SAĞLIK - 15 Aralık 2020 Salı 12:41

Yanıltıcı beyanlar vaka sayısını arttırıyor

A
A
A
Yanıltıcı beyanlar vaka sayısını arttırıyor

Tokat’ta, korona virüs hastalarının filyasyon ekiplerine eksik bilgilendirme yapması salgınla mücadeleyi olumsuz yönde etkiliyor.

Tokat’ta, korona virüs hastalarının filyasyon ekiplerine eksik bilgilendirme yapması salgınla mücadeleyi olumsuz yönde etkiliyor.


Türkiye’de yaklaşık 8 aydır filyasyon ekipleri zor koşullara karşı mücadele vererek haftanın 7 günü sabah 8 gece 24 saatleri arasında çalışıyor. Korona virüs hastalarının tedavisi, temaslıların tespiti ve filyasyon hizmetlerini gerçekleştiren ekiplerin bu hummalı çalışması ise yanıltıcı bilgi verilmesi nedeni ile zorlaşıyor. Filyasyon ekipleri tarafından yapılan araştırmalarda korona virüs testi pozitif çıkan hastaların birçoğunun temaslılarına ilişkin olarak bazı durumlarda eksik veya yanıltıcı bilgi verdiği tespit edildi.



Eksik, yanlış veya yanıltıcı beyan ekiplerin işlerini zorlaştırıyor


Tokat Toplum Sağlığı Merkezi Müdürü ve Filyasyon Ekibi Başkanı Dr. Ahmet Bahadır Uçar, ekiplerin çalışmasının başarıya ulaşması için doğru bilgi paylaşımı ve evde izolasyon kurallarına dikkat edilmesinin önemli olduğunu kaydetti. Filyasyon ve temaslı ekleme işlemleri pozitif hastaların beyanatları esas alınarak yapılmakta olduğuna dikkat çeken Uçar, “Bu beyanatların eksik, yanlış veya yanıltıcı olması durumu sahada karşılaştığımız en önemli sorunların başında gelmekte. Halkımızdan ricamız filyasyon ekiplerinden bilgi saklamamaları ve beyanatlarını filyasyon ekiplerimize eksiksiz biçimde vermeleridir. Bu beyanatlar sayesinde virüsün yayılım hızını durdurarak başarılı olabiliriz. Yanlış ve eksik verilen beyanatlar da ise, virüs daha fazla kişiyi etkilemekte yayılım zinciri devam etmektedir. Eksik ve yanlış bilgi verdiği tespit edilenler T.C.K’nın 206. Maddesine göre 3 ay ile 2 yıl arası hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılmaktadırlar” dedi.



Yanlış beyan virüsün hızla yayılmasına neden oluyor


Yanlış beyanın virüsün artmasını tetiklediğini ifade eden Uçar, "Yanlış beyan olduğu sürece bulaşın zincirini kırmak olası değil. Yanlış bilgi verildiğinde virüs çok hızlı bir şekilde diğer aileler ve bireylere temas ediyor. Özellikle çalışan gurupta doğru beyanatın verilmesi çok çok önemli. Eğer doğru beyanat alabilirsek virüsü olduğu yerde sınırlıyoruz. Fakat yanlış beyanat konusunda diğer bireyler ve ailelere maalesef zarar vermeye devam ediyor" diye konuştu.



