GENEL - 26 Ocak 2013 Cumartesi 15:17

KARADENİZ BÖLGESİ`NDEKİ TARİHİ AHŞAP YAPILARIN SÖKÜLEREK PARÇA PARÇA SATILDIОI İDDİASI

A
A
A
KARADENİZ BÖLGESİ`NDEKİ TARİHİ AHŞAP YAPILARIN SÖKÜLEREK PARÇA PARÇA SATILDIОI İDDİASI

Karadeniz Bölgesi`nde genellikle yaylada bulunan serender, ahşap evler ve camilerin parça parça sökülerek internet üzerinde satışa sunulduğu iddia edildi.
Konuyla ilgili Başbakan`a, Cumhurbaşkanı`na, Kültür ve Turizm Bakanı`na ve bakanlık yetkililere mektup yazdığını belirten İstanbul Teknik Üniversitesi Restorasyon Yüksek Lisans Programı Öğrencisi ve Mimar Kadir Ekinci, Türkiye`nin turizm merkezlerinden biri olan Doğu Karadeniz Bölgesi`nde geçmiş yıllarda yapılmış tarihi ahşap yapılar sökülerek, parça parça internetten satışa sunulduğunu söyledi. 150-200 yıllık geçmişi bulunan ahşap ev ve camilerin yapımında kullanılan meşe ve kestane kalaslarının tarihi yapılardan sökülerek restorayon işi yapan firmalara internet üzerinde satıldığını kaydeden Ekinci, tarihi ahşap yapıların internet üzerinden satışa sunulduğunu gördüğünde çok şaşırdığını belirtti. Ekinci, ``Ülkemizin cennet köşelerinden biri olan Karadeniz`de böylesine üzücü bir olayın uzun süredir gerçekleşiyor olması düşündürücüdür. Buradaki ahşap eserlerin, ülkemizin zengin mimari ve sanatsal birikimi içerisindeki değeri ise paha biçilmezdir`` dedi.
Bütün bunların nasıl gerçekleşebildiğini bir Karadenizli ve herşeyden önce bir vatandaş olarak çok merak ettiğini kaydeden Ekinci, ``Bu şahıslar, büyük ihtimalle söktükleri yapıların ``˜Korunması Gerekli Kültür Varlığı` olarak tescil edilmemiş olması nedeniyle oluşan hukuki boşluğu kullanarak bu işlemi gerçekleştiriyorlar ancak bu kez de böylesine değerli ve önemli yapıların neden ve nasıl tescil edilmemiş olduğu sorusu akıllara geliyor`` diye konuştu.
Öte yandan bazı internet sitelerinde satışa sunulan ahşap yapı evlerinden sökülerek alınan kestane ve meşe kalaslarının satışını gören vatandaşlar, sitelere yorum yazarak tepkilerini gösteriyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bağcılar’da metro çıkışı bıçaklanan Oğuzhan Çöpür’ün ailesine tehdit mesajları atıldığı ortaya çıktı Bağcılar’da darbedilen çocuğu kurtarmak isteyen Oğuzhan Çöpür’ü bıçaklayan 3 saldırgandan 1’i tutuklanırken, 2 şüpheli serbest bırakıldı. Oğuzhan Çöpür’ün evde tedavisi devam ederken aileye tehdit mesajları atıldığı ortaya çıktı. Olay, 12 Şubat’ta Bağcılar Yıldıztepe Mahallesi’nde metro istasyonu çıkışında meydana geldi. İddiaya göre, 18 yaşından küçük kalabalık bir grup, bir çocuğu sıkıştırarak darbetmeye başladı. O esnada arkadaşlarını bekleyen Oğuzhan ve Taha Çöpür adlı kardeşler durumu fark ederek çocukları kavga etmemeleri konusunda uyardı. Grup, "Bu bizim meselemiz, karışmayın" diyerek tepki gösterdi. Darbedilen çocuk olay yerinden uzaklaşırken, ağabey kardeş ile kalabalık grup arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesi üzerine çıkan arbedede, gruptaki bir kişi elindeki bıçakla Oğuzhan Çöpür’ü 6 yerinden bıçakladı. O anlar kamerada Ağabey Taha Çöpür kardeşini korumaya çalışırken saldırganlar, Oğuzhan Çöpür’ü bıçakladıktan sonra üzerine taş atarak olay yerinden kaçtı. Saldırı ve bıçaklanma anları çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Aileye tehdit mesajları atıldığı ortaya çıktı Hastaneye kaldırılan ve 6 bıçak darbesi aldığı belirlenen Oğuzhan Çöpür’ün tedavisi evde sürerken, ailenin tehdit mesajları aldığı ortaya çıktı. Aile, şikayetçi olmamaları yönünde arandıklarını ve adres bilgilerinin kendilerine söylenerek baskı kurulduğunu öne sürdü. Oğuzhan Çöpür’ün ise aldığı bıçak darbeleri sonucu iç organları hasar aldı. "Bu çocuklar, bizi tehdit ederek aramaya başladılar" Oğuzhan Çöpür’ün babası Fevzi Çöpür, olayın ardından hastaneye gittiklerini belirterek, "Ertesi gün yine telefonlarımız çalmaya başladı. Bu çocuklar, bizi tehdit ederek aramaya başladılar. Bununla alakalı emniyetteki yetkili arkadaşlarla görüştük, onlar yardımcı oldular. İsimleri tekrar teker teker buldular. 