GÜNDEM - 28 Nisan 2025 Pazartesi 11:03

11 yıldır boşanmak için Tayvanlı eşini arıyor

A
A
A
11 yıldır boşanmak için Tayvanlı eşini arıyor

Trabzon’da yaşayan doğuştan işitme, konuşma ve aynı zamanda ortopedik engelli olan 53 yaşındaki Yusuf Ay, 17 yıl önce internetten tanıştığı Tayvanlı Mei Chan Whang ile evlendi. Dünyaya gelen kızları Kübra Hanife ile mutlu bir şekilde yaşayan Ay ailesinin hayatı, 11 yıl önce Tayvanlı Whang’ın ülkesine dönmesiyle değişti. 11 yıldır kızı Kübra Hanife’ye hem annelik hem de babalık yapan Yusuf Ay, boşanmak için Tayvanlı eşini arıyor.


Trabzon’un Maçka ilçesinde yaşayan işitme, konuşma ve aynı zamanda ortopedik engelli Yusuf Ay (53), 17 yıl önce internet sohbet programları aracılığı ile işitme ve konuşma engelli Tayvanlı Mei Chan Whang (51) ile tanıştı. Bir süre görüştükten sonra İstanbul’da buluşan ikili evlenmeye karar vererek Trabzon’a geldi. Evlenmek için Müslüman olan ve Meryem adını alan Mei Chan Whang, 2009 yılında Yusuf Ay ile Trabzon’da evlendi. Evliliklerinden 3 yıl sonra Kübra Hanife (14) adını verdiklerinin kızının dünyaya gelmesinin ardından mutlu bir şekilde yaşayan Ay ailesinin hayatı 11 yıl önce değişti. 2015 yılında ailesini görmek için ülkesi Tayvan’a giden Mei Chan Whang, 11 yıldır Türkiye’ye dönmedi. Yıllar boyunca eşine ulaşamayan Yusuf Ay, 11 yıldır kızı Kübra Hanife’ye hem annelik hem de babalık yapıyor. Sabah saatlerinde kalkarak kızının kahvaltını hazırlayan Yusuf Ay, engelli aracına binerek kızını okula bırakıyor. Evde bazı figürler yaparak zamanını geçiren Yusuf Ay, yaşadığı zorluklara rağmen kızı ile birlikte hayata sarılıyor. İşaret dili Tercümanı Kübra Çolak Demir aracılığıyla yaşadığı zorlukları anlatan Yusuf Ay, 11 yıl önce ülkesine dönen eşinden boşanmak istediği dile getirerek, kızının eğitimi için yetkililerden yardım istedi.



"Kızım olmasaydı hayata tutunamazdım"


Tayvanlı eşi ile internet üzerinden tanıştığını belirten Yusuf Ay, "Vaktimi internette arkadaşlarımla sohbet ederek geçiriyordum. Herkese sadece işitme engelli olduğumu dile getiriyordum. Evleneceğim kişiye benim ortopedik engelli olduğumu söylediler. Benimle iletişimimi hiç kesmedi. Onu bildiği halde iletişime devam etti. Sonrası senin için Türkiye’ye gelirim dedi. İstanbul’a buluştuk. Bu durumumun bir engel olmadığını söyledi. Acaba benden utanır mı benimle evlenmez mi diye düşündüm. Kendisini seninle evlenirim dedi. Birlikte Trabzon’a geldik. Ailemle tanıştırdım. Durumu belediyeye anlattık. Evlendik köyde yaşamaya başladık. 3 yıl sonra anne ve baba olmaya karar verdik. Hamilelik sürecinde çocuğumuzu kaybettik. İkinci çocuğumuz Kübra oldu. Kızım 3 yaşındayken eşim ailesini görmek için memleketi Tayvan’a gitti. Ailesini gördükten sonra tekrar dönecekti ama gelmedi. 3 yaşından beri ben ilgilendim, büyüttüm. Kızımı Tayvan’a gönder dedi. Kabul etmedim. Eğer alırsan ben onsuz yaşayamam dedim. Orada geçim sıkıntısı yaşıyordu. Dişimi tırnağıma takarak çocuğumla ilgilendim. Çok şükür şu anda kızım 14 yaşına geldi. Bazen su getirir misin dediğimde suyu getirmesi çok hoşuma gidiyor. Kızım olmasaydı hayata tutunamazdım. Şuan da kızım beni hayata bağlıyor. 3 yaşındayken bizi bırakıp gitti. Çok kez aradım ulaşmak istedim. Ama kendisi gelmedi. 3 aydan sonra geleceğim demişti. Kendisine burada mı Tayvan’da mı kalmak istersin diye seçenek sundum. Eğer orada kalmayı tercih eder buraya gelmezsen o zaman yollarımızı ayıralım dedim. Sen bilirsin dedi. Boşanalım dedim" dedi.



