ASAYİŞ - 27 Eylül 2025 Cumartesi 23:16

Bahçede iple boğulmuş 3 yavru köpek bulundu

A
A
A
Bahçede iple boğulmuş 3 yavru köpek bulundu

Tokat’ın Zile ilçesinde bir evin bahçesinde iple birbirine bağlanmış ve boğulmuş halde 3 yavru köpek bulundu. Olayın yetkililere bildirilmesi üzerine jandarma inceleme başlattı.


Olay, akşam saatlerinde Zile ilçesine bağlı Karaşeyh köyünde meydana geldi. İddiaya göre, Tokat’ta üniversite öğrencisi Alperen Sarıkaya ailesi ile birlikte ilçeye bağlı Karaşeyh’de bulunan köy evlerine gitti. Evlerinin bahçesinde köpek seslerini duyan Sarıkaya, seslerin olduğu tarafa giderek 3 yavru köpeğin ip ile bağlanarak boğulduğunu, yanlarında ise 3 tane canlı köpek yavrusu olduğunu gördü. Hayatta olan 3 köpeği enfeksiyon kapmamaları için ölü yavru köpeklerin yanından ayıran Sarıkaya durumu jandarma ekiplerine haber verdi. Jandarma, olayla ilgili inceleme başlattı.



Zile Kaymakamlığından açıklama yapıldı


Zile Kaymakamlığından yapılan yazılı açıklamada, sosyal medyada yayımlanan görüntülerde 3 köpek yavrusunun boğularak öldürüldüğünün iddia edildiği aktarıldı. Konuyla ilgili İlçe Jandarma Komutanlığı ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin inceleme gerçekleştirdikleri belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:


"Yapılan inceleme sonucunda köpeklerin ait olduğu belirlenen Y.Ç. ifadesinde, köpeğinin yaklaşık 5 gündür kayıp olduğunu, doğurduğundan haberi olmadığını belirtmiştir. Veteriner hekimler tarafından yapılan incelemede, 4 köpek yavrusunun saman ipine dolaştıkları, sonrasında kendilerini kurtaramadıkları için açlıktan can verdikleri anlaşılmıştır. Konu ile ilgili Y.Ç.’ye idari para cezası kesilmiş, hayatta olan 3 köpek yavrusu ve annelerine el konularak barınağa yerleştirilmiştir."



