SAĞLIK - 18 Şubat 2026 Çarşamba 09:08

Dyt. Ayca Yılmaz Kaya: "Sağlıklı bir Ramazan geçirebilmek için besin seçimine ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli"

A
A
A
Dyt. Ayca Yılmaz Kaya: "Sağlıklı bir Ramazan geçirebilmek için besin seçimine ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli"

Ramazan ayında sağlıklı beslenmek için besin seçimi ve porsiyon kontrolünün önemli olduğu belirtildi.


Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Özel İmperial Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Ayca Yılmaz Kaya, Ramazan ayında aşırı yağlı, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması gerektiğine dikkat çekti. Yılmaz, "Ramazan ayı, hem manevi hem fiziksel açıdan yenilenme fırsatı sunan özel bir dönemdir. Ancak bu sürecin sağlıklı geçirilmesi için doğru ve bilinçli beslenme planı yapılmalıdır. Gün boyu süren açlık mide asidinin artmasına neden olabilir; bu durum özellikle hassas mide yapısına sahip kişilerde yanma ve ağrı şikâyetlerini artırabilir. Ayrıca sahurda aşırı besin tüketimi kilo artışına neden olabilmektedir. Kilo alımının yanında uzun açlık süresi sebebiyle kas kaybı da yaşanmaktadır. Sağlıklı bir Ramazan ayı geçirebilmek için besin seçimine ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir. Aşırı yağlı, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulmalı; kafeinli içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. İftarda yemekler yavaş ve iyi çiğnenerek tüketilmeli, çorba içildikten sonra 5-10 dakika ara verilerek ana yemeğe geçilmelidir. Bu uygulama hem sindirimi kolaylaştırır hem de aşırı besin tüketimini engeller. İftarda ana öğün dengeli porsiyonlanmış protein, sebze ve kompleks karbonhidrat içermeli. Yemeklerin pişirme yöntemine dikkat edilmeli; kızartma yerine, ızgara, fırında, haşlama gibi pişirme yöntemleri kullanılmalıdır ki mide bağırsak problemleri yaşanmasın. Sahur öğünü mutlaka yapılmalı ve en az bir ara öğün planlanmalıdır. Sahurda aşırı yağlı besinler tercih edilmemelidir. Hem tok tutması hem de yaşanılabilecek rahatsızlıkları önlemesi nedeniyle sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi protein kaynaklarının tüketimi erken saatlerde açlık hissinin önüne geçer. Tercihe göre sahur menüsüne meyve eklenebilir. Her gün düzenli olarak meyve ve sebze tüketimi bağışıklık sistemini destekler, kabızlık gibi sindirim problemlerinin önlenmesine yardımcı olur" diye konuştu.



"Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara sahip bireyler mutlaka doktor kontrolünde oruç tutmalı"


"Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara sahip bireyler mutlaka doktor kontrolünde oruç tutmalıdır" diye Yılmaz, "Vücuda uzun süre besin alınmaması metabolizmanın savunmaya geçmesine neden olur. Bu nedenle Ramazan ayında öğün sayısının dengeli planlanması önemlidir. Yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edildiğinde kilo alımı yerine kilo kontrolü sağlanabilir. Ara öğün ve sahur yapmadan tutulan oruçta vücudun ihtiyacı karşılanamamış olmakla beraber kas kaybı ve vücut yağı artışı görülebilir. Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara sahip bireyler mutlaka doktor kontrolünde oruç tutmalıdır. İftar ve sahur vakti arasında yeterli su tüketimine dikkat edilmeli, günlük ortalama 2-2 buçuk litre su tüketilmelidir. Çay, kahve gibi kafeinli içecekler vücuttan sıvı atılımını artırdığı için su yerine tüketilmemelidir. Yetersiz su tüketimi; baş ağrısı, baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğü gibi sorunlara yol açabilir. Ramazan ayında fiziksel aktivite tamamen bırakılmamalıdır. İftardan en az bir saat sonra yapılacak 30-40 dakikalık hafif tempolu yürüyüş, metabolizma hızının korunmasına ve kilo kontrolüne katkı sağlar" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sergen Yalçın: "Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum" Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, sezon başındaki kadroyu kendisinin kurmadığını söyleyerek, "Kampı da ben yaşamadım. Avrupa maçlarını da ben oynamadım. Ben kurulmuş kadroya geldim. Yaşayacağımız sorunları bilerek geldim. Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum" dedi. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında Beşiktaş, sahasında Trabzonspor’a 2-1 mağlup oldu. Müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, "Zor bir gece oldu bizim için. Taraftarın bu kadar protesto etmesi oyuncuların motivasyonunu bozdu. Zaten bozuk olan bir motivasyon vardı. Ama bu atmosferde maç oynamak çok zor. Ligin sonu çok da önemsemiyoruz bu durumu. İki taraf da rölantiye oynadı. Göreve başlarken zor bir sezon olacağını, taraftarın acı çekeceğini söylemiştim. Bunun da Beşiktaş’ın geleceği için olacağını vurguladım. Bunun yüzde 30’unu devre arasında yaptık. Eksilerek güçlendiğimizi düşünüyorum. Devre arası çok para harcamadık, devre arasını karlı kapadı. Camiaya ekonomik zarar vermedik. Takımın doğru yolda olduğunu düşünüyorum. Sezon sonunda yapılacak transferlerle daha güçlü, organize ve hedefe oynayan takım yapabiliriz mantığındayız. Böyle bir plan yaptık ama futbol zor bir oyun. Bir gol sizi kral yaparken, yenen bir gol sizi minimum seviyeye düşürebiliyor. Konya’da son dakikada yediğimiz gol tüm motivasyonu düşürdü. Bugünkü maça da yansıdı. Taraftarın tepkisi çok normal. Tepkilere karşı yönetimin de topçunun da direnç göstermesi gerekiyor. Beşiktaş doğru yolda. Doğru işler yapılıyor. Takım iyi bir organizasyonun içine giriyor. Bunlar göründüğü için belki de aşağı çekmeye çalışıyorlar. Serkan’la beraber güzel bir değişim yaptığımızı düşünüyorum. Gördüğüm durum sağlıklı değil. Tribündeki tepkilerin çok normal olduğunu düşünmüyorum. Beşiktaş taraftarı her zaman takımına, hocasına, yönetimine sahip çıkmıştır ama son 5 sezondur kötü gidişat artık sabrı minimuma indirmiş durumda. Biz de bundan nasibimizi aldık. Bizim için üzücü taraf buydu" ifadelerini kullandı. "Kadroyu ben kurmadım, kampı da ben yaşamadım" 53 yaşındaki teknik adam, hem taraftar hem de camia için kırılma noktasının Konyaspor maçının son dakikasında yenilen golle başladığını da aktararak, "O zaman bizim için sezon bitti. Bugünkü maçı baz almıyorum. Bizim