SAĞLIK - 14 Ekim 2023 Cumartesi 12:48

Baki: “Dünyada her 3 dakikada 1 kadın meme kanserine yakalanıyor”

A
A
A
Baki: “Dünyada her 3 dakikada 1 kadın meme kanserine yakalanıyor”

Meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğu, yaşamları boyunca her 8-10 kadından birinde meme kanseri görüldüğü ve yaş ilerledikçe gelişme riskinin arttığı belirtildi.


"Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı" münasebetiyle açıklama yapan Umut ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nimet Baki, erken teşhisin önemine dikkati çekerek kadınların sağlık taramalarının bir an önce yaptırılması çağrısında bulundu.


Baki, dünyada her üç dakikada bir kadın meme kanserine yakalandığını belirterek “Dünyada her 3 dakikada 1 kadın meme kanserine yakalanıyor. Gelecekte bütün onkolojik hastalıklara yakalanma oranı erkek ve kadınlarda yüzde 40 olarak öngörülmektedir. Bu da demek oluyor ki her yüz kişiden kırkı kansere yakalanabilir” dedi. Her yıl olduğu gibi kadınları eğitmeye ve taramalara yönlendirmeye çalıştıklarını belirten Baki, kanserin tedavisinde erken teşhisin önemine değinerek, “Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Yaşamları boyunca her 8-10 kadından birinde meme kanseri görülür ve yaş ilerledikçe gelişme riski artar” dedi.


Memede ele gelen her sertliğin kansere işaret etmediğini, bu kitlelerin büyük çoğunluğunun iyi huylu çıktığını kaydeden Baki, memedeki her 10 kitleden 8’inin iyi huylu olduğunu ifade etti.


Baki, özellikle ayın belli dönemlerinde ele gelen sertliklerin, hassasiyet ya da ağrı olabildiğini, bu duruma ’fibrokistik meme değişiklikleri’ denildiğini belirterek bunların normal değişiklikler olduğunu, menopozda olup hormon alanlarda da görülebildiğini kaydetti. Baki, aylık meme muayenesi yapılarak bu değişikliklerin kolaylıkla tanınabildiğini, her kadının kendi meme yapısını tanıyabilmesi için düzenli olarak kendi kendine her iki memesini kontrol etmesinin önemli olduğunu ifade etti. Bir kişinin ailesinde böyle bir vaka görülmemesinin, kendisinde hiçbir zaman meme kanseri gelişmeyeceği anlamına gelmediğini belirten Baki, kanser tanısı konulan kadınların yüzde 80’inden fazlasının ailelerinde kanser görülmediğini, bununla birlikte ailesinde özellikle birinci derece yakınları kanser olanlarda, meme kanseri görülme riskinin daha fazla olduğunu belirtti.



"Geçen yıl ülkemizde 18 bin kadın meme kanserine yakalandı"


Geçen yıl ülkemizde 18 bin kadının meme kanserine yakalandığını belirten Baki, "Dünyada her üç dakikada bir kadın meme kanserine yakalanıyor. Dünyada 2 milyon 300 bin meme kanserine yakalanmakta ve 627 bini ölmekte. Geçen yıl ülkemizde 18 bin kadın meme kanserine yakalandı. Erken teşhis edildiğinde tedavi edilebilir fakat biz geç kalındığı için ölümlerde kadınlarımız 5’inci sırada yer alıyor. Dernek olarak bu ayda farkındalık çalışmalarımıza daha çok ağırlık vererek kadınlarımızı bilgilendirmek için çalışıyoruz. Genetik önemli bir faktör. 20 tane gende mutasyonlara bağlı olarak meme kanseri oluşabiliyor. Anne, kız kardeş, teyzede meme kanseri olanlarda meme kanseri görülme olasılığı daha fazla. Son yıllarda bu babaanne, halada meme kanseri varsa, kanserin gelişme olasılığı yüksek oluyor. 51 yaşından sonra daha fazla gözleniyor fakat ülkemizde 40 yaşın altında da meme kanseri görülme olasılığı yüzde 20’lere kadar çıktı. Meme kanseri menopoz ve geç menopoz dönemlerinde etkili. Östrojen hormonuna maruz kalmak, 10 yıldan fazla süre oral kontraseptif (doğum kontrol yöntemi) kullanmak, alkol alımı da meme kanserinde etkili risk faktörü. 100 tane meme kanserinden 1 olgu erkeklerde gözlenmektedir. Kadınlarda farkındalık oluşturduk. Fakat erkeklerde bu farkındalık olmadığı için ileri evrede meme kanserini yakalıyoruz ve daha çok metastazla geliyor. Geçen yıl 750 erkek kişiye meme kanseri teşhisi konmuş. Kadınlarımıza her ay düzenli olarak ayna karşısında 5 dakika meme muayenesi yapın diyoruz. 20 ile 40 yaş arasında mutlaka yılda 1 kez jinekolojik muayene için kadın doğumcuya, genel cerrahiye, meme polikliniğine veya aile hekimine gidin, meme muayenesi yaptırın. 40 yaştan sonra ultrasonografi altın standart. Bir santimetreye gelinceye kadar meme kanseri 5 yıl zaman geçiyor. Bunu ancak mamografide anlayabiliyoruz. Meme kanseri tedavisinin sistematik olması gerekiyor. 1 milimetrenin 5’te biri yani 200 mikron çapında meme kanseri oluştuğunda metastaz yapabiliyor. Erkekler de meme muayenelerini yapacaklar. Ailede eğer meme kanseri varsa risk faktörü varsa uzman tarafından görülecek ultrasonografi veya mamografi çektirebilir. Risk faktörü varsa 30 ile 35 ultrasonografi ve mamografiyi öneriyoruz” dedi.



