ÇEVRE - 08 Ocak 2026 Perşembe 09:09

17 yıldır kaya düşmesi riski altındaki mahalleye ‘3 boyutlu’ müdahale

A
A
A
17 yıldır kaya düşmesi riski altındaki mahalleye ‘3 boyutlu’ müdahale

Trabzon’un Ortahisar ilçesinde yıllar önce yaşanan kaya düşmeleri ile hafızalara kazınan Kaymaklı Mahallesi’nde 17 yıldır süren kaya düşmesi korkusunu sona erdirmek için bilimsel ıslah çalışmaları başlatıldı.


Ortahisar ilçesi Kaymaklı Mahallesi’nde 21 Kasım 2009 tarihinde toprak ve taş kütlelerinin evin üzerine düşmesi sonucu Turan Kurt (58) ve eşi Ayşe Kurt (55) hayatını kaybetti, bazı evlerde hasar oluştu. Kaya düşmelerinin sürdüğü alan 2013 yılında ‘afet bölgesi’ ilan edildi. Aynı bölgede 2016 yılında ise yamaçtan kopan kayalar nedeniyle 1 kişi yaralandı, 2 ev hasar gördü. Yaklaşık 17 yıldır tehlikeli yaşamın sürdüğü Kaymaklı Mahallesi’nde kalıcı çözüm için yeni bir adım atıldı. Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Trabzon Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım, Bakım ve Onarım Dairesi Başkanlığı iş birliğinde bölgede "Kaya Düşme Islah" çalışmaları başlatıldı.


Çok sayıda evin bulunduğu riskli alanda, akademisyenler tarafından yüksek teknolojili uçuşlar gerçekleştirilecek. Bu çalışmalar kapsamında elde edilecek verilerle üç boyutlu analizler yapılacak ve yamaçlardaki riskli bölgeler bilimsel yöntemlerle detaylı şekilde incelenecek.


Yapılacak teknik ve jeolojik değerlendirmelerin ardından Kaymaklı Mahallesi için en uygun ıslah modeli belirlenecek. Çalışmalar sonucunda kaya düşmelerine karşı mühendislik önlemlerinin yanı sıra, bölge için kentsel dönüşüm seçeneğinin de gündeme gelebileceği belirtildi.



"Kaymaklı mahallesi, Trabzon’un uzun yıllardan beri kanayan yarasıdır"


Kaymaklı mahallesinde yapılacak çalışmalarla ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, üç boyutlu analizlerle ıslah yöntemlerinin modelleneceğini belirterek "Kaymaklı mahallesi, Trabzon’un uzun yıllardan beri kanayan yarasıdır. Şu anda orada afete maruz ilan edilmiş bölgeler var. Yaşanmış ölümlü vakalar var. Bizler de Trabzon Büyükşehir Belediyesi Yol Yapım Daire Başkanlığı ile çalışmalara başladık. Protokol hazırlıkları içindeyiz. Bu anlamda üniversite belediye yerel yönetimler iş birliği ile Trabzon’umuzda özellikle il merkezlerinde meydana gelen heyelan, kaya düşmesi gibi vakalara eğilmeye başladık. Çalışmaları hızlı bir şekilde devam edeceğiz. O bölgede yapılan bazı projeler var. Onlar çok değerli ama eski teknoloji ile yapılmış. Onların bir revizesi gerekiyor" dedi.



"Yüksek teknolojili uçuşlarla elde ettiğimiz verilerin üç boyutlu analizlerini yapacağız"


"İlk etapta yüksek teknolojili uçuşlarla elde ettiğimiz verilerin üç boyutlu analizlerini yapacağız" diyen Ersoy "Yani bir kaya düşmesi vakası olursa ’Ne zaman, nereye, ne kadar şekilde etkiler?’ bunu anlamaya çalışacağız. Ondan sonra ıslah yöntemlerini modelleyeceğiz. Orada kaya düşmesine yönelik bir sürü ıslah yöntemi var. Buradan elde ettiğimiz verilerde nerelerin afete maruz dışında kalması gerektiğini ya da nerelerin güvenli olduğunu ortaya çıkartacak. Orada tehlikeli riski ortadan kaldırmaya çalışacağız. Elde ettiğimiz veriler doğrultusunda eğer riskli bölgeler varsa tabi kentsel dönüşe girmek zorunda kalacak. Görüntü öyle görünüyor ama tabii ki bunu yine 3 boyutlu analizlerle net olacak. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve AFAD İl Müdürlüğü bu konunun üzerinde duruyor. Trabzon’da 20 yıldır yaşanan problemi çözeceğiz diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.



17 yıldır kaya düşmesi riski altındaki mahalleye ‘3 boyutlu’ müdahale

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon KTÜ’de "Trabzon Kent İçi Kültürel Mirasının Korunması" çalıştayı Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Arkeoloji Bölümü tarafından düzenlenen "Trabzon Kent İçi Kültürel Mirasının Korunması" çalıştayı Prof. Dr. Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi Fahri Kuran Salonu’nda gerçekleştirildi. Açılış programına KTÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Ömer Faruk Ursavaş, Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. İlhami Tekin Cinemre, Trabzon Müzesi Müdürü Levent Alnıak, Doğa-Tarih Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz ile akademisyenler, yerel yönetim temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan KTÜ Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serkan Demirel, Trabzon’un yaklaşık 2 bin 400 yıllık kesintisiz yerleşim geçmişine sahip çok katmanlı bir kent olduğuna işaret ederek, hızlı kentleşmenin kent hafızası ve kültürel miras üzerinde oluşturduğu baskıya dikkat çekti. Korumanın planlama süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini belirten Demirel, disiplinler arası iş birliğinin önemini vurguladı. Doğa-Tarih Derneği Başkanı Prof. Dr. Coşkun Erüz, "Trabzon Kent İçi Kültür Aksları; Tarihi Yollar, Kaleler ve Yapıların Koruma, Kullanma Durumu", Doğa-Tarih Derneği Yönetim Kurulu üyeleri Yüksek Mimar Sedat Türkmen ve Dr. Öğretim Üyesi Güler Erüz ise, "Kültürel ve Doğal Miras Sürmene-Bayburt Kervan Yolu" başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi. Yüksek Mimar Sedat Türkmen, çalıştayın ardından yaptığı açıklamada, "Çalıştayı organize eden ve ev sahibi Arkeoloji Bölüm Başkanı Serkan Demirel hocamıza Doğa-Tarih Derneğimiz adına çok teşekkür ediyoruz. Derneğimizin uzun yıllardır özveriyle yaptığı çalışmalar ve güncel durumlar hakkında ilgili kurum, kişi ve ilgi duyan taraflara bilgilendirme, hatırlatma ve farkındalıklarını tazeleme imkanı sağlayan bu tür çalıştaylar ve akademik ortamlarda özellikle kültürel miraslarımızın korunması süreçlerine ilişkin yaklaşımlarımızı ve tutumumuzu sergileme imkanı vermektedir. Çalıştaya konuşmacı ve sunumlarıyla katkı veren Dernek Başkanımız ve Yönetim kurulu üyelerine, ayrıca katılım sağlayan dernek üyelerimize çok teşekkür ediyoruz" dedi. Üç oturum olarak planlanan çalıştayın ilk oturumunda kültürel miras yönetimi, koruma mevzuatı ve uygulama deneyimleri ele alındı. İkinci oturumda Trabzon’un kent dokusu, süreklilik ve sürdürülebilirlik çerçevesinde değerlendirildi. Üçüncü oturumda ise kent içindeki arkeolojik alanların araştırılması ve korunması konusu tartışıldı. Alanında uzman akademisyenler, kurum temsilcileri ve yerel paydaşların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Trabzon’un kültürel mirasının korunmasına yönelik uygulanabilir önerilerin geliştirilmesi hedeflendi. Çalıştay, gün boyunca yapılan değerlendirmelerin ardından kurumlar arası iletişim ve iş birliğinin güçlendirilmesi, ortak sorun alanlarının belirlenmesi ve çözüm önerilerinin ortaya konulmasına yönelik sonuç bildirgesi çerçevesinin oluşturulmasıyla sona erdi.