1’i tutuklandı, 2’si serbest bırakıldı. Ama mutlaka bunların bir destekleyen, arkasında olan biri vardır. Çünkü bunlar, bir çocuğun fazlasıyla yapamayacağı işler. Bir çocuğun 18, 19, 17 yaşında bir çocuğun yapamayacağı işleri yapıyorlar. Tehditler, evimin adresini bulmak gibi şeyler. Sıkıntılı bir süreç geçirdik" dedi. "Kardeşinin yanında olması onun hayatta kalmasını sağladı" Fevzi Çöpür, "Bağcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne çok teşekkür ederim, hepsi özveriyle çalıştılar. Bu işin üzerine gittiler. Benim çocuğumun kardeşinin yanında olması, onun hayatta kalmasını sağladı. Çocuklarım kocaman delikanlı. 10 dakika geç geldiklerinde telefon ediyorum, ‘nerede kaldınız oğlum’ diye çünkü korkuyorum. Gecenin saat dördünde bu çocuk beni arıyor. Bunun anne babası buna sormuyor mu sen neredesin oğlum diye. Eminim ki emniyet güçleri bu işin peşine tekrar yeniden bir daha düştü, alacak götürecekler mutlaka. Bunların anne, babalarının benim çektiğim çekmeleri lazım. Buna hep beraber ülke olarak el atmamız lazım ki bir yol bulalım. Bunu sadece emniyet güçlerine yıkmak sadece savcıya yıkmakla bu iş olmaz. Anne, baba, emniyet, savcı, hakim ve devlet büyükleri en önemli görev onlara düşüyor" diye konuştu.
Şırnak Cizre’de öğrenciler Ramazan ruhunu okullarda yaşıyor Milli Eğitim Bakanlığı tarafından "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla hayata geçirilen etkinlikler kapsamında Şırnak’ın Cizre ilçesindeki okullar Ramazan’a özel süslendi, öğrenciler için paylaşma ve dayanışma odaklı programlar başlatıldı. Şırnak’ın Cizre ilçesindeki okullar, "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla Ramazan ayına özel olarak süslendi. Bazı okullarda Ramazan ayının maneviyatını pekiştirmek amacıyla mukabele programları düzenlenirken, bazı okullarda ise özel panolar hazırlandı, yardımlaşmanın önemi konusunda sadaka kutuları konuldu. Böylece öğrencilere Ramazan ayında paylaşmanın ve dayanışmanın önemi vurgulandı. Okulları süsleyen Cizre İmam Hatip Ortaokulu Müdürü Mesut Monis, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Ramazan ayı etkinlikleri çerçevesinde yürütülen ‘Maarifin Kalbinde Ramazan’ teması ile düzenlenen etkinlikleri okulumuzda gerçekleştiriyoruz. Etkinliklerimiz hâlen devam ediyor. Çocuklarımızla okul içerisinde gerek mukabele olsun gerekse Ramazan ayını yansıtan diğer temalarla ilgili yoğun bir mesai içerisindeyiz" şeklinde konuştu. Ramazan’ın ruhunu yaşatmak için pano ve sınıfları süslediklerini ifade eden okul öğretmeni Feyza Uysal, "Maarif Modeli’ne uygun olarak geliştirdiğimiz, kendi oluşturduğumuz projeler de oldu. Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan Din Öğretimi bölümünden de yararlanarak projelerden örnek alıp süslemeler yaptık. Öğrencilerimizle hep birlikte sınıflarımızı canlandırdık, Ramazan ruhunu yaşatmak adına süslemeler yaptık. Her Ramazan’da gerçekleşen mukabele geleneğini de okulumuzda başlattık" dedi. Menderes Ortaokulu öğrencilerinden Ela Aslan ise, "Ramazan ayı bizim için çok önemli ve mübarek bir aydır. Pano sayesinde Ramazan ayında oruç tutmanın önemi ve oruçlarımızla beraber namaz kılmanın önemini, ayetleri öğrendik. Bu bizim için çok önemlidir. Ayrıca burada kurulan sadaka kutusunda, gönlümüzden koptuğunda sadaka koymanın önemini öğrendik. Her gün gelip panoya bakıyor ve panolardaki yazıları okuyoruz" şeklinde ifadeler kullandı. Sema Aydede ise, "Öğretmenimizle beraber bu panoyu hazırladık. Panoda ayetler, hadisler ve maniler var. Sadaka kutumuz var; burada biriken sadakaları ihtiyaç sahibi arkadaşımıza vereceğiz. Panomuzda iftar saatini gösteren imsakiyemiz var. Panoda en sevdiğim bölüm ‘iyilik, paylaşmak, sabretmek’ yazılı yerdir" diye konuştu.