SAĞLIK - 02 Ağustos 2024 Cuma 11:09

Doç. Dr. Demet Sağlam Aykut: “Stresi yönetemezseniz sağlığınız tehlikede”

A
A
A
Doç. Dr. Demet Sağlam Aykut: “Stresi yönetemezseniz sağlığınız tehlikede”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Doç. Dr. Demet Sağlam Aykut, stres oluşturan bir durumun kişi tarafından ne şekilde algılandığının oldukça önemli olduğunu belirterek “Kişinin yaşadığı stres düzeyi, stres kaynağını algılama şekline göre değişiklik gösterebilir. Bireyin, mücadele edebilme gücünü aşan yüksek düzeyde ve/veya uzun süreli (kronik) stres durumuna maruz kalması organizmanın dengesinin (homeostazis) bozulmasına neden olur” dedi.


KTÜ Farabi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Demet Sağlam Aykut, stresin insan sağlığı konusunda olumsuz etkenleri konusunda açıklamalarda bulundu. Stresin sağlık ve gelişim için gerekli bir uyarıcı olduğuna dikkat çeken Aykut, “Stres, Latince’de ‘estrictia’ kelimesinden türemiş olup ‘zorlanma, gerilme ve baskı’ anlamına gelmektedir. Sıklıkla olumsuz anlamda kullanılmakla birlikte stres; insanların ruhsal ve bedensel sağlığı açısından bir uyarı, bir tehlike işareti olarak da etki eden normal ve gerekli bir süreçtir. Fiziksel ya da duygusal nedenlerle meydana gelebilmektedir. Organizmanın çalışması, gelişmesi, olgunlaşması ve bir eylemde bulunması için optimum düzeyde stres gereklidir. Bu yönü ile stres; yaşam boyunca hemen her dönemde problem çözümü için motivasyon sağlar ve yararlı stres olarak tanımlanır” şeklinde konuştu.


Aynı stres kaynağının herkeste aynı duygusal tepkilere yol açmayabileceğini kaydeden Aykut. “Stres oluşturan bir durumun kişi tarafından ne şekilde algılandığı oldukça önemlidir. Kişinin yaşadığı stres düzeyi, stres kaynağını algılama şekline göre değişiklik gösterebilir. Bireyin, mücadele edebilme gücünü aşan yüksek düzeyde ve/veya uzun süreli (kronik) stres durumuna maruz kalması organizmanın dengesinin (homeostazis) bozulmasına neden olur” diye konuştu.



"Stres kanseri tetikliyor"


“Günlük yaşamda strese sık maruziyet ve stresin etkili bir şekilde yönetilememesi bir takım sağlık problemlerinin görülme riskini arttırmaktadır” diyen Aykut, “Stres yönetimi yeterli şekilde yapılamayan bireylerde artan stres hormonları nedeni ile midede ülser gelişimi, damar sertliği (ateroskleroz), hipertansiyon ve kalp krizi gibi kalp damar hastalıklarına yatkınlık artışı, bağışıklık sisteminde yavaşlama nedeni ile enfeksiyonlara yatkınlık, inme, diyabet gibi birçok kronik seyirli hastalık ortaya çıkabilmektedir. Bununla birlikte stresin kanser gelişiminde de rol aldığı düşünülmektedir. Kanser gelişiminde genetik ve çevresel faktörlerin yanı sıra stresin de etkili olduğu belirtilmiştir. Yapılan çalışmalarda stres hormonlarına maruziyetin kanser hücrelerinin çoğalmasını arttırdığı ve kanser tanısı almış hastalarda kanserin yayılımını hızlandırdığı ifade edilmiştir. Stresli bireylerde görülen daha fazla sigara-alkol tüketimi, kalitesiz uyku ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları, fiziksel egzersiz eksikliği gibi yüksek riskli davranışlar da kanser gelişimi için tetikleyici olabilir” ifadelerini kullandı.



“Stres yönetimi sağlıklı ve üretken bir yaşamın anahtarı”


