KÜLTÜR SANAT - 21 Ekim 2025 Salı 10:43

Kısa vadeli kazılar ilçenin tarihine ket vuruyor

A
A
A
Kısa vadeli kazılar ilçenin tarihine ket vuruyor

Sulusaray Belediye Başkanı Davut Kılıç, Sebastopolis Antik Kenti’nde uzun soluklu kazılar yapılarak bölgenin Cumhurbaşkanlığı kazı programına ve Kültür Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesine dahil edilmesini hedeflediklerini söyledi.


Sulusaray ilçesinde yer alan ve tarihi M.Ö. 1. yüzyıla kadar uzanan Sebastopolis Antik Kenti’nde kazı çalışmalarının daha kapsamlı hale getirilmesi hedefleniyor. İlçe merkezi, antik kentin kalıntıları üzerine kurulu olması nedeniyle 1987 yılından bu yana birinci derece sit alanı statüsünde bulunuyor.



Kazılar 1987’den bu yana sürüyor


38 yıl önce başlayan kazı çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde sürerken, zaman zaman istimlak ve temizlik çalışmalarıyla bölgede ilerleme kaydediliyor. Ancak kazıların kesintili yürütülmesi nedeniyle birçok alanın halen toprak altında olduğu biliniyor. Son yıllarda yapılan çalışmalarla "kilise" olarak adlandırılan bölge ile Roma Hamamı çevresinde yeni yapı izlerine ulaşıldı.



"Kazı çalışmaları uzun süreli yapılmalı"


İlçenin tarihi dokusuna dikkat çeken Sulusaray Belediye Başkanı Davut Kılıç, Sebastopolis Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarının kısa süreli değil uzun süreli yapılması gerektiğini söyledi. 1987 yılından bu yana sürdürülen kazıların zaman zaman durduğunu belirten Kılıç, birinci derece sit alanı statüsündeki bölgede yapılaşma yasağının vatandaşları zor durumda bıraktığını ifade etti.



Başkan Kılıç: "Geleceğe miras projesi için başvurduk"


Sebastopolis’in 2026 yılında Cumhurbaşkanlığı kazı programına alınması için gerekli başvuruların yapıldığını ve Kültür Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesinde de yer alması için girişimlerin sürdüğünü kaydeden Kılıç; "Bu yıl 2 ay gibi bir süre içerisinde kazı yapıldı. Temizlik ve devamında da yeni yerler açıldı. Buranın açıldığı zaman daha büyük şeylerin çıkacağını herkes söylüyor. Bir an önce buradaki istimlak tamamlanarak uzun süreli kazıların yapılması gerekiyor. İnşallah önümüzdeki 2026 yılı içerisinde biz dosyalarımızı buradaki kazı başkanımız Prof. Dr. Davut Yiğitpaşa hocamız tamamladı. Müracaatını yaptı. Cumhurbaşkanlığı kazı programı alınması için sayın milletvekillerimiz de bilgisi var. İnşallah 2026 yılında Cumhurbaşkanlığı kazı programına girecek. Ayrıca Kültür Bakanlığının geleceğe miras diye bir projesi var. O projede de yer alması için girişimlerimizi yaptık. İnşallah önümüzdeki yıl uzun süreli kazı yapmayı planlıyoruz" dedi.



Kısa vadeli kazılar ilçenin tarihine ket vuruyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ardahan Ardahan’da kış mevsiminin uzaması hayvancılığı vurdu Türkiye’nin en fazla kar alan illerinin başında gelen Ardahan’da kış mevsiminin uzaması, besicileri zor durumda bıraktı. Ardahan’da kar yağışı ve soğuk hava nedeniyle üreticiler hayvanlarını meralara çıkaramadıkları için zor günler yaşıyor. Kış mevsiminin uzun sürmesi, özellikle hayvancılıkla uğraşan üreticiler için ciddi bir ekonomik baskı oluşturuyor. Soğuk hava şartları nedeniyle hayvanların mera yerine kapalı alanlarda daha uzun süre beslenmesi gerekiyor. Bu da yem tüketimini artırarak, maliyetleri yükseltiyor. Özellikle Ardahan gibi kışın sert geçtiği kentlerde üreticiler, aylarca süren kar örtüsü nedeniyle hayvanlarını dışarı çıkaramıyor. Bu durum saman, arpa ve fabrika yemine olan talebi artırırken, fiyatların da yükselmesine yol açıyor. Ardahan’ın Damal ilçesine bağlı Seyitören köyünde hayvancılık yapan Suat Cankat, "Kışın uzun sürmesi ve son zamanlarda yem maliyetlerinin artması hayvancılığı olumsuz etkiledi" dedi. Cankat, karla kaplı araziye rağmen hayvanları araziye çıkartmak zorunda kaldıklarını söyleyerek, ’’Gördüğünüz gibi her yer bembeyaz. Bu yıl kış uzun sürdü. Hayvanlarımızı kapalı alanlarda yemliyoruz. Ve şu anda samanın tonu 12-13 bin lira, otun tonu ise 15 bin lira. Çiftçi perişan durumda, ne ot ne de saman kaldı. Baharın geleceği yok ve bir ay daha var baharın gelmesine. Ot ve saman karaborsaya düşmüş ve fırsatçılar iş başında’’ dedi. Yem fiyatlarındaki artış, üreticinin kar marjını ciddi şekilde düşürüyor. Bazı üreticiler maliyetleri karşılayamadığı için hayvan sayısını azaltmak zorunda kalırken, bazıları ise zararına üretim yapıyor. Uzayan kış aynı zamanda doğum dönemlerini ve hayvan sağlığını da olumsuz etkileyerek, verim kaybına neden oluyor. Uzmanlar, bu tür mağduriyetlerin önüne geçilmesi için yem desteği, düşük faizli kredi ve mera ıslahı gibi önlemlerin artırılması gerektiğini belirtiyor. Aksi halde bölgedeki hayvancılığın sürdürülebilirliğinin tehlikeye girebileceği ifade ediliyor.