POLİTİKA - 23 Mart 2024 Cumartesi 22:11

Bakan Özhaseki, acı gerçeği Emek ve Aksaray Mahallesi örneği ile verdi: “Örgüt üyeleri istemiyoruz diye bağırdılar, bir kişi bile yaşamıyor”

A
A
A
Bakan Özhaseki, acı gerçeği Emek ve Aksaray Mahallesi örneği ile verdi: “Örgüt üyeleri istemiyoruz diye bağırdılar, bir kişi bile yaşamıyor”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, Hatay’daki Emek ve Aksaray Mahallesi yapılmak istenilen kentsel dönüşüm projesine örgütlerin karşı çıkarak mani olduğunu belirterek, "Emek ve Aksaray mahallesini aradım. Hiç kimsenin telefonu cevap vermiyor. Sonra resmi görevlilerden öğrendim. Bir kişi bile yaşamıyor. Bu siyasete alet edilir mi? Şimdi bana o gün mani olanların vicdanı rahat mı acaba bilmiyorum ki. Vicdan kaldıysa rahatsız olmaları lazım" dedi.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 31 Mahalli İdareler Seçim çalışmaları kapsamında geldiği Trabzon’da ’Sektör Temsilcileri Buluşması’na katıldı. DSİ toplantı salonunda düzenlenen buluşmada konuşan Bakan Özhaseki, Trabzon’un en önemli hamlesinin turizm olduğunu söyledi. Bakan Özhaseki, “Şimdi mesela biraz önce başkanım söyledi. Trabzon’da en önemli hamlesi turizm hamlesi gibi gözüküyor. Onun hazırlığını yapmak lazım. Çünkü hazır insanlar geliyorlar şehrinize can katıyorlar. Yiyorlar, içiyorlar. Tamam. Herhangi bir şekilde ithal tarafı da yok bu işin. Dışarıya borçlanmıyorsunuz. Siz coğrafyanızı gösteriyorsunuz, kültürünüzü gösteriyorsunuz. Güzellikleri gösteriyorsunuz. Para kazanıyorsunuz. Bu bile değişime ayak uydurmaktır. Son olarak da söyleyeceğiz. Belki en önemli kural şu arkadaşlar şehirlerin geleceği o şehirde yaşayan yerel yöneticilerin ufuklarıyla doğru orantılıdır. Kimi kast ediyorum. Vali Bey’i de kastediyorum, yerel yöneticileri de söylüyorum, siyasilerimizi de söylüyorum. Belediye başkanları tabii ki bu işin içerisinde olmazsa olmazlarımız. Eğer şehrinizle bizim ilgili düşünceleriniz ufuklarımız varsa hedef koymuşsak, oraya giderken hep birlikte kol kola girip gayret ediyorsak başarı o şehrin geleceği aydınlık değil. Birimiz güzel bir proje yapmışız ona partili diye kızıyoruz. Şu adam parlamasın. Bu proje uygulanırsa başımıza bela olur, büyür gibi şeytani duygularla mani olmaya çalışırsak Allah korusun o şehirde işler güzel gitmez. Çok şükür biz Trabzon’da hep birliktelik gördük. Eski bakanlarımızda, yeni bakanlarımızdan yerel yöneticilerden, Murat Bey’den, Ahmet Metin Bey’den. Kol kola giren bir yapı gördük” şeklinde konuştu.



“İkide bir dizimize vurup ta deprem den sonra ağlamanın bir manası yok”


Türkiye’de 500’e yakın hareketli fay hattının olduğunu vurgulayan Bakan Özhaseki, “Son yüzyılda gerek ana karamızda gerekse denizlerimizde meydana gelen 6 ve üzerinde şiddette yıkıcı diye tarif edebileceğimiz deprem sayısı 231. Yani her sene 2 veya 3 tane yıkıcı deprem var bu bölgede. Ana karamızda meydana gelen deprem sayısı ise 60’ın üzerinde. Ölen insan sayımız 130 bin. Böyle bir coğrafyada yaşıyoruz. Efendim bizim burası 3. veya 4. derecede inşallah bir şey olmaz bize. Amin inşallah olmaz. Allah’tan dileğimiz o. Ama tedbiri elden bırakırsak şuanda Türkiye’de 500’e yakın hareketli fay hattı var. Nerede, hangi tarihte nasıl bir şiddette kırılacağını kimse tahmin edemiyor. Başımıza büyük felaketler gelir. Elbette inançlı insanlarız. Allah’a tevekkül ederiz, dua ederiz ama tedbiri elden bırakamayız. İkide bir dizimize vurup ta deprem den sonra ağlamanın bir manası yok. Mevlana Hazretleri buyuyor ki, akıl dize vurup ah etmek için değildir. Akıl olanı bitine anlayıp ona göre yola revan olmak içindir. Bizde çok şükür akıllı insanlarız. Çok şükür gücümüz yerine geldi. Mühendislik, mimarlık fakültelerimiz var. Bilim adamlarımız var. Allah’a şükür hükümetlerimiz güçlü. Bu dönemde bizim bu gerçekliği bilerek hareket etme gibi bir hükümlülüğümüz var. Aslında tarihte bizim kendimize has o medeniyetimizin kurmuş olduğu ortamları son 18-19. asırlarda yitirdiğimiz için birazda zordayız” diye konuştu.



Bakan Özhaseki, Emek ve Aksaray Mahallesi örneğini verdi


Hatay’ın Emek ve Aksaray Mahallesi’nde yapılmak istenilen kentsel dönüşüm projesine örgütlerin mani olduğunu ve 6 Şubat depreminde mahallede bir kişinin bile kurtulamadığını kaydeden Bakan Özhaseki, “Bizim artık şehirlerimizi, işyerlerimizi her ne yapıyorsak depreme dirençli ve sağlıklı yapmamız icap eder. Bu sağlıksız yapılardan kurtulmamız icap ediyor. Bana göre Türkiye’nin en önemli meselesi sağlıklı şehirlerin inşa edilmesidir. Çünkü siz şehri kuruyorsunuz, içinde yaşarken şehre benziyorsunuz. Şehirler insanların aynasıdır. En önemli sorun olarak ben bunu görüyorum. 6 Şubat’ta bir deprem yaşandı. Bu depremde Doğu Anadolu fay hattı kırıldı. Orada 18 tane ilimiz etkilendi. 14 milyon insan bundan zarar gördü. Hep yine dizimize vurduk, ah ettik. Gece gündüz demeden uğraştık. Orada CHP’li belediye var demedik, diyemeyiz. İnsan bizim insanımız. Tercihleri başımızın üstüne. Hizmetlerine koştuk. Bu iş zaten siyaset üstü bir iş. Eğer bunu siyasete alet edersek çok acı sonuçlarla karşılaşıyoruz. Benim bir önceki bakanlık döneminde Hatay’a davet ettiler. Antakya Belediye Başkanı İsmail Kimyeci hiç unutmuyorum. Kentsel dönüşüm yapacağım dedi peki dedim. Hesabını ve kitabını yaptık. Oraya gittik, alan çok kalabalık. Vatandaşın yüzde 80’i kentsel dönüşüm istiyor. Ama kenarlarda örgüt üyeleri dolu. Şimdi ki Hatay Belediye Başkanı başlarında. İstemeyiz de istemeyiz. Mimar, mühendis odalarının bir grubu. Bunu üzülerek söylüyorum. Başkanımız çıktı hoş geldiniz konuşmasına ömrümde öyle küfürler duymamıştım adamcağız selam bile veremedi indi. Kürsüye çıktım. İstemiyor musunuz dedim. Vatandaşta ses yok ama kenardaki örgüt üyeleri istemiyoruz diye bağırdılar. Tamam yapmıyoruz sakin olun dedim. Ankara’dan bende kendime iş aramak için gelmedim buralara dedim. Ama dedim, şuraya kadar geldim 10 dakika sohbet edelim meramımı anlatıyım size sonra ayrılacağım olur mu arkadaşlar dedim. Gençler sizde şu pankartlarını indirin dedim. Pankarttan hepsi bize hakaret ediyor. Herkes sakinleştikten sonra dedim ki arkadaşlar bakın burası Doğu Anadolu fay hattı üzerinde. Ülkede önemli 3 tane fay hattı var. Yarın bir gün burada deprem olabilir. Hocalarda sırası geldi diyorlar. Akşam, sabah burada deprem olur gelin mani olmayın da ben şu deprem işinde size yardımcı olayım. Kentsel dönüşümü yapalım hiçbirinize zarar gelmesin. Emek ve Aksaray Mahallesi. Eğer belediye yanlış hesap yaptıysa ben düzelteceğim, belediyeye bir tane bina kalıyorsa ben size vereceğim şeref ve namus sözü saatlerce sizi dinleyeceğim dedim. Gece 11-12’ye kadar herkesi dinledim. Fakat örgütler galip geldiler. Mani oldular ve bize kentsel dönüşümü yaptırmadılar" dedi.



"Şimdi bana o gün mani olanların vicdanı rahat mı?"


"Deprem sabahı erkenden önce Gaziantep Belediye Başkanımızı aradım Fatma hanım hüngür hüngür ağlıyordu. ’Ağabey evlerin altından feryatlar yükseliyor yetişemiyoruz ki’ dedi" ifadelerini kullanan Bakan Özhaseki, "Emek ve Aksaray mahallesini aradım. Hiç kimsenin telefonu cevap vermiyor. Sonra resmi görevlilerden öğrendim. Bir kişi bile yaşamıyor. Günah değil mi. Bu siyasete alet edilir mi? Lüzumlu, lüzumsuz davalar açılır mı? Şimdi bana o gün mani olanların vicdanı rahat mı acaba bilmiyorum ki. Vicdan kaldıysa rahatsız olmaları lazım. Ölünceye kadar tövbe istiğfar etmeleri lazım. Ama pişkin pişkin geziyorlar. Sonra da öğrenmiş bir kelam. En son mecliste ne olur dedim kentsel dönüşüme karşı değiliz de rantsal dönüşüme karşıyız gibi süslü laflar etmeyin midem dönüyor, almıyor içim dedim. Çıkın da kentsel dönüşüm yapın. Alnınızdan öpeyim. Bizde karşıyız. Rantsal dönüşüm yapmak isteyen mi var. Bu işin tek çözümü var, kentsel dönüşüm. Çok hızlı bir şekilde ülkemize depreme dirençli bir hale getireceğiz” ifadelerini kullandı.



