ÇEVRE - 17 Mayıs 2026 Pazar 10:07

Tokat’ta taşkın sonrası çiftçiler tarlalarına giremedi

A
A
A
Tokat’ta taşkın sonrası çiftçiler tarlalarına giremedi

Tokat’ın Yeşilyurt ilçesinden geçen Çekerek Irmağı’nda son günlerde etkili olan yağışların ardından taşkın meydana geldi.


Edinilen bilgilere göre, ilçeye bağlı Çırdak mahallesi başta olmak üzere Çıkrık ve Kuşçu köyleri ile Sulusaray ilçesine bağlı bazı bölgelerde taşkınlar yaşandı. Irmak yatağından taşan sular nedeniyle çok sayıda tarım arazisi göle döndü. Ekili alanlar zarar gördü. Bazı çiftçilerin ise tarlalardaki su nedeniyle arpa ve pancar ekimi yapamadığı belirtildi. Taşkın nedeniyle köy yolları sular altında kaldı. Bazı araçların ise yolda mahsur kalarak arıza yaptı. Vatandaşlar, ev ve ahırların çevresinde biriken suları kendi imkanlarıyla tahliye etmeye çalıştı. Traktörlerle açılan kanallar aracılığıyla suyun yönünün değiştirilmesi için yoğun çaba harcandı. Dron görüntülerinde geniş tarım arazilerinin kahverengi taşkın suyuyla kaplandığı, bazı bölgelerde suyun yerleşim alanlarına kadar ulaştığı görüldü. Taşkının etkilediği alanların büyüklüğü havadan çekilen görüntülerle ortaya çıktı.


Yaşanan taşkının yıllardır görülmediğini belirten Çırdak mahallesi Muhtarı Cemalettin Karakaş; "55 yaşındayım ve 35 senedir Çekerek Irmağı’nın böyle taştığını görmedim. Çekerek Irmağı havzasında bulunan köylerde büyük zarar var. Vatandaşın ekmiş olduğu mahsuller hep çürüdü. Arpa ve pancar ekecek çiftçilerimiz de ekemedi. Bir an önce Çekerek Irmağı havzasının gündeme alınıp açılmasını talep ediyoruz. Evler su altında kaldı. Çıkrık yolu tamamen su altında. Hafif yüksek araçlar geçebiliyor ama normal araçlar arıza yapıyor" dedi.



