MAGAZİN - 05 Ağustos 2022 Cuma 13:46

Çırpınırdı Karadeniz türküsü Karabağ zaferi ile yeniden yazıldı

A
A
A
Çırpınırdı Karadeniz türküsü Karabağ zaferi ile yeniden yazıldı

Azerin’in “Azerbaycan bayrağını, Karabağ’a asacağız” şeklinde seslendirilen ’Çırpınırdı Karadeniz" isimli türküyü “Azerbaycan bayrağını, Karabağ’a astık” sözleri ile yeniden yorumlaması yoğun alkış aldı.

Azerin’in “Azerbaycan bayrağını, Karabağ’a asacağız” şeklinde seslendirilen ’Çırpınırdı Karadeniz" isimli türküyü “Azerbaycan bayrağını, Karabağ’a astık” sözleri ile yeniden yorumlaması yoğun alkış aldı.


Azerbaycan’ın Ermenistan karşısında elde ettiği Karabağ zaferi ile “Çırpınırdı Karadeniz” isimli türkü yeniden yorumlanarak yeni sözleri ile sahnelerde okunmaya başlanıldı.


Azerbaycan Devlet Sanatçısı Azerin geçtiğimiz günlerde Erbaa Belediyesi tarafından düzenlenen Yaprak festivalinde sahne aldı. Azerin, “Azerbaycan bayrağını, Karabağ’a asacağız” şeklinde seslendirilen ’Çırpınırdı Karadeniz" isimli türküyü Erbaa’da “Azerbaycan bayrağını, Karabağ’a astık” sözleri yeniden yorumladı. Azerin Erbaalılardan yoğun alkış aldı. Erbaalılar Azerin’e eşlik etti.


Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl, geçtiğimiz hafta yapılan yaprak festivalinde sahne alan Azerin’in önemli misyon üstlendiğini söyledi. Söylediği Çırpınırdı Karadeniz isimli türkü ile gönüllerde taht kuran Azerbaycan Devlet Sanatçısı Azerin’i Erbaa’lılarla buluşturmanın oldukça anlamlı olduğuna dikkat çeken Başkan Karagöl, Azerin’in “Azerbaycan bayrağını Türk’ün şanlı bayrağını Karabağ’da asmışız biz” şeklinde söylediği şarkısı ile yüreklere dokunduğunu belirtti.


Başkan Karagöl, Azeri’in Erbaa’da sahne almasını önemsediklerini belirterek, “Festival olmadan 4 ay öncesinden toplantılara başlıyoruz. Konuşuyoruz, istişare ediyoruz. Oylamaya açıyoruz bazı sanatçıları. Ama istişare etmediğim tek nokta Azerin’nin gelmesi. Azerin hanıma bir programda “Azeri” demeleri üzerine “Bana Azeri demeyin diyor. Ben Azerbaycan Türküyüm” diyor. “Büyük devletler bizi birbirimizden kopartmak için işte bana Azeri demiş. Ona Kazak etmiş. Öbürüne Özbek demiş. Bizi birbirimizden ayırmış ve başarılı olmuş. Ama bu şekilde söylemeyin” diye özellikle uyarıyor. Ve cümlenin sonunda da şöyle bir şey söyledi” Tamam bu büyük devletler bunu yapmışta. Biz de birbirimizi. Tanımak için can atmamışızdır” Ben de ben çok etkilenmiştim bu sözünden. Özellikle de bu Karabağ zaferinden sonra 30 yıldır söylüyorduk. Dinliyorduk, çırpınırdık Karadeniz şarkısı, türkü söylüyor. Azerbaycan Bayrağını Karabağ’a asacağız diye şarkılar söyledik, türküler söylediklerinde onu kendimize bir hedef kıldık. İşte onun duygusuyla şarkılar söyledi yazıldı” dedi.



“Azerbaycan bayrağını, Karabağ’a astık”


Karagöl, Karabağ zaferinden sonra duygusal şarkının farklı bir anlam kazandığına dikkat çekerek, “Azerin hanımın o cümleleri son noktayı koymuştu benim için. Ben de istedim ki artık bir birbirimizi tanımak için de can atalım. Onlar gelsin bizim kapımıza. Biz onların kapısına gidelim. Gençlerimizi buraya çağıralım. Biz de vakit buldukça oraya gidelim ki. Artık bu gönül köprüsünü kuralım. Bir şekilde gidip gelelim. Hazır Türk devletleri teşkilatı da kurulmuşken bu ülkeler, bu teşkilatın bir üyesiyken. Bizim de kültür sanatla, edebiyatla bir şekilde teknik gezilerle, bir şekilde iletişimle bizim de vatandaş olarak, devlet büyüklerimiz nasıl bu Türk devletlerinin teşkilatını kurarak bir bağ kuruyorsa, bizim de. bir şekilde vatandaşlar olarak da oradaki kardeşlerimizle, soydaşlarımızla bu bağ kurmalıyız ki devlet büyüklerimizin yaptığı çalışmalar daha kolay olsun, daha kolay yürüsün. Bu anlamda biz de Azeri Hanımı buraya davet ettik. Erbaa’da, Cumhuriyet Meydanı’nda kulaklarımızın pası silinene kadar bu defa “Azerbaycan bayrağını, Karabağ’a astık” diye söyledi. Çok şükür biz de çok mutlu olduk” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Özlüer kardeşlerin katil zanlısının avukatından dikkat çeken iddialar Aydın’da iki kardeşin hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin tutuklanan şüphelinin avukatı Fersu Ege Kandemir, müvekkilinin ağır tahrik altında suçu işlediğini iddia etti. Olay, 20 Mart Cuma günü saat 16.45 sıralarında Girne Mahallesi’ndeki bir fırın kafede meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eski Aydınspor Kulübü Başkanı Erhan Özlüer ile kardeşi Ayhan Özlüer, kısa süre önce işletmeye başladıkları iş yerinde silahlı saldırıya uğradı. U.K. isimli şüphelinin silahından çıkan kurşunların hedefi olan iki kardeş hayatını kaybetti, iş yerinde bulunan 2 kişi yaralandı. Olayın ardından kısa sürede yakalanan şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kardeşler toprağa verildi Erhan ve Ayhan Özlüer için Kemer Koca Çınar Camii’nde cenaze töreni düzenlendi. Esnaf, siyaset ve spor camiasından çok sayıda kişinin katıldığı törende duygusal anlar yaşandı. Öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından iki kardeş Kemer Mezarlığı’nda toprağa verildi. "Arkasında çok ciddi ve karanlık bir mevzu var" Adliye önünde gazetecilere açıklama yapan şüphelinin avukatı Fersu Ege Kandemir, "Olayın arkasında çok ciddi ve karanlık bir mevzu var. Müvekkilim bu suçu; gözü dönmüş, ciddi ağır tahrik altında, bam teline basılarak, zayıf karnına oynanarak, o kadar ağır tahrik altına giriyor ki en sonunda artık kendisine saldırılacağını hissederek kalkıp önce Ayhan’ı vuruyor. Sonrasında yanında bulunan Erhan Özlüer, elinden tabancasını alıp ağır şekilde darbediyor. Müvekkilimin başından yarık açılıyor ve 15 tane dikiş atılıyor. Gözü morarık, darp raporlarında hepsi sabit. Müvekkilim can havliyle kendini kurtarmak için de Erhan Özlüer’i artık nasıl öldürdüğünü hatırlamıyor ama darbederek öldürdüğü doğrultusunda beyanda bulunuyor. Çünkü ‘Ben o noktayı hatırlamıyorum, ben de Ayhan’ı vurduktan sonra film koptu’ diyor. ‘Ben çoğu şeyi hatırlamıyorum ama ağır darp altındaydım, ben artık Erhan’dan nasıl kurtulacağımı bilemedim’ diyor. Otopsi raporları da şöyle gösteriyor ki boğmuş. Yani boğmak zorunda kalmış çünkü başka türlü beyni, kafası ciddi şekilde yarık ve ölecek. Yani Erhan’a karşı bir kontratakta bulunmasa müvekkilimin can güvenliği tehlikeye girecek" dedi. Karşı taraf tarafından tutulan bir kadının müvekkiline karşı cinsel saldırı suçu atıldığını iddia eden Kandemir, iftirada bulunan kadının olayın doğru olmadığını ilişkin itirafının ardından müvekkkilinin tahliye edildiğini söyledi. Kadının, "Biz sana 3-4 senedir çok ciddi bir tuzak kurduk, çok kirli bir kumpas kurduk. Senin üzerinden çekler, senetler düzenledik. Sen bana güvendin, bana çok para yedirdin. Ben bunların hepsini onlara aktardım" dediğini iddia eden avukat, mükvekkiline şantaj ve tehditte bulunduklarını ileri sürerek, "25 yaşındaki bir çocuğun hayatını kararttılar" dedi.