Bakan Özhaseki, acı gerçeği Emek ve Aksaray Mahallesi örneği ile verdi: “Örgüt üyeleri istemiyoruz diye bağırdılar, bir kişi bile yaşamıyor”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum Valisi Ali Çalgan: "Hasar büyük ama sevincimiz o ki can kaybımız yok, çok şükür" Çorum’un Sungurlu ilçesinde hortum sebebiyle evlerin hasar gördüğü köyde incelemelerde bulunan Çorum Valisi Ali Çalgan, hasarın büyük olduğunu belirterek, "Hasar çalışmalarına başlanmıştır. İnşallah hiç kimseyi sıkıntıda bırakmayacağız" dedi. Çorum Valisi Ali Çalgan, Sungurlu ilçesinde meydana gelen fırtına sebebiyle evlerin hasar gördüğü Oyaca köyünde incelemelerde bulundu. Vali Çalgan’a Sungurlu Kaymakamı Mutlu Köksal ve Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere eşlik etti. Ekiplerden bilgi alıp vatandaşlara ‘geçmiş olsun’ dileklerini ileten Vali Çalgan, daha sonra açıklamalarda bulundu. 60 hanenin bulunduğu köyde şu an yaklaşık 25 evde vatandaşların yaşadığını söyleyen Vali Çalgan, Bugün 14 Mayıs Perşembe günü. Sungurlu ilçemize bağlı Oyaca köyümüzdeyiz. 15.20 sularında bir hortum vakası yaşanmış. Saat 15.21’de 112 Acil Çağrı Merkezine ihbar yapılıyor. Çağrı gelir gelmez ilgili kurumlarımızın tamamı buraya geldi. Jandarma, AFAD, Kızılay, İl Sağlık Müdürlüğü ambulansları, Sungurlu Belediyemizin iş makineleri ve itfaiye ekipleri, İl Özel İdaremiz olarak hepimiz buradayız. Köyümüz 60 hane. 20-25 hanesi mevsim itibarıyla dolu. Diğer vatandaşlarımız başka şehirlerde. Ciddi bir hasar var. Bu bölgede zaman zaman bu derecelerde vakalar son yıllarda olmaya başlamış. 2019 yılında Çorum merkezde bir hortum vakası yaşanmış. Bugün aynı hadise bir iki köyümüzde daha yaşanmış. Oradaki hasar şükürler olsun bu kadar büyük değil. Hasar büyük ama sevincimiz o ki can kaybımız yok çok şükür" dedi. Yaralıların durumuyla ilgili de bilgi veren Vali Çalgan, "4-5 yaralımız var. 3’ü buraya gelen sağlık ekipleri tarafından ayakta tedavi edildi. 2 tanesi tedbiren hastaneye götürüldü" diye konuştu. Vatandaşların yaralarının en kısa sürede sarılacağını dile getiren Çalgan, "Hemşehrilerimiz ve vatandaşlarımızla beraberiz. Hasar çalışmalarına başlanmıştır. İnşallah hiç kimseyi sıkıntıda bırakmayacağız. Süratla yararları saracağız" diye konuştu. Köyde şu an 47 vatandaşın yaşadığını ve vatandaşların barınma sorunun bulunmadığını dile getiren Vali Çalgan, vatandaşların kendi istekleriyle köy konağı ve köydeki sağlam kalan evlerde kalacağını ifade etti.
Eskişehir Yıldırım’ın düştüğü minare yıkıldı, camide temizlik yapan imam yaralandı Eskişehir’in kırsal Yassıhöyük Mahallesinin cami minaresi ikindi namazına hemen önce düşen yıldırım sonrası yıkılırken, temizlik yapan imam yaralandı. Olay, Odunpazarı ilçesi kırsal Yassıhöyük Mahallesi’nde meydana geldi. Bölgede etkili olan yağmur yağışı sonrası, 158. Sokakta bulunan Yassıhöyük Camii’ne yıldırım düştü. Düşen yıldırımdan dolayı mahallenin merkezinde bulunan caminin minaresi yıkıldı. Minarenin tuğlaları sokağa ve caminin üzerine yıkıldı. Minareden düşen tuğlalar, caminin çatısını delerek içeri girdi. Yıkımın şiddetiyle minarenin kapısı 50 metre öteye uçtu. Yıkılan minare dolayısıyla mahallede elektrik gitti. Temizlik yapan imam yaralandı Yıkımın yaşandığı esnada cami içerisinde hafta sonu düzenlenecek olan yağmur duası için temizlik yapan imam Ramazan Ş. cam kırıklarından ve tuğla parçalarından yaralandı. Cami imamı Ramazan Ş. hastaneye kaldırıldı. Olayın ikindi namazından önce olması ve yıkılan minarenin parçalarının boş bir sokağı düşmesi, facianın ucuz atlatılmasına neden oldu. İhbar üzerine bölgeye jandarma, sağlık ve AFAD Eskişehir İl Müdürlüğü ekipleri sevk edildi. Şeritle kapatılan sokakta bulunan cami girişine "Çökme riski var, uzak durun" yazıları asıldı. Jandarma ve AFAD bölgede çalışma başlattı. "Minare patladı" Konuyla alakalı konuşan mahalle muhtarı Ramazan Algan, "Saat 4 suları burada oturuyorduk. Yüksek sesle bir gürültü geldi. Çıktık hepimiz trafonu patladığını düşündük ama ondan sonra baktık minaremiz yıkılmış. Yıldırım önce cami minaresine geldi, yukarısına düşmüş sonra minare patladı. Parçaları da buraya kadar geldi. Minare caminin üzerine devrildi gördüğünüz gibi. Biz içerideydik işte muhtarlıkta oturuyorduk şimşek çakınca komple yaktı her yeri. Şu anda köyümüzün komple elektrik tesisatı, kamera sistemi bunlar da zarar var"dedi. "Minarenin kapısı falan yaklaşık 50 metre" Mahalle sakinlerinden Cengiz Algan ise yaşadığı olay anlarını şöyle anlattı; "Biz kahvede oturuyorduk, yagislardan dolayı tarlaya gitmedik. Elektrik tellerini sallandığını gördük, ondan sonra bir gürleme duyduk. Dışarı çıktık koşa koşa minarenin yıkıldığını gördük. Patlama etkisiyle minarenin kapısı falan yaklaşık 50 metre fırlayarak köy meydanı’na kadar geldi. Çevredeki arabalarda zarar gördü. Biz başta trafonun patladığını düşündük. Tozdan hiçbir şeyi göremedik. Tozlar kalkınca minarenin düştüğünü gördük. Cami hocası içerdeymiş temizlik yapıyormuş o sırada o da yaralanmış. Önümüzdeki pazar yağmur doğamız vardı o yüzden. Evlerde sayaçlar patladı. Televizyonlar çalışmıyor. Hasarımız büyük. Ekipler geldi sağ olsun bakıyorlar ama zarar karşılanır mı karşılanmaz mı bilmiyorum." (BT-