"11 yıl oldu, kalbim ona kırık"


Tayvanlı eşinden boşanmak istediğini kaydeden Yusuf Ay, "Beni ayakta tutan annem vardı şimdi kızım var. Ama hayatı paylaşabileceğim bir eş istiyorum. Gelmezse bir başkasıyla hayat kurmak istiyorum. Normalde köyde yaşıyordum. Kızımın okula için ev tuttum. Okula kendim getirip götürüyorum. Maaşımı çocuğum için harcıyorum. İlerideki eğitimi için destek bekliyorum. Çünkü buna yetemeyebilirim. Bu bir dilencilik değil. Kızımın eğitimi daha iyi alabilmesi için bunu dile getiriyorum. Ufak tefek objeler yaparak kazanç sağlıyorum ama bunlar olmazsa ben kendimi de motive edemem. 11 yıl oldu. Ayrı yaşıyoruz. Boşanmadık. Kendisini arıyorum ama ulaşamıyorum. Benimle devam etmeyebilirim boşanmak istiyorum. Kızımı görsün istiyorum. Benimle görüşmeyebilir. Ailesinin durumunu biliyorum. Uçak biletlerindeki pahalılıktan dolayı gelemeyebilir. Ona saygım var. Gelip kızını görmesini istiyorum. Kalbim ona kırık. 11 yıl oldu. Bu beni çok etkiledi, üzdü" şeklinde konuştu.



"Üniversiteyi bitirip babama yardımcı olmak istiyorum"


Orta okul son sınıf öğrencisi Kübra Hanife Ay (14), annesi ile telefonla görüştüğünü belirterek, "Borcu varmış. Uçak biletlerindeki pahalılık nedeniyle gelemediğini söyledi. Borçlarım bittiği zaman geleceğim diyordu. Saat dilimi farklı olduğu için arada konuşuyoruz. Çalıştığını söylemişti. Nerede çalıştığını sormadım. Üniversiteyi bitirip kendi ayaklarım üzerinde durarak babama yardımcı olmak istiyorum" ifadelerini kullandı.



11 yıldır boşanmak için Tayvanlı eşini arıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Dr. Öztaş’tan gebelik döneminde oruç tutma konusunda önemli uyarılar Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sonay Öztaş, gebelik döneminde oruç tutma konusunda anne adaylarına önemli uyarılarda bulundu. Dr. Öztaş, karar sürecinde en belirleyici unsurun anne ve bebek sağlığı olduğunu vurguladı. Gebelik ve emzirme döneminde dini açıdan kolaylık sağlandığını hatırlatan Op. Dr. Sonay Öztaş, "Normal şartlarda sağlıklı bir yetişkin uzun süreli açlığa dayanabilir. Ancak gebelikte metabolizma hızlanır, enerji ihtiyacı artar ve kan şekeri daha hızlı düşer. Biz hekimler gebelerimize az ve sık beslenmelerini öneriyoruz" dedi. "Uzun süreli açlık risk oluşturabilir" Uzun süreli açlığın gebelikte bazı riskler oluşturabileceğini belirten Dr. Öztaş, kan şekerinin düşmesine bağlı olarak yağ dokusunun parçalandığını ve kanda keton adı verilen maddelerin arttığını ifade etti. Bu maddelerin bebeğe uzun vadeli etkileri konusunda kesin veriler bulunmasa da risk ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. "Sıvı tüketimi hayati önem taşıyor" Gebelikte artan kan hacmi ve bebeğin içinde bulunduğu amniyon sıvısı nedeniyle su ihtiyacının da arttığını dile getiren Op. Dr. Öztaş, "Uzun süre susuz kalmak tansiyon düşüklüğüne, böbrek fonksiyonlarında etkilenmeye ve ciddi halsizliğe yol açabilir" uyarısında bulundu. "Her gebe için aynı cevap verilemez" "Gebe oruç tutamaz mı?" sorusuna net bir "evet" ya da "hayır" yanıtı verilemeyeceğini belirten Dr. Öztaş, değerlendirmelerin kişiye özel yapılması gerektiğini söyledi. Eğer gebelik sağlıklı ilerliyorsa, anne adayında diyabet, hipertansiyon, kalp ya da böbrek hastalığı gibi ek bir rahatsızlık yoksa ve gebelik düşük riskli gruptaysa; doktor kontrolünde bireysel değerlendirme yapılabileceğini belirten Öztaş, riskli gebeliklerde, gebelik şekeri olanlarda, tansiyon problemi yaşayanlarda veya bebekte gelişme geriliği bulunan durumlarda ise oruç tutmanın önerilmediğini ifade etti. "Sahur şart, dengeli beslenme şart" Oruç tutmaya karar veren gebelerin mutlaka sahur yapması gerektiğini belirten Op. Dr. Sonay Öztaş, günlük alınması gereken sıvı miktarının iftar ile sahur arasında tamamlanmasının önemine dikkat çekti. Sahur ve iftarda aşırı yemek tüketiminin hazımsızlık ve gereksiz kilo artışına yol açabileceğini hatırlatan Öztaş, dengeli ve kontrollü beslenmenin önemini vurguladı. Son olarak anne adaylarına çağrıda bulunan Öztaş, gebelik döneminde oruç tutmak isteyenlerin mutlaka takiplerini yapan hekim ve sağlık personeline danışmaları, mümkünse diyet desteği alarak süreci planlamaları gerektiğini sözlerine ekledi.
Edirne Edirne’de MSÜ heyecanı Edirne’de Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı, sabah 10.15 de başladı. Soğuk havaya rağmen sabahın erken saatlerinde sınav merkezlerinin yolunu tutan adaylar, Edirne’de yoğunluk oluşturdu. Hava sıcaklığının 2 derece ölçüldüğü kentte, Milli Savunma Üniversitesi Askeri Öğrenci Aday Belirleme Sınavı bugün saat 10.15’te başladı. 165 dakika sürecek sınav öncesinde, Edirne’de sınava girecek öğrenciler Trakya Üniversitesi’ndeki sınav yerlerine geldi. Yoğun katılımın dikkat çektiği sınav öncesinde hem öğrenciler hem de veliler büyük heyecan yaşadı. Sabahın erken saatlerinde kampüs çevresinde hareketlilik gözlenirken, sınav merkezlerinin kapıları saat 10.00’da kapatıldı. Görevliler, adayların zamanında salona alınması için titizlikle çalıştı. Adaylar umutlu ve kararlı Sınava giren öğrencilerden Kübra Çelik, heyecanlı olduğunu ancak düzenli çalıştığı için başarılı olmayı beklediğini söyledi. Bir başka aday ise geçen yıl da MSÜ sınavına girdiğini belirterek, bu yıl daha fazla hazırlandığını ve hedeflerine ulaşmak istediğini ifade etti. Adaylar sınavda Türkçe, sosyal bilimler, temel matematik ve fen bilimleri alanlarından oluşan toplam 120 soruyu yanıtlayacak. 165 dakika sürecek sınavın ardından gözler sonuç tarihine çevrilecek. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yayımlanan 2026 MSÜ sınav takvimine göre; 1 Mart 2026 Pazar günü gerçekleştirilen sınavın sonuçları 26 Mart’ta açıklanacak.
Van Bahçesaraylılar açtıkları kar tünelleriyle günlük hayatlarını sürdürüyor Van’ın Bahçesaray ilçesinde her yıl kış aylarında tanıklık edilen zorlu yaşam mücadelesi, 2026 kışında da çarpıcı görüntülere sahne oluyor. Kar kalınlığının yer yer evlerin boyunu aştığı ilçede vatandaşlar, günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kardan tüneller kazarak kendilerine "yaşam koridorları" oluşturuyor. Türkiye’nin en çetin kış şartlarının yaşandığı Van’ın Bahçesaray ilçesinde, yoğun kar yağışı ve tipi hayatı durma noktasına getirdi. Kar kalınlığının yerleşim yerlerinde 3-4 metreyi, yüksek kesimlerde ise 5 metreyi bulduğu ilçede vatandaşlar, evlerinden dışarı çıkabilmek için kardan tüneller kazıyor. "Evler kar altında kaldı, ulaşım tünellerle sağlanıyor" Özellikle yüksek rakımlı mahalle ve mezralarda tek katlı evlerin tamamen karla kaplanması üzerine mahalle sakinleri çareyi "kar tünelleri" açmakta buldu. Dış dünya ile bağlantısı kesilen vatandaşlar; ahırlara ulaşmak, komşularına gitmek ve ana yollara erişmek için metrelerce uzunlukta tüneller oluşturdu. Görüntüleri kutupları andıran bu tüneller, sadece bir geçiş güzergâhı değil, aynı zamanda dondurucu soğuktan korunmak için de bir sığınak görevi görüyor. Van’ın yüksek rakımlı ilçesi Bahçesaray’da etkili olan yoğun kar yağışı ve tipi, hayatı olumsuz etkiledi. Kar kalınlığının yer yer 2 metreyi aştığı bölgede vatandaşlar, evlerinden çıkabilmek ve günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kar tünelleri açtı. İlçeye bağlı Çatbayır Mahallesi sakinleri, sabahın erken saatlerinde küreklerle çalışarak evlerinin kapısına kadar dayanan karı temizliyor. Açılan dar tüneller sayesinde ahırlara ulaşan besiciler, hayvanlarının bakımını aksatmadan sürdürüyor. Kar tünelleriyle adeta beyaz bir labirenti andıran mahallelerde, hayat tüm zorluklara rağmen devam ediyor. Çığ riski devam ediyor Van-Bahçesaray kara yolunun çığ riski nedeniyle yaklaşık 3 aydır ulaşıma kapalı. İlçe sakinleri bu zaman zarfında Van’a ulaşımlarını Bitlis’in Hizan ilçesi üzerinden sağlıyor. Bölge halkı, yıllardır süregelen bu ulaşım sorununun kalıcı olarak çözülmesi için modern çığ tünellerinin bir an önce tamamlanmasını bekliyor.
Bursa Ramazan akşamları Osmangazi’de bir başka güzel Ramazan ayının mutluluk ve sevincini vatandaşlarla paylaşmak için çeşitli etkinliklere imza atan Osmangazi Belediyesi, Osmangazi Meydanı ve Üftade Meydanı’nda düzenlediği birbirinden güzel aktivitelerle çocuklara ve ailelerine keyifli Ramazan akşamları yaşatmaya devam ediyor. Ramazan ayı boyunca Osmangazi Meydanı ve Üftade Meydanı’nda vatandaşları pek çok organizasyonla buluşturan Osmangazi Belediyesi’nin hayata geçirdiği "Osmangazi Ramazan Sokağı" etkinlikleri, her akşam renkli programlara ev sahipliği yaparak çocuklara ve ailelerine keyifli anlar yaşatıyor. Bu doğrultuda Ramazan’ın onuncu akşamında da Osmangazi Meydanı’ndaki Karagöz gölge oyunu ile ateş gösterisi, çocukların ve ailelerin hafızalarından uzun süre silinmeyecek bir zaman geçirmelerini sağladı. Karagöz ile Hacivat’ın eğlenceli diyalogları minik izleyicileri kahkahaya boğarken, aileler de ateş gösterisini büyük bir keyifle izledi. Gecede seslendirilen ilahiler, meydanı dolduran vatandaşları, Ramazan’ın huzur veren ezgileriyle kucakladı. Osmangazi Meydanı’nda sahnelenen Karagöz gölge oyunu ve ateş gösterisini büyük bir ilgiyle izlediklerini dile getiren Osmangazili vatandaşlar, "Ramazan akşamları Osmangazi’de çok güzel geçiyor. Meydanlarda her gün birbirinden özel gösteriler düzenleniyor. Bu programları kaçırmamak için her akşam iftardan sonra Osmangazi ve Üftade Meydanı’na geliyoruz. Ramazan ayı, Osmangazi Belediyesi’nin hazırladığı birbirinden özel etkinliklerle daha eğlenceli ve unutulmaz hale geliyor. Düzenlenen etkinliklerle güzel Ramazan akşamları yaşamamızı sağlayan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür ederiz" şeklinde konuştu. Osmangazi ve Üftade Meydanı’ndaki etkinliklere katılan çocuklar ve aileleri, gösterilerin ardından meydanlarda kurulan stantlardan alışveriş yapma imkanı da buluyor.