SAĞLIK - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 11:57

Türkiye’de en çok Tokat’ta görülüyor; uzmanlar genetik danışmanlık için vatandaşları uyarıyor

A
A
A
Türkiye’de en çok Tokat’ta görülüyor; uzmanlar genetik danışmanlık için vatandaşları uyarıyor

Tokat’ta genetiksel FMF hastalığı, Türkiye ortalamasının iki katı sıklıkla görülüyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ercan Çaçan; özellikle akraba evliliklerinin yaygın olduğu Tokat, Sivas ve Kastamonu illerinde yaşayan vatandaşlara genetik danışmanlık uyarısında bulundu.



Tokat’ta yapılan araştırmalar, genetik geçişli bir hastalık olan Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) vakalarının Türkiye ortalamasının iki katı olduğunu ortaya çıkardı. Türkiye genelinde her bin kişiden 4’ünde görülen FMF hastalığı, Tokat’ta her bin kişiden 8’inde teşhis ediliyor. Karın, göğüs ya da eklem ağrılarıyla birlikte tekrarlayan ateş nöbetleriyle kendini gösteren FMF, genetik kökenli ve cinsiyete bağlı olmayan bir hastalık olarak dikkat çekiyor. Özellikle Akdeniz ile Ortadoğu kökenli topluluklarda daha yaygın görülen FMF, Türkiye’de ise riskli bölgeler arasında Tokat, Sivas ve Kastamonu illeri ön plana çıkıyor.



"Tokat, Sivas ve Kastamonu illerindeki vatandaşların genetik danışmanlık alması gereklidir"


Genetik analizi yapılmamış akraba evliliğinin aynı mutasyonu taşıyan bireylerin çocuklarında FMF hastalığının ortaya çıkma riskini ciddi şekilde artırdığını söyleyen Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ercan Çaçan; "FMF atakları genellikle 20 yaşından önce başlar ve erkeklerde biraz daha sık rastlanır. Hastalığın temelinde, MEFV geninde bulunan mutasyonlar yer alır. Bu gen, vücutta inflamasyonu düzenleyen bir proteini kodlamaktadır. Mutasyonlar nedeniyle inflamasyon kontrolsüz hale gelir ve hastalık belirtileri ortaya çıkar. Ancak FMF hastalarının tamamı bu mutasyonu taşımayabilir, başka genlerin de hastalıkta rolü olabileceğine dair araştırmalar sürmektedir. FMF’in ortaya çıkabilmesi için anne ve babadan gelen iki mutasyonlu gen gerekir. Bu nedenle, özellikle akraba evlilikleri hastalığın görülme riskini artırır. Yüksek riskli bölgelerde evlilik öncesi genetik tarama yapılması önerilir. Orta Karadeniz bölgesinde özellikle Tokat, Sivas ve Kastamonu gibi iller, FMF açısından yüksek risk taşımaktadır. Bu nedenle bu bölgelerde yaşayan bireylerin genetik danışmanlık almaları önemlidir" dedi.



"Bu hastalık nedeniyle insanlar gereksiz ameliyat olabiliyor"


FMF hastalığına yönelik araştırmalar yapan Önder Başkan ise Tokat İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 2016 yılında yapılan bir çalışmalar hakkında bilgi vererek; "2016 yılında Tokat İl Sağlık Müdürlüğünün yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de her bin kişinin 4’ünde bu hastalık görülürken Tokat’ta ise bin kişinin 8’inde FMF hastalığı görülüyor. Tokat’ta akraba evliliğinden kaynaklı bin kişinin 8’inde bu hastalık görülüyor. Hastalığın çözüm yolu maalesef yoktur. Teşhisi zor hastalıktır. Birçok hastalıkla karıştırılabiliyor. İnsanlar gereksiz apandisit, bağırsak düğümlenmesi ve karaciğer ameliyatı olabiliyorlar" diye konuştu.