Ev içi bulaşlara dikkat


Korona virüse karşı ev içi bulaşlara dikkat çeken Uçar, “Covid-19 bulaşlarının ilimizde neredeyse yüzde 40 ila 50 si ev içi bulaşlardan kaynaklanıyor. Covid -19 pozitif çıkan hastalar ev halkını korumak için kendilerini evin ayrı bir odasında çok iyi izole etmelidirler. Eğer evde varsa ayrı bir tuvalet ve banyo hastalar için ayrılabilir. Covid-19 hastasının olduğu evde kesinlikle maske kullanımına, genel hijyen kurallarına ve izolasyon kurallarına çok dikkat edilmeli. Evde ki temaslı vatandaşlarımızda Covid semptomları görüldüğünde ise mümkün olan en kısa sürede Covid-19 çağrı merkezimizi aramaları gerekiyor. Covid çağrı merkezimiz aracılığıyla tespit edilen semptomu olan temaslı vatandaşlarımız, filyasyon ekiplerimizce evlerinde ziyaret edilecek, gerekli görülürse sürüntü alınacak ve uygun görülmesi durumunda da tedavileri başlanacaktır” ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Bu yara bandı hem hızlı iyileştiriyor hem de geri dönüşüm kullanılarak yapılıyor Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde geliştirilen, nanoteknoloji destekli ve antimikrobiyal özellik taşıyan yeni nesil yara bandı, yapılan deneylerde standart ürünlere göre daha hızlı iyileşme sağladı. Prof. Dr. Koray Sayın ise ürünün dünyada benzeri olmadığını belirterek, patent sürecine hazırlandıklarını ifade etti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nde yürütülen bilimsel çalışma kapsamında, mevcut yara bantlarının yetersizliğinden yola çıkılarak geliştirilen yeni nesil yara bandı, sağlık alanında dikkat çeken bir yenilik olarak öne çıkıyor. Yara iyileşmesini hızlandırıcı ve antimikrobiyal özelliklere sahip olarak tasarlanan yara bandının, yapılan deneylerde hem enfeksiyon oluşumunu engellediği hem de iyileşme sürecini önemli ölçüde ise hızlandırıyor. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen hayvan deneylerinde üç farklı grup oluşturuldu. Geliştirilen yara bandının ise deney süresi boyunca hem kontrol grubuna hem de standart yara bandına kıyasla daha başarılı sonuçlar verdiği kaydedildi. Nanoteknoloji ile desteklenen yara bandında, gümüş elementi çevre dostu ’yeşil kimya’ yöntemiyle nano boyuta indirgenerek kullanıldı. Ayrıca çalışmada kullanılan gümüşün atık takılardan elde edilmesiyle, geri dönüşüm ve sürdürülebilirlik açısından da önemli bir adım olarak görülüyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koray Sayın, mevcut yara bantlarının enfeksiyon riskini tamamen ortadan kaldıramadığını belirterek, "Bu çalışmaya başlama amacımız, standart yara bantlarının yetersizliğini ortadan kaldırmaktı. Yara bandı kullanılsa dahi enfeksiyon gelişebildiğini gördük. Geliştirdiğimiz yara bandı ise hem yara iyileşmesini hızlandırıyor hem de antimikrobiyal özellik göstererek enfeksiyon riskini azaltıyor" dedi. Sayın, geliştirdikleri proje ile TEKNOFEST 2025’te yer alarak üçüncülük elde ettiklerini de söyleyerek, "Projenin ticarileştirilmesi için ise kısa süre içerisinde patent başvurusu yapmayı planlıyoruz" dedi. "Antimikrobiyal özellik sergileyen bir yara bandı üretmiş olduk" Koray Sayın, geliştirilen yara bandının yarayı daha hızlı iyileştirdiğini söyleyerek, "Bu geliştirdiğimiz yara bandının çıkış noktası tamamı ile bizim mevcut standart yara bantlarının yetersizliğini düşünmemizden yola çıkarak ortaya konuldu. Çünkü yara bandı da kullansak enfeksiyon gelişebiliyordu ve bundan ister istemez bir hastaneye yük oluşturuyordu. Bu yükün önüne geçebilir miyiz maksadıyla bu çalışmayı gerçekleştirdik. Normal yara bantlarından farkı ise yara iyileşmesini hızlandırıcı ve antimikrobiyal özellik sergileyen bir yara bandı üretmiş olduk. Bu çalışmada hayvan deneylerini de gerçekleştirdik. Gerçekleştirdiğimiz deneyler sonucunda üç gruba ayırdık. İlk olarak kontrol grubu yani hiçbir tedavi sürecini yapmadığımız bir tane standart yara bandı grubudur. Bir de bizim ürettiğimiz yara bandımız var. Yapılan bu çalışmalarda normal açık bırakılan yaranın halk tarafından da bilindiği üzere çabuk iyileştiği aslında çabuk iyileşmediğini fark ettik. Açık bırakılan yaranın üstü kabuk bağlıyor ve derinin büzülmesiyle birlikte yara kapandı gibi görülüyor. Ama altında enfeksiyonun geliştiğini tespit ettik. Bizim geliştirdiğimiz yara bandı toplam deney süresi boyunca hem kontrol hem de standart yara bandına göre hem daha iyi iyileşme sergiledi hem de antimikrobiyal özellik gösterdi. Bu antimikrobiyal özelliği de sergilerken nanoteknolojik bir özellik dahil ettik" dedi. "Çevre dostu bir şekilde ürettik" Bu yara bandının muadilinin şu anda dünyada olmadığını belirten Sayın, "Yara bandına gümüşü yeşil kimya yöntemi ile çevre dostu bir şekilde nano boyuta getirdik ve gümüşü yara bantlarımızda kullandık. Ürettiğimiz bu nano gümüşleri ise atık gümüş takılardan yola çıkarak çalışmamızda kullandık. Yani bir nevi geri dönüştürülebilir bir malzemeyi