Stres yönetiminin stresle başa çıkma becerilerinin geliştirilmesi ve strese uyumun arttırılabilmesi ile sağlandığını belirten Aykut, “Etkili stres yönetimi beden sağlığını korumak, verimli ve üretici bir hayat sürdürebilmek için gereklidir. Hafif düzeyde stres varlığı enerjiyi ve verimliliği arttırdığı için stres yönetiminin amacı stresten tümüyle kaçınmak değildir. Stresle başa çıkmak için etkili stratejiler arasında düzenli uyku ve sağlıklı beslenme, fiziksel hareket, solunum egzersizleri, meditasyon ve gevşeme yöntemleri, sosyal destek sistemlerinin güçlendirilmesi ve sosyal etkileşimin arttırılması şeklinde yöntemler yer almaktadır. Kişilerin güçlü ve zayıf yönleri, stresi algılayış biçimleri farklı olmakla birlikte stresle baş etme yöntemleri de bireysel özelliklere göre değişkenlik gösterecektir. Kişilerin etkin stres yönetimine yönelik kendileri ve yaşam tarzlarına en uygun yöntemi belirleyip uygulaması gündelik yaşamda karşılaşılması kaçınılmaz olan stresin yatkınlık oluşturduğu, yaşam kalitesini düşüren, kronik seyirli ve yaşamı tehdit eden birçok hastalıktan korunmak adına çok önemlidir” dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya BBP Genel Başkanı Destici: "Bir çocuğumuzun daha köpek saldırısında hayatını kaybetmesine tahammülümüz yok" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bir çocuğumuzun daha, en son Van’da Hamza evladımızı parçaladı köpekler. Öldürdüler. Bir çocuğumuzun daha köpek saldırısında hayatını kaybetmesine tahammülümüz yok. İçişleri Bakanımızın açıklamaları bir nebze de olsa yüreğimize su serpti. Köpeklerin yüzde 80’inin toplandığını, geriye kalan yüzde 20’sinin de sonbahara kadar toplanacağını söyledi" dedi. Büyük Birlik Partisi Konya Olağan İl Kongresi Mevlana Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kongrede konuşan BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, "Onca yolsuzluğa, onca hırsızlığa, onca ahlaksızlığa rağmen bazı partilerin yöneticileri, belediye başkanları pişkin pişkin, sanki hiçbir şey olmamış gibi ortalıkta gezmekte, televizyonlarda endam etmekte, mahkeme salonlarında şov yapmaktadır. Bunlara asla müsamaha gösterilmemelidir. Yani bunların yaşadığını biz yaşasak ya da herhangi bir normal vatandaşımız yaşasa, utancından sokağa çıkamaz. Ama o kadar pişkinler ki sanki hiçbir şey olmamış, her şey sütlimanmış gibi sağa sola saldırmaya, parmak sallamaya, güya iktidara gelirlerse hesap soracaklarını söylemeye, televizyonlardaki gazetecilere saldırmaya devam etmektedirler. Ama güneş balçıkla sıvanmaz. Adalet gecikir ama mutlaka sonunda gerçekleşir. Kim haklı, kim haksız ortaya çıkar" dedi. "LGBT dediğin düpedüz sapkınlıktır, LGBT dediğin ahlaksızlıktır" Son yıllarda aileye saldırıların arttığını belirten Mustafa Destici, "LGBT diye sapkın düşünceleri bize özgürlük adı altında dayatıyorlar. Ne özgürlüğü, LGBT dediğin düpedüz sapkınlıktır, ahlaksızlıktır. Yeryüzünde ne kadar din varsa, sadece Müslümanlık değil, ne kadar ahlaki öğreti varsa bunların hepsi LGBT’yi reddetmektedir. Çünkü insanın tabiatına aykırıdır. Şimdi çocuklarımızı evlilikten soğutuyorlar. Televizyonlar, sosyal medya, internet aracılığıyla çocuklarımız evlenmesin diye her türlü propaganda yapıyorlar. Evlilik berekettir, rahmettir, çocuk berekettir, rahmettir. Ama yıllardır ne aşılıyorlar, ’sakın evlenmeyin.’ Onun yanında ne aşılıyorlar? Evlilik dışı hayat ve bunu meşru gösteriyorlar. Gençlerimizi inançlarımızdan koparmalarına fırsat vermeyeceğiz ve gençlerimize bunu anlatacağız. Elbette bunu anlatırken ülkemizi her alanda geliştirerek gençlerimizin hepsinin bir işinin olmasını sağlayacağız. Ailelerin ihtiyaçlarını temin edecek gelire sahip olmalarını temin edeceğiz. Sanayiyi destekleyeceğiz. Üretimi destekleyeceğiz. Üreteni destekleyeceğiz ve hakça bölüşülmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "Bir çocuğumuzun daha köpek saldırısında hayatını kaybetmesine tahammülümüz yok" Neredeyse her gün bir çocuğun, bir canın köpek saldırılarında ya öldüğünü ya da ağır yaralandığını söyleyen Mustafa Destici, "Bizim buna dur dememiz gerekiyor. Bir çocuğumuzun daha, en son Van’da Hamza evladımızı parçaladı köpekler. Öldürdüler. Bir çocuğumuzun daha köpek saldırısında hayatını kaybetmesine tahammülümüz yok. İçişleri Bakanımızın açıklamaları bir nebze de olsa yüreğimize su serpti. Köpeklerin yüzde 80’inin toplandığını, geriye kalan yüzde 20’sinin de sonbahara kadar toplanacağını söyledi. İnşallah bu gerçekleşir. Ama bir kere daha