SAĞLIK - 29 Kasım 2023 Çarşamba 09:12

Havalar soğudu, grip tehdit etmeye başladı

A
A
A
Havalar soğudu, grip tehdit etmeye başladı

Havaların soğumaya başlaması grip vakalarını artırdı.


İmperial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Hava Aydın, gribin insanlarda en fazla görülen solunum yolu hastalığı olduğunu belirterek, “Soğuk algınlığı, influenza virüsü dışında 200’e yakın virüsün sebep olduğu, çok daha hafif seyirli burun akıntısı, boğaz ağrısı ve halsizlik ile seyreden üst solunum yolu enfeksiyonuna verilen isimdir. Belirtiler gripten farklı ve hafif seyirlidir. Erişkinde yılda ortalama 2-4 kez, çocuk yaş grubunda her yıl ortalama 6-10 kez kadar görülür. Genellikle kendi kendini sınırlar ve nadiren de komplikasyonlara yol açarlar” dedi.


Gribin influenza virüsünün neden olduğu, genellikle yıl içerisinde sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başına kadar olan dönemde daha sık görülen oldukça bulaşıcı bir hastalık olduğunu kaydeden Aydın, riskli grup için hastalıktan korunmada en etkili ve güvenilir yöntemin grip aşısı olduğunu hatırlatarak, antibiyotiklerin grip ya da soğuk algınlığı tedavisinde herhangi bir yararı olmadığını söyledi. Aydın, “Ateş (koltuk altından ölçülen 38 C ve üzeri), titreme, kuru öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı ve tıkanıklığı, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, şiddetli halsizlik, ishal, nadiren kusma, ishal belirtilerinden biri veya birkaçı hastalarda görülebilir. Küçük çocuklarda dikkat edilmesi gereken ek belirti huzursuzluk, iştahsızlık ve uyku halidir. Solunum yolu virüsleri temel olarak bireylerin öksürme, hapşırma ve konuşma esnasında yaydıkları damlacıkların sağlıklı bireyler tarafından solunum yoluyla alınmasıyla bulaşmaktadır. Hasta kişinin öksürmesi ya da hapşırması sonucu etrafa virüs içeren milyonlarca damlacık dağılır. Bu damlacıkların enfekte bireylerin 100-180 cm (1-2 metre) uzağına kadar yayılabildiği gösterilmiştir. Az da olsa bu damlacıkların bulaştığı yüzey ve nesnelere temas edildikten sonra ellerin ağız, burun veya göze sürülmesi ile de bulaşabilmektedir. Tokalaşma, öpüşme, bir metreden fazla yaklaşarak konuşma önemli bulaş yollarıdır. Kapı kolu, masa, bardak vb. yüzeylerde virüs 2-8 saat canlı kalmaktadır. Hasta kişiler belirtilerin ortaya çıkmasından 1 gün öncesinden başlayarak hastalığın ortalama 5-7’inci günlerine kadar bulaştırıcıdır. Grip, bebeklik döneminden yaşlılığa kadar tüm yaş grubunu etkilemektedir. Bununla birlikte risk grubunda yer alan kişilerde hastalık diğer kişilere göre daha ağır seyredebilmektedir. Bu kişilerde zatürre, bronşit, sinüzit, orta kulak iltihabı ve oldukça nadiren beyin ve sinir sisteminde hasar oluşması, kalp kası hasarı gibi ciddi tablolara neden olabilir” diye konuştu.



"Riskli grup için hastalıktan korunmada en etkili ve güvenilir yöntem grip aşısıdır"