için önemli değil. Oyuncular zor bir 3-4 gün geçirdi. Yetkilisi olduğum ama sorumlusu olamadığım bir işin bedelini ödüyorum. Benim için üzüntü veren tarafı bu. Kadroyu ben kurmadım, kampı da ben yaşamadım. Avrupa maçlarını da ben oynamadım. Ben kurulmuş kadroya geldim. Yaşayacağımız sorunları bilerek geldim. Sezon başında ‘şampiyon olacağız’ gibi cümleler kurmadım. Camianın hedefleri büyük olabilir ama kurduğun kadronun hedeflerle örtüşmesi gerekiyor. Sezon başı kurulan kadro, beklentilere cevap verecek kadro değildi. Bunu bilince göreve geldim. Biz bütün planlamamızı uzun döneme yapıyoruz. ‘Beşiktaş 4. olmamak için mi bu kadar oyuncu aldı?’ diyorlar. Evet, dördüncü olmamak için o kadar oyuncu olduk. Bir kadro kurarken camianın hedeflerine uygun olmalı. İlk geldiğimiz sezonda da bunları yaptık. Bugünkü kadro bugünün konusu değil, ocak ayının konusu. Takım maç kaybetmediği için buralara geldi. Devre arasında yaptığımız değişimle taraftarlara hayal kurdurduk, inanırlar herhalde dedik. Hedefe oynayan bir takım haline geldik, sabretmek lazım. Son 5 sezondur gelen problemler taraftarda da camiada da güven anlamında ciddi problemler oluşturmuş. Ben ve ekibim de bundan nasibimizi aldık. Hayat devam ediyor, biz nasıl düzeleceğimizi biliyoruz. Biz devre arasında para falan harcamadık. Kulübün en az 40-50 milyon Euro karı var. Bunları anlatmıyoruz, kimse bilmiyor. Devre arasında kulübün maaş bütçesi 2 milyon Euro aşağı indi. Bu doğru değişimle ilgili bir durum. Beşiktaş benden önceki 3 tane hocanın maaşını ödüyor hala. Santos’un maaşının ödemesi daha yeni bitti" şeklinde konuştu. "Kulübün menfaati doğrultusunda istifa etmeye hazırım" "Kulübün menfaati doğrultusunda istifa etmeye hazırım" diyen Yalçın, şöyle devam etti: "Taraftarımız ‘bırak’ diyorsa bırakırız. Bir şeyleri yapmaya çalışırken bunları yaşamak bir teknik direktör için üzücü. Ben bu kulüpte 11 yaşında oynamaya başladım. Futbolcuyken kaç tane kupada katkım var bir bakın. Biraz sabır istedik fakat sabır ve güven kalmamış. Ekibim de üzülüyor. Sezon başı ekibim eleştirildi, benim teknik direktörlüğüm eleştirildi. Ciddi bir kaos var."
Adana Adana Demirsporlu taraftarlar küçük çocuğa alkol şişesi fırlattı Adana’da Galatasaray’ın şampiyonluk kutlamaları sırasında Adana Demirsporlu taraftarlar bir çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattı. Polisin kovaladığı taraftarlara kaşı açılan çocuğun babası tepki gösterdi. Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında evinde Antalyaspor ile karşılaştığı mücadeleyi 4-2 skorla kazanarak 26. şampiyonluğunu ilan etti. Galatasaray’ın şampiyonluğu Türkiye genelinde olduğu gibi Adana’da da büyük coşkuyla kutlandı. Yüzlerce taraftar, merkez Seyhan ilçesindeki Gençlik Meydanı’nda toplanıp meşale ve havai fişeklerle şampiyonluğu kutladı. Adana Demirspor taraftarları şişeyle saldırdı Bir grup Adana Demirsporlu taraftar ise meydana gelip Adana Demirspor lehine slogan attı. Gruptan bir kişi, Ç.T. (7) isimli çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattı. Polis ekiplerinin hızlı müdahalesiyle grup, biber gazı sıkılarak uzaklaştırıldı. "Bunlar Adana Demirspor’u taraftarı değil, terörist" Polisin kovaladığı taraftarlara kaşı açılan Ç.T.’nin babası Sedat Taşkın tepki gösterdi. İHA muhabirine konuşan Sedat Taşkın, "Bir grup taraftar geldi Adana Demirspor lehine slogan attı çocuğun yüzüne alkol şişesi fırlattılar. Böyle rezil bir Adana Demirspor taraftar grubu olmaz. Çocuğun kaşı yarıldı, bu namussuzluk. Millet buraya eğlenmeye geliyor bunlar çeteleşmiş. Bunlar Adana Demirspor’u taraftarı değil, terörist. Allah belalarını versin" dedi.