ASAYİŞ - 15 Mayıs 2024 Çarşamba 12:55

Tırın altına giren otomobilin sürücüsü hayatını kaybetti

A
A
A

Tokat’ta tırın altına giren otomobilde bir kişi hayatına kaybetti.

Feci kaza sabah saatlerinde D-100 karayolu Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı Buğday Pazarı yakınında meydana geldi. İddiaya göre Adem Koçoğlu yönetimindeki 31 ACD 861 plakalı tıra yol kenarında bilinmeyen bir nedenle beklediği sırada, aynı istikametten giden 60 KR 684 plakalı Muzahattin Ünlü idaresindeki otomobil arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle araç tıra ok gibi saplandı. Kazayı gören vatandaşlar 112 Acil Durum Çağrı Merkezine haber verdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans, itfaiye ve polis ekibi servis edildi. Kazada otomobilde yolcu koltuğunda bulunan Şükrü Ünlü (73), hayatını kaybetti, sürücü ise yaralandı. Kaza nedeniyle yol araç trafiğine bir süre kapatıldı. Kaza nedeniyle inceleme başlatıldı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Başıboş köpeklerin saldırısına uğrayan kız öğrenci, korku dolu anları anlattı Konya’nın Seydişehir ilçesinde geçtiğimiz günlerde sokak köpeklerinin saldırdığı lise öğrencisi Nurbahar Sarıkaya, korku dolu anlar yaşadığını, kendisinden daha küçük çocukların tek başına okula gidemediklerini söyledi. Olay, 20 Mayıs Pazartesi günü Seydişehir ilçesi Kızılcalar Mahallesi Gazi Ortaokulu çevresindeki bir parkta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan evine giden 17 yaşındaki lise öğrencisi Nurbahar Sarıkaya, başıboş sokak köpeklerinin saldırısına uğradı. Köpekler Nurbahar Sarıkaya’nın etrafını çevirip peşini bırakmazken, öğrenci kendisini sırt çantası ile savunmaya çalıştı. Çevredeki vatandaşların da yardımı ile köpekler kovalandı. Olayda kız öğrenci yara almazken, köpeklerin saldırısı bir binanın güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. “Allah’tan yara almadan kurtuldum” Köpeklerin saldırdığı korku dolu anları anlatan Nurbahar Sarıkaya, “Köpek saldırısına uğradım. Parkta bulunan banklarda arkadaşlarımla otururken her gün gördüğümüz 10-15 köpek o gün garip bir şekilde saldırdı. Onların saldırmasıyla birlikte onlara karşı mücadele ettim, arkadaşlarım kaçtı, ben kaçamadım. Onlar kaçınca ben tek kalınca köpekler gitmeye başladı. Daha sonra ben de arkadaşlarımın yanına giderken köpeklerin birinin gelmesiyle hepsi geldi. Hepsi beraber gelince ben de çantamla onlara karşı koymaya, bir şekilde kendimi savunmaya çalıştım. Allah’tan bir yara almadan kurtuldum” dedi. “Küçük çocukların tek başına okula gidemedikleri biliyorum” Lise öğrencisi Sarıkaya, “Bunun önüne geçilmesini istiyoruz. Gerekirse barınaklara veya gerekirse hayvan severler tarafından daha fazla sahiplenilmesi iyi olur. Yasanın çıkmasıyla sadece ben değil birçok şehirdeki çocukların da rahata kavuşabileceğini düşünüyorum. Ben belki yaş olarak büyük olabilirim ama benden daha küçük olan çocukların tek başına okula gidemedikleri biliyorum” şeklinde konuştu. “Bu yasa sayesinde sorun çözüme ulaşır diye düşünüyorum” Saldırıya uğrayan Nurbahar Sarıkaya’nın babası emekli polis memuru Hüseyin Sarıkaya ise, “Bizim kızımız bu olayda ucuz kurtuldu. Bizim çocuğumuza öğretmiş olduğumuz köpekten kaçılmaması gerektiğini, elinde bir şey varsa savurmayla kendini savundu. Tabii bu savunma esnasında küçük biri olsaydı savunması zor olurdu. Çocuk düştüğü zaman köpekler onu parçalardı. Bunun bir çok örneğini televizyonlarda görüyoruz. O yüzden bizim hayvan severlere söylediğimiz şey, lütfen kaldırımlara yem bırakmayalım. Belediyenin belirlediği yerlere koyalım ki belediye oralarda baksın. Hayırseverler bakım evlerine versinler bu şekilde yardım etmek istiyoruz desinler. Kaldırımlar insanlarındır hayvanların mama yeri değildir. Bu çocuk kendi çocukları da olabilir. O yüzden bu kanunun çabuk çıkması gerekiyor. Öldürülmesine karşıyız, uyutulmasının ne olduğunu bilmiyorum ama daha iyi olacaktır diye düşünüyorum. Kısırlaştırmakla sadece biz hayvanların çoğalmasını önlüyoruz dişlerini kesmiyoruz, dişlerini kısırlaştırmıyoruz. Hayvanların bir an önce kanununun çıkması lazım. Duyduğumuz 4 milyona yakın hayvan varmış ancak bu yasa sayesinde bu sorun çözüme ulaşır diye düşünüyorum” diye konuştu.
