SAĞLIK - 29 Kasım 2023 Çarşamba 09:08

Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gürbüz Yuluğ: “Ağır ishaller ölümcül olabilir”

A
A
A
Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gürbüz Yuluğ: “Ağır ishaller ölümcül olabilir”

Genellikle kendiliğinden düzelen ishalin bazı durumlarda tehlikeli olabileceğine dikkat çeken Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gürbüz Yuluğ, “İshal birkaç günden uzun sürerse, sıvı kaybı olursa, şiddetli karın ağrısı, kanlı veya siyah renkte dışkılama ve 39 derece üzerinde ateş görülürse acil olarak hekime başvurulmalıdır. Ağır ishaller, zamanında müdahale edilmezse ölümcül olabilir” dedi.


İshalin tanımını yapan Medical Park Karadeniz Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Gürbüz Yuluğ, “İshal, gün içinde genellikle normalden daha sık sayıda, gevşek ve sulu dışkının çıkarılmasına denir. Diğer bir ifade ile dışkı miktarında artma ya da dışkılama sıklığında artmadır” şeklinde konuştu. Uzm. Dr. Yuluğ, ishal hastalığı hakkında dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.



“Sürekli tuvalete gitme isteği görülür”


Uzm. Dr. Yuluğ, ishalde görülen belirtileri şu şekilde sıraladı:


“Sulu veya cıvık dışkılama, acil ve sürekli tuvalete gitme isteği, büyük tuvaleti tutamama, karın ağrısı, susuzluk, bulantı, kusma, halsizlik, ateşlenme, kanlı veya mukuslu dışkılama."



“İshali tetikleyen durumlar”


Uzm. Dr. Yuluğ, ishale neden olan etkenleri ise şöyle sıraladı: "Sindirim bozuklukları, besin zehirlenmeleri, gıda alerjileri, laktoz intoleransı, ilaçlar, viral, bakteriyel, paraziter enfeksiyonlar, yiyeceklerin yetersiz emilimi, müshil kullanımı."


İshale sebep olan popüler etkenlerin ise Rota virüs, NorWalk, Astro virüs olduğuna dikkat çeken Yuluğ, "Bu virüslere karşı antibiyotik kullanılması yersizdir. Champlobacter, Sakmonella, Shigella, E. Coli gibi bakteriler de ishale sebep olabilir. Amipli dizanteri (kalınbağırsağın paraziter hastalığıdır) de ishale yol açar” diye konuştu.



“Bol sulu gıdalar alınmalı”


İshalin tedavi yollarından bahseden Uzm. Dr. Yuluğ, “Doğru beslenmek önemlidir. Lifli, yağlı, şekerli yiyecekleri tüketmemek gerekir. Bol sulu gıdalar alınmalı. Az ve sık yenmeli. Oral beslenme sıvısı hazırlanıp, kullanılabilir ( 1 litre su + 1 çorba kaşığı şeker + 1 tatlı kaşığı tuz + 1 çay kaşığı karbonat). İshal tedavisinde en önemli kural sıvı ve elektrolit dengesini düzeltmektir. Hafif ishaller evde tedavi edilebilir. İshal şiddetli ise mutlaka doktor muayenesi yapılmalıdır. Kan testleri ve en önemlisi dışkı mikrobiyolojik testleri yapılıp, etkene göre tedavi edilmelidir” dedi.


“Korunmak için öneriler”


İshalden korunmak için neler yapılabileceğine değinen Uzm. Dr. Yuluğ, dikkat edilmesi gereken unsurları şöyle paylaştı:


“Eller en az sabunla 20 saniye yıkanmalı, elleri yıkamak mümkün değilse alkol bazlı dezenfektanlar kullanılabilir, çocukları rota virüsüne karşı aşı yaptırmalıyız, yenilecek yiyecekleri iyice yıkamalı ve mümkünse 30 dakika sirkeli suda tutmalıyız, kaynar su ile yapılan içecekler daha güvenilir kabul edilir, yazın çabuk bozulan gıdalardan uzak durulmalıdır, çocuk ishallerinde yazın havuzlara dikkat etmek gerekir, çocuk havuzlarında klorlama oranı ve su devinim hızlarına dikkat edilmelidir."



