GENEL - 07 Kasım 2012 Çarşamba 16:51

``MOSKOVA`NIN ŞİFRESİ-TEMEL`` FİLMİNİN TANITIMINDA BASINA SİTEM

A
A
A
``MOSKOVA`NIN ŞİFRESİ-TEMEL`` FİLMİNİN TANITIMINDA BASINA SİTEM

Sümela`nın Şifresi-Temel`in devamı olarak tasarlanan Moskova`nın Şifresi-Temel filminin Forum Trabzon Alışveriş Merkezi`nde gerçekleştirilen tanıtım toplantısında konuşan Yönetmem Adem Kılıç, Trabzon basınından katılımın az olmasına tepki gösterdi.
Moskova`nın Şifresi - Temel filminin Forum Trabzon Alışveriş Merkezi`nde gerçekleştirilen tanıtım toplantısına Film Yönetmeni Adem Kılıç, Forum AVM Genel Müdür Yardımcısı Tuğrul Cömert, AVM Halkla İlişkiler Müdürü Esma Sezer birlikte katıldılar.
Tanıtım toplantısına Trabzon basınından yeterince katılımın olmamasına serzenişte bulunan Yönetmen Adem Kılıç, ``Ben filmin yapımcısı ve yönetmeni olarak Karadeniz insanının yüzünü kara çıkartmamaya çalışıyorum. Elimden gelen her şeyi bunun için yapmaya çalışıyorum. Sabah İstanbul`da yağmur vardı. Böyle havalarda havaalanına gitmek için 2 saat önceden evinizden çıkmanız lazım, ben 4 saat önce çıktım. Havaalanına geldikten sonra bineceğimiz uçak teknik bir arıza dolayısıyla bekledi buna rağmen yarım saat öncesinden toplantıya yetiştim. Buraya geldiğimde yarım saat basın mensuplarının gelmesi için konuşmamızı erteledik. Bunu da bir serzeniş olarak kabul edin`` dedi.
Filmin bir bölümünün Hüseyin Avni Aker Stadyumu`nda çekilmesi konusunda Trabzonspor ile yaşanan anlaşmazlığın sorulması üzerine Yönetmen Adem Kılıç, ``Bu gün burada filmle, Karadeniz`le, Trabzonspor ile alakalı polemik üretecek ve üzecek konuşmalar yapmak istemiyorum. Filmimizle alakalı, çekimlerle ve gala ile alakalı şeyler konuşmak istiyorum`` diye cevap verdi.
Türk Sineması`nda büyük bir gelişme olduğuna dikkat çeken Yönetmen Kılıç, ``Sinema sektörünü Türkiye`nin hiçbir sektöründen ayrı tutamazsınız. Dolayısıyla her sektörde olduğu gibi sinema sektöründe de ilerlemeler olacaktır. Yollarımıza, hastanelerimize, AVM`lerimize bakın onlar nasıl gelişiyorsa sinemamızda öyle gelişiyor, hatta daha hızlı gelişiyor. Bu gün Türk Sineması`na az çok sermaye birikimi de bulaştı`` dedi.
Gelecek planları arasında Çanakkale ile ilgili de film çekmek istediğini dile getiren Adem Kılıç, ``Türk Tarihi`nin en önemli olaylarından biri olan Çanakkale Zaferi`ni anlatan bir filmi ilerleyen zamanlarda ben de çekmeyi planlıyorum. Ancak böyle bir filme 3-5 milyon dolarlık bir bütçe ayırırsanız o filmin çok sığ kalacağını düşünüyorum. Böyle bütçeli bir filmde sadece klasik hikayeleri anlatabilirsiniz. Çanakkale Zaferi`ni anlatan bir film çekmek istediğimde o filme en az 50 milyon dolar ayırmam gerektiğini düşünüyorum. Hatta sadece bunun da yeterli olmayacağını, o filme devletin hatta ordunun da sahip çıkıp destek vermesi gerektiğini düşünüyorum. Zaferin bütününü ancak bu şekilde anlatabilirim. Dünyada film sektöründe çekimlerde hangi ekipmanlar kullanılıyorsa bizler de onları temin edebiliyoruz ancak o filmlere ayrılan bütçelere bizler de ulaşabildiğimizde daha güzel şeyler başaracağımızı düşünüyorum`` diye konuştu.
Sümela`nın Şifresi Filmi`nin devamının geleceğinin de müjdesini veren Yönetmen Adem Kılıç, ``Filmi biz üçleme olarak düşünüp planlamıştık, Sümela`nın Şifresi`nin 3. Filmi`ni de inşallah çekeceğiz. Senaryosu şu anda yazılmaya başlandı, hazırlanıyor`` şeklinde konuştu.