Bursa Bursa’nın mahalle kültürü kitap fuarında Bursa’nın tarihi katmanları ve mahalle kültürü Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda konuşuldu Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü’nü kazanan araştırmacılar Gözde Kirli ve Sercan Eklemezler, Bursa’nın geçmişine ve toplumsal hafızasına ışık tutan çalışmalarını düzenlenen söyleşide paylaştı. Nilüfer Belediyesi’nin kentin akademik birikimine katkı sunmak amacıyla düzenlediği "Yılmaz Akkılıç Araştırmaları Ödülü"nde başarılı olan araştırmacılar, Gözde Kirli ve Sercan Eklemezler, Tüyap Bursa 23. Kitap Fuarı’nda İznik’in katmanlı tarihini ve Hürriyet Mahallesi’nin değişen çehresini anlattı. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Hüdavendigar Salonu’nda düzenlenen "Bursa’yı Anmak, Bursa’yı Yazmak" temalı söyleşinin moderatörlüğünü Hacı Tonak yaptı. Bu zenginliği geleceğe taşımalıyız İznik üzerine yaptığı araştırmayı anlatan Gözde Kirli, kentin sadece fiziksel yapılarından ibaret olmadığını vurguladı. İznik’in tarih öncesinden bu yana kesintisiz bir yaşam alanı olduğunu belirten Kirli, "İznik, tarih öncesinden beri varlığını sürdüren bir kent. Bugün hala bu kentte, surlarla beraber gündelik yaşantımızı hiç zorluk çekmeden sürdürmeye devam ediyoruz" diye konuştu. İznik’in stratejik, tarihi ve dini önemine de değinen Kirli, kentin neden sürekli bir mücadele alanı olduğunu şöyle açıkladı: "İznik bir ‘arzu nesnesi’ olarak tarihler boyunca ortaya çıkmış ve hep alınmak istenmiş bir yer. Bu yüzden sürekli savaşlara, tahribatlara ve depremlere maruz kalmış. Elimizdeki kent stoğu tükenmiş, yeniden yapılandırılmış. Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar her gelen kendi kültürünü getirmiş ve ciddi bir kültürel katmanlanma oluşmuş. Bugün göl altında gördüğümüz yapılar ise aslında yapıldıkları dönemde toprak üzerindeydi. Altımızda çok ciddi bir tarihi rezerv bulunuyor. Bunun için değerli madenleri de sayabiliriz. Doğru koruma politikalarıyla bu zenginliği geleceğe taşımalıyız." Mahalle kültürü zayıfladı Hürriyet Mahallesi’ndeki mekan ve gündelik yaşam ilişkisini inceleyen Sercan Eklemezler ise mahallenin hafızasını henüz tanıkları hayattayken kaydetmenin önemine dikkat çekti. Mahallenin kuruluş yıllarına dair ilginç bir anektodu paylaşan Eklemezler, "Mahalle ilk kurulduğunda tüm evler tek tip ve beyaz badanalıydı. İnsanlar gece vardiyasından geldiklerinde kendi evlerini bulamazlardı. Bu çok özel bir hatıradır. 1980’li yıllara kadar belediye başkanı ile mahallenin manavı aynı masada oturur, gündelik yaşamı paylaşırdı. Sonrasında ise sınıfsal ayrışmaları görüyoruz" dedi. Günümüzdeki toplumsal değişime de parmak basan Eklemezler, mahalle kültüründeki zayıflamaya dikkat çekerek, "Eskiden çocuklar sokakta büyür, annelerimiz ekmeklerimize reçel sürerdi ve hayat böyle akardı. Ancak saha çalışmam boyunca gördüm ki, artık mahallede kimse balkonlara bile çıkmıyor. Herkes kendi özel yaşantısına çekilmiş durumda. Biz sosyologlar olarak sadece tabloyu ortaya koyuyoruz. ‘Gündelik hayatın o eski canlılığına ve sokağın aktifliğine nasıl dönebiliriz?’ bunu sorgulamaya çalışıyoruz" diye konuştu.