamının genişletilmesi de bulunmaktadır" dedi. "Tek sağlık yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekiyor" Veteriner hekimlerin sahipsiz hayvanlar sorununda aktif rol oynaması gerektiğini kaydeden Eroğlu, "Bu alanda belediyelerde yeterli sayıda veteriner hekim istihdam edilmesi gerekmektedir. Türkiye genelinde en az 4 bin veteriner hekimin bu alanda görevlendirilmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Eğitim konusu da mesleğimizin geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Veteriner fakültelerinin niteliği artırılmalı, eğitim güçlendirilmelidir. Mezun olan veteriner hekimlerin yeterli donanıma sahip olması sağlanmalıdır. Veteriner hekimlik çevre, hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden tek meslek grubudur. Bu nedenle stratejik bir meslektir. Sağlıklı hayvan, sağlıklı gıda ve sağlıklı insan demektir. Kovid-19 süreci de veteriner hekimliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Zoonotik hastalıkların büyük bir kısmı hayvan kaynaklıdır ve bu hastalıklarla mücadelede veteriner hekimler kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle ‘tek sağlık’ yaklaşımının ülkemizde yasal altyapıya kavuşturulması gerekmektedir. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak bu konuda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı ve ilgili kurumlara sunduğumuz raporlarla bu yapının oluşturulmasını talep ediyoruz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu da veteriner hekimlerin hayvancılığın sürdürülebilirliği açısından temel bir rol üstlendiğini söyledi. Meslek mensuplarının bilgi ve deneyimlerinin daha fazla görünür olması gerektiğini belirten Tanrıkulu, özellikle son dönemde hayvancılık konusunda farklı kesimlerin öne çıktığını, ancak meslek uzmanlarının daha aktif ve görünür olması gerektiğini kaydetti. Tanrıkulu, mesleğin temsil gücünün artırılmasının önemli olduğunu ifade ederek, yürütülen mevzuat çalışmalarının kısa sürede sonuçlanmasını temenni etti. Kastamonu İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Kılıç da, Kastamonu’da yaklaşık 280 bin büyükbaş ve 80 bine yakın küçükbaş hayvan varlığı bulunduğunu belirterek, hayvan sağlığının korunması ve buzağı ölümlerinin azaltılması için kurumlar arası iş birliğinin önemli olduğunu dile getirdi. Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise veteriner hekimlerin zorlu şartlarda görev yaptığını, çoğu zaman bu durumun bilinmediğini söyledi. "Veteriner hekimlerine destek veren bir ülke, hayvan sağlığına, gıda güvenliğine ve toplum sağlığına sahip çıkmış demektir" diyen Maşalacı, meslekte yaşanan sorunların doğrudan hayvan sağlığı, gıda güvenliği ve toplum sağlığını etkilediğini belirtti. Programa Kastamonu Üniversitesi Veteriner Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Özgür Kaynar, Kastamonu Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur, Kastamonu Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Bayram Pehlivan, oda yönetimi ve veteriner hekimler katıldı.
İstanbul İkinci raundun sonunda lider İtalyan De Leo Turkish Airlines Open’ın ikinci günü sonunda İtalyan Gregorio De Leo liderliğe yükseldi. Antrenman raundu oynamadan sahaya çıkan De Leo’nun bir stroke gerisinde İsveçli Jens Dantorp, İngiliz Sam Bairstrow, İspanyol Alejandro Del Rey ve Yani Zelandalı Kazuma Kobori zirve takibini sürdürdü. Golf dünyasının en iyilerini Antalya’da buluşturan Turkish Airlines Open’ın ikinci gününde zirve mücadelesi kızıştı. 32 ülkeden 156 oyuncunun katıldığı turnuvanın ikinci gününü 68 vuruşla (-4) bitiren İtalyan Gregorio De Leo toplamda 137 vuruşla (-7) liderliğe yükseldi. 26 yaşındaki oyuncu Regnum, National Golf Kulübü’ndeki ikinci raundu beş birdie ve bir bogey ile tamamladı. Çarşamba akşamı Antalya’ya geldiğini ve antrenman raundu oynamadan sahaya çıkmak zorunda kaldığını belirten Gregorio De Leo, "Regnum, National Sahası çok zor ve stratejik bir saha. İlk gün edindiğim tecrübelerle ve caddie’min yardımıyla iyi bir skor yaptığımı düşünüyorum" dedi. 2 milyon 750 bin dolar toplam ödüllü turnuvada De Leo’nun bir stroke gerisinde dört oyuncu zirve iddiasını sürdürdü. İngiliz Marcus Armitage ile birlikte 68 (-4) oynayarak günün en iyi skoruna imza atan Yeni Zelandalı Kazuma Kobori, İsveçli Jens Dantorp, İngiliz Sam Bairstrow ve İspanyol Alejandro Del Rey, ilk 36 çukur sonunda 138 vuruşla (-6) ikinciliği paylaştı. İlk günün lideri İsveçli Mikael Lindberg ise üç bogey ve iki birdie yaptığı ikinci raundu 73 vuruşla (+1) tamamladı ve genel sıralamada altıncılığa geriledi. Türk sporcular elemeyi geçemedi Turkish Airlines Open’da Türkiye’yi temsil eden dört oyuncu; Leon Açıkalın, Mutlu Güner, Taner Yamaç ve İbrahim Tarık Aslan (amatör) 36 çukur sonunda en başarılı 79 oyuncu arasına kalamayarak hafta sonunda mücadele etme şansını kaybetti. Türk oyuncular arasında en başarılı isim turnuvayı 149 vuruşla (+5) tamamlayan Leon Açıkalın olurken, 2018 Britanya Açık birincisi Francesco Molinari de cut’ı geçemedi. Turnuva 3 Mayıs Pazar günü sona erecek.