Kılıç, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
"Ben ilk film vizyona çıkmadan önce vatandaşlarla konuşmuştum. Kendileri filmin 32 ile 35 bin arasında kişinin izleyeceğini düşündüklerini söylemişlerdi. O zaman büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım. Benim beklentilerimin 100 bin civarında olduğunu söylemiştim. Filmimizi Trabzon`da yaklaşık 140 bine yakın kişi izledi. Bu beni çok mutlu eden bir rakam olmuştu ve çok gururlanmıştım. Halkımız her bakımdan bizlere yardımcı oldu. Umuyorum ki yeni filmimize de haklımız gerekli ilgiyi gösterecek ve yeni gişe rakamlarıyla bizleri sevindireceklerdir."
Toplantıda söz alan Forum AVM Genel Müdür Yardımcısı Tuğrul Cömert ise böyle güzel bir filmin başarılı yönetmenini ağırlamaktan mutlu olduklarını söyleyerek Moskova`nın Şifresi Temel Filmi`ne Trabzon halkının fazlasıyla sahip çıkacağını temenni ettiğini ifade ederken, 21 Kasım`da Moskova`nın Şifresi Temel Filmi`nin galasının ev sahipliği yapacak oldukları için oldukça mutlu olduklarını sözlerine ekledi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yozgat Kitabesi yok, tarihi bilinmiyor Yozgat’ın Tekkeyenicesi köyünde bulunan Tekkeyenicesi Köyü Camisi, mimari özellikleri ve kalem işi süslemeleriyle dikkat çekiyor. Yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen cami, 2019 yılında yapılan tadilatla yenilenirken, dron ile havadan görüntülendi. Köyde iki cami bulunurken, Tekkeyenicesi Köyü Camisi haftada yalnızca Cuma günleri ibadete açılıyor. Cuma namazı burada kılınırken, diğer vakit namazları ise köydeki diğer camide eda ediliyor. Ayrıca cami, bayram namazlarında da vatandaşlara hizmet veriyor. Herhangi bir kitabe ya da yazılı metine ulaşılamayan caminin hangi tarihte ve kim tarafından yapıldığı bilinmiyor. Eserin duvarları kaba yonu taş malzemeden inşa edilirken, cephe köşelerinde ve pencere sövelerinde kesme taş kullanılmış. Kuzey-güney doğrultuda, dikdörtgen planlı ve tek katlı olarak inşa edilen yapının harim iç duvar yüzeylerinde yer alan kalem işi süslemeler ve ikonografik tasvirler, camiyi bölgedeki önemli eserlerden biri haline getiriyor. Aynı yörede bulunan ve Tekkeyenicesi Köyü Eski Cami ile benzerlik gösteren diğer camilerin inşa tarihleri, mimari üslupları ve iç mekân tezyinatları dikkate alındığında, yapının 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl başında inşa edildiği tahmin ediliyor. Köy sakinlerinden Selahattin Çakır ise caminin geçmişine dair şu ifadeleri kullandı: "1960 doğumluyum. Vallahi haftada bir cumamızı kılıyoruz burada. Bayramlarda açılıyor. Ziyaretçilerimiz çok geliyor, gidiyorlar. Yozgat’tan, Ankara’dan geliyorlar, Sivas’tan çok geliyor. Babam hicri 1327 doğumluydu. Babam bilmezdi bu caminin yapıldığını. İşte o zaman evvel üç beş kişi gelmiş, kurmuşlar. Yenice’ye yer oldu demişler. Adı Yeniceköy kalmış. Yan bina aynı bu bina ile yaşıttır. Dersi, kursu, her şeyi imam orada yapıyormuş. Yalnız oranın tarihi ile buranın tarihi aynıydı. Orası Medrese olarak kullanılıyormuş." 2019 yılında gerçekleştirilen tadilat çalışmalarıyla yenilenen cami, hem mimari yapısı hem de taşıdığı inanç ve kültürel izlerle köyün önemli değerleri arasında yer alıyor. Dron ile havadan görüntülenen tarihi yapı, sade dış mimarisinin yanı sıra iç mekândaki zengin kalem işi süslemeleriyle dikkat çekiyor.