Riskli grup için hastalıktan korunmada en etkili ve güvenli yöntemin grip aşısı olduğunu belirten Dr. Aydın, “Grip için riskli grup 65 yaş ve üzeri ve 2 yaş altı kişiler, 6 ay-18 yaş arasında olup uzun süre aspirin kullanması gerekenler, şeker hastalığı dahil herhangi bir metabolik hastalığı olanlar, astım dahil kronik solunum yolu hastalığı olanlar, kronik böbrek hastalığı olanlar, kronik kalp ve damar sistemi hastalığı olanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler (kronik kan hastalığı olanlar, kanser hastaları, immunsupresif ilaç kullananlar, HIV/AIDS hastaları), huzurevi, bakımevi vb. ortamlarda yaşayanlar, aşırı kilolu olanlar ve gebelerdir. Riskli grup için hastalıktan korunmada en etkili ve güvenilir yöntem grip aşısıdır. Aşı, yapıldığı grip sezonu için etkili olmaktadır. Bu nedenle eskiden geçirilmiş grip hastalığı ya da uygulanmış grip aşısına bakılmaksızın mevsimsel gribe karşı etkin bir korunma sağlanması için her yıl grip aşısı yaptırılmalıdır. Aşının koruyucu etkisi, aşı yapıldıktan iki hafta sonra başlayacağı için aşının en uygun zamanı gribin sık görülmeye başladığı dönemden hemen öncesidir. Ekim ve kasım ayları grip aşısının yapılma zamanı olarak tercih edilmelidir. Aşılanmayanlar kişiler ise mart ayının sonuna kadar aşılanabilir. Aşının koruyuculuğu yaklaşık 6-8 ay sürer. İlgili hekimin reçete etmesi durumunda aşı sağlık sistemi tarafından ödenmektedir. Hekimlerin uygun görmesi durumunda grip aşısı risk grubu dışındaki kişilere de uygulanabilir. Hastalıktan korunmada gerekli aşı programlarına uyulması, kapalı ortamların sık sık havalandırılması, toplu alanlarda, kapalı alanlarda mutlaka maske kullanılması, herhangi bir solunumsal semptomu bulunan bireylerin bulaşı önlemek adına mutlaka maske kullanması, mümkün ise evde istirahat etmesi, kişisel hijyen ve koruyucu önlem kurallarına uyulması, artmaya başlayan viral enfeksiyonların önüne geçmek konusunda belirleyici unsurlardır” dedi.



"Antibiyotiklerin grip ya da soğuk algınlığı tedavisinde herhangi bir yararı yoktur"


Antibiyotiklerin grip ya da soğuk algınlığı tedavisinde herhangi bir yararı olmadığını kaydeden Aydın, “Çoğu hasta herhangi bir tıbbi tedavi almadan bir haftada iyileşir. Fakat risk grubunda olan kişilerde hastalık ciddi ve ağır seyredebilir ve hatta ölüm görülebilir. Bu nedenle risk grubundaki kişiler erken dönemde (hastalık başladıktan sonraki 24 ile 48 saat arasında) hekime başvurmalı ve antiviral tedavi almalıdır. Bu ilaçlar tıpkı antibiyotikler gibi hekim tarafından önerilmedikçe reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır. Vücuttan su kaybını önlemek için bol bol sıvı tüketimi gerekir. Antibiyotiklerin grip ya da soğuk algınlığı tedavisinde herhangi bir yararı yoktur. Antibiyotikler bakterileri öldürür, ancak grip veya soğuk algınlığına neden olan virüsler üzerinde herhangi bir etkisi yoktur” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Nilüfer’de Kardeş Kentler Turnuvası heyecanı başladı Nilüfer Belediyesi’nin bu yıl 24’üncüsünü düzenlediği Nilüfer Uluslararası Spor Şenlikleri kapsamında düzenlediği Kardeş Kentler Turnuvası, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi’ndeki ilk maçlarla başladı. Yurt içi ve yurt dışından 8 takımın katıldığı turnuvanın şampiyonu 19 Mayıs’ta belli olacak. Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl 24’üncüsü gerçekleştirilen Nilüfer Uluslararası Spor Şenlikleri, "Kardeş Kentler Turnuvası" ile devam ediyor. Nilüfer’in yurt içi ve yurt dışındaki kardeş kentlerini sporda buluşturan voleybol turnuvasının açılış maçları, Yüzüncüyıl Spor ve Gençlik Merkezi’nde oynandı. Dostluk ve rekabetin bir arada yaşandığı turnuvanın açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de katıldı. Maçları izleyerek sporculara destek veren Başkan Şadi Özdemir, sahaya çıkan takımlara başarılar diledi. İki grup halinde toplam 8 takımın mücadele edeceği turnuvada; ev sahibi Nilüfer Belediyesi’nin yanı sıra Türkiye’den Dinar, Bayramiç ve Hatay belediyelerinin takımları yer alıyor. Yurt dışından ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kosova, Ukraynave Romanya’daki kardeş kentlerden gelen voleybol takımları parkeye çıkıyor. Kardeş Kentler Turnuvası’nda final heyecanı, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda yaşanacak. Turnuvanın şampiyonu, Cengiz Göllü Voleybol Salonu’nda oynanacak final maçıyla kupasına kavuşacak.
Bursa Avrupa fırsatları üniversite öğrencileriyle buluştu Avrupa Birliği (AB) tarafından finanse edilen ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) çatısı altında faaliyet gösteren Bursa AB Bilgi Merkezi, Avrupa Günü kapsamında gençleri Avrupa fırsatlarıyla buluşturdu. Gürsu Belediyesi iş birliğinde Mudanya Üniversitesi’nde gerçekleştirilen "Kampüsten Avrupa’ya: Proje Yolculuğunuz Başlıyor" etkinliğine Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Mudanya Üniversitesi Erasmus Koordinatörü Dr. Fatih Yavuz, Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir ile çok sayıda öğrenci katıldı. Programda Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı başta olmak üzere gençlere yönelik Avrupa fırsatları, proje başvuru süreçleri, proje yazımı, fikir geliştirme ve uluslararası hareketlilik imkanları hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. Etkinlikte ayrıca üniversite öğrencisi Furkan Emir de AB projelerine ilişkin deneyimlerini paylaştı. Mudanya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kesik, Erasmus+ programının öğrenciler ve eğitim kurumları için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek, programların daha aktif kullanılması gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Kesik, "Erasmus+ gerçekten çok kıymetli ve etkisi yüksek bir program. Öğrencilerimizin eğitim hayatları boyunca en az bir kez bu programlardan yararlanmaya çalışmalarını tavsiye ediyorum. Kısa ya da uzun dönemli her deneyim; farklı kültürleri tanıma, yeni insanlarla iletişim kurma ve dünyaya daha geniş bir perspektiften bakma imkanı sağlıyor. Bu noktada üniversitelerin, STK’ların, BTSO gibi güçlü kurumların ve paydaşlarımızın da sunduğu imkanların gençlerimizin uluslararası fırsatlara erişiminde önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum" dedi. Mudanya Üniversitesi Erasmus+ Koordinatörü Fatih Yavuz, etkinliğin hem öğrenciler hem de kurumlar için önemini değerlendirerek, "Üniversite eğitimi tamamlanmadan önce öğrencilerimizin mutlaka Avrupa Birliği projelerinden yararlanmasının, yurt dışı deneyimi kazanmasının ve uluslararası bir bakış açısı geliştirmesinin çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bu tür programlar, gençlerimizin yalnızca akademik gelişimine değil aynı zamanda kişisel gelişimine, özgüvenine ve uluslararası network oluşturmasına önemli katkılar sağlıyor. Bu program kapsamında yalnızca öğrencilerimize yönelik hareketlilik imkanlarını değil; aynı zamanda kurumlarımızın farklı faaliyet alanlarında yararlanabiliyor. Proje süreçlerinin tüm öğrencilerimiz için verimli ve ilham verici bir rehber olmasını temenni ediyorum" dedi. Gürsu Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Koordinatörü ve Eurodesk Proje Müdürü Bilal Demir, "Gençlik Fırsatları" başlıklı sunumunda öğrencilere Erasmus+, Avrupa Dayanışma Programı, gençlik değişimleri ve staj imkanları gibi Avrupa fırsatları hakkında bilgiler aktardı. Gençlerin Avrupa projelerine hangi yollarla dahil olabilecekleri, proje fikirlerini nasıl geliştirebilecekleri ve başvuru süreçlerinde nelere dikkat etmeleri gerektiği konularına değinen Demir, "Avrupa Birliği programları, gençlere uluslararası hareketlilik imkanı sunmanın dışında onları günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap veren proje fikirleri geliştirmeye de teşvik ediyor. Proje süreçlerine erken dönemde dahil olan gençler hem kişisel gelişimleri hem de kariyer yolculukları açısından büyük kazanım sağlıyor. diye konuştu. 2021-2027 döneminde Avrupa Birliği proje programlarının dört temel önceliğinin öne çıktığını belirten Demir, "Bugün Avrupa Birliği projelerinde dijital kapsayıcılık ve dijital dönüşüm, dahil etme ve çeşitlilik, çevre ve sürdürülebilirlik ile demokratik yaşama katılım başlıkları önemli bir çerçeve oluşturuyor. Bu alanlarda doğru kurgulanmış her proje fikri, gençler için yeni bir deneyim, güçlü bir iş ağı ve Avrupa ile daha yakın temas kurma konusunda öncelik anlamına geliyor" ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği projelerine ilişkin deneyimlerini katılımcılarla paylaşan üniversite öğrencisi Furkan Emir, bugüne kadar çeşitli projeler hazırladıklarını, hibe desteği aldıklarını ve bu desteklerle farklı çalışmalar yürüttüklerini anlattı. Emir, özellikle yeşil gelecek, sürdürülebilirlik ve geri dönüşüm odağında projeler geliştirdiklerini belirterek, "Okul öncesi dönemden lise çağına kadar farklı yaş gruplarındaki çocuk ve gençlere yönelik eğitimler düzenledik. Çeşitli firmalarla ve fabrikalarla görüşmeler gerçekleştirdik. Fabrikalardan çıkan atıkların nasıl değerlendirilebileceği, bu ürünlerin nasıl geri dönüştürülebileceği ve yeniden kullanılabileceği konusunda çocuklarla birlikte uygulamalı çalışmalar yaptık. Bu süreçte uluslararası anlamda hem güçlü bir iletişim ağı oluşturduk hem de yeni fırsatların kapısını araladık" dedi.
Bilecik İstasyon ve Orhangazi mahallelerine iki güzel proje Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Orhangazi Mahallesi Park ve Mesire Alanı ile Karasu Yürüyüş Yolu adında iki önemli projeyi kazandırmaya çalıştıklarını söyledi. Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı İstasyon Mahallesi ve Orhangazi Mahallesi’nde yapım çalışmaları devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Beraberinde başkan yardımcıları ve ilgili birim çalışanlarının olduğu incelemelerde Başkan Subaşı, çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı. Bölgeye Orhangazi Mahallesi Park ve Mesire Alanı ile Karasu Yürüyüş Yolu adında iki önemli projeyi kazandırmaya çalıştıklarını kaydeden Başkan Subaşı, "Buradaki yıllarca atıl halde bulunan alanın maalesef kimseye faydası yoktu. Bizler de burada kapsamlı bir çalışma başlattık. Buradaki çalışmalar tamamlandığında bu bölge cıvıl cıvıl olacak. Ayrıca Bileciklileri niçin buradaki güzelliklerden faydalandırmayalım diye düşündük. Çalışmamız tamamlanınca burası çok güzel olacak" dedi. "Karasu yürüyüş alanını en güzel şekilde hizmete açacağız" İncelemeleri kapsamında İstasyon Mahallesi’nde yürütülen Karasu Yürüyüş Alanı çalışmasındaki son durumu da kontrol eden Başkan Subaşı, "Soğuksu Parkı’ndan başlıyoruz. Orada bir duraklama alanı. İnsanların ailesiyle birlikte vakit geçirebilecekleri bir alan. Bunun yanında çayını, kahvesini ve diğer ikramlarını içebileceği bir alanı yeniden oluşturuyoruz. Vatandaşlarımızı bu proje kapsamında 1.5 kilometrelik bir yürüyüş alanı sunuyoruz. Suyun sesi eşliğinde ara ara da oturma bankları koyacağız. Bu çalışmayla burasını da hareketlendirmiş olacağız" ifadelerini kullandı.