“Kanlı dışkılamaya dikkat edilmeli”


Her ne kadar hafif ishal kendi kendine düzelse bile, ishalin bazı durumlarda tehlikeli olabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Yuluğ, şu bilgileri dile getirdi: "İshalin birkaç günden uzun sürmesi, dehidratasyon (sıvı kaybı), şiddetli karın ağrısı, kanlı veya siyah renkte dışkılama, 39 derece üstü ateşlenme ishalin tehlikeli olabileceği ve derhal hekime müracaat edilmesi gerektiğini bize işaret eder. Ağır ishaller müdahale edilmez ise ölümcül olabilir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bahçelievler’de milli mücadele ruhu "19 Mayıs Gençlik Koşusu" ile hatırlandı Bahçelievler’de 19 Mayıs ruhu "19 Mayıs Gençlik Koşusu" ile yaşatıldı. Atatürk’ün Samsun’a çıkışının 107’inci yıl dönümü için düzenlenen koşuya profesyonel ve amatör olmak üzere binin üzerinde sporcu katılırken, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’da etkinlik kapsamında büyük bir şölenle kutlandı. Bitiş çizgisinde sporcularla buluşan Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır ise, "Asıl hatırlatmak istediğimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak emperyalizmle mücadelesi" dedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a çıkarak milli mücadeleyi başlatmasının 107’inci yılı Bahçelievler’de unutulmadı. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’na günler kala düzenlenen "19 Mayıs Gençlik Koşusu" ile milli mücadele ruhu tekrardan hatırlatılmak istenirken, profesyonel ve amatör binin üzerinde sporcu 1919 metrelik parkuru koştu. 7’den 70’e yüzlerce sporcunun kıyasıya mücadele ettiği yarışta ise bitiş çizgisinde Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır atletleri karşıladı. Milli mücadele ve emperyalizmle mücadele ruhunun ana temaları olduğunu belirten Bahadır ise tüm vatandaşları Bahçelievler’de spor yapmaya davet etti. Bitiş çizginde sporcuları bekleyen Bahadır, "Çok mutluyum, gençlerle, komşularımla, hatta İstanbul’un çeşitli noktasından gelen sporcularla yarışımıza başladık. Yaklaşık bin kadar arkadaşımız yarışlara katıldı. Çocuklarımız, gençlerimiz, orta yaştaki vatandaşlarımız, herkes koştu bugün. Sembolik bir koşuydu aslında koşumuz. Asıl hatırlatmak istediğimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs’ta emperyalist güçlere İstanbul’dan Samsun’a, ülkemizi kurtarmak için çıkmasıydı. Bizde o günü hatırlamak için 1919 metre koştuk. Güzel bir koşu oldu, bundan sonra da devam edecek. Sağlıklı yaşam için tüm vatandaşlarımızı spora, özellikle de Bahçelievler’de spor yapmaya davet ediyorum" dedi. "Özgür bir ülkede, özgür bir kadın olarak, özgürce koşabilmenin gururunu yaşadık" 1919 metrelik parkurda tarihi hatırladığını belirten Umut Öztürk, "Uzun zamandır koşmuyordum. Benim içinde farklılık oldu. Gayet güzel bir programdı, emeği geçenlere, başkan Hakan Bahadır’a teşekkür ederim. Gelecekte daha fazla koşu olur diye düşünüyorum, umarım onlara da katılırım. 19 Mayıs için koştuk, eski günleri, tarihimizi andık. Vesile olanlara teşekkür ederim" diye konuştu. Eğlenmek için yarışa katıldığını belirten Nur Başar, "Biraz yoruldum ama geçmişte daha uzun parkurları da koşmuştum. Bence gayet keyifli bir yarıştı, 4’üncü ya da 5’inci olmuş olabilirim. Ben zaten atletizm ile uğraşıyorum, bu yarışa da eğlenmek için katıldım" ifadelerini kullandı. Özgür bir kadın olarak koşmanın gururunu yaşadığını belirten Nur Aşkın," Biz bugün Avcılar’dan Bahçelievler’deki koşuya destek olmak için geldik. Özgür bir ülkede, özgür bir kadın olarak, özgürce koşabilmenin gururunu yaşadık. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı var önümüzde. Tüm gençlerimizin de bu ruhla, spor ahlakıyla yetişmesini temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
Bursa Nilüfer’de Kardeş Kentler Turnuvası heyecanı başladı Nilüfer Belediyesi’nin bu yıl 24’üncüsünü düzenlediği Nilüfer Uluslararası Spor Şenlikleri kapsamında düzenlediği Kardeş Kentler Turnuvası, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi’ndeki ilk maçlarla başladı. Yurt içi ve yurt dışından 8 takımın katıldığı turnuvanın şampiyonu 19 Mayıs’ta belli olacak. Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl 24’üncüsü gerçekleştirilen Nilüfer Uluslararası Spor Şenlikleri, "Kardeş Kentler Turnuvası" ile devam ediyor. Nilüfer’in yurt içi ve yurt dışındaki kardeş kentlerini sporda buluşturan voleybol turnuvasının açılış maçları, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi’nde oynandı. Dostluk ve rekabetin bir arada yaşandığı turnuvanın açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de katıldı. Maçları izleyerek sporculara destek veren Başkan Şadi Özdemir, sahaya çıkan takımlara başarılar diledi. İki grup halinde toplam 8 takımın mücadele edeceği turnuvada; ev sahibi Nilüfer Belediyesi’nin yanı sıra Türkiye’den Dinar, Bayramiç ve Hatay belediyelerinin takımları yer alıyor. Yurt dışından ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova, Ukraynave Romanya’daki kardeş kentlerden gelen voleybol takımları parkeye çıkıyor. Kardeş Kentler Turnuvası’nda final heyecanı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda yaşanacak. Turnuvanın şampiyonu, Cengiz Göllü Voleybol Salonu’nda oynanacak final maçıyla kupasına kavuşacak.
Bursa Avrupa fırsatları üniversite öğrencileriyle buluştu Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, Avrupa Günü kapsamında gençleri Avrupa fırsatlarıyla buluşturdu. Gürsu Belediyesi iş birliğinde Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "Kampüsten Avrupa’ya: Proje Yolculuğunuz Başlıyor" etkinliğine Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mudanya Üniversitesi Erasmus Koordinatörü Dr. Fatih Yavuz, Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı başta olmak üzere gençlere yönelik Avrupa fırsatları, proje başvuru süreçleri, proje yazımı, fikir geliştirme ve uluslararası hareketlilik imkanları hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Etkinlikte ayrıca üniversite öğrencisi Furkan Emir de AB projelerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Erasmus+ programının öğrenciler ve eğitim kurumları için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, programların daha aktif kullanılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Kesik, "Erasmus+ gerçekten çok kıymetli ve etkisi yüksek bir program. Öğrencilerimizin eğitim hayatları boyunca en az bir kez bu programlardan yararlanmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. Kısa ya da uzun dönemli her deneyim; farklı kültürleri tanıma, yeni insanlarla iletişim kurma ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakma imkanı sağlıyor. Bu noktada üniversitelerin, STK’ların, BTSO gibi güçlü kurumların ve paydaşlarımızın da sunduğu imkanların gençlerimizin uluslararası fırsatlara erişiminde önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum" dedi. Mudanya Üniversitesi Erasmus+ Koordinatörü Fatih Yavuz, etkinliğin hem öğrenciler hem de kurumlar için önemini değerlendirerek, "Üniversite eğitimi tamamlanmadan önce öğrencilerimizin mutlaka Avrupa Birliği projelerinden yararlanmasının, yurt dışı deneyimi kazanmasının ve uluslararası bir bakış açısı geliştirmesinin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu tür programlar, gençlerimizin yalnızca akademik gelişimine değil aynı zamanda kişisel gelişimine, özgüvenine ve uluslararası network oluşturmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu program kapsamında yalnızca öğrencilerimize yönelik hareketlilik imkanlarını değil; aynı zamanda kurumlarımızın farklı faaliyet alanlarında yararlanabiliyor. Proje süreçlerinin tüm öğrencilerimiz için verimli ve ilham verici bir rehber olmasını temenni ediyorum" dedi. Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir, "Gençlik Fırsatları" başlıklı sunumunda öğrencilere Erasmus+, Avrupa Dayanışma Programı, gençlik değişimleri ve staj imkanları gibi Avrupa fırsatları hakkında bilgiler aktardı. Gençlerin Avrupa projelerine hangi yollarla dahil olabilecekleri, proje fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri ve başvuru süreçlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konularına değinen Demir, "Avrupa Birliği programları, gençlere uluslararası hareketlilik imkanı sunmanın dışında onları günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren proje fikirleri geliştirmeye de teşvik ediyor. Proje süreçlerine erken dönemde dahil olan gençler hem kişisel gelişimleri hem de kariyer yolculukları açısından büyük kazanım sağlıyor. diye konuştu. 2021-2027 döneminde Avrupa Birliği proje programlarının dört temel önceliğinin öne çıktığını belirten Demir, "Bugün Avrupa Birliği projelerinde dijital kapsayıcılık ve dijital dönüşüm, dahil etme ve çeşitlilik, çevre ve sürdürülebilirlik ile demokratik yaşama katılım başlıkları önemli bir çerçeve oluşturuyor. Bu alanlarda doğru kurgulanmış her proje fikri, gençler için yeni bir deneyim, güçlü bir iş ağı ve Avrupa ile daha yakın temas kurma konusunda öncelik anlamına geliyor" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği projelerine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşan üniversite öğrencisi Furkan Emir, bugüne kadar çeşitli projeler hazırladıklarını, hibe desteği aldıklarını ve bu desteklerle farklı çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Emir, özellikle yeşil gelecek, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm odağında projeler geliştirdiklerini belirterek, "Okul öncesi dönemden lise çağına kadar farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlere yönelik eğitimler düzenledik. Çeşitli firmalarla ve fabrikalarla görüşmeler gerçekleştirdik. Fabrikalardan çıkan atıkların nasıl değerlendirilebileceği, bu ürünlerin nasıl geri dönüştürülebileceği ve yeniden kullanılabileceği konusunda çocuklarla birlikte uygulamalı çalışmalar yaptık. Bu süreçte uluslararası anlamda hem güçlü bir iletişim ağı oluşturduk hem de yeni fırsatların kapısını araladık" dedi.