Samsun Ramazan sofralarının yıldızı: Atom tatlısı Samsun’un geleneksel lezzetlerinden biri olan ve Ramazan ayında daha fazla talep gören atom tatlısı, iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Fırın ustaları, Ramazan’da artan talebi karşılamak için fazla mesai yapıyor. Fırın ustalarının yoğun mesai harcadığı atom tatlısı; yumurta akı, şeker ve sudan hazırlanıyor. Her yaş grubunun sevdiği bu tatlı, Ramazan ayında daha fazla ilgi görüyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan ve özel bir aparatla şekil verilen atom tatlısı, gevrek yapısı ve hafif bir tatlı olmasıyla biliniyor. Samsun halkı, bu özel lezzeti iftar sofralarında sıklıkla tercih ediyor. Samsun’a özgü olan tatlı, yerli ve yabancı turistler tarafından da beğenilirken, bilinirliği her gün kulaktan kulağa yayılıyor. Samsun’da 20 yılı aşkın süredir atom üreten usta Ramazan Belik, "Atom, Samsun’a özgü bir Ramazan tatlısı. Belki de başka illerde bu lezzeti bilen yoktur. Bu tatlı tamamen doğal malzemelerden yapılıyor. İçerisinde hiçbir katkı maddesi yok. Şeker, su ve yumurta beyazı kullanarak bu mükemmel tatlıyı üretiyoruz. Vatandaşlar atoma Ramazan’da yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle iftara yakın saatlerde görenlerin canı çekiyor. Alıp, iftardan sonra da evlerinde yiyorlar. Atom, lezzetli olduğu kadar çok uygun fiyatlı bir tatlı. Samsunlu olup da başka şehirde yaşayanlar, ikamet ettikleri şehre giderken bu tatlıyı götürüyorlar. Bilmeyen insanlar da atomu tadıp beğeniyor ve Samsun’a yolu düştüğünde almadan memleketlerine gitmiyorlar" dedi. "Geceleri 3-4 saat uyuyup, günde 10 bin atom yapıyoruz" Artan talep nedeniyle geceleri az uyuyup atom ürettiklerinin altını çizen Belik, "Ramazan’da adetini sayamayacak kadar çok atom yapıyoruz. Kaç kazan yaptığımızı bile sayamıyoruz. Aşırı yoğun bir taleple karşı karşıyayız. Gece gündüz atom yapıyoruz. 3-4 saatlik uykuyla duruyoruz. Böyle bir tempoda çalıştığımızda günde 10 bin adede kadar atom yapıyoruz. Simit 240 derecede yoğun ateşte pişerken, atom ise 170 derecede ve ateş olmadan tam 1 saatte pişiyor" diye konuştu. Samsun’dan memleketine dönen vatandaşlar tarafından Türkiye’nin farklı illerine taşınan atom tatlısı, her Ramazan ayında bilinirliğini artırmaya devam ediyor. Atomun fiyatı ise boyutuna göre 5 TL ile 20 TL arasında değişiyor.
Samsun Ramazan sofralarının yıldızı: Atom tatlısı Samsun’un geleneksel lezzetlerinden biri olan ve Ramazan ayında daha fazla talep gören atom tatlısı, iftar sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Fırın ustaları, Ramazan’da artan talebi karşılamak için fazla mesai yapıyor. Fırın ustalarının yoğun mesai harcadığı atom tatlısı; yumurta akı, şeker ve sudan hazırlanıyor. Her yaş grubunun sevdiği bu tatlı, Ramazan ayında daha fazla ilgi görüyor. Geleneksel yöntemlerle yapılan ve özel bir aparatla şekil verilen atom tatlısı, gevrek yapısı ve hafif bir tatlı olmasıyla biliniyor. Samsun halkı, bu özel lezzeti iftar sofralarında sıklıkla tercih ediyor. Samsun’a özgü olan tatlı, yerli ve yabancı turistler tarafından da beğenilirken, bilinirliği her gün kulaktan kulağa yayılıyor. Samsun’da 20 yılı aşkın süredir atom üreten usta Ramazan Belik, "Atom, Samsun’a özgü bir Ramazan tatlısı. Belki de başka illerde bu lezzeti bilen yoktur. Bu tatlı tamamen doğal malzemelerden yapılıyor. İçerisinde hiçbir katkı maddesi yok. Şeker, su ve yumurta beyazı kullanarak bu mükemmel tatlıyı üretiyoruz. Vatandaşlar atoma Ramazan’da yoğun ilgi gösteriyor. Özellikle iftara yakın saatlerde görenlerin canı çekiyor. Alıp, iftardan sonra da evlerinde yiyorlar. Atom, lezzetli olduğu kadar çok uygun fiyatlı bir tatlı. Samsunlu olup da başka şehirde yaşayanlar, ikamet ettikleri şehre giderken bu tatlıyı götürüyorlar. Bilmeyen insanlar da atomu tadıp beğeniyor ve Samsun’a yolu düştüğünde almadan memleketlerine gitmiyorlar" dedi. "Geceleri 3-4 saat uyuyup, günde 10 bin atom yapıyoruz" Artan talep nedeniyle geceleri az uyuyup atom ürettiklerinin altını çizen Belik, "Ramazan’da adetini sayamayacak kadar çok atom yapıyoruz. Kaç kazan yaptığımızı bile sayamıyoruz. Aşırı yoğun bir taleple karşı karşıyayız. Gece gündüz atom yapıyoruz. 3-4 saatlik uykuyla duruyoruz. Böyle bir tempoda çalıştığımızda günde 10 bin adede kadar atom yapıyoruz. Simit 240 derecede yoğun ateşte pişerken, atom ise 170 derecede ve ateş olmadan tam 1 saatte pişiyor" diye konuştu. Samsun’dan memleketine dönen vatandaşlar tarafından Türkiye’nin farklı illerine taşınan atom tatlısı, her Ramazan ayında bilinirliğini artırmaya devam ediyor. Atomun fiyatı ise boyutuna göre 5 TL ile 20 TL arasında değişiyor.