Türkiye’de en çok Tokat’ta görülüyor; uzmanlar genetik danışmanlık için vatandaşları uyarıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Binlerce yıllık Roma Hamamı, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor Yozgat’ın Sarıkaya ilçesinde bulunan ve halk arasında ‘Kral Kızı Hamamı’ olarak da bilinen 2 bin yıllık Roma Hamamı yerli ve yabancı turistleri ağırlıyor. Roma İmparatorluğu döneminde, yaklaşık 2 bin yıl önce inşa edildiği değerlendirilen hamam, Anadolu’da antik çağlardan günümüze kadar işlevini koruyarak ulaşan nadir yapılar arasında yer alıyor. Termal su kaynağı üzerine kurulan yapı, hem mimarisi hem de sürekli akan sıcak suyuyla dikkat çekiyor. Sarıkaya Belediyesi’nde Roma Hamamı’nın Sorumlu Şefi olarak görev yapan Rasim Şahin günlük ortalama 50 ile 200 arası ziyaretçi geldiğini belirtti. Şahin, okul gezisi için öğrencileri sıklıkla ağırlayan Roma Hamamı’na en son gelen ziyaretçilerin Fransız turistler olduğunu söyledi. Şahin, "Bisiklet ile dünya turuna çıkan iki tane Fransız arkadaş geldi. Burayla alakalı fikirlerini beyan ettiler. Buraya gelen ziyaretçilerin yorumları güzel. Karşılama, ağırlama, çay kahve ikramımız, fotoğraf çekimi olsun gerekli ilgi alakayı gösteriyoruz. Roma Hamamı’nı ziyarete gelen vatandaşlarımız için ören yerini ziyaretleri bittikten sonra rahatça oturup kahve içebilecekleri bir alanı bize sunan Sarıkaya Belediye Başkanı Osman Gözan’ın katkılarıyla tahsis edilmiştir. Ayrıca hediyelik eşya bölümümüz de mevcut" dedi. Yıl boyunca yerli turistlerin yanı sıra yurt dışından da gelen ziyaretçileri ağırlayan Sarıkaya Roma Hamamı, Yozgat’ın kültürel mirasının en önemli simgelerinden biri olarak öne çıkıyor.
İstanbul Adalet Bakanı Yılmaz Tunç: "Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz" dedi. İstanbul’da "Sinmiyoruz, susmuyoruz Filistin’i unutmuyoruz" sloganıyla yeni yılın ilk sabahında Galata Köprüsü’nde düzenlenen mitinge binlerce vatandaş akın etti. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’da mitinge katılanlar arasında yerini aldı. Miting alanında konuşan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Bugün İstanbul’dan tarihi bir çağrı yapıyoruz. Yılın ilk gününde Filistin’de, Gazze’de zulmün sona ermesi adına çok önemli bir buluşmayı İstanbullular gerçekleştiriyor. Galata Köprüsü’nün üstünde muhteşem bir kalabalık var. İnsan hakları çağrısı yapıyorlar adalet çağrısı yapıyorlar. Maalesef 7 Ekim 2023’den bu yana 70 bini aşkın Filistin’li şehit edildi. Bunun yüzde 50’den fazlası kadın ve çocuklardan oluşuyor. Dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlendi. Soykırım suçunu işleyenlerle ilgili olarak uluslararası hukuk maalesef işletilemedi. Uluslararası adalet divanın aldığı tedbir kararları icra edilemedi. Uluslararası ceza mahkemesinde açılan soruşturma ilerletilemedi. Batılı ülkeler İsrail’e destek çıktılar. İnsan haklarının ve adaletin savunucusu olmadılar. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep Filistin davasını savunduk. Bu son iki yılın problemi değil bu bir asrı aşan bir sorun. Dünyanın kanayan yarası. uluslararası hukukun, Birleşmiş Milletlerin bütün kararları bugüne kadar hep yok saydı. Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına uymayan onları takmayan bir devlet var. Son iki yıldan bu yanda da soykırım suçu işleyen bir örgüt var karşımızda. Maalesef barış anlaşmasının da gerekleri yerine getirilmedi. Hala orada çocuk ve kadın katliamı devam ediyor. Biz Türkiye olarak daima Filistinlilerin yanında olmaya, insan haklarını savunmaya, adaleti savunmaya devam edeceğiz. Buz gibi bir hava var ama İstanbullular akın akın Galata’ya geldiler. Burada bir millet ittifakının olduğunu hep beraber görüyoruz. Milletimiz duyarlılığını gösterdi. Milli İrade platformu da öncelik etti. Herkes burada top yekun Filistin’le ilgili olarak insanlığın vicdanının sesi oldu" dedi.
Yozgat Saraykent Yılan Boynu Tepesi, keşfedilmeyi bekliyor Yozgat’ın Saraykent ilçesinde yer alan ve Tunç Çağı’ndan Roma dönemine kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Yılan Boynu Tepesi, hem arkeolojik zenginliği hem de doğal manzarasıyla dikkat çekiyor. Yozgat’ın doğusunda yer alan ve tarihi ipek yolu güzergahındaki stratejik konumuyla bilinen Saraykent ilçesi, önemli bir kültür mirasını taşıyor. İlçenin Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi sınırları içerisinde bulunan Yılan Boynu Tepesi, bölgenin binlerce yıllık tarihini yüzeyindeki kalıntılarla gösteriyor. İlçe merkezinin yaklaşık 50 metre kuzeyinde, doğal kayalık bir alan üzerinde yükselen Yılan Boynu Tepesi, yaklaşık 250 metre çapındaki yerleşim alanıyla ilgi çekiyor. Yüzey araştırmalarında elde edilen seramik buluntular; tepenin Erken ve Orta Tunç Çağı, Demir Çağı ve Roma dönemlerinde aktif bir yerleşim yeri olarak kullanıldığına işaret ediyor. Dik yamaçları ve stratejik konumuyla antik çağlarda bir savunma veya gözetleme noktası olarak kullanıldığı tahmin edilen bölge, doğa yürüyüşü ve kültür turizmi meraklıları için ideal bir durak noktası oluşturuyor. İlçe sakinlerinden Tahsin Doğan ilk yerleşim alanının Yılan Boynu Tepesi eteklerinin olduğunu söyledi. Doğan, "Eskiler tepe başlarında yaşıyordu, biliyorsunuz. Orada bir uygarlık yaşamış. Sonraki kuşaklar tepenin eteklerine geçmiş. İlk önce bizim ailelerimiz ve ağaların aileleri yerleşmiş. Mezarlardan, arazi tutmalardan belli. Kitap yazmıştım, orada bahsettim. O tepede Göcenler isimli bir aile kalmış. 1530’lu yıllarda Yılanlı Hüyük diye geçiyor. Osmanlı’da Kanuni dönemi sonrası ekinlik arazilere yerleşmişler" diyerek tarihi sürece değindi.