Bahçede iple boğulmuş 3 yavru köpek bulundu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale "Sanal bir tehdit oluşturup bunun adına irtica dediler" Çanakkale’de Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevhit Ayengin, 28 Şubat süreci için "Maalesef ülkemizde 1990’lı yılların sonlarında demokrasiye, insan haklarına, din ve vicdan özgürlüğüne yönelik çok önemli saldırılar gerçekleşmiş oldu" dedi. 28 Şubat sürecinin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğunu söyleyen İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevhit Ayengin, bu süreçte pek çok insanın acı ve sıkıntı çektiğini vurguladı. Prof. Dr. Tevhit Ayengin, "Önce sanal, olmayan bir tehdit oluşturdular ve bunun adına irtica dediler. Bunu köpürtüp, ön plana çıkarıp medya ile her gün, her akşam tazelemek suretiyle halkın zihinlerinde, gönüllerinde, kalplerinde bir korku oluşmasına vesile oldular. Sosyal hayatta pek çok dinle, vicdanla ilgili haklar kısıtlanmış, sınırlanmış oldu" diye konuştu. 28 Şubat sürecinin hak ihlali olduğunu söyleyen İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevhit Ayengin, "Pek çok insanımız acı çekti, sıkıntılar çekti. Halbuki insan bu dünyada var olan en önemli bir varlıktır ve inanç da onun en önemli özelliğini oluşturur. İnanmayan, inanç noktasında zayıf olan bir insan olabilir ama genel olarak düşündüğümüzde insan inanan ve bu inancını yaşamak isteyen bir varlık. Maalesef ülkemizde 1990’lı yılların sonlarında demokrasiye, insan haklarına, din vicdan özgürlüğüne yönelik çok önemli saldırılar gerçekleşmiş oldu. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmesi her insanın doğuştan getirdiği inanma hakkının var olduğunu, inancının da özgür olduğunu ifade eder. Sadece bununla sınırlı değildir. İnandığını yaşama özgürlüğüne de sahip bir varlıktır insan. İnsan eğer inandığını yaşamıyorsa insan olarak yaşamını sürdürüyor demek mümkün değildir. Din, vicdan özgürlüğünün üçüncü ayağı ise inancını, değerlerini kendisi yaşadığı gibi çoluk çocuğuna, kendinden sonraki insanlara da yaşatabilme özgürlüğünü içermesi manasına gelir. Bütün bunlar askıya alınmıştı" dedi. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevhit Ayengin, 28 Şubat sürecini şu ifadelerle anlattı: "Önce sanal, olmayan bir tehdit oluşturdular ve bunun adına irtica dediler. Bunu köpürtüp, ön plana çıkarıp medya ile her gün, her akşam tazelemek suretiyle halkın zihinlerinde, gönüllerinde, kalplerinde bir korku oluşmasına vesile oldular. Sosyal hayatta pek çok dinle, vicdanla ilgili haklar kısıtlanmış, sınırlanmış oldu. Üniversitelerde okuyan kız çocuklarımızın başları kapalı olarak üniversitelere gelmesi, derslere girmesi engellendi. Sadece bununla sınırlı olmadı. Kat sayı uygulamalarıyla birlikte dolaylı bir takım sıkıntılar, dezavantajlar oluşturuldu. Dolaylı olarak ayrımcılık gerçekleşti. Aynı miktarda soruyu yapan iki lise öğrencisinin aldığı puan arasında korkunç bir puan farkı oluşmuş oldu. Doğrudan siz bu fakültelere gidemezsiniz demek yerine katsayı haksızlığı ile adaletsizliği ile birlikte bu öğrencilerin üniversiteye girmelerinin önüne engel konulmuş oldu. Çocuklarımızın Kur’an kurslarına gitmesi engellenmiş oldu, ilkokulu bitirmeden Kur’an kurslarının yolu kapanmış oldu onlara. İnsanımızın müracaat edeceği adaletsizlikle karşılaştığında kapısını çalacağı yargı mensuplarına brifingler verildi ve o brifinglerde nasıl davranmaları gerektiği onlara dolaylı şekilde anlatıldı. Adaleti arama yerlerine gittiğimizde adalet mensuplarını hakimleri, savcıları, üst düzey yöneticileri bulmak ve objektif olarak karar vermelerini beklemek imkansız hale gelmiş oldu."
Antalya Antalya’da 100 metre arayla motosikletlileri yola savuran iki kaza: 1 yaralı Antalya’nın Manavgat ilçesinde motosiklet ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklet sürücüsü yaralanırken, hemen 100 metre uzaklığında meydana gelen başka bir kazada ise 3 tekerlekli elektrikli bisikletle motosiklet çarpıştı. Her iki kaza güvenlik kameralarına yansıdı. Birinci kaza, Aşağı Pazarcı Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İrfan T’nin kullandığı 07 CEG 915 plakalı motosiklet, 1021 sokaktan Atatürk Caddesine çıkan Mustafa Aksöz’ün kullandığı 07 ATF 323 plakalı otomobille çarpıştı. Güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansıyan kazada yaralanan motosiklet sürücüsü, 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. 100 metre uzaklıkta ikinci kaza Kazanın hemen 100 metre uzaklığında ise başka bir kaza daha meydana geldi. Atatürk Caddesi’nde motosikletin park yerinden çıkmak için manevra yapan otomobile yol vermek için duran 3 tekerlekli elektrikli bisiklete arkadan çarpması sonucu meydana gelen kazada şans eseri yaralanan olmadı. Kazanın ardından elektrikli bisiklete arkadan çarpan motosikletin sürücüsü ve yolcu olarak bulunan genç kızın kask takmadıkları gözlenirken, motosiklet sürücüsünün sürüş mesafesini korumayarak elektrikli bisiklete arkadan çarpmasına rağmen elektrikli bisikleti kullanan kişiye serzenişte bulunduğu görüldü.
Ankara AK Parti Sözcüsü Çelik: "28 Şubat, değerlerimize düşmanca bakan saldırgan ve vahşi bir projeydi" AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "28 Şubat, değerlerimize düşmanca bakan saldırgan ve vahşi bir projeydi. Dış destekli bu süreçte binlerce gencimizin dünyası karartıldı" dedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik 28 Şubat darbesine ilişkin açıklama yaptı. Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, tüm darbe ve postmodern darbelerin ülkeye ve millete karşı yapılan kötülükler olduğunu belirterek, millet iradesini hedef alan tüm girişim ve müdahalelerin ise millete düşmanlık olduğunu ifade etti. Çelik, 28 Şubat postmodern darbesinin de ülkeye dönük bir kötülük ve düşmanlık projesi olduğunu aktararak şunları kaydetti: "28 Şubat, değerlerimize düşmanca bakan saldırgan ve vahşi bir projeydi. Dış destekli bu süreçte binlerce gencimizin dünyası karartıldı. Ülkemize, gençlerimize ve değerlerimize dönük kötülükler darbeciler ve vesayet odakları tarafından ortaya konuldu. Fakat bu şebekenin tıpkı benzerleri gibi hesap edemediği şey millet iradesinin sarsılmaz gücüydü. Bin yıl sürecek denen kirli zihniyet milletin vicdanında mahkum edildi. Cumhurbaşkanımız, milletimizin değerlerine düşman bu odaklara karşı, dünya siyaset tarihine geçmiş bir mücadele vermiştir. Bu mücadele, her türlü bedeli ödemeyi göze almış, milletimizin ruh köküne bağlı bir hakikat ve demokrasi mücadelesidir. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, ülkemize kötülük etmek isteyen dış odakların aracı olan darbeler tarih önünde lanetlenmiş ve hak ettiği karşılığı bulmuştur. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güçlü bir mücadeleyle milli iradeye karşı olan tüm uygulamaları ortadan kaldırdık. Cumhurbaşkanımızın hayatı boyunca verdiği bu mücadele, milli egemenlik ve demokrasi mücadelesidir. Ülkemizin temel değerlerine, Cumhuriyete, demokrasiye, meşru siyasete ve millet iradesine kötülük peşinde koşanların cevabı tarih önünde verilmiştir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir."
İstanbul Bakırköy’deki market otoparkında "Servis Minibüsü" krizi: Müşteriler ve işletmeci isyan etti İstanbul Bakırköy’de bulunan bir market, ortak kullanım alanındaki otoparkta bina sahibine ait Turex Turizm şirketi araçlarının işgali nedeniyle zor günler geçiriyor. Günlerdir devam eden araç işgali nedeniyle hem işletmeciyi hem de alışverişe gelen vatandaşları mağdur etti. Bakırköy Florya’da faaliyet gösteren bir market, iddiaya göre mülk sahibinin ortak kullanım alanındaki otoparkı servis araçlarıyla kapatması nedeniyle zor günler geçiriyor. Turex Turizm’in sahibine ait olduğu öne sürülen binada, 15 gündür devam eden araç işgali hem işletmeciyi hem de alışverişe gelen vatandaşları mağdur etti. Yaklaşık 4 yıldır aynı binada hizmet verdiklerini belirten marketin işletme müdürü İsmail Akgül, yaşanan durumun hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu savundu. Sorunun çözümü için muhatap bulamadıklarını ifade eden Akgül, "Biz burada sözleşmesi devam eden bir iş yeriyiz. Son 15 gündür Turex firmasına ait araçlar otoparka park ederek müşterilerimizin giriş ve çıkışlarını engellemektedir. Mülk sahibiyle aramızda bu durumu gerektirecek hiçbir gerekçe yok. Burası ortak bir alan ve kimsenin burayı tekeline alıp ticareti engellemeye hakkı yok. Müşterilerimizden aşırı tepki alıyoruz; çoğu buraya aracıyla geliyor ama park edemediği için geri dönüyor. Bu sorunun sağduyulu bir şekilde çözülmesini ve araçların acilen çekilmesini istiyoruz" dedi. Müşteriler mağdur: "Gelmeyin demekle aynı şey" Otoparkın kapatılması nedeniyle araçlarını uzak noktalara bırakmak zorunda kalan vatandaşlar, duruma sert tepki gösterdi. Bölgedeki otopark avantajı nedeniyle bu marketi tercih ettiklerini belirten müşteriler, ekstradan yürümek zorunda kalmalarından şikayetçi. Aracını çok uzakta bir noktaya bırakmak zorunda kalan Zehra Aydın, "Aracımı çok ileriye park etmek zorunda kaldım. Market arabasını oraya kadar götürüp geri getireceğim, tabii o zamana kadar aracım çekilmezse. Eğer mülk sahibi bu mağduriyete sebep oluyorsa alt katı neden kiralıyor? Eskiden buraya rahatça geliyorduk, bölgede otoparkı olan tek market burasıydı" dedi. Aracını 10 dakikalık bir mesafede bırakarak yürüdüğünü belirterek durumu tepki gösteren bir başka vatandaş ise "Aracımı geride bırakıp 10 dakika yürüdüm. Dönüşle birlikte yaklaşık 50 dakikalık bir vakit kaybım var. Bu uygulama resmen ’buraya gelmeyin’ demekle eşdeğer. Doğru bir uygulama değil, ciddi bir mağduriyet yaşıyoruz" diye konuştu.