"Yaş ilerledikçe meme kanseri riski artar"


Ailesinde meme kanseri hikayesi olmasının, kişinin meme kanseri gelişme riskini arttırmakla beraber kesinlikle kanser olacağı anlamına da gelmediğini aktaran Baki:’’ Ancak böyle bir durumda mutlaka yakın takip yapılmalıdır. Bu konuda uzman doktorlar tarafından gerektiğinde bazı genetik testler de yapılarak risk değerlendirilmelidir. Meme kanserinin gelişme riskinin yaş ilerledikçe arttığı doğrudur, fakat meme kanseri sadece yaşlılarda görülen, gençlerde rastlanmayan bir hastalık değildir. Tanı konulanların ortalama yaşı 60 olmakla birlikte, 20’li yaşlarda da görülebilmektedir. Özellikle ailesinde meme kanseri olanlarda hastalığın genç yaşlarda görülme riski daha fazladır. Kanserin kendisi hiç bir zaman saç kaybına yol açmaz. Tedavide kullanılan ilaçlar ve yöntemler nedeniyle saç dökülmesi görülebilir. Ancak meme kanseri tedavisinde giderek daha çok yaygınlaşan akıllı ilaçlar ile artık saç kaybı görülmemektedir. Mamografi kanserin yayılmasına neden olmamaktadır, aksine erken teşhisini sağlayarak, hastalığın bölgelere yerlere yayılmadan tedavi edilme şansını sağlamaktadır. Kanser tedavisinde erken teşhis esastır. Hastalığın diğer organlara ilerlemeden tedavi edilmesi başarı şansını artırır. Mamografi çekilmesi de meme kanserinin erken evrede yakalanmasını sağlar. Yıllık olarak yapılması ile aşırı radyasyon alınmaz. Ayrıca mamografi çekimi sırasında memeye uygulanan sıkıştırma işlemi de kanser gelişmesine yol açmaz ’’diye konuştu.



"Hiçbir kanser bulaşıcı değildir"


Hiçbir kanserin bulaşıcı olmadığını, bir ailenin birçok bireyinde kanser görülmesinin bu yanlış düşünceye sebep olduğunu ifade eden Baki, ’’Kişi kanser hastalığını başka bir kimseye bulaştıramaz. Ancak rahim ağzı (serviks), karaciğer kanseri gibi bazı kanserlerin nedenleri arasında virüsler vardır’’ ifadelerini kullandı.


Yapılan çalışmalarda şimdiye kadar koltuk altı ter ve koku gidericiler ile meme kanseri gelişim riski arasında bir ilişki bulunamadığını aktaran Baki ’’Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Yaşamları boyunca her 8-10 kadından birinde meme kanseri görülür ve yaş ilerledikçe gelişme riski artar. Erkeklerde meme kanseri nadir de olsa görülmektedir. Bir kadının hayatı boyunca meme kanserine yakalanma riski yüzde 13 olarak saptanmıştır” dedi.