söylüyorum, kararlılıkla ve hiç çekinmeden söylüyorum. Evet, köpekleri toplayalım, sahipsiz olanları. Sahipli olanlar zaten kendi başına dolaşıyor. Eğer belediyelerin imkanları varsa, valiliklerin imkanları varsa elbette barınaklara alsınlar, beslesinler. Ama bu yapılamıyorsa uyutmaktan başka çare yoktur ve çocuklarımız öleceğine köpeklerin uyutulmasının daha insani, daha doğru olduğunu da yüksek sesle söylüyorum. Bana her gün saldırıyorlar. Aynı bu köpekleri savunanların bir kısmı da onlar gibi saldırgan. Allah şerlerinden muhafaza etsin. Yani mama lobileri bir taraftan ki bunların bir kısmının da böyle dernek kurarak geçimlerini oradan temin ettikleri daha sonra ortaya çıktı. İnanılmaz saldırıyorlardı. Ama onların saldırılarından falan korkacak, tırsacak, geri adım atacak değiliz. Çünkü biz ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ diyen bir anlayışın devamıyız. İnsan mı, köpek mi; çocuk mu, köpek mi dediğimizde elbette tercihimiz insandır, çocuktur ve öyle olacaktır" şeklinde konuştu.
Kayseri Mimarsinan OSB’de Arar dönemi Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi 1. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Yapılan genel kurulda oyların çoğunluğunu alan Mehmet Arar başkanlığa seçildi. Mimarsinan (OSB) Olağan Genel Kurulu, Kayseri Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Abdullah Ay’ın konuşmaları ve Divan heyetinin oluşmasıyla başladı. Divan heyeti başkanlığına Kayseri Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci’nin seçilmesinin ardından saygı duruşunda bulunularak İstiklal Marşı okundu. Kurulda açılış konuşmalarını gerçekleştiren Kayseri Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Abdullah Ay; "Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği gereği toplantıların usulüne uygun icra edilmesi, alınan kararların hukuki geçerlilik kazanması ve sanayicilerimizin haklarının korunması adına bakanlık olarak buradayız. Bakanlığımız olarak burada bulunma amacımız demokratik bir platform olan genel kurulun mevduatın çizdiği sınırlar çerçevesinde şeffaf ve güvenilir bir ortamda tamamlanmasını sağlamaktır. Ayrıca toplantının belirli süreler içinde yapıldığı gündemin usule uygun şekilde ilan edildiği ve tüm hazırlıkların yönetmeliğe tekabül ettiği tarafımızca teyit edilirmiştir. Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi’nin geleceğine yön verecek kararların alınacağı bu toplantının başlatılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır" dedi. Kurula ev sahipliği yapan Kayseri Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy ise; "Bu olağan kurula ev sahipliği yapmaktan gurur duyuyorum. 2 adayı da tebrik ediyorum. Süreç içerisinde en ufak bir dedikodu ve fitneye rastlamadık. İkisi de nezaketli bir şekilde seçim süreci geçirdi, sizin sözlerinizle de netlik kazanacak .Kazanan Kayseri olacak, sanayisi, ekonomisi olacak" şeklinde konuştu. AK Parti Kayseri Milletvekili Şaban Çopuroğlu da başkan adaylarını tebrik ederek; "68 bin işletmemiz var. Yakın coğrafyamızda yaşanan olumsuz gelişmelerden sonra Türkiye cazibe merkezi olacak. İstanbul ve Kayseri cazibe merkezi olacak. Ekibimiz canla başla çalışarak gayret ediyorlar. Ben buradan 2 başkan adayımızı tebrik ediyorum. Cenabı Allah kolaylık versin. Rakipler yan yana oturuyor, kapıda beraber dolaşıyorlar" dedi. Başkan Adayı Mehmet Arar konuşmasında organize sanayi bölgesini farklı bir vizyona taşımak için el ele çalışacaklarını ifade ederek; "Bizleri kırmadınız buraya kadar yoruldunuz. Ömer başkanımın da misafirperverliğinden dolayı teşekkür ediyorum. Mimarsinan OSB’nin değerli sanayicileri; bu zaman sürecinde bizi bıkmadan dineldiniz. Telefonlar ile rahatsız ettik, gezdik ve kendimizi ifade etmeye çalıştık. Bizi bıkmadan usanmadan dinlediniz ayrıca teşekkür ediyorum. Kim seçilirse seçilsin OSB’miz için elimizden gelen her şeyi yapacağımıza inanıyorum. Herkesin başka bir bakış açısı ve başka bir vizyonu var. Bizim hedefimiz şuana kadar gelmiş olan Mimarsinan OSB’yi başka bir vizyona taşımaktır. Bunu yaparken sanayicilerimiz ile el ele olacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu. Bir diğer aday Lütfü Çarşıbaşı ise konuşmasında Mimarsinan OSB’nin ilk kez kendi başkanını seçeceğini belirterek birlikte çalışma mesajı verdi. Konuşmaların ardından oy verme işlemine geçildi. 306 delegenin oy kullandığı genel kurulda oyların 192’sini alan Mehmet Arar Mimarsinan OSB başkanlığına seçilirken Lütfü Çarşıbaşı ise 111 oy aldı. 3 oy da geçersiz sayıldı.