SAĞLIK - 14 Nisan 2022 Perşembe 12:32

Tokat’ta yoğun bakım servislerinde Covid-19 hastası kalmadı

A
A
A
Tokat’ta yoğun bakım servislerinde Covid-19 hastası kalmadı

Tokat il genelinde hastanelerin Covid-19 yoğun bakım servislerinde yatan hasta kalmadığı bildirildi.

Tokat il genelinde hastanelerin Covid-19 yoğun bakım servislerinde yatan hasta kalmadığı bildirildi.


Türkiye’de Omicron varyantıyla vaka yoğunluğu en çok artan iller arasında şubat ayında ikinci sırada yer alan Tokat’ta tablo tersine döndü. Mart ayında hızla azalan vaka sayısı ile birlikte kentteki hastanelerin Covid-19 servislerinde tedavi gören hasta sayısı düşüşe geçti. Tokat Devlet Hastanesi dün itibariyle Covid-19 servisinde tedavi gören son hasta normal servise alındı. İl genelinde bulunan hastanelerin yoğun bakım servisinde korona virüs hastası kalmadı.



Yoğun bakımda yatan Covid-19 hasta sayısı sıfırlandı


Tokat Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Dursun Tüzün, yoğun bakımda yatan Covid-19 pozitif hasta sayısının sıfırlandığını söyledi. Vaka sayısındaki düşüşü değerlendiren Tüzün, “Önceden neredeyse 30 yatak covid-19’a ayırmıştık. Ameliyathaneler kapatılmıştı. Ama Allah’a şükür olsun dün itibariyle sıfırlandık. Bir 15-20 gün öncesine kadar zaten ilçelerdeki bütün pozitif hastaları bize yollayın demiştik. Yani ilçelerde de yoğun bakımda da pozitif hasta yok. Serviste yatan 5 tane hastamız var. İlçelerde yatan hiç Covid-19 pozitif hasta yok. Şu an 5 hastamız var. Onların da durumu iyi. Yoğun bakıma yatacak gibi durmuyor. Yoğun bakım servisimiz boş. Biz de burayı normal yoğun bakım gibi açmayı düşünüyoruz. Covid-19 pozitif olursak daha küçük yoğun bakıma almayı düşünüyoruz. Allah’a şükür olsun kendi işimizi yapmaya başladık. Normal hastalarımıza yer bulmaya başladık. Bundan 1-2 ay öncesine kadar normal hastaları il dışına sevk ediyorduk. Şuan hastanemizde bakıyoruz. Bu da bizim için büyük bir mutluluk” dedi.



“Umudumuz tükenmişti”


Tüzün, korona virüs hastalığı sürecinin zorlu geçtiğini belirterek, “Salgın başlayınca 3-5 aya biter diye bekliyorduk. Sonra 2021’dei 2022 yıllarında devam etti. Artık bitmeyecek gibi umudumuz tükenmişti. Ama şu an bitecek gibi duruyor. İnşallah iki başka bir pik olmaz. Vatandaşımız şikayeti olanlardan PCR testi almaya devam ediyoruz. Pandemi polikliniklerimize açık. Yani kapalı ortamlarla iç içe olanlar maskelerini yine taksınlar. Aşı takvimi gelenler, aşılarını olsunlar. Bu tablo inşallah devam eder” diye konuştu.



"Bu durumu görmek bizi gerçekten çok mutlu ediyor"


Yoğun bakım servisi hemşiresi Dilek Demirer ise yaşadıkları mutluluğu belirterek, “Ülkemiz ve sağlık camiası olarak büyük bir sınavdan geçtik. Ve bu süreci diğer ülkelere baktığımızda güzel atlattığımızı düşünüyorum. Yoğun bakımda gerek ailemizden gerekse çevremizden en yakınlarımızdan yatanlar da oldu. Ağır vakalar atlattık. Yaş olarak genç, yaşlı hepsinden gördük. Şu anda bu durumu görmek bizi gerçekten çok mutlu ediyor. Sürecin sonuna geldik diye düşünüyoruz inşallah. Rabbim tekrar ülkemize ve sağlık camiasına böyle bir olay yaşatmasın” ifadelerini kullandı.


Yoğun bakımda üzücü tablolarla karşılaştıklarını ifade eden Demirer, “Mesela lohusa bir hastamız gelmişti. Yürüyerek geldi aniden tablo değişti. Daha hiç bebeğini bile kucağına alamadan vefat etmişti. Bu beni çok etkilemişti. Burada yatan hastayı kendi abimiz, kardeşimiz, eşimiz yerine koyduk. Zor bir süreç, onların yaşadıkları sıkıntıyı görmek bizi gerçekten çok üzüyordu. Elimizden bir şey gelmemesi, çabalarımızın karşılığını alamamamız, bizi üzüyordu. Ama sonrasında hasta sayısının düşmesi bizi gerçekten çok mutlu etti. İnşallah tekrarlanmaz diyelim. Ben de Covid-19 olmuştum. Eşim benden dolayı karantinadaydı. Ağabeyi vefat etti ve cenazesine gidemedi, katılamadı. Yani bu tür şeyler yaşadık. Zor bir süreçti. Umarım tekrarlanmaz diyelim” şeklinde açıklamalara bulundu.



“Toplum bağışıklığıyla bu sürecin üzerinden geleceğimizi düşünüyorum”


Tokat Devlet Hastanesi yoğun bakım servisi Uzm.Dr. Kadir Kabahasanoğlu , yaşadıkları sevinci belirterek, “Dün itibariyle son Covid-19 yoğun bakım hastamızın da izolasyon süresini tamamlayarak Covid dışı yoğun bakıma devrettik. Şuan Tokat Devlet Hastanesinde yoğun bakımda covid hastamız yok. Süreç inşallah böyle devam eder. Servis yatışlarımız da azaldı. Bu iyi gidişat devam ederse yaza doğru umut ediyorum süreci tamamen atlatırız. Toplum bağışıklığıyla bu sürecin üzerinden geleceğimizi düşünüyorum” dedi.



Ramazan Bayramı için uyardı


Ramazan Bayramında bayramlaşmalarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi uyarısında bulunan Kabahasanoğlu, açıklamalarını şöyle tamamladı:


“Bayram için temkinliyiz tabii yine bir arada olma, görüşmeleri olacaktır. Sevdiklerimize bu süreçte covid sürecinde 2 yıl süreçte hep sevdiklerimizden bu hastalığı kaptık. Temkinli olursak hijyene dikkat edersek aksi bir durum. Üzücü bir durum yaşamayacağımızı düşünüyorum.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.