GÜNDEM - 03 Aralık 2025 Çarşamba 22:15

Haşere kontrol sektörü çalışanları dertli

A
A
A
Haşere kontrol sektörü çalışanları dertli

Haşere kontrol sektörü çalışanları, İstanbul’da bir otelde 4 kişilik ailenin hayatını kaybettiği olay üzerinden tüm sektörün töhmet altında bırakılmasının doğru olmadığını söyledi.


Trabzon’da uzun yıllardır haşere kontrol sektöründe hizmet veren Halil Uzun, İstanbul’da bir otelde 4 vatandaşın hayatını kaybettiği olayı değerlendirdi. Uzun, "Günlerdir konuşulan zehirlenme olayı kamuoyunda büyük bir yer kaplıyor ancak tartışma öyle bir noktaya sürüklendi ki, bir anda tüm oklar haşere kontrol sektörüne çevrildi. Oysa ortada tek bir olaydan çok daha fazlası var. Türkiye’de yıllardır göz göre göre süren kontrolsüz kimyasal kullanımı ve bunun oluşturduğu bir tehlike var. Tarım ürünlerinde kullanılan pestisitlerin yol açtığı sağlık sorunları, hastalıklar ve can kayıpları herkesin malumu. Fakat bu vakaların çoğu gündeme bile taşınmazken, tek bir trajik olayın tüm bir sektörü töhmet altında bırakması büyük bir çelişki oluşturuyor. Dahası geçmiş vakalar incelendiğinde zehirlenmelerin önemli bir bölümünün gıda kaynaklı kalıntılardan kaynaklandığı ortaya çıkıyor. Son on yılda profesyonel ilaçlama kaynaklı ölüm sayısı birkaç vakayı geçmezken, tarımsal kalıntılardan etkilenen kişi sayısı binlerle ifade ediliyor" dedi.



"Asıl tartışılması gereken gerçek sorunlar göz ardı ediliyor"


İstanbul’da oteldeki ilaçlama sonrası yaşananlarla ilgili olarak Uzun, "Fümigasyon uygulanmış, gerekli uyarılar iletilmiş ve oda kapatılmıştır. Bu aşamadan sonra belirlenen talimatlara tüm tarafların uyumu, sürecin en önemli basamağını oluşturur. Görünen o ki süreç içerisinde talimatların tamamı istenen düzeyde takip edilememiştir. Bu tür aksaklıklar, ruhsatlı ya da ruhsatsız fark etmeksizin çeşitli işletmelerde zaman zaman yaşanabilmektedir. Bu durum, bir kişi veya kurumu işaret etmekten ziyade tüm uygulamalarda talimatların eksiksiz yerine getirilmesinin hayati önemini bir kez daha ortaya koymaktadır. Asıl tartışılması gereken gerçek sorunlar ise göz ardı ediliyor. Haşere ilaçlarının marketlerde, internet sitelerinde ve sokak tezgâhlarında kontrolsüz biçimde satılması, zirai bayilerin tarım dışındaki kişilere bile rahatlıkla ürün verebilmesi, apartman ve sitelerde bilgisizce yapılan amatör uygulamalar; bunlar sürdükçe üzücü vakaların yaşanması muhtemeldir" diye konuştu.



"Görünürde resmi, gerçekte kaçak"


"Sektörü asıl zan altında bırakan ikinci büyük sorun ise ‘görünürde resmi, gerçekte kaçak’ çalışan firmalar" diyen Uzun "Ruhsatsız, eğitimsiz ve sigortasız personelle yapılan uygulamalar, son yıllardaki birçok zehirlenme vakasının temel sebebi. Eğer bu personele hak ettiği gelir ve güvence sağlansa kaçak çalışmaya yönelmezlerdi. Nitelikli işgücünü tutmanın yolu, emeğe değer vermekten geçiyor. Peki neden bu kadar çok merdiven altı firma var? Çünkü sektörün üzerine binen vergi yükü ağır. Yüzde 27-48 arasında vergi ödeyen, ürünlerini yüzde 10-20 KDV ile almak zorunda kalan tek hizmet alanı neredeyse haşere kontrolü. Birçok sektöre destek programları sağlanırken, bu alan onların hiçbirinden yararlanamıyor. Üstelik şirket kurulumunda kimlikle işlem yapılabilen pek çok sektörün aksine bu alanda mühendis zorunluluğu, sorumlu müdür, ekipman ve çok sayıda belge isteniyor. Maliyet yükseldikçe merdiven altı firmalar mantar gibi çoğalıyor; sektörün itibarı ise haksız yere zedeleniyor" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da maskeli şahıslar, iki kardeşe silahlı saldırı düzenledi: 1 ölü, 1 yaralı Samsun’un İlkadım ilçesinde maskeli 2 kişinin motosikletle seyir halindeyken hafif ticari araca düzenlediği silahlı saldırıda iki kardeşten biri hayatını kaybetti, diğeri yaralandı. Olay, saat 23.20 sıralarında İlkadım ilçesi Kadifekale Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, motosiklet üzerinde bulunan kar maskeli 2 kişi, seyir halindeki hafif ticari araca tabancayla ateş açtı. Saldırıda araç sürücüsü Emirhan Mırık (25) sol kol ve el üstünden, yanında bulunan kardeşi Yiğit Mırık (19) ise başından vurularak ağır şekilde yaralandı. Kardeşlerin araçlarında bulunan 2 arkadaşları da saldırıyı yara almadan atlattı. Yaralılardan Emirhan Mırık ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradaki ilk müdahalesinin ardından Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilerek tedavi altına alındı. Başından ağır yaralanan Yiğit Mırık ise Samsun Şehir Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Hayatını kaybeden gencin cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu Samsun Grup Başkanlığı’na gönderildi. Polis ekipleri silahlı saldırıda kullanıldığı değerlendirilen park halindeki bir aracın yanına atılmış halde pompalı tüfek ele geçirdi. Kimliği belirsiz saldırganların yakalanması için geniş çaplı çalışma başlatılırken, soruşturma devam ediyor.
Kırıkkale Kırıkkale’de cinayet davasında tutuklu sayısı 6’ya yükseldi Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesinde, silahlı kavgada hayatını kaybeden bir kişinin ölümüne ilişkin görülen davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme heyeti, 2 sanığın daha tutuklanmasına karar verdi. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, maktul Arap Sefa Türe’nin yakınları, tutuklu sanıklar T.O.D., A.D. ve İ.D. ve tutuksuz sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuklu sanıklardan İ.D., olay sırasında maktulün babasının kendi babasının üzerine atladığını iddia ederek silah sesi duyduğunu söyledi. Yaralanan şahısları görmediğini öne süren İ.D., yaralı U.O.’yu hastaneye götürdüğünü ve iki gün sonra da teslim olduğunu ifade etti. Tutuklu sanık A.D. ise kendisine saldırdıklarını iddia ettiği S.S. ve Ö.F.S.’ye tabancayla ateş ettiğini belirterek toplam 6 el ateş ettiğini, ancak kaçının isabet ettiğini bilmediğini söyledi. Olay sonrası yaralılara müdahale ettiklerini ve ambulans çağırdıklarını ifade eden A.D., kendisinin de şikayetçi olduğunu dile getirdi. Sanık savunmalarının ardından Cumhuriyet savcısı ve avukatları dinleyen mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklar S.S. ile Ö.F.S.’nin tutuklanmasına karar verdi. Heyet, olay yerinde 6 Mart’ta keşif yapılmasına hükmederek duruşmayı 23 Mart gününe erteledi. Olayın geçmişi 14 Mayıs 2025’te Yahşihan ilçesi Yenişehir Mahallesi 265. Sokak’ta aralarında husumet bulunan iki grup arasında silahlı ve bıçaklı kavga çıkmıştı. Kavgada tabancayla vurulan Arap Sefa Türe olay yerinde hayatını kaybetmiş, silah ve bıçakla yaralanan U.O., Ö.F.S. ve S.S. hastanelere kaldırılmıştı. Olayın ardından 11 şüpheli gözaltına alınmış, T.O.D., A.D., U.O. ve İ.D. tutuklanmış, U.O. daha sonra tahliye edilmişti.
Zonguldak ICMEB’26 akademik dünyayı BEUN’da buluşturdu Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi (ICMEB’26), alanında uzman akademisyenleri ve genç araştırmacıları bir araya getirerek bilimsel üretim, disiplinler arası etkileşim ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu etrafında önemli bir akademik buluşmaya sahne oldu. Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen açılış törenine; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Genel Sekreter Prof. Dr. Zehra Safi Öz, senato üyeleri, çeşitli üniversitelerden akademisyenler, araştırmacılar ve öğrenciler katıldı. Açılış programı, aziz şehitlerin anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kongrenin açılış konuşmasını yapmak üzere BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Ferda Çakmak kürsüye geldi. Çakmak, kongrenin yalnızca akademik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda ortak aklın ve bilimsel üretimin güçlenmesine katkı sunacak önemli bir organizasyon olduğunu ifade ederek şu sözleri ifade etti: "Uluslararası Yönetim İktisat ve İşletme Kongresi’nin üçüncüsünü gerçekleştirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. İki gün boyunca farklı üniversitelerden değerli akademisyenlerimiz, araştırmacılarımız ve öğrencilerimiz bilgi ve tecrübelerini paylaşacak; disiplinler arası etkileşim sayesinde yeni fikirler ortaya çıkacaktır. Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde büyük destek sunan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e şükranlarımı sunuyorum. Kongremizin verimli geçmesini temenni ediyor, tüm katılımcılarımıza başarılar diliyorum." Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi: "Bugün burada yenilikçi fikirlerin buluştuğu; alanında yetkin ilim insanlarımız ve bilime katkı sunma heyecanıyla bu anlamlı kongreye değer katan öğrencilerimizle bir arada bulunuyoruz. Kadim medeniyetin mensupları olarak biliyoruz ki toplumlar; âlimlerin eserleri, düşünceleri ve ortaya koydukları yapıtlarla yükselir. Umuyorum ki iki gün sürecek olan bu kongrede iktisat, işletme, maliye ve siyaset bilimi gibi alanlarda vizyoner çalışmalar sunulacak. Farklı disiplinlerde buluşan zihinler, çözüm odaklı yeni perspektiflerin oluşmasına vesile olacaktır. Bugün dünya ekonomisi önemli dönüşümlerden geçmektedir. Küresel krizler, jeopolitik kırılmalar, enerji politikalarındaki değişimler ve dijital dönüşüm; yönetim ve iktisat alanlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu süreçte daha güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri her zamankinden daha elzemdir. İşte bu yeni dönemde ülkelerin geleceğini belirleyen en önemli unsur; bilgi üretme kapasitesidir. Bizler, üniversiteler olarak yalnızca mevcut durumu analiz etmekle yetinmemeli; zamanın ruhunu okuyarak çağın ihtiyaçlarına cevap verecek fikirler üretmeliyiz. Mevcut sorunlara kalıcı çözümler geliştirmeli ve kamuoyuna sağduyulu ve bilimsel katkılar sunmalıyız. Bu düşüncelerle sözlerime son vermeden önce kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen, katılım sağlayan ve bildirileriyle kongreye değer katacak tüm akademisyenlerimize ve değerli araştırmacılarımıza canıgönülden teşekkür ediyorum. Yarınlarımızın umudu sevgili öğrencilerimizi de böylesine anlamlı etkinliklere gösterdikleri ilgi ve alakadan dolayı tebrik ediyorum. Bu kongrenin yalnızca bildirilerin sunulduğu bir program değil, yeni projelerin filizlendiği ve genç araştırmacıların ilham aldığı güçlü bir bilimsel platform olmasını temenni ediyorum." Rektör Özölçer’in konuşmasının ardından kongrenin düzenleme ekibi ile davetli konuşmacılara teşekkür belgeleri takdim edildi. Takdimin ardından program; davetli konuşmacı olan Kocaeli Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden Prof. Dr. Orhan Aydın, Prof. Dr. Selçuk Koç ve Doç. Dr. Özgür Bayram Soylu ile BEUN İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Prof. Dr. Arzu Tay Bayramoğlu’nun sunumları ile devam etti. 16 ve 17 Şubat tarihleri arasında sürecek olan kongrede; işgücü piyasası, yapay zekâ, madencilik sektöründeki gelişmeler, ihracat, iş sağlığı, nüfus, küresel iklim değişikliği, uluslararası ilişkiler ve dijital dönüşüm gibi güncel alanlarda yüz yüze ve çevrim içi oturumlar gerçekleştirilecek.