"Her yıl 15 milyon kişiye kanser tanısı koyuluyor"


Dünyada her yıl yaklaşık 15 milyon kişiye yeni kanser tanısı konulduğunu, Türkiye’de ise bu rakamın yaklaşık 175 bin olduğunu aktaran Baki , en sık görülen kanser türlerinin erkeklerde sırasıyla akciğer, prostat, kalın bağırsak, mide ve karaciğer, kadınlarda ise meme, kalın bağırsak, akciğer, rahim ağzı ve mide kanserleri olduğunu vurguladı.


Meme kanseri farkındalık ayında vatandaşları meme kanseri konusunda bilgilendirdiklerini belirten Baki, ‘’Kurulduğumuz günden beri kanser hastalarına sağladığımız maddi ve manevi desteklerin yanı sıra, çeşitli kanser türleri hakkında vatandaşlarımızı bilgilendirmeye ve farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Meme kanseri ayı dolayısıyla çalışmalarımızı bu yöne çevirmiş bulunuyoruz. Ülkenin çeşitli yerlerinde bulunan temsilcilerimiz o ildeki kadınlara yönelik meme farkındalık çalışmaları yapıyor. Bizler de gerek sosyal medyada gerekse üyelerimize, gönüllülerimize ve vatandaşlarımıza meme kanseri hakkında bilgiler verip erken teşhisle bu tür kanserlerin tedavi edilebileceğini, belirli yaşlardan sonra düzenli olarak mamografi çekiminin önemini vurguluyoruz. Kadınlarımızın mamografiye yönlendirmek ve dikkatlerini çekmek amaçlı hediyeli çekilişler yapıyoruz. Umut ve Yaşam Derneği olarak yönetim kurulu arkadaşlarımız, üyelerimiz ve gönüllü arkadaşlarımızla birlikte elimizden gelen gayreti göstererek kanser farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz” diye konuştu.