tekrardan revize ederek, kullanılabilir işlevsel bir özellik haline getirmiş olduk. Üretilen yara bandının muadili şu anda dünyamızda yok. Dünyada gümüş destekli yara bantları var bunu kabul ediyoruz, lakin hem yara iyileşmesini hızlandıran hem de antimikrobiyal özellik sergileyen nanoteknoloji özellikli bir yara bandı bulunmamaktadır. Türkiye’de ve dünyada da ilkiz. Üretim aşamasında ise önce bilgisayar ortamında yaklaşık 150 tane molekül tasarladık. Tasarladığımız molekülleri bilgisayar ortamında analiz ederek, potansiyeli en yüksek olan molekülleri belirledik. Sadece yara iyileşmesini hızlandırma açısından daha sonra bu potansiyeli yüksek moleküllerimizi sentezledik karakterize ettik ve bunları hücre kültüründe ilk etapta deneme fırsatı bulduk" diye konuştu. "Olumlu sonuçları not aldık ve tespit ettik" Paten başvurusunda bulunacaklarını ifade eden Sayın, "Molekülleri hücre kültüründe deneyerek tamamen yara iyileşme özelliğinin hangisinde daha iyi olduğunu tespit ettik. En son aşamada ise yara bantlarımızın prototipini üreterek, hayvanlarda deneme fırsatı bulduk. En sonda da olumlu sonuçları not aldık ve tespit ettik. Teknofest 2025’e katıldık. İstanbul’da beş günlük çok güzel bir organizasyona dahil olduk ve orada bulunmaktan mutlu olduk, gurur duyduk. Birçok kişinin katılmış olduğu bu festivalde bizler de yerimizi alarak, üçüncü olarak hanemize başarı kazandırmış olduk. Yara bandımızın ticarileşmesi konusunda atacağımız ilk adım hemen bir patent başvurusunda bulunacağız. Büyük ihtimal bir veya iki ay içerisinde ilgili ürünlere ve prototipe patent başvurusunu gerçekleştirerek, en azından ticari boyutta da bir anlam kazandırmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
Muğla Muğla’da play-off maçı öncesi birlik çağrısı Muğlaspor Başkanı Menaf Kıyanç, Şanlıurfa’daki kritik play-off maçı öncesi birlik çağrısı yaptı. İş insanlarına seslenen Kıyanç, "Şimdi Muğlaspor’a sahip çıkma zamanı. Bu şehir kenetlenirse hedefimize ulaşırız" dedi. Muğlaspor, Perşembe günü Şanlıurfa’da oynayacağı kritik play-off karşılaşmasına hazırlanırken, Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç açıklamalar yaptı. Takımın Teknik Direktör Mustafa Sarıgül yönetiminde çalışmalarını yoğun tempoda sürdürdüğünü belirten Kıyanç, Muğla’nın artık tek yürek olması gerektiğini söyledi. İş insanlarına destek çağrısı Kıyanç, "Bugün ayrılıkları değil, birlikteliği konuşma zamanıdır. Muğlaspor bu kentin ortak değeridir. Şimdi el ele verme, omuz omuza durma zamanıdır. Tüm iş insanlarımızı, esnafımızı ve Muğlaspor sevdalılarını kulübümüze destek olmaya davet ediyorum" dedi. Şampiyonluk pirimi desteği, saha reklamı, loca reklamı konusunda da çağrıda bulunan Kıyanç, "Takımımız büyük bir mücadele veriyor. Futbolcularımızın emeğine destek olmak isteyen herkesi taşın altına elini koymaya çağırıyorum. Bu şehri yeşil beyaza boyayalım. İnancımız tam, hedefimiz play-off’tan birinci çıkmak" ifadelerini kullandı. Yeşil-beyazlı ekip, Şanlıurfa’daki zorlu mücadeleden galibiyetle ayrılarak üst lig yolunda önemli bir avantaj elde etmeyi amaçlıyor.
Adıyaman Başkan Kılınç’tan kırsal kalkınma vurgusu Adıyaman İl Genel Meclisi Başkanlığı görevine seçilen Mehmet Kılınç, göreve başlamasının ardından şehrin yeniden yapılanması ve kalkınması için yürütülen çalışmalara hız verdiklerini söyledi. İl Genel Meclisi Başkanlığına seçilen Mehmet Kılınç, göreve başlamasının ardından vatandaşların yoğun ilgisiyle karşı karşıya kaldı. 1 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen seçimle göreve gelen Kılınç, geçen yaklaşık bir aylık süreçte çok sayıda ziyaretçiyi ağırladıklarını belirtti. Muhtarlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, siyasi parti mensupları ve vatandaşlar, Kılınç’a hayırlı olsun ziyaretinde bulunuyor. Kendisine gösterilen ilgiden memnuniyet duyduğunu dile getiren Kılınç, "Göreve geldiğimiz günden bu yana ciddi bir ziyaretçi yoğunluğu var. Vatandaşlarımızın desteği bizler için son derece değerli" ifadelerini kullandı. Deprem sonrası Adıyaman’ın yeniden ayağa kaldırılması için çalışmaların kesintisiz sürdüğünü vurgulayan Kılınç, kurumlarla koordineli bir şekilde sahada aktif görev aldıklarını söyledi. Kılınç, "Şehrimizi daha güçlü bir şekilde yeniden inşa etmek için tüm ekiplerimizle sahadayız. Özel idaremiz çalışmalarına aralıksız devam ediyor" dedi. Kırsal bölgelerin gelişimine de öncelik verdiklerini ifade eden Kılınç, köylerin yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla çeşitli projelerin hayata geçirildiğini belirtti. Bu yıl asfalt çalışmalarına erken başladıklarını aktaran Kılınç, kendi üretimleri olan kilitli parke taşlarıyla köylerin altyapı ihtiyaçlarını karşılamayı sürdürdüklerini kaydetti. Kılınç, hizmet sürecine katkı sunan tüm kurum ve yetkililere teşekkür ederek, Adıyaman için çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi.