SPOR - 23 Aralık 2023 Cumartesi 17:10

Ertuğrul Doğan: "Transferde yanlış hamle şansımız yok"

A
A
A
Ertuğrul Doğan: "Transferde yanlış hamle  şansımız yok"

Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, transferde yanlış hamle şansları olmadığını belirterek, ihtiyaçlarının bir kısmını devre arasında diğer kısmını ise sezon sonunda yapmayı planladıklarını söyledi.


Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Asbaşkan Zeyyat Kafkas, Başkan Yardımcısı Nevzat Aydın ve Genel Sekreter Kemal Ertürk ve Yönetim Kurulu Üyesi Ali Haydar Gedikli, basın mensuplarıyla bir araya geldi.


Türk milleti için üzücü bir gün olduğunu belirterek sözlerine başlayan Ertuğrul Doğan, "6 askerimiz şehit oldu. Vatanımızın başı sağ olsun, ailelerine sabır diliyorum" dedi.



"Ocak ayında Türk futbolu adına yeni gelişmeler olacağını bekliyoruz"


Kulüpler Birliği toplantısı gerçekleştirdiklerini hatırlatan Başkan Doğan, "Yeni yılda, mevcut yılda oluşan problemlerin ortaya çıkmamasına daha olumlu ve pozitif bir ortamda sezon gelişmesini konuştuk. Belli başlı sorunlarında acil olarak çözülmesi noktasında fikir birliğine vardık. Ocak ayı başında ekonomiyle beraber Türk futbolunda problem olan hakemlerle alakalı konuların bir an önce çözülmesi gerekiyor. İnşallah ocak ayı ile birlikte bunların çözümlenmiş bir şekilde yolumuza devam edeceğiz. Ekonomik anlamda da yönetim kurulumuzun ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun çok önemli çalışmaları var. Sponsorluklar ve naklen yayın ihalesi konusunda, TFF Yönetim Kurulu önemli çalışmalar yapacaktır. Çok ciddi sıkıntılar var. Naklen yayın gelirleri ve iddia gelirleri ortada. Umarım bunların hepsinin geride kalacağı yeni bir yıl yasacağız" ifadelerini kullandı.



"Verilen sözler yerine gelmediği sürece duruşumuzda değişiklik olmayacak"


İstanbulspor Başkanı Ecmel Sarıalioğlu’nun tepkisinin Trabzonspor ile ilgili olmadığını belirten Doğan, "İstanbulspor başkanın tepkisinin Trabzonspor ile yakından uzaktan alakası yok. Ecmel başkan önemli bir tepki vereceğini Kulüpler Birliği toplantısında belirtmişti. VAR incelemesinden sonra böyle bir karar aldı. Böyle bir kararı ilk olarak bana dönüp, ’Bu kararın sizinle alakası yok. Hakkını helal et’ dedi ve aşağıya yöneldi. Bizimle alakalı bir tepkisi olmamıştır. Hakemlere de saha içerisinde tepkisi olmadı. Takımı sahadan çekti. Benim, TFF ve hakemlerle ilgili düşüncelerim değişmedi. Bu görüş sadece bana ait bir görüş değil, diğer kulüp başkanları da aynısını düşünüyor. Trabzonspor başkanı olarak Trabzon şehrinin ve kulübün haklarını her şekilde savunurum. Burada kulübün hakkının yendiğini düşünüyorum ve bu tür açıklamalar yapıyorum. Bana ifade edilen söylemlerde sıkıntı yok uçuyoruz. Operasyonun sonuçlarını görmediğim sürece duruşumda bir değişiklik olmaz. TFF başkanın aldığı aksiyonların sonuçlarını görmemiz lazım. Bunları pozitif olarak görürsek, en büyük destekçileri biz oluruz. Çok uzun zamanları da yok. Bunu da belirttik. Mete Kalkavan konusu var, bize bir söz verilmişti. O sözden bir sapma oldu ve TFF, ocak ayında gerekeni yapacağını belirtti. Yaparlarsa yanlarından oluruz. Olmaz ise açıklamalarımıza devam ederiz" ifadelerini kullandı.



"Transferde yanlış hamle yapma şansımız yok"


Transfer konusunun birçok konuyla bağlantılı olduğunu söyleyen Ertuğrul Doğan, "Hocamızla yaptığımız görüşmelerde de artık biz transferde tartışılmayacak, tartışma konusu olmayacak oyuncu transferleri gerçekleştirmek istiyoruz. Hocamızın, izleme komitesininim ve sağlık ekibinin onayı sonrası yapacağız. Transfer işi para işi. Çok ciddi ekonomik sıkıntılar içeresindeyiz. Mali kongrede 100 milyon Euro’ya yakın bir paranın ödendiği ama tüm bunlara rağmen çok ciddi sıkıntılar yaşadığını söyledim. Yaşamaya devam ediyoruz. 25 milyon Euro’luk kısım oyuncu kadrosuna ödendi. 75 milyon Euro ise geçmiş borçlara ödendi. Biz bunları yaşamak istemiyoruz. Yanlış bir hamle yapma şansımız yok. Transferde netleşen bir isim var. Görüşmelerimiz devam ediyor. Trabzonspor’un ekonomik durumunu yürütülebilir hale getirmedikten sonra burada yürüteceğimiz işlerin hiç bir anlamı yok. Oyuncu transferini yaparsın, dünyanın her yerinde oyuncu alıp getirebiliriz. Alıp, getirdiğini oyuncunun parasını ödemen lazım. Takım içerisinde bunların tartışılmaması gerekiyor. Yanlışlar yapacak gücümüz yok. İhtiyaçlarımızın ve eksiklerimizin de farkındayız. Bu eksiklerimizin bir kısmını bu ara dönemde değer kısmını ise sezon sonu yapmayı planlıyoruz. Ama önceliğimiz eldeki oyuncuların parasını ödemek. Sıfır gelir, 50 milyon Euro maliyet. Bunu döndürmek çok zor. Bankalara ödemeler başladı. Vergi ödemelerde başladı. Bir taraftan da takım maliyetini karşılayacaksın. Kolay değil" açıklamasında bulundu.



"Nwakaeme konusu teknik bir konu"


Başkan Doğan, Nijeryalı futbolcu Nwakaeme konusunun teknik bir konu olduğunu ifade ederek, "Nwakaeme ile hocamız görüştü. Nevzat Aydın kardeşimizle bir görüşme yaptık. Teknik ekipten böyle bir onay gelmedi. Sağlık kurulu ve mali durumunu inceledikten sonra bir karar vereceğiz. Trabzonspor’a verdiği katkı ortadır. Sorun yaşamadığımız bir oyuncu" dedi.



"Bakasetas ile sezon sonu görüşeceğiz"


Yunan futbolcu Bakasetas’a iki teklif yaptıklarını açıklayan Ertuğrul Doğan, "Bakasetas’a iki teklif yaptık, kabul etmedi. Bakasetas bize faydası olan bir oyuncu, duruş gösteren bir oyuncu. Şampiyonluğa oynayan bir takımda oynamak istiyor. Trabzon’da yaşamayı seven birisi. Belki de kafasında başka bir yerde yaşamak var. Yıl sonunda tekrar konuşacağız" şeklinde konuştu.



"Oyuncalarımıza teklif yok"


Doğan, şu an itibarıyla herhangi bir oyuncularına transfer teklifi gelmedikleri aktaran Doğan, "Onauchu’yu bonservisiyle kadroya katmamız mümkün değil. Ancak kiralama ile olabilir. Pepe için de benzer şeyler geçerli. Bu tip oyuncuların takım içinde olmasını isteriz. Pepe üst düzey bir örnek oldu. Onauchu2da rakamlar ortada. İşimiz zor ama böyle bir takım oluşturmak takımı zirvede tutmak zorundayız" ifadelerini kullandı.



"Zirveye oynayacak bir takım kurmak zorundayız"


Başkan Doğan, bütün zorluklara rağmen önümüzdeki yıl zirveye oynayacak bir takım kurmak zorunda olduklarını vurgulayarak, "Taraftarlarımızın ve camiamızın hak ettiği gibi önümüzdeki yıl zirvede yarışacak bir takım oluşturmak zorundayım. Sahada başarılı olmadığın sürece ne yaparsa yap bir faydası yok. Hayatın gerçekleri. Taraftarımızı mutlu edecek bir takım kurmak zorundayız. Bunları yaparken de maliyetler önemli, kontenjanı da açmamız gerekiyor" diye konuştu.



"Ulaşabileceğimiz hedeflere ulaşmak istiyoruz"


Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Trabzonspor’un hedefinin her zaman zirve yürüyüşü olduğunu belirterek, "Zirve içeresinde olmak istiyoruz. Gidebildiğimiz yere kadar gitmek istiyoruz. Türkiye Kupası’nı almak istiyoruz. Süper Kupa’yı almak istiyoruz. Trabzonspor’da hedef bitmez. En iyi noktaya gelmeye çalışacağız. Bunları yaparken bazı gerçekleri bilmemiz gerekiyor. Buna göre hareket eden kulüpler yakın zamanda olmasa bile kısa zamanda başarılı olacaktır "dedi.



"Bunun karşısında oluruz"


Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın gündeme getirdiği Süper Kupa finaliyle ilgili olarak ise Ertuğrul Doğan, "Herhalde bizimle oynayacaklar. Biz böyle bir şeyin karşısında oluruz tabi" değerlendirmesinde bulundu.



"Fenerbahçe maçını kazandıktan sonra rahat uyudum"


Doğan, sıkıntılar yaşadıklarını söyleyerek, "Fenerbahçe maçını kazandık, 6 ay sonra rahat bir uyku uyudum. Sıkıntılar yaşıyorum ama bunları bilerek geldim. Taraftarlarımız haklı iyi oyun ve iyi takım görmek istiyorlar. Transfer yapmak zor iş değil en kolay iş. Önemli olan doğru oyuncuyu getirmek. Maaş ödeyemediğiniz yerde pahalı transfer yaptığınız zaman işin içinden çıkılamıyor. Önce mevcut oyuncuların parasını ödememiz lazım. Her günümüz dosya açmak ve kapamak için uğraşıyoruz. Önemli sponsorluklar kattık ama kasaya soktuğumuz rakamların yüzde 10’nunu harcadık. Kredi kullanmadım. ’Bu parayı ben buldum rahat rahat başkanlık yapayım’ derdim. Bulduğum paraya harcadım derdim. Bugüne kadar bulunmayan para harcandığı için kulüp bu hale geldi. Trabzon şehri zirvede olmayı yarışmayı hak ediyor" diyerek sözlerini tamamladı.



Ertuğrul Doğan: "Transferde yanlış hamle  şansımız yok"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: "Kifayetsizlere asla prim vermeyin" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kocaeli’de gençlere hitap ederek, "Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda onbinlerce gencin katılımıyla düzenlenen "Bir Gençlik Şöleni"ne katıldı. Burada gençleri selamlayan Erdoğan, "Böylesine coşkulu, heyecanlı, maşallah her yönüyle dolu dolu bir gençlik şöleninde sizlerle beraber olmanın memnuniyeti içindeyim. Öncelikle şölenimizin düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Gençlik Kollarımızı, Yusuf İbiş kardeşimi ve ekibini yürekten tebrik ediyorum. Kocaelispor’un evinde gerçekleştirdiğimiz bu güzel buluşmaya katkı veren tüm yol ve dava arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Türkiye’nin dört yanından şölenimize renk katan gençlerimizle birlikte, dost ve kardeş ülkelerimizin gençlik teşkilatlarından programımıza katılan tüm misafirlerimize hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum" dedi. "Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor" Gençlerin Türkiye’nin aydınlık yüzü, yüz akı, gözbebeği ve Türkiye Yüzyılı’nın mimarı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Avrupa’da, Amerika’da, Asya ve Afrika’da, yeryüzünün dört bir ucunda bayrağımızı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığımızın en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerimi gönderiyorum. Gönül ve kültür coğrafyamızı nakış nakış işleyen, duası, desteği, kalbi bizimle olan tüm genç kardeşlerimize buradan selamlarımı iletiyorum. Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan, sevgi ve muhabbete, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi, stadyumlardan taşan şu coşkunuz, şu eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum. Bugün güzel atmosferde, umudun, sevginin, aydınlığın, geleceğin sembolü olan siz gençlerimizle birlikte olmaktan büyük bir heyecan duyuyorum. Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor. Milletçe medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı işte burada atıyor" diye konuştu. "Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır" Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sevgili genç kardeşlerim, Sezai Karakoç ’diriliş nesli’ derken sizleri işaret ediyordu. Nurettin Topçu, ’hareket nesli’ derken sizleri kast ediyordu. Üstad Necip Fazıl, ’büyük doğu nesli’ derken sizlerden bahsediyordu. ’Asım’ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek, işte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek’ diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. Teknofest kuşağının öncü neferleri olarak, rahmetli Nurettin Topçu hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz. Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih’in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bu hissediyoruz. Fatih’i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih’in ruhununun ebedi hakimiyetine inanlara müjdeliyorum; Fatih’in ruhu ölmez, Fatih’in ruhu ebedi kalacaktır. İnanıyorum ki, Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdatın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye’yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın." "Uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" Karşısında, mazinin birikimini bugüne taşıyan, Türkiye’nin istikbalini var gücüyle omuzlayan kararlı bir gençlik gördüğünün altını çizen Erdoğan, "Şu an karşımda dünyaya yeni sözler söyleyen, dikkatleri üzerine çeken, hakkı ve hakikati seslendiren, ufuk sahibi gençlik görüyorum. Gazze’den Sudan’a, Somali’den Yemen’e, mazlumun, mağdurun gözü yaşlı kardeşlerinin hüzününü, kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençlik hissediyorum. Şuan karşımda, deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen gençlik görüyorum. Şuan karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi gençlik görüyorum. Merhum Sezai Karakoç bu gençliği, yani sizleri yıllarca şu sözlerle bekledi; ’O çocuğu bekliyoruz. Dünyayı değiştirecek, yenileyecek, diriltecek çocuğu. O çocuğu ki, görüntüye değil öze, dışa değil, içe baksın. Ön planı değil, arka planı görsün. Reklam ve propaganda edilenleri değil, edilmeyenleri bilsin. Bu çocuk elbet gelecek, insanlık, beklenmedik her vakitte olduğu gibi yeni bir atılım yapacak. Diriliş gerçekleşecek, kutlu şehitlerin ruhları uyanacak. Bursa’nın, İstanbul’un, Konya’nın, Diyarbakır’ın, Erzurum’un, Şam’ın, Bağdat’ın, Semarkant’ın, Mekke’nin, Medine’nin ve hepsiyle birlikte Kahire’nin, Kuala Lumpur’un, Bingazi’nin, İslamabad’ın ruhları dirilecek. Elinde bir meşale, o çocuğun ulaştığı her kent dirilişe erecek’ Bu şehirlerin mahşerinin önünde, soruyorum; kim durabilir? Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şimdi karşımda görüyorum" şeklinde konuştu. "Milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençliğin ’yüreğin bentlerini yıkıp atması’ olarak tanımlayarak, aynı zamanda gençliğin hayal, heyecan, dinamizm ve bir milletin lokomotifi olduğunu vurguladı. Toplumun enerjisini gençlerden aldığına dikkati çeken Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler, ne zaman elini taşın koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul’u değil, kalpleri de fetheden Sultan Fatih’te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey’de, Tarık Bin Ziyad’ta, Süleyman Şah’ta, Süleyman Gazi’de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yücelten hep gençlerdir. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Milli Mücadele’de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse, millette, devlet de güçlüdür. Gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır." "O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz" "Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı-solcu diyerek, kimi zaman Kürt-Türk diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek, kimi zamanda ilerici-gerici diyerek birebirlerine düşman ettiler. Anne-babaların elleri yüreklerinde, akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadık" ifadelerini kullanan Erdoğan, "Sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığı, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadık. O günleri esefle ve acıyla hatırlıyoruz. AK Parti olarak, ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye’nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu, ideolojik aidiyetin liyakatın önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık" dedi. "Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık" En büyük yatırımı gençlere yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net şekilde gösterdik. Türkiye’de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak, gençlerimizin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtık. 23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002’de yüksek öğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı, biz bunu 2026 itibariyle 651 milyar liraya çıkardık. Üniversite sayımızı 76’dan 208’e yükselttik. Yüksek öğrenim yurt sayımızı 190’dan 873’e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içerisinde, tüm burs miktarını, hem burs alan öğrenci sayısını artırdık, başvuran her üniversite öğrencimize burs veya kredi veriyoruz. 81 ilimizi gençlik ve spor tesisleriyle, bilim ve kültür merkezleriyle, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattık. Hepsinden önemlisi gençlerimize cesaret ve özgüven kazandırdık. Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekası yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi ve aynı zamanda ahlaklı, imanlı bir neslin hamd olsun gümbür gümbür geldiğini görüyoruz" diye konuştu. "Sizi sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin" Tüm dünyanın imrenerek baktığı Türkiye’nin savunma sanayisinin, genç mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin ve TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzunda yükseldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "Genç bilim insanlarımız, öğrencilerimiz, sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor. Tekvando milli takımımız, engelli sporcularımızla birlikte 22 madalya kazanarak Avrupa şampiyonu oldu. Milletimizin göğsünü kabartan tekvandocularımızı tebrik ediyorum. Kazakistan ziyaretimizde ülkemizi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştık. İster geleneksek spor dallarında, ister teknolojiyle birlikte gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında, sizlerin hak ettiğiniz yeri almanız için yanınızda olmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin geleceği sizlere emanettir, Türkiye’nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil, Türk dünyasında, İslam aleminde, Afrika’da, Asya’da, Latin Amerika’da sizi izleyen, Türkiye’deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençliği daima önceleyen bir büyüğünüz olarak, sizlere her zaman güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın."