POLİTİKA - 18 Ağustos 2022 Perşembe 13:52

Numan Kurtulmuş’tan Esad’la görüşme değerlendirmesi

A
A
A
Numan Kurtulmuş’tan Esad’la görüşme değerlendirmesi

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Suriyelilerin geri dönüşü noktasında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile bir görüşme yapılıp yapılmayacağı soruları üzerine, “Bu bir devlet meselesidir.

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Suriyelilerin geri dönüşü noktasında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile bir görüşme yapılıp yapılmayacağı soruları üzerine, “Bu bir devlet meselesidir. Bu konuyla ilgili her aklına gelen her istediği şeyi söylemez. Bu sorunun ortadan kaldırılması için objektif çözümler üzerinde duruyoruz. En başında da biz orada ne diyoruz somut olarak, Suriye’nin toprak bütünlüğünden yanayız. Yani Suriye’nin bir terör devleti oluşturulmasına Türkiye müsaade etmez” dedi.


AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, Tokat Belediyesi Hıdırlık Sosyal Tesisleri’nde basın mensupları ile bir araya geldi. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, İsrail’le normalleşme sürecine değinerek, “Kudüs ve Mescid-i Aksa bizim Türk milleti olarak kırmızı çizgimizdir. Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın mahremiyetini ortadan kaldıracak hiçbir konunun Türkiye tarafından, aziz milletimiz tarafından kabul edilmesi mümkün değildir. Tabii ki bölgedeki sorunların çözülmesi, aşılması ve bu anlamda aradaki sorunların ortadan kaldırılması bizim de talebimizdir. Ama bundan sonra normalleşme sürecinin, nasıl normalleşeceğini tayin edecek, tespit edecek olan taraf İsrail’dir, İsrail hükümetidir. Ve İsrail hükümeti bu süreçte atacağı adımlarla gerçekten bölgede barıştan, bölgede normalleşmeden orada insan haklarına saygıdan, Birleşmiş Milletler kararlarına saygıdan yana olup olmadığını ortaya koyacak olan taraftır” dedi.



“Artık 6 artı 1’lik masanın aday tespit etmekten kaçma vakti kalmamıştır”


Kurtulmuş, yaklaşan seçim sürecinde 6’lı masanın adayını açıklamamasına değinerek, “Sürekli olarak bizim aylardır söylediğimiz bir şey var. Seçime gidiyoruz, seçim yaklaşıyor. Artık 6 artı 1’lik masanın aday tespit etmekten kaçma vakti kalmamıştır. Zaman gelmiştir. Biraz daha oyalanırlarsa zaten Yüksek Seçim Kurulunun seçim takvimi başladığında herhalde mecburen son gün gidip adaylarını belli edeceklerdir. Demokrasi yarıştır. Tek kişiyle yarış olmaz. Yarışı mutlaka iki kişi, en az iki kişi arasında, belki daha çok kişi arasında olması mümkündür. Dolayısıyla karşı tarafın bir aday belirleyememe sorunu olduğu görülüyor. Son günlerde biraz daha fazla ortaya çıkıyor. Başta şu mazereti söylüyorlar; biz adayı belirleyelim de onu kısa bir süre içerisinde yıpratırsınız. Onun için mağazayı belirlememizi istiyorsunuz. Biz de onlara şu cevabı verdikçe bir daha bunu söyleyemezler. Ya ortada Tayyip Erdoğan var. 20 senedir Tayyip Erdoğan bu kadar icraat yapıyor, yıpranmıyor, yıpranma endişesi taşımıyor da sizin koyacağınız aday 20 gün demiş maalesef. Bu aday belirleyememe meselesinin arkasındaki esas meseleyse bugünlerde daha net ortaya çıkmıştır. Aslında bir araya gelen 6 artı 1’lik bu partiler mansubesinin ortak konularda ortak fikirleri olmadığı artık ayan beyan ortaya çıktı” diye konuştu.


Kurtulmuş, basın mensuplarının Suriyelilerin geri dönüşü noktasında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile bir görüşme yapılıp yapılmayacağı soruları üzerine, “Somut bir şekilde ortaya konulabilmesi için Türkiye başından beri görüşlerini ifade etmeye çalışıyor. Burada tabii bu bir devlet meselesidir. Bu da orta, ortalık yerde konuşulmaz. Bu konuyla ilgili her aklına gelen her istediği şeyi söylemez. Söylememesi gerekir. İki komşu ülkenin birbirine düşman dahi olsa istihbarat örgütlerinin birbirleriyle görüşmemesi düşünülemez. Kaldı ki dediğim gibi biz Suriye halkıyla kardeş bir milletiz. Bu sorunun ortadan kaldırılması için objektif çözümler üzerinde duruyoruz. En başında da biz orada ne diyoruz somut olarak, Suriye’nin toprak bütünlüğünden yanayız. Yani Suriye’nin bir terör devleti oluşturulmasına Türkiye müsaade etmez. Bu Türkiye’nin hayrına olduğu gibi Suriye’nin de, Irak’ın da, İran’ın da hayrı vardır. Dolayısıyla burada Suriye’de toprak bütünlüğünün temin edilmesi en temel teklifimizdir” dedi.


Kurtulmuş, basın toplantısının ardından Tokat Valiliği ve Tokat Belediyesine ziyarette bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarında sıfır atık uygulamaları yaygınlaştırılacak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında imzalanan ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ ile akaryakıt istasyonlarının çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile OPET arasında ‘Sıfır Atık ile Doğaya Saygı Duy Projesi’ kapsamında Sıfır Atık İş Birliği Protokolü imzalandı. Protokolü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı adına Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan, OPET adına ise Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk imzaladı. Protokol kapsamında akaryakıt istasyonlarının yalnızca hizmet sunulan alanlar olmaktan çıkarılması, çevre bilincinin güçlendiği ve topluma yayıldığı merkezlere dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje çerçevesinde sıfır atık ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir seyahat kültürüne dikkat çekmek amacıyla ‘Sıfır Atık Yolculuğu Kısa Film Yarışması’ düzenlenmesi planlanıyor. Akaryakıt tesislerinde sıfır atık uygulamalarının yaygınlaştırılması, atıkların kaynağında ayrı toplanması ve geri kazanım süreçlerinin güçlendirilmesi amaçlanıyor. Proje kapsamında ayrıca sosyal sorumluluk faaliyetleriyle toplumsal farkındalığın artırılması hedefleniyor. Türkiye’nin yedi bölgesinden seçilecek 7 ilde karayolu kenarlarındaki ceplerde çevre temizliği etkinlikleri düzenlenmesi, toplanan atıklarla ‘Sıfır Atık Yolu’ ve ‘Sıfır Atık Duvarı’ gibi konsept uygulamaların hayata geçirilmesi planlanıyor. "90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık" İstanbul’un iki yıllık su tüketimine eş değer bir su tasarrufu sağladıklarını belirten Çevre Yönetimi Genel Müdürü Turan, "Akaryakıt tasarrufu olarak baktığımızda yine ülkemizdeki kayıtlı motorlu taşıtların dağıtım şirketi olarak OPET’in uzmanlık alanına giriyor. Bir yıldaki tükettiği akaryakıta eş değer akaryakıtı tasarruf etmiş olduk. Doğa ve çevreyle ilgili istatistik şöyle: 90 milyon atığı geri kazanmasaydık bunları bir yere depolama yapacaktık. Düzenli depolama alanına ihtiyacımız olacaktı. 55 bin futbol sahasına eş değer bir alan söz konusu. Alt alta baktığımızda aslında küçük bir hareket, ki buna biz sıfır atık diyoruz" diye konuştu. "Petrol ve türevli ürünlerinde biz ülke olarak dışa bağımlıyız" Petrol ve türevi ürünlerde Türkiye’nin dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Turan, "Son bir ayda yaşanan bölgesel savaşta da gördük ki en ufak bir kriz anında özellikle petrole bağımlı ülkelerin ekonomik dengeleri sarsılıyor. Dolayısıyla küçük bir hareket ama çok kıymetli ve önemli bir hareket. Bu çerçevede bizler insanoğlu olarak sanki doğanın, tabiatın sahibiymiş gibi, onun efendisiymiş gibi bir davranış biçimine giriyoruz ama değiliz. Biz aslında bu doğanın bir parçasıyız" şeklinde konuştu. "Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz" OPET Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Nurten Öztürk ise, gelecek nesillere sağlıklı bir dünya bırakılması gerektiğini belirterek, "Her birimiz birey olarak üzerimize düşen görevleri tam yapıyor muyuz? Yaptığımızı zannediyoruz. Yeteri kadar duyarlı mıyız? Duyarlı olduğumuzu zannediyoruz. Evet duyarsız olanlar, bilinçsiz olanlar var ama en bilinçli olanlarımız, en duyarlı olanlarımızın dahi hatalarıyla çevremizi kirletiyoruz. Hepimiz kirletiyoruz. Havayı kirletiyoruz, suyu kirletiyoruz, toprağı kirletiyoruz. Bize ait olmayan, çocuklarımıza ait olan bir dünyayı çocuklarımıza sağlıklı bir şekilde bırakamıyoruz. Oysa bunu bırakamamak bizim için bir suç, bir utanç olmalı. Çocuklarımızın geleceğini düşünmek, dünyamızın geleceğini düşünmek öncelikli görevlerimiz arasında olmalı" dedi.