Tokat’ta taşkın sonrası çiftçiler tarlalarına giremedi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Sinsi ilerleyen hastalığa ’Sessiz Katil’ uyarısı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktoru Dr. Öğr. Üyesi Pelin Aladağ, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü’nde hastalığın sinsi ilerleyişine dikkat çekerek hayati uyarılarda bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Pelin Aladağ, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, günümüzde çok sık görülen ancak bir o kadar da sık atlanan bu önemli hastalık hakkında değerlendirmelerde bulundu. Hipertansiyonun toplumda yaygınlığına dikkat çeken Aladağ, günümüzde her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirtti. Aladağ, hastalığın semptom vermeden ilerleyebildiğini söyleyerek "Günümüzde çok sık görülmekte. Her üç erişkinden biri hipertansiyon hastası ve bunların yarısı da tansiyon hastalığının farkında değil ne yazık ki. Çünkü hipertansiyon hastalığının en önemli özelliği hastalığın sinsi, gizli olması ve hiçbir semptom vermeden ilerleyebilmesidir. Bu nedenle hastaların çoğu ‘Ben kendimi iyi hissediyorum ama herhangi bir sıkıntım yok’ derken aslında tansiyon hastası olarak dolaşmaktadırlar. Ya verilen tedavileri tam uygulamamakta ya da önerilen yaşam tarzı değişikliklerini uygulamamaktadırlar" dedi. "Telafisi zor durumlara sebep olabiliyor" Göz ardı edilen tedavilerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin gelecekte ağır bedeller ödeteceğinin altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Aladağ, bu durumun ilerleyen dönemde telafisi çok zor durumlara sebep olabildiğini kaydetti. Hipertansiyonun kalp ve dolaşım sistemi başta olmak üzere beyin ve böbrek gibi çok önemli organları doğrudan etkilediğini hatırlatan Aladağ sözlerini şöyle sürdürdü: "İlerleyen dönemde telafisi çok zor durumlara sebep olabilmekte. Çünkü biliyoruz ki hipertansiyon kalp ve dolaşım sistemi başta olmak üzere beyin, böbrek gibi çok önemli organları etkilemekte. Kalp krizi, kalp yetersizliği, aritmiler, felç, inme, beyin kanaması, böbrek yetersizliği gibi telafisi çok zor durumlara sebep olmakta. Bu nedenle de dünyada sessiz katil olarak tanımlanmaktadır." Basit yaşam tarzı değişiklikleri ile korunmak mümkün Erken tanı ve tedavi ile hastalığın kontrol altına alınmasının mümkün olduğunu belirten Aladağ, mevcut hastaların tansiyonunu kontrol altında tutmasının, hasta olmayanların ise hastalıktan kaçınmasının basit yaşam tarzı değişiklikleriyle sağlanabileceğini ifade etti. Bu önlemlerden kısaca bahseden Aladağ, öncelikle toplum olarak aşırı tuz tüketildiğine vurgu yaparak, aşırı tuz tüketiminin önüne geçilmesinin çok önemli olduğunu bildirdi. Aladağ sözlerini şöyle tamamladı: "Erken tanı ve tedaviyle kontrol altına alınması mümkündür. Hipertansiyon hastasıysanız hipertansiyonu kontrol altına almak veya hipertansiyon hastası değilseniz de bunlardan kaçınmak mümkün basit yaşam tarzı değişiklikleriyle. Bunlardan kısaca bahsetmek istiyorum. Bir kere toplum olarak aşırı tuz tüketiyoruz. Aşırı tuz tüketiminin önüne geçilmesi çok önemli. Bununla birlikte düzenli egzersiz yapmak, düzenli spor yapmak, obeziteden kaçınmak, özellikle en azından mevcut kilomuzu korumak veya kilo almamaya özen göstermek çok önemli. Yine stresten kaçınmak, düzenli uyumak, düzenli bir şekilde uyumak veya uyku hijyenine dikkat etmek de çok kritik tansiyonu kontrol altına almak için. Bugün 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Farkındalık Günü vesilesiyle herkes bence bir kere kan basıncını ölçebilir. Çünkü biliyoruz ki erken tanı ve tedavi hayat kurtarıyor."
Erzurum Mükerren Kemertaş’a memleketi Erzurum’da vefa gecesi Türk halk müziğinin unutulmaz sesi Mükerrem Kemertaş, Erzurum’da düzenlenen anlamlı bir vefa konseriyle türkülerle yâd edildi. Erzurum Büyükşehir Belediyesi ile Şehir ve Kültür Araştırmaları Derneği (ŞEHİRDER) iş birliğiyle İbrahim Erkal Dadaş Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen "Mükerrem Kemertaş Anma Konseri", sanatseverleri bir araya getirdi "Huma Kuşu" başta olmak üzere özellikle icra ettiği uzun havalarla gök kubbede derin izler bırakan usta sanatçının anısına düzenlenen gecede, Türk halk müziğinin dev isimleri Mehmet Çalmaşur, Aysun Gültekin ve merhum sanatçının TRT sanatçısı olan oğlu Tuncay Kemertaş sahne aldı. Erzurumluların yoğun ilgi gösterdiği bu özel vefa gecesinde, Mükerrem Kemertaş’ın hafızalardan silinmeyen eserleri bir kez daha Erzurum semalarında yankılandı. Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, program sonrası yaptığı konuşmada, "Kadim şehrimiz Erzurum’un kültür ve sanat dünyasında iz bırakmış kıymetli isimlerinden Mükerrem Kemertaş ağabeyimizi, düzenlenen anlamlı anma konseri programında dualarla yâd ettik. Vefa, bu kadim toprakların en güçlü hasletlerinden biridir. Şehrimizin kültürel değerlerini yaşatmayı sürdüreceğiz. Bu anlamlı programda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, merhum Mükerrem Kemertaş ağabeyimize Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânı cennet olsun" dedi.