Kayseri TÜZDEV’den ‘Üstün Zekâlı ve Dâhi Çocuklar Eğitimi Çalıştayı’ Türkiye Üstün Zekâlı ve Dâhi Çocuklar Eğitim Vakfı (TÜZDEV) tarafından İstanbul’un tarihi Rami Kütüphanesi’nde birçok üniversitenin de ortak olduğu Üstün Zekâlı ve Dâhi Çocuklar Eğitimi Çalıştayı düzenlendi. Düzenlenen çalıştayda üstün zekâlı çocukların kavramsallaştırılması, eğitimi, tanılanması, gelecekteki istihdam stratejileri ve öğretmen eğitimlerine dair önemli konuları masaya yatırıldı. Türkiye’nin Geleceği için Ramı Kütüphanesi’nde Bir Aradayız. Çalıştaya İstanbul Valisi Davut Gül, Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci ve Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar, TÜZDEV Yönetim Kurulu üyelerinin yanı sıra birçok akademisyen, öğretmen, aile ve gönüllü katılım sağladı. Açılış konuşmasını yapan Çalıştay Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bayram Özer, düzenlenen çalıştayın üstün zekâlı bireylerin potansiyelinin ortaya çıkarılmasında ve doğru yönlendirilmesinde büyük bir adım olduğunu belirtti. TÜZDEV Genel Başkanı Op. Dr. Kemal Tekden ise, "Üstün zekâlı ve deha çaplı çocuklar, ülkemiz ve tüm insanlık için beşerî sermayedir. Beşerî sermayesine sahip çıkan ülkeler gelişmiş ülkelerdir. Hatta onlar başka ülkelerin de sermayesini gasp ederler. Yerüstü hazinesi dediğimiz bu çocuklara sahip çıkamayan toplumlar ise yeraltı zenginliklerini işleyemezler ve dolayısıyla vatanlarına sahip çıkamazlar. Bütün yetkililerimizi ülkemizden beyin göçüne engel olmaya ve Allah’ın bütün toplumlar için lütfu olan bu çocuklarımıza sahip çıkmaya davet ediyorum” dedi. Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar da, BİLSEM ve ARGEM ile çok sayıda üstün zekâlı çocuğa eğitim sunulduğunu, bu çocukların ülke için bir nimet olduğunu, bu nimete sahip çıkılması gerektiğini vurgulayarak, Eylül ayı sonu itibarıyla yerli ve millî, yapay zekâ destekli Türk Ulusal Zekâ Testinin (TUZÖ) faaliyete geçeceğini ve taramanın hızla yapılacağını söyledi. Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci de, “Yeni müfredatta farklılaştırma ve zenginleştirme çalışmalarının ilk defa yer alması son derece önemlidir. Bu atılım ile üstün zekâlı çocukların eğitim ihtiyaçlarına cevap verilebilecektir” dedi. Yelkenci, çalıştay sonuçlarına göre ARGEM, BİLSEM, öğretmen yetiştirme konularında gerekli önlemleri alacaklarını sözlerine ekledi. İstanbul Valisi Davul Gül ise, “Kamu eli ile üstün zekâlı çocukların eğitiminin yapılması son derece önemli. Ancak sürdürülebilirlik için STK’ların da bu konuda çalışması son derece kıymetli” diyerek, çalıştay sonucunda çıktılar ile yapılması gerekenlerden toplumun her kesimine görev düştüğü ve herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Çalıştayda; Üstün Zekâlıların Tanımı ve Kavramsal Çerçeve, Hangi kavram doğru? Üstün Zekâlı mı, Üstün Yetenekli mi, Özel Yetenekli mi? Dünyada hangi terimler kullanılıyor? Doğru tanım nasıl olmalı ve gerekçesi nedir? Üstün Zekâlıların Eğitimi, Üstün zekâlıların eğitim ihtiyaçları neler? Eğitimde karşılaşılan zorluklar nelerdir? Özel eğitim programları nasıl tasarlanmalı? Üstün Zekâlıların Tanılanması, Üstün zekâ nasıl belirlenir? Hangi ölçütler kullanılmalı? En doğru tanılama yöntemi nedir? Üstün Zekâlılar için Öğretmen Yetiştirme Politikaları ve Üstün Zekâlıların İstihdamı, İş dünyasında üstün zekâlıların avantajları ve karşılaştıkları zorluklar nelerdir? Üstün zekâlıların istihdamı için stratejiler neler olmalı? İşyerlerinde üstün zekâlıların yetenekleri nasıl daha iyi kullanılabilir? Öğretmen yetiştirme politikaları nasıl olmalı? Üstün Zekâlıların İstihdamı: İş Dünyasında Devrim Üstün zekâlı bireylerin iş dünyasında nasıl avantajlar sağladığı ve hangi zorluklarla karşılaştıkları konuları ele alındı. Çalıştayda elde edilen önemli çıktılar, yakın zamanda bir politika belgesi hâline getirilerek Millî Eğitim Bakanlığı ve kamuoyunun bilgisine sunulacak. Bu belgede, üstün zekâlıların tanımı, eğitim ihtiyaçları, tanılanması ve istihdam stratejileri gibi konulara dair kapsamlı öneriler yer alacak. Tarihi Rami Kütüphanesi’nde bir araya gelen akademisyenler, öğretmenler ve uzmanlar bu özel çocukların eğitim ve istihdam ihtiyaçlarını belirleyerek Türkiye’nin geleceğine dair önemli bir adım attı.