Baki: “Dünyada her 3 dakikada 1 kadın meme kanserine yakalanıyor”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Dağlı’dan 19 Mayıs mesajı SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajında, "19 Mayıs; bağımsızlık meşalemizin yakıldığı gündür" dedi. 19 Mayıs 1919’un, Türk Milletinin bağımsızlık mücadelesindeki dönüm noktalarından biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı kurtuluş mücadelesinin, milletin azim ve kararlılığıyla zafere ulaştığını belirtti. 19 Mayıs’ın sadece bir kurtuluş hareketinin başlangıcı olmadığını kaydeden Prof. Dr. Dağlı, "19 Mayıs; milletimizin bağımsızlık uğruna gösterdiği fedakârlığın ve sarsılmaz iradesinin simgesi aynı zamanda gençliğe duyulan güvenin ve inancın en güçlü göstergesidir. Bilim, teknoloji, kültür ve spor alanlarında yetişen gençlerimiz, ülkemizin yarınlarını şekillendirecektir. SANKO Üniversitesi olarak gençlerimizin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sunmayı temel görevlerimizden biri olarak görüyoruz. Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizin; milli ve manevi değerlerine bağlı, sorgulayan, üreten ve evrensel düşünceye sahip bireyler olarak yetişmeleri en büyük hedefimizdir" ifadelerini kullandı. 19 Mayıs ruhunun, bugün de Türkiye’nin geleciğine ışık tuttuğunu söyleyen Prof. Dr. Dağlı, "Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, milli mücadelemizin kahramanlarını, vatanın bölünmez bütünlüğü uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi, rahmet, minnet ve şükranla anıyor; milletimizin ve sevgili gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum" ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Şahin: "19 Mayıs ruhu, bugün de gençlerimizin azminde ve hayallerinde yaşıyor" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla mesaj yayımladı. Şahin mesajında, 19 Mayıs 1919’un yalnızca bir kurtuluş yürüyüşünün başlangıcı değil; aynı zamanda milletin yeniden ayağa kalkışının, umudun ve bağımsızlık iradesinin sembolü olduğunu belirtti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’da yaktığı istiklal meşalesinin bugün de gençlerin azminde, çalışkanlığında ve hedeflerinde yaşamaya devam ettiğini ifade etti. Başkan Şahin mesajının devamında ise, "Sevgili Gençler, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nızı gönülden kutluyorum. 19 Mayıs; milletimizin bağımsızlık yolunda attığı en güçlü adımlardan biri, inancın, cesaretin ve kararlılığın tarihe yön verdiği önemli bir dönüm noktasıdır. Atatürk’ün gençlere emanet ettiği bu ülkenin yarınlarını sizlerin bilgisi, çalışkanlığı, vicdanı ve üretkenliği şekillendirecektir. Bugün gençlerimiz yalnızca geleceğin değil, bugünün de en önemli gücüdür. Bilimde, teknolojide, sporda, sanatta ve sosyal hayatta ortaya koyduğunuz her başarı, ülkemizin yarınlarına duyduğumuz umudu daha da büyütüyor. Bizler de gençlerimizin önünü açan, onları destekleyen, fikirlerine değer veren bir anlayışla çalışmayı sürdürüyoruz. Gaziantep’te gençlerimizin hayatın her alanında daha güçlü yer alabilmesi için eğitimden ulaşıma, spordan meslek edinmeye kadar birçok alanda destek sunuyoruz. Şehrimizin dört bir yanında hayata geçirdiğimiz spor salonları, gençlik merkezleri ve yeni spor alanlarıyla gençlerimizin sağlıklı ve aktif bir yaşam sürmesini destekliyoruz. Amatör spor kulüplerine ve altyapı sporcularına verdiğimiz desteklerle genç yeteneklerin yanında oluyoruz. İş Deneyim Programları ile gençlerimizin iş hayatına hazırlanmasına katkı sağlıyor, GASMEK kurslarımızla meslek edinme ve kişisel gelişim alanlarında gençlerimize yeni fırsatlar sunuyoruz. Üniversite öğrencilerimiz için başlattığımız abonman sistemiyle ulaşım giderlerini azaltırken, haydi kafeler ve uygulamamızla kültür, sanat ve sosyal yaşamda gençlerimizin daha aktif yer almasını amaçlıyoruz. Gaziantep, genç nüfusu, üretim gücü ve dinamizmiyle Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri. Bu şehirde gençlerimizin hayallerini gerçekleştirebileceği, kendini geliştirebileceği, sporla, eğitimle, kültür ve sanatla iç içe yaşayabileceği imkanları artırmak için gayret göstermeye devam ediyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; güçlü Türkiye’nin yolu, donanımlı, özgüvenli ve değerlerine sahip çıkan gençlerden geçmektedir. 19 Mayıs ruhu, sadece geçmişte kazanılmış büyük bir mücadelenin hatırası değil; aynı zamanda bugün de birlik olmanın, üretmenin, vazgeçmemenin ve ülkesine sahip çıkmanın adıdır. Bu ruhun gençlerimizin yüreğinde yaşamaya devam ettiğini görmek bizlere büyük bir güç veriyor. Bu düşüncelerle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Milli Mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; sevgili gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Antalya Sellektör yapma tartışmasında 3 kişiyi öldüren şüpheli tutuklandı Antalya’nın Serik ilçesinde yol verme ve sellektör yapma nedeniyle çıkan tartışmada 3 kişiyi tabanca ile vurarak öldüren şüpheli çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Serik ilçesi Kökez Mahallesi’nde önceki gece 02.00 sıralarında meydana gelen olayda, Emre Savran, Bilgin Korkut, Oğuz Avcı ile yoldan geçen Ahmet Bayar arasında yol verme ve sellektör yapma nedeniyle tartışma çıktı. Çıkan tartışmanın büyümesi üzerine Gündoğmuş ilçesinde orman muhafaza memuru olarak görev yapan Ahmet Bayar, yanında bulunan tabancayla ateş açtı. Silah seslerini duyanların ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, Bilgin Korkut ile Oğuz Avcı’nın olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi. Yaralanan Emre Savran kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Tutuklanarak cezaevine gönderildi Antalya Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsi işlemlerinin ardından 3 kişinin cenazeleri aile ve yakınları tarafından teslim alınarak Serik’te toprağa verildi. Olayın ardından silahıyla birlikte Serik İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne giden Ahmet Bayar ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Bayar’ın adliyeye getirilişi sırasında çelik yelek giydirilen Ahmet Bayar çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bayar’ın ifadesinde, "Karşı taraftaki bir araçtan bana selektör yapıldı. Bundan dolayı aramızda tartışma çıktı. Daha sonra 500 metre ileride bana selektör yapan araçtan inen 4 kişi üstüme doğru yürüdü. Yanımda bulunan kendime ait ruhsatlı tabanca ile ateş ettim. Yaşananlardan dolayı çok pişmanım. Keşke olmasaydı, yaşanmasaydı" dediği öğrenildi.