ÇEVRE - 04 Ağustos 2025 Pazartesi 09:45

Doç. Dr. Kadir Alperen Coşkuner, "Doğu Karadeniz çok yağış alır, bu nedenle yangın olmaz şeklinde bir inanış vardır ancak bu doğru değildir"

A
A
A
Doç. Dr. Kadir Alperen Coşkuner, "Doğu Karadeniz çok yağış alır, bu nedenle yangın olmaz şeklinde bir inanış vardır ancak bu doğru değildir"

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Mühendisliği Bölümü Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kadir Alperen Coşkuner, "Doğu Karadeniz çok yağış alır, bu nedenle yangın olmaz" şeklinde bir inanışın doğru olmadığını belirterek Doğu Karadeniz’deki yangınlar ile Ege ve Akdeniz bölgelerindeki yangınlar çok farklı dinamiklere sahip olduğunu belirtti.


Doğu Karadeniz bölgesindeki orman yangınlarının, Ege ve Akdeniz’deki yangınlara göre daha düşük şiddetli olduğunu vurgulayan Coşkuner, bunun temel nedeninin bölgede yapraklı ormanların yaygın olması olduğunu söyledi. Yaprak dökümüyle birlikte yerde biriken kuru maddelerin yangın için uygun ortam oluşturduğunu belirten Coşkuner, "Ancak genellikle bu dönemde hava nemlidir, yağışlı periyotlar devam eder ve tutuşma şartları oluşmaz. Fakat bazı dönemlerde, özellikle lodos estiğinde ve sıcaklıklar 27-28 dereceye kadar çıktığında yangın riski ciddi şekilde artar," dedi.


Doğu Karadeniz’de tarım arazileri ile orman alanlarının iç içe geçmiş yapısına da dikkat çeken Coşkuner, bahçe temizliği amacıyla yapılan ateşlerin, sıcak ve kuru dönemlerde örtü yangınına dönüşebileceğini ifade ederek eğimli arazilerde bu tür yangınların kolayca ormana sıçrayabildiğini ifade etti.



"Ülkemizde yangın sezonunu ikiye ayırırız"


Ülkemizde yangın sezonunu ikiye ayırdıklarını kaydeden Coşkuner, "Doğu Karadeniz çok yağış alır, bu nedenle yangın olmaz şeklinde bir inanış vardır; ancak bu doğru değildir. Doğu Karadeniz’deki yangınlar ile Ege ve Akdeniz bölgelerindeki yangınlar çok farklı dinamiklere sahiptir. Biz ülkemizde yangın sezonunu ikiye ayırırız: İlki, Mayıs’tan Ekim’e kadar süren ve Ege-Akdeniz bölgelerinde görülen yangın dönemidir. İkincisi ise "kış yangınları" olarak adlandırdığımız, Kasım’dan Nisan’a kadar süren süreçtir ve bu dönemde Doğu Karadeniz bölgesinde yangınlar meydana gelir. Bu bölgedeki yangınlar, Ege ve Akdeniz bölgelerindeki yangınlara göre daha düşük şiddetlidir. Çünkü Doğu Karadeniz’de çoğunlukla yapraklı ormanlar bulunur" dedi.



"Yangının çıkabilmesi için yerde kuru yanıcı madde bulunması gerekir"


Yangının çıkabilmesi için yerde kuru yanıcı maddelerin bulunması gerektiğini kaydeden Coşkuner, "Bir yangının çıkabilmesi için yerde kuru yanıcı madde bulunması gerekir. Bu da, yapraklı ağaçların yaprak döktüğü sonbahar ve kış aylarında mümkün olur. Ancak bu dönemde her zaman yangın çıkmaz. Çünkü genellikle hava nemlidir, yağışlı periyotlar devam eder ve tutuşma şartları oluşmaz. Fakat bazı dönemlerde, özellikle "lodos" olarak bilinen güneyli rüzgârlar estiğinde ve hava sıcaklıkları kışın bile 27-28 derecelere ulaştığında yangın riski artar. Bölgede tarım arazileri ile orman alanları iç içe geçmiş durumdadır; sınırlarını ayırmak zordur. Bahçe temizliği amacıyla yapılan yakmalar, bu sıcak ve kuru dönemlerde yangına neden olabilir. Eğimli araziler nedeniyle bu yangınlar kolayca ormana sıçrayabilir. Bu yangınlar, "örtü yangını" olarak adlandırılır. Dolayısıyla, bu bölgede çıkan yangınlar düşük şiddetli olsa da, kış aylarında da Karadeniz Bölgesi’nde orman yangınları görülebilir. Hatta bazı yangınlar, alandaki izleri kısa sürede yok olduğu için bir yıl sonra fark edilmez bile.



Doç. Dr. Kadir Alperen Coşkuner, "Doğu Karadeniz çok yağış alır, bu nedenle yangın olmaz şeklinde bir inanış vardır ancak bu doğru değildir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beykoz’daki orman yangını 9 saatte kontrol alındı İstanbul’un Beykoz ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın, ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu yaklaşık 9 saat sonra kontrol altına alındı. Beykoz Kılıçlı Mahallesi’nde saat 15.50 sıralarında başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Beykoz-Şile sınırındaki yangına ulaşımın kısıtlı olması, ekiplerin müdahalesini zorlaştırdı. Yangın ilk olarak saat 18.30 sıralarında kontrol altına alınırken, rüzgarın da etkisiyle yeniden alevlendi. Orman Bölge Müdürlüğü, itfaiye ve AFAD ekiplerinin yoğun çalışması sonucu yangın, saat 01.00 sıralarında tekrar kontrol altına alındı. Yangına 3 helikopter, 51 araç ve 146 personel ile müdahale edilirken, yaklaşık 14 hektarlık ağaçlandırma sahası ile makilik alan zarar gördü. Valilikten açıklama Yangının son durumuna ilişkin açıklama yapan İstanbul Valiliği, "Beykoz İlçesi Kılıçlı Mahallesi’nde ormanlık alanda çıkan ve saat 18.30 sıralarında kontrol altına alınan orman yangını, rüzgarın etkisiyle tekrar etkili olmuştur. Orman Bölge Müdürlüğü, İtfaiye ve AFAD ekiplerinin müdahale ettiği yangın, saat 01.00 sıralarında yeniden kontrol altına alınmış olup, bölgede soğutma çalışmaları devam etmektedir. Yangına 3 helikopter, 51 araç ve 146 personel müdahale etmiş olup, yangında 14 hektarlık ağaçlandırma sahası ve makilik alan zarar görmüştür" ifadelerine yer verdi.
Kayseri Köpek saldırısında yaralanan 3 yaşındaki bebek 34 gün sonra evine kavuştu Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde bir köpeğin saldırısına uğraması sonucu ağır yaralanan ve Ankara’da tedavi edilen 3 yaşındaki bebek geçirdiği 5 operasyonun ardından 34 gün sonra evine döndü. 34 gün boyunca bebeğinin evine dönmesini bekleyen baba bebeğine kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Öte yandan, köpeğin resmi olmayan sahibinin babaya şikayetini çekmesi için para teklif ettiği öğrenildi. Anbar Mahallesi Beydağ Sokak’ta 20 Mart günü yaşanan olayda, başıboş köpek, sokakta oynayan 3 yaşındaki yabancı uyruklu A.D.’ye saldırdı. Olayda A.D. ağır yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından talihsiz çocuk ambulansla Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Başıboş köpek belediye ekipleri tarafından uyuşturucu iğne ile bayıltılarak barınağa götürüldü. Köpek saldırısı sonucu başından ağır yaralanan çocuk, Kayseri Şehir Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından tedavi için Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne nakledildi. Köpeğin resmi olmayan sahibi ortaya çıktı Ayrıca, olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında A.D.’ye saldırarak ağır yaralayan köpeğin Ö.Y. tarafından kayıt altına alınmadan sahiplenildiği tespit edildi. Ö.Y.’ye Tarım İl Müdürlüğü ekipleri tarafından ’hayvanın kayıt altına alınmadan beslenmesi’, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından da ’önlem alınmadan köpek beslemek’ suçundan ceza yazıldığı öğrenildi. Bebeğine kavuşmanın mutluluğunu yaşadı Köpek saldırısına uğrayan 3 yaşındaki A.D. geçirdiği 5 operasyonun ardından 34 gün sonra evine döndü. Kafasındaki ağır yaranın dışından bacaklarında da yaralanan A.D.’nin tedavisi Kayseri’de devam edecek. Bebeğinin eve dönmesiyle büyük mutluluk yaşadığını dile getiren baba Salih D., "Bebeğim Ankara’da 5 tane operasyon geçirdi. 34 gün sonra evine döndü. Evine dönmesine mutlu oldum. Geldiğine inanamadım. Allah’a şükürler olsun. Çocuğumun hastanede tedavisi sürecek. Çünkü hala yaraları mevcut" diye konuştu. Aileye şikayetçi olmamaları için para teklif etmişler Kendilerine mahalle bakkalı aracılığıyla para teklif edildiğini dile getiren Salih D., "Mahallemizdeki bakkalı aracı tutarak şikayetçi olmamamız için para teklif etmişler. Ben oğlumun hakkını istiyorum. Her yeri yara içerisinde Ben çocuğum için varım. Onun için yaşıyorum. Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.