SAĞLIK - 16 Nisan 2024 Salı 11:46

Hipnoz ile sigara bırakmak mümkün

A
A
A
Hipnoz ile sigara bırakmak mümkün

Tokat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem hipnozla ilgili açıklamalarda bulundu. Hipnoz’un korkulacak bir tedavi yöntemi olmadığını ifade eden Erdem, “Hipnoz, sigarayı bıraktırma, duygusal yemek yeme, kekemelik, cinsel terapi gibi birçok konuda kullanılabiliyor” dedi.


Hipnozlu tedaviyle ilgili İhlas Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Tokat Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Erdem, “Hipnoz aslında beynimizin, bizim için oluşturduğu yeni bir gerçeklik durumudur. Aslında biz gün içerisinde hepimiz defalarca hipnoz anını, hipnoz durumu yaşarız. Genelde hipnozun girilen bir yer olarak ya da işte uyuma gibi tarif ederiz ama tam olarak öyle değildir. Çünkü girilen çıkılan ya da uyumayla alakası olan bir şey değildir. Çünkü hipnozun Latince’den gelen anlamı belki uyku olsa da tam olarak uyku hali değildir. Tam tersine aslında bilinçli halidir. Hatta bilincin bir yere daha üst düzeyde yüzde işte bin civarında bir yere odaklanmasıdır. Dolayısıyla hipnoz bilincin tamamen açıldığı bir bilinç durumudur” dedi.



“Hipnoz ile sigara bırakmak mümkün”


Kekemelik ve sigara bırakma gibi birçok hastalığın tedavisinde hipnozun büyük bir etkisi olduğunu vurgulayan Erdem, “Psikiyatristler ve klinik doktorları belli sorunların tedavisinde hipnozu kullanıyorlar. Diş hekimleri diş çekiminde korku yaşayanlarda, mide bulantısı yaşayanlarda ve ağrıyla ilgili sorun yaşayanlarda, iğne olamayanlarda, iğne yaptıramayanlarda kullanılıyor ve bu hipnoz etkisiyle ağrı yaşamadan ya da mideleri bulanmadan ya da herhangi bir doktor korkusu olmadan dişlerinin tedavisini yaptırabiliyorlar. Klinik psikologları da yine kendi uzmanlık alanlarındaki konularda çalışıyorlar. Hipnoz, örneğin sigarayı bıraktırma konusunda, duygusal yemek yeme konusunda, kekemelik ve benzeri tüm sorunlarda cinsel terapilerde kullanılabiliyor” diye konuştu.



“Hipnozun, filmlerdeki gibi insanın istemediği bir şeyi yaptırma gücü yoktur”


Hipnozun korkulacak bir şey olmadığının altını çizen Erden, “ Zaten defalarca gün içerisinde girdiğimiz bir şeyse korkacak bir şey yok. Buradaki ana mantık şu, filmler, diziler ve benzeri yerlerde insanlara şöyle sunuyorlar ya işte hipnoza giriyor ve çıkamıyor. Ya da işte hipnoza giriyor, uyku durumunda, işte bir şeyleri çalınıyor falan filan ya da istemedikleri bir şeyler yaptırıyorlar. Hipnozun herhangi bir şekilde bir insanın istemediği bir şeyi yaptırma gücü yoktur. Yani hipnozu aldım hadi bakalım git şunu öldür, ya da git şunu soy, ya da git şuna zarar ver gibi bir durum söz konusu değildir. Çünkü öyle bir telkinde bireyin bilinci açılır ve kesinlikle o istenmeyen, yani suç teşkil eden ya da kişiye ya da bir başkasına zarar verecek bir davranışı kişi asla gerçekleştirmez. Hipnozu böyle bir etkisi yoktur” dedi.


“Hipnozla dikkat dağınıklığım azaldı”


Dikkat dağınıklığı problemi için hipnoz tedavisine başvurduğunu söyleyen Aslı Bozdağlı ise “Benim aslında dikkat dağınıklığım vardı. Ahmet Hoca’yla da zaten tanışıyoruz. Aynı zamanda onun öğrencisiyim. Hipnozla ilgilendiğini yani hipnoz üzerinde çalıştığını öğrendikten sonra yani çok merak ettim aslında. Hani bunun üzerinde bir etkisi var mı? Ya da nasıl işliyor? İki seans geldim. Etkileri aslında gayet istediğim dereceye ulaştım. Yani dikkat dağınıklığım azaldı ve normale göre birazcık daha böyle rahat ve böyle relaks bir şekilde hayatıma devam edebiliyorum. Seanslarda işte önce hipnoza girme kısmı oluyor. Ondan sonra zaten Ahmet Hoca’nın elinde daha çok. Yani daha rahatlamaya yönelik, işte dikkat dağınıklığını önlemeye yönelik çalışmalar yapıyoruz” dedi.



Hipnoz ile sigara bırakmak mümkün

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Gürlek: "Adalet devletin vicdanıdır" Adalet Bakanı Akın Gürlek, milletin devlete olan inancının güçlü bir adalet sistemiyle perçinleneceğini belirterek "Adalet devletin vicdanıdır. Bu vicdanın güçlü kalması hepimizin omuzlarındaki bir yüktür" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adalet Bakanlığı merkez teşkilatında görev yapan yargı mensuplarıyla iftar programında buluştu. Bakan Gürlek, burada yaptığı konuşmada adalet teşkilatının hâkim, savcı ve idari kadrolarıyla büyük bir yapı olduğunu dile getirdi. Bakan Gürlek, "Adalet devletin vicdanıdır. Bu vicdanın güçlü kalması ise hepimizin omuzlarındaki bir yüktür. Yıllarını bu teşkilatın içerisinde geçirmiş olan bir meslektaşınız olarak bu sorumluluğun ne kadar büyük ve kıymetli olduğunu biliyorum" ifadelerini kullandı. Hukuk güvenliğinin ülkelerin gelişmişlik düzeyinde belirleyici unsurlardan biri olduğunu dile getiren Bakan Gürlek, konuşmasına şöyle devam etti: "Adalet güçlü olduğunda devlet güçlü olur. Milletin devlete olan inancı da ancak bu şekilde güçlü olur. Bugün dünyada ülkeler yalnızca ekonomik ve askeri güçleriyle değil hukuk sisteminin güvenilirliğiyle de değerlendirilmektedir. Bu noktada sizlerin üstlendiği sorumluluk son derece önemlidir. Eğer bir ülkede hukuk güvenliği varsa o ülkede yatırım vardır, o ülkede ekonomi daha yüksek refah seviyesine çıkacak demektir. Bizim görevimiz yargısal süreçlerin güçlü ve kurumsal bir altyapı içerisinde etkin ve sağlıklı işlemesini sağlamaktır. Bu anlayışta daha güçlü bir kurumsal kapasite oluşturmak, daha etkin çözümler üretmek için birlikte çalışmaya devam edeceğiz."
İstanbul Bakan Bolat: "Sosyal yardımlar, bizim dönemimizde yaklaşık bir trilyon liraya ulaşan bütçesiyle vatandaşlarımıza tahsis edilmekte" Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, İstanbul Bahçelievler’de düzenlenen "Engelliler, Yaşlılar, Şehit Yakınları ve Yetimlerle İftar Buluşması" programına katıldı. Bahçelievler’de düzenlenen "Engelliler, Yaşlılar, Şehit Yakınları Ve Yetimlerle İftar Buluşması" programı gerçekleşti. Bahçelievler Öğretmen Evi’nde düzenlenen programa Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve çok sayıda davetli katıldı. Program Kuran’ı Kerim tilaveti ile başladı. Program sonunda Bakan Bolat, çocuklarla bir araya gelerek onlara oyuncak hediye edildi. Programda konuşan Bolat, "Bizden önceki dönemde milli gelirin yüzde sıfır buçuğu ancak eden sosyal yardımlar, bizim dönemimizde bu yıl 960 milyar lira yani yaklaşık bir trilyon liraya ulaşan bütçesiyle vatandaşlarımıza tahsis edilmekte. Özel çocuklar, tecrübeli büyüklerimiz, ablalarımız, ağabeylerimiz, yetim çocuklar, şehit aileleri, gazi aileleri, hepsi bizlerin baş tacı ve onların için yaptığımız hizmetler helali hoş olsun. Hiçbir zaman tamam diyemeyeceğimiz ama daha fazlasını yapmak için de çok gayret ettiğimiz alanlar. Rabbim ömür verdikçe, hizmet ettikçe biz halkımızın, toplumumuzun acısında, sevincinde ve iyi gününde, kötü gününde her zaman yanlarında olmaya devam edeceğiz. Evlerinden çıkamayan özel çocuklar artık Engelliler Sarayları’nda rehabilitasyon merkezlerinde, RAM okullarında normal hayata karışıyorlar ve kendilerini geliştiriyorlar. Evde çocuklarına bakmak zorunda kalan anneler, aileler, artık çocukları sabah gönderilen minibüse binip okula gidiyor. Onlar da hayata karışıyorlar, sosyalleşiyorlar. Üretime katılıyor, dışarıya gidiyor. Eşini, dostunu görmeye çalışıyor. Özellikle büyüklerimiz için, huzurevlerinde olmak isteyenler için orada yaşamlarını devam ettirmek isteyenler için çok sayıda tesisler açıldı" şeklinde konuştu. Çeşitli alanlar için ayırılan bütçe rakamları üzerine konuşan Bakan Bolat, "Çocuklarımız için 81 ilde ‘Çocuklar Güvende Programı’ ile çocuklarımızın korunma ve bakımları yapılmakta. 120 bin büyüğümüze evde bakım, evde sağlık hizmetleri götürülmekte. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza bağlı tam bin 400 yatılı kuruluşumuz var. 14 bin 600 çocuğa koruma ve bakım hizmeti veriliyor. Engelli bakım ve rehabilitasyon merkezi sayısı 286’ya yükseldi. Bu çerçevede eğitim faaliyeti olarak özel bireylerin eğitimi konusunda bundan 20 sene önce Türkiye’de 342 okul vardı. Şu anda bin 855 okulumuz var ve tam 35 bin öğretmen çocuklarımız için görev yapıyorlar. Şehit aileleri, gazi aileleri, gaziler ve onların çocukları da devlet koruması altında yükseköğretime geçişlerde Gençlik ve Spor Bakanlığı yurtlarında öncelikli yerleştiriliyorlar. Kamuda istihdam noktasında da şehit ve gazi aileleri için kontenjan uygulaması var. Yaşlılarımızla ilgili olarak da huzurevlerimizin sayısı devlet koruması altında 175’e, Gündüz Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri sayısı ise 45’e çıktı. Bu çerçevede sağlık, bakım, koruma, rehabilitasyon, sosyal güvenlik alanında ihtiyaç duyulan bütün hizmetleri vermeye devam edeceğiz. Şu anda Türkiye bütçemizin yüzde üç buçuğu özellikle sosyal politikalar ve desteklerine tahsis edilmektedir. Bu çerçevede özel bireylerin toplumsal hayata katılımı ve eğitimleri noktasında 194 milyar TL, ailelerin güçlendirilmesi için 22 milyar TL, çocukların gelişimi için 44 milyar TL, şehit yakınları ve gaziler için 14 milyar TL ve toplamda 2026 bütçesinde tam 917 milyar TL harcama yapacağız. Geçen yıl bu rakam 630 milyar TL idi" dedi. Dünya gündemi üzerine konuşan Bakan Bolat, "Süreçler kolay değil. Dünyanın etrafına bir bakarsanız, özellikle bizim ülkemizin etrafına. Kuzeyimizde, güneyimizde, doğumuzda her tarafta savaşlar var. İç savaşlar var, bölgesel savaşlar var ama Cumhurbaşkanımızın önderliğinde biz dış politikada tek bir vatandaşımızın tırnağına zarar gelmeden bu krizleri yönetmeyi başardık ve bunun için de çok büyük çalışma yapılıyor. Ordumuzu güçlendirdik. Savunma sanayimizi güçlendirdik. Kimse ülkemize, milletimize yan bakamasın diye. Bundan sonra da inşallah bunlarda çalışmaya devam edeceğiz. Bu çerçevede Türkiye’miz üretimde, büyümede, savunma sanayinde, enerjide, altyapıda, üst yapıda, ulaşımda, sanatta, sporda, ordumuzun gücünde her alanda güçlenmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı.