ASAYİŞ - 06 Ekim 2023 Cuma 12:38

Acil serviste arbede sonrası kalp krizi geçirerek yaşam mücadelesini kaybeden güvenlik görevlisi için tören düzenlendi

A
A
A
Acil serviste arbede sonrası kalp krizi geçirerek yaşam mücadelesini kaybeden güvenlik görevlisi için tören düzenlendi

Trabzon’daki Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Acil Servisi’nde alkollü olduğu belirlenen 2 şahsın yakınlarını ziyaret için geldiği hastanede güvenlik görevlileri ile yaşadığı arbede sırasında göğsüne darbe alan ve sonrasında kalp krizi geçiren güvenlik görevlisi yaklaşık bir aydır süren yaşam mücadelesini kaybetti. Güvenlik görevlisi için Farabi Hastahesi Başhekimliği önünde tören düzenlendi.


Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Servisi’nde alkollü olduğu belirlenen 2 şahsın, yakınları ziyaret etmek için geldiği hastanede kurallar nedeniyle içeri alınmaması nedeniyle çıkan arbedede güvenlik görevlisi Ali Kemal Sağlam (45), göğsüne yumruk darbesi aldı. Olaydan kısa bir süre sonna hastanede yere yığılan ve kalbi durduğu belirlenen güvenlik görevlisi yapılan müdahalenin ardından tekrar yaşama döndürüldü. Kalp damarlarındaki daralmalar nedeniyle ameliyat edilen Ali Kemal Sağlam, yaklaşık bir aydır tedavi gördüğü hastanede dün akşam saatlerinde yaşam mücadelesini kaybetti. Güvenlik görevlisinin hayatını kaybetmesi nedeniyle KTÜ Başhekimliği önünde tören düzenlendi. Törene Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, Aksaray Valisi Mehmet Ali Kumbuzoğlu, Trabzon İl Sağlık Müdürü Dr. Hakan Usta, KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, KTÜ Farabi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Celal Tekinbaş, Ali Kemal Sağlam’ın eşi ve çocukları, hastane çalışanları ve güvenlik görevlileri katıldı.


Törende Sağlam’ın eşi ve çocukları gözyaşlarını tutamazken, törende bir konuşma yapan KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, "Yaklaşık bir ay önce menfur bir olay sonucu yaralanan ve dün akşam şehadete eren Ali Kemal Sağlam kardeşimizin töreni için burada toplandık. Sağlık çalışanlarına bu tür şiddetler malumunuz artarak devam ediyor. Acı olan böyle bir menfur olay sonucu şehadet şerbetini içmesi. Kendisi 45 yaşında genç bir kardeşimizdi. Aslında görevi başında vefat ettiği için şehit mertebesinde değerlendiriyorum. Acil servisi ve oradaki insanları korurken böyle bir rahatsızlık oldu. Ondan sonra bir ameliyat süreci gerçekleştirdi. Doktorlarımız elinden geleni yaptılar ama biz inanan insanlarız şunu biliyor ki her nefis ölümü tadacaktır herkesin ölüm saati bellidir. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Çocuklarına eşine, kardeşlerine, çalışma arkadaşlarına mesai arkadaşlarına baş sağlığı diliyorum. Allah bir daha böyle elim olaylar meydana getirmesin. Bizde üniversite olarak gerekli tedbirleri alacağız" dedi.


Çuvalcı’nın konuşmasının ardından dua okudu. Duaların ardından Ali Kemal Sağlam’ın cenazesi gözyaşları ile defnedileceği Yomra ilçesine götürüldü.



Mesai arkadaşları basın açıklaması yaptı


Acil servis önünde göğsüne aldığı darbe sonucu kalp krizi geçiren ve yaklaşık bir aydır tedavi gördüğü hastanede yaşam mücadelesini kaybeden Ali Kemal Sağlam’ın mesai arkadaşları Acil Servis önünde basın açıklaması düzenledi. Basın açıklamasında konuşan Öz Sağlık- İş Sendikası Trabzon Şube Başkanı Engin Erbaşaran, "Bu ilk değil son da olmayacak gibi görülüyor. Ali Kemal Sağlam kardeşimizi bir görev şehidi olarak bugün Allah nasip ederse ebediyete uğurlayacağız. Ama ne kadar daha bu şekilde bu devam edecek bunu bende gerçekten kestiremiyorum. 5188 sayılı özel güvenlik yasasının bir an önce değişmesi gerekiyor. Artık bu yasanın düzenlenmesi yapılmadığı sürece bu gibi olaylar bu gibi durumlara maalesef maruz kalacağız. Artık bizimde sabrımız taşmaya başladı. Gerçekten özel güvenlikte çalışan arkadaşlarımızın yaşadıkları stresi yaşadıkları şiddeti burada saatlerce anlatamayız. Gelinen nokta ortada. Neticede Ali Kemal arkadaşımızın görevi başındayken bir şiddete maruz kaldı ve kalp krizi geçirdi. Sevdiğimiz bir kardeşimiz maalesef bugün aramızda yok. Geriye dönemiyoruz" ifadelerini kullandı.



Olay


Olay 10 Eylül 2023 gecesi yaşandı. M.U. (25) ve M.T. (24) isimli 2 kişi, KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Acil Servisi’ne yakınları ziyaret etmek için geldi. Kurallar nedeniyle acil bölüme alınmayan şahıslar güvenlik görevlileri ile tartışmaya başladı. Tartışmanın arbedeye dönüşmesiyle şahıslardan biri güvenlik görevlisi Ali Kemal Sağlam’ın göğsüne yumruk attı. Polisin müdahalesi sonrası arbede sona ederken, çıkan arbede göğsüne darbe alan güvenlik görevlisi kısa bir süre sonra hastane içerisinde yere yığıldı. Kalbinin durduğu belirlenen güvenlik görevlisi Sağlam, sağlık ekiplerinin müdahalesi sonra tekrar yaşama döndürüldü. Yoğun bakım servisinde tedavi altına alınan Ali Kemal Sağlam kalp damarlarındaki daralmalar nedeniyle ameliyat edildi. Arbedenin ardından gözaltına alınan 2 şahıs emniyetteki sorgularının ardından çıkarıldıkları savcılıkça tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Yaklaşık bir aydır hastanenin yoğun bakım servisinde tedavi gören Sağlam ise yaşam mücadelesini dün akşam kaybetti. Sağlam, bugün Yomra ilçesinde son yolculuğuna uğurlanacak.



Acil serviste arbede sonrası kalp krizi geçirerek yaşam mücadelesini kaybeden güvenlik görevlisi için tören düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Köse: "Enflasyon rakamları sokaktaki gerçeği yansıtmıyor" Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, Türkiye’de artan hayat pahalılığı, temel tüketim ürünlerindeki fiyat artışları ve alım gücündeki düşüşün özellikle asgari ücretli ve emeklileri derinden etkilediğini belirterek, "Ekonomide rakamlar konuşuluyor ama vatandaşın mutfağındaki yangın büyümeye devam ediyor" dedi. Son dönemde açıklanan enflasyon verilerinin vatandaşın günlük yaşamındaki fiyat artışlarını tam olarak yansıtmadığını savunan Köse, özellikle gıda, kira, ulaşım ve enerji maliyetlerindeki yükselişin toplumun geniş kesimlerini zor durumda bıraktığını söyledi. "Asgari ücret daha cebe girmeden eriyor" Asgari ücretlinin her geçen gün daha fazla geçim sıkıntısı yaşadığını ifade eden Köse, "Bugün bir asgari ücretli maaşını aldığı gün kira, faturalar ve temel ihtiyaçlar arasında sıkışıyor. Market fiyatları sürekli artıyor. Et, süt, peynir gibi temel gıda ürünleri artık birçok aile için lüks hale geldi. Asgari ücret daha vatandaşın cebine girmeden eriyor" diye konuştu. Emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara da dikkat çeken Köse, özellikle düşük maaş alan emeklilerin yaşam mücadelesi verdiğini belirtti. Köse, "Yıllarca çalışmış insanlar bugün pazara çıkarken iki kez düşünüyor. Emekli vatandaşlarımız bırakın sosyal yaşamı, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Bu tablo toplumda ciddi bir umutsuzluk oluşturuyor" ifadelerini kullandı. "Fiyat artışları kontrol altına alınmalı" En büyük problemin kontrolsüz fiyat artışları olduğunu vurgulayan Köse, denetim mekanizmalarının daha etkin çalışması gerektiğini söyledi. Köse, "Aynı ürünün bir hafta içinde farklı fiyatlara satıldığı bir ortam oluştu. Vatandaş artık market market dolaşıp en ucuz ürünü arıyor. Enflasyonla mücadele sadece maaş artışıyla olmaz. Öncelikle fiyat istikrarı sağlanmalı" dedi. Köse, özellikle kira fiyatlarının büyükşehirler ve sanayi kentlerinde ciddi sorun haline geldiğini belirterek, "Bugün emeklinin de çalışanın da en büyük korkusu kira. Maaş artıyor ama kira artışı çok daha hızlı yükseliyor. Barınma sorunu artık ekonomik değil sosyal bir krize dönüşüyor" diye konuştu. "Üretici de tüketici de mutsuz" Tarım ve üretim maliyetlerindeki yükselişin zincirleme şekilde fiyatlara yansıdığını belirten Köse, çiftçinin de vatandaşın da memnun olmadığını söyledi. Köse, "Mazot, gübre, yem ve elektrik maliyetleri arttıkça üretici fiyat yükseltmek zorunda kalıyor. Bu durum doğrudan market rafına yansıyor. Üretici kazanamıyor, tüketici alamıyor. Ekonomideki en büyük kırılma burada yaşanıyor" dedi. Çözüm önerilerini de sıralayan Köse, ekonomik rahatlama için kalıcı ve yapısal adımlar atılması gerektiğini belirtti. Köse şu önerilerde bulundu: "Öncelikle temel gıda ve kira konusunda denetimler artırılmalı. Emekli maaşları gerçek yaşam maliyetine göre yeniden düzenlenmeli. Asgari ücret yılda tek zamla bırakılmamalı. Yerli üretici desteklenmeli, tarım maliyetleri düşürülmeli. Gençlerin ve dar gelirlinin barınma sorununa yönelik sosyal konut projeleri artırılmalı. Ekonomide güven ortamı güçlendirilmeden vatandaşın refah hissetmesi mümkün değil." Toplumdaki ekonomik kaygının her geçen gün arttığını ifade eden Köse, "Vatandaş artık geleceği değil, yarını düşünüyor. İnsanların yeniden umutlu olabilmesi için sadece rakamların değil, yaşam şartlarının düzelmesi gerekiyor" dedi.
Adana Mısırın potansiyeli geleceğe taşınıyor Sunar Mısır, stratejik bir hammadde olan mısırı katma değerli ürünlere dönüştürerek gıda başta olmak üzere tekstil, ambalaj, kağıt ve kimya gibi birçok sektöre yönelik özel çözümler sunuyor. Mısırın kullanım alanlarını geliştirmeye yönelik Ar-Ge çalışmalarının önemine dikkat çeken Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "İşimizin çok büyük bir bölümünü oluşturan mısır, bugün yüzlerce üründe hammadde olarak kullanılan, çok geniş endüstriyel etki alanına sahip, stratejik bir üründür. Sunar Yatırım olarak mısırı yalnızca üretip işlenen bir ürün değil, yeni ürünlere entegre edilen ve sanayiye katma değer katan bir ekosistem olarak görüyoruz. Nişasta bazlı çözümlerden biyobozunur ürünlere, sürdürülebilir üretim süreçlerinden farklı sektörlere yönelik inovatif uygulamalara uzanan çalışmalarımızla, mısırın potansiyelini sürekli genişletiyoruz. Bu yaklaşım hem ülkemizin üretim gücünü hem de küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizi ileri taşıyor" dedi. "Yüzlerce üründe ham madde olarak kullanılıyor" Çomu, şöyle devam etti: "Tarımın en stratejik ürünlerinden biri haline gelen ve birçok sektör için stratejik hammadde olarak tanımlanan mısır, sadece bir gıda hammaddesi olmanın ötesinde, yüzlerce farklı ürünün üretiminde önemli rol oynayan çok yönlü bir kaynak olarak öne çıkıyor. Sunar Yatırım bünyesinde yer alan Sunar Mısır, bu güçlü hammaddenin potansiyelini açığa çıkarmak amacıyla Ar-Ge yatırımlarını sürekli artırarak, mısırın üretiminden işlenmesine ve farklı sektörlerde inovatif ürünlere dönüşümüne kadar geniş bir değer zincirini yönetiyor. Mısır, bugün birçok ürünün temel hammaddesi olarak gıda, tekstil, ambalaj, kağıt, kimya ve daha birçok sektörde kritik bir rol oynuyor. Şirketin Ar-Ge yaklaşımı, yalnızca ürün geliştirme değil, aynı zamanda sürdürülebilirlik, verimlilik ve yeni pazar oluşturma ekseninde şekilleniyor." Mısır nişastasından biyoplastik poşet üretimine uzanan Ar-Ge gücü Sunar Yatırım Ar-Ge Merkezinin 2018 yılında T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından onaylanmasının ardından; nişasta bazlı ürünler, biyoteknoloji, proses optimizasyonu ve sürdürülebilir çözümler alanlarında yoğun çalışmalar yürüttüğünü anlatan Çomu, " Gıda sektörünün yanı sıra kozmetik, kimya ve ilaç gibi farklı sektörlere yönelik geliştirilen ürünler, mısırın çok yönlü kullanım potansiyelini ortaya koyuyor. Bugün nişasta ve nişasta bazlı ürünler gıda sektörü ile beraber ambalaj, kağıt, kimya ve tekstil endüstrilerinde de yoğun biçimde kullanılıyor. Market poşetleri, çöp torbaları, endüstriyel ambalajlar, tarım (malç filmleri) ve pipet gibi ürünler üretiliyor. Bu alanda geliştirdiği çözümlerle hem mevcut pazarlarda derinleşiyor hem de yeni kullanım alanları geliştiriyor" diye konuştu. 2025 yılında Ar-Ge yatırımı 2 katına çıkartıldı Ürünlerini 100’den fazla ülkeye ihraç ettiklerinin altını çizen Çomu, şunları kaydetti: " Sunar Mısır, Ar-Ge gücünü, teknoloji ve insan kaynağı yatırımlarıyla artırıyor. 2025 yılında Ar-Ge ekibine yeni araştırmacılar dahil edilirken, yüksek lisans yapan çalışan sayısında yüzde 60 artış sağlandı. Kimya ve gıda mühendisliğinin yanı sıra biyoteknoloji alanındaki uzmanların da ekibe katılması ile multidisipliner yapı güçlendirildi. Aynı dönemde Ar-Ge harcamaları iki katına çıkarılırken, bütçenin önemli bir bölümü ekipman yatırımları ve çalışan yetkinliklerinin geliştirilmesine ayrıldı. Kimyasal analiz, tekstür ve biyoteknoloji alanlarında yapılan yatırımlar, merkezin teknik kapasitesini ileri seviyeye taşıdı." Ar-Ge vizyonu sürdürülebilirlik odağında şekilleniyor Sunar Mısır’ın Ar-Ge stratejisinde sürdürülebilirlik merkezinin rol oynadığını belirten Çocum " Biyobozunur ürünler, enerji verimliliği sağlayan prosesler ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar, öncelikli araştırma alanları arasında yer alıyor. 2026 hedefleri doğrultusunda; sürdürülebilir ve sağlıklı ürünlere odaklanarak yeni ürünlerin pazara sürülmesi, ithal ikame çözümler geliştirilmesi ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünün artırılması planlanıyor. Aynı zamanda enerji tasarrufu ve çevresel etkiyi azaltan üretim süreçleriyle daha sürdürülebilir bir sanayi yapısına katkı sağlanması hedefleniyor" şeklinde konuştu.
Bursa "Şampiyon Melekler"in adı Nilüfer’de yaşayacak Nilüfer Belediyesi, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden KKTC’li "Şampiyon Melekler"in adını Beşevler Cimnastik Salonu’nda ölümsüzleştirdi. Duygu dolu anlara sahne olan törende, şampiyonların anısının Nilüferli çocukların umutlarında ve başarılarında yaşayacağı vurgulandı. 6 Şubat 2023 depremlerinde Adıyaman’daki İsias Otel enkazında hayatını kaybeden Gazimağusa Türk Maarif Koleji Voleybol Takımının anısı, Nilüfer’de sporla yaşamaya devam edecek. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen anlamlı bir törenle, Beşevler Cimnastik Salonu’nun adı "Beşevler Şampiyon Melekler Cimnastik Salonu" olarak değiştirildi. Duygu dolu anların yaşandığı isim verme törenine; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay, Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı. "Yarım kalan hayalleri bizim için sorumluluktur" Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, 6 Şubat’ın acısının ilk günkü gibi taze olduğunu vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, "Adıyaman’da yıkılan binalardan biri olan İsias Otel’in altında çoğu çocuk 35 canımızı yitirdik. Onlar birer şampiyon ve melekti. Nilüfer bir spor kentidir. Bizim en büyük gururumuz, ahlaklı ve sporu yaşam biçimi haline getirmiş gençler yetiştirmektir. Tıpkı Şampiyon Melekler gibi. Onların yarım kalan hayalleri artık bizim için bir sorumluluk. O güzel çocukların adını, yine çocukların sporla büyüyeceği bu salonda yaşatmak istedik. Onların hayalleri buraya gelen her çocuğun hayalinde büyüyecek" dedi. Başkan Şadi Özdemir ayrıca, bu fikrin oluşmasına vesile olan RUMELİSİAD’a teşekkürlerini iletti. "Çocuklarımızın umutlarında olacaklar" CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de, Kıbrıs Türkleriyle olan kardeşlik bağına dikkat çekti. Salonun, Nilüfer’in yanı sıra farklı şehirlerden ve uluslararası turnuvalardan gelen sporcuların da Şampiyon Melekler’in hikâyesinin öğreneceği bir mekan olması dileğinde bulunan Öztürk, "Onlar her zaman kalplerimizde ve çocuklarımızın umutlarında olacak" diye konuştu. Deprem haberini alır almaz Adıyaman’a gittiklerini ve oradaki dayanışmayı asla unutamadıklarını belirten Gazimağusa Belediye Başkanı Süleyman Uluçay ise, zor günlerde her zaman Türkiye’nin desteğini gördüklerini söyleyerek, Nilüfer Belediyesi’ne gösterdiği bu vefa örneği için teşekkür etti. Sürecin mimarlarından RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke de, Kıbrıs’ta düzenlenen bir ekonomi zirvesinde paylaştıkları bu düşüncenin bugün hayata geçmesinden duydukları gururu dile getirdi. "Şampiyonlar asla ölmez" Törende Şampiyon Meleklerin aileleri adına konuşan Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, duygu yüklü bir konuşma yaptı. Çocuklarının voleybola ve ülkelerini temsil etmeye tutkuyla bağlı olduğunu belirten Karakaya, "Spor salonları sadece müsabaka yeri değil; dostluğun, dayanışmanın, emeğin ve hayallerin büyüdüğü alanlardır. Çocuklarımızın isimlerinin böyle bir yerde yaşayacak olması bize tarifsiz bir gurur veriyor. Bizler adalet mücadelemizi sürdürürken, onların adlarını sporda ve umut dolu projelerde yaşatmaya devam edeceğiz. Çünkü şampiyonlar asla ölmez" dedi. Konuşmaların ardından Şampiyon Melekler anısına hazırlanan özel bir video gösterimi gerçekleştirildi. Tören, katılımcıların salon girişinde hazırlanan anı duvarına kırmızı karanfiller bırakmasıyla sona erdi.