İstanbul MediaMarkt kahve posalarını ileri dönüştürerek karbon ayak izini azaltıyor MediaMarkt, geçtiğimiz yıl 6’ncısı gerçekleşen MediaMarkt Startup Challenge’ta ilk 10’a kalan girişimlerden Wastespresso ile ileri dönüşüm başlatarak, karbon ayak izini azaltma konusunda önemli bir adım attı. İş birliği kapsamında şirketin genel merkezinde, biriktirilen kahve posalarının yeniden kullanılabilir ürünlere dönüştürülmesi sağlanacak. Avrupa’nın önde gelen elektronik perakendecilerinden MediaMarkt, “Daha İyiye” sürdürülebilirlik vizyonu kapsamında, kahve posalarını sürdürülebilir biyo-malzeme teknolojisi çözümleri ile ileri dönüştürerek kullanan ve veri odaklı atık yönetimi çözümleri sunan yerli sosyal girişim olan Wastespresso ile iş birliği yaparak karbon ayak izini azaltma konusunda önemli bir adım attı. MediaMarkt Startup Challenge yarışmasının geçtiğimiz yıl final listesinde yer alan Wastespresso, kahve odaklı mikro atık yönetimi, karbon ayak izi hesaplama ve raporlama hizmetleri sunarak, kahve posalarından ileri dönüştürülmüş sürdürülebilir ürün ve hammadde üretiyor. Şirket çalışanları sürdürülebilirliğe ve döngüsel ekonomiye katkı sunacak Yapılan açıklamaya göre şirketin kendi çalışanlarını dahil ettiği sürdürülebilirlik projesi kapsamında, MediaMarkt Genel Merkezi’nde haftalık olarak toplanan kahve posaları ileri dönüştürülerek birçok sektörün kullanımına uygun sürdürülebilir malzemeler elde ediliyor. Tüm bu operasyonun aylık Karbon Ayak İzi Azaltım Raporu hazırlanıyor ve oluşturulan çevresel etki bu şekilde ölçülebilir hale geliyor. İleri dönüştürülmüş ürünler arasında ısıya ve yıkamaya dayanıklı çok kullanımlık bardak, yüzde 100 biyobozunur pipet, paket olarak alınan kahvenin dökülmesini önleyen tıkaç yer alıyor. İş birliği süresince şirketin genel merkezinde her pazartesi günü itibari ile biriken kahve posaları, cuma günleri Wastespresso ekibine teslim edilecek. Her ayın sonunda Wastepresso iş birliği ile kahve posalarının çöpe atılması yerine yenilikçi biyomalzemelere dönüştürülmesi sonucunda ne kadar sera gazının atmosfere salımının önüne geçildiği raporlanacak, çevresel etki ölçümlenecek. Pilot projenin başarılı olmasıyla birlikte bir sonraki aşamada, kahve posası toplama operasyonunun önce İstanbul’daki mağazalara daha sonra da İzmir ve Ankara’daki mağazalara genişletilmesi hedefleniyor. Perakende Günleri boyunca toplanan kahve posaları ileri dönüştürülecek MediaMarkt ve Wastespresso iş birliği kapsamında, 29-30 Mayıs tarih aralığında iki gün sürecek ve Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek Perakende Günleri boyunca toplanan kahve posaları, Wastespresso tarafından döngüsel iş modellerine dahil edilecek. Etkinlikte kahve servisi ise ileri dönüştürülmüş çok kullanımlık bardaklarla katılımcılara hediye edilecek. Katılımcılar diledikleri zaman aynı bardakla bara gelerek tekrar kahve alabilecek. Proje kapsamında çalışanları ve kamuoyu nezdinde farkındalık oluşturmak isteyen şirket, döngüsel ekonomiye fayda oluşturan bu iş birliğini hayata geçiren Türkiye’deki ilk elektronik perakendecilerinden oldu.