SAĞLIK - 14 Eylül 2023 Perşembe 09:18

İdrardaki kanama kanser habercisi

A
A
A
İdrardaki kanama kanser habercisi

İdrar yollarındaki kanamanın ciddiye alınması gereken önemli bir durum olduğunu söyleyen Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Turgut, “İdrar yollarında görülen kanama, basit bir idrar yolu enfeksiyonundan üriner sistem kanserlerine kadar birçok hastalığın habercisi olabilir. Bu nedenle idrarda sadece bir kez bile kan görülürse sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” dedi.

İdrardan kan gelmesi durumunun tıpta “hematüri” olarak adlandırıldığını ifade eden Medical Park Karadeniz Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Turgut, idrarda gözle görülebilen miktarda kan olmasına ise “makroskopik hematüri” denildiğini söyledi. Doç. Dr. Turgut, “İdrarda gözle görülemeyen ancak laboratuvar incelemesinde tespit edilebilen kan olması ise mikroskopik hematüridir” diye konuştu.

İdrar yollarında görülen kanamanın ciddiye alınması gereken önemli bir patoloji olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Turgut, “Basit bir idrar yolu enfeksiyonundan üriner sistem kanserlerine kadar birçok hastalığın habercisi olabilir. Bu nedenle idrarda sadece bir kez bile kan görülürse sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır” uyarısında bulundu.

İdrarda kan görülmesine yol açan nedenler

Doç. Dr. Turgut, idrarda kan görülmesine yol açan bazı yaygın nedenleri şöyle sıraladı:

“İdrar Yolu Enfeksiyonları (İYE): İYE’ler, idrar yolunun enfeksiyonu sonucu idrarda kanama ile sonuçlanabilir. İYE’ler, idrar yolunda tahrişe ve iltihaba neden olabilir.

Böbrek taşları: Böbrek taşları, böbreklerde oluşan sert minerallerdir. Bu taşlar böbreklerden idrar yolu boyunca geçerken tahrişe ve kanamaya yol açabilir.

İdrar yolu taşları: İdrar yolunun herhangi bir yerinde oluşan taşlar da kanamaya neden olabilir. Bu taşlar idrar yolunu tahriş edebilir.

Prostat büyümesi: Prostat, mesanenin hemen altında yer alan ve üretranın ilk kısmının etrafını saran bir organdır. Prostat, erkeklerde özellikle 40’lı yaşlardan sonra büyümeye başlar. Büyüyen prostat üretraya baskı yaparak idrar çıkışını belirli ölçüde engelleyebilir. İyi huylu prostat büyümesi (Benign Prostat Hiperplazisi, BPH); idrar yaparken zorlanma, sık idrara gitme gibi belirtilere neden olur. Erkeklerde idrardan kan gelmesi durumunda da akla BPH ’da gelmelidir. Prostat bezinin enfeksiyonu olan prostatit de benzer semptomların oluşmasına yol açabilir.

Üriner sistem tümörleri: Böbrek, mesane veya idrar yolunda bulunan tümörler, idrarda kanamaya yol açabilir. Özellikle ağrısız, pıhtılı, pelte şeklinde kanama mesane kanseri için oldukça önemli bir belirteçtir. Hastalarda sigara öyküsü de mevcutsa, mesane kanserine ve böbrek kanserine yakalanma riski artar.

Böbrek hastalıkları: Böbrek hastalıkları, böbreklerin normal işlevlerini yerine getirememesi sonucu idrarda kanamaya yol açabilir.

İlaçlar ve kanın pıhtılaşma bozuklukları: Bazı ilaçlar veya kanın pıhtılaşma sürecini etkileyen bozukluklar da idrarda kanamaya yol açabilir. Kanser tedavisinde kullanılan siklofosfamid ve bir antibiyotik olan penisilin hematüriye yol açabilir. Aspirin, heparin gibi kan sulandırıcı (antikoagülan) kullanımı, idrarda kan görülmesine sebebiyet verebilir

Travma ve yaralanmalar: Karın veya böbrek bölgesine gelen darbeler veya yaralanmalar sonucu idrarda kanama görülebilir.

Sistemik hastalıklar: Bazı sistemik hastalıklar, örneğin böbrek hastalığına yol açabilen lupus gibi otoimmün hastalıklar, idrarda kanamaya neden olabilir.

Genetik hastalıklar: Orak hücreli anemi, kırmızı kan hücrelerinde şekil bozukluğuna neden olan genetik bir hastalıktır. Bu hastalık idrarda hem mikroskopik hem de makroskopik hematüriye neden olabilir. Böbreğin süzme işlevini yerine getiren glomerulus yapıları da genetik bir rahatsızlık olan Alport sendromundan etkilenebilir. Alport sendromu hastalarında idrarda kan görülebilir.

Ağır egzersizler: Aşırı yoğun fiziksel aktiviteler sonucu bazen idrarda kanama oluşabilir.”

“Koyu renk idrar, kanla karıştırılabilir”

İdrarda kan görüldüğünde öncelikle hangi nedenden kaynaklandığını tespit etmenin gerektiğini belirten Doç. Dr. Turgut, bu nedenle idrardan kan gelmesi şikayeti ile doktora başvuran hastaya altta yatan sebebi bulmak için çeşitli testlerin yapıldığını ifade etti. Tanı için öncelikle hastanın detaylı tıbbi öyküsünün dinlendiğini ve hematüriye neden olabilecek bir hastalık öyküsünün olup olmadığına bakıldığını vurgulayan Doç. Dr. Turgut, sonraki aşamalar hakkında şu bilgileri paylaştı:

“Hasta muayene edilerek hastalığa bağlı fiziksel bulgular saptanmaya çalışılır. Hematüri tanısında idrar tahlili son derece önemlidir. Çoğu zaman hastalar koyu idrar rengini de kan ile karıştırabilir. Dolayısıyla idrarda kanama mutlaka laboratuvar testleri ile kontrol edilmelidir. Hematürinin altında yatan rahatsızlığın teşhisinde ultrason, BT, MR gibi görüntüleme yöntemleri yardımcı olabilir. Sistoskopi, idrar deliğinden mesaneye doğru kamera ile girilip, mesanenin ve üretranın incelenmesi işlemidir. Lokal veya genel anestezi altında yapılabilir. Bu işlemle üretra ve mesanede hastalıkla ilgili bulguların olup olmadığı değerlendirilir. Böbrek biyopsisi yani börekten örnek doku alınıp incelenmesi, glomerülonefrit gibi hastalıkların tanısında kullanılır.”

“Vakit kaybetmeden üroloji hekimine başvurulmalı”

Hematüri tedavisinin kanamaya neden olan sebebe göre değişkenlik gösterdiğinin altını çizen Doç. Dr. Turgut, “Dolayısıyla altta yatan neden neyse ona göre tedavi seçeneği belirlenir. Hematüri; enfeksiyondan kansere, prostat büyümesinden böbrek taşına çok farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabildiği için idrardan kan gelmesi şikayeti olan kişiler vakit kaybetmeden üroloji hekimine başvurmalıdır” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da küçükbaş hayvancılığa destek projesi için başvurular başladı Erzincan’da küçükbaş hayvancılığı geliştirmek amacıyla hayata geçirilen "Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi" için başvurular başladı. Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen proje kapsamında üreticilere çeşitli destekler sağlanacak. Başvurular, il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine dilekçe ile yapılabilecek. Sürecin 1 Nisan’da başladığı, 30 Nisan 2026 mesai bitiminde sona ereceği bildirildi. Proje kapsamında hak kazanan yetiştiricilere, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından temin edilecek 100 baş küçükbaş hayvan verilecek. Destek, 95 dişi ve 5 erkek damızlık hayvandan oluşacak. Projede finansman desteği de yer alıyor. Ziraat Bankası aracılığıyla üreticilere uygun koşullarda kredi imkânı sunulacak. Kredilerde ilk 2 yıl geri ödemesiz dönem uygulanırken, toplam vade süresinin 7 yıla kadar uzayabileceği belirtildi. Ayrıca hayvanların bir yıllık sigortası Tarım Sigortaları Havuzu kapsamında karşılanacak. Üreticilere bunun yanında 12 ay boyunca hayvan başına aylık 150 lira bakım ve besleme desteği verilecek. Projeye Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gerçek kişiler başvurabilecek. Mevcut işletmesi olan ya da olmayan üreticilerin başvuru yapabileceği belirtilirken, mevcut işletmeler için 31 Aralık 2025 tarihli kayıtlara göre en fazla 105 dişi anaç hayvan şartı aranacak. Aynı haneden yalnızca bir kişinin başvurabileceği projede, kamu çalışanları ve tüzel kişilerin destekten yararlanamayacağı ifade edildi. Başvuru sahiplerinin hak kazandıktan sonra başvuru yaptıkları il veya ilçede ikamet etmesi şartı da bulunuyor. Başvuruların belirlenen kriterler doğrultusunda 100 puan üzerinden değerlendirileceği, kadın üreticiler ile genç çiftçilere öncelik tanınacağı bildirildi. Nihai listelerin Hayvancılık Genel Müdürlüğü ve TİGEM tarafından ilan edileceği kaydedildi. Projenin, Erzincan’da küçükbaş hayvan varlığını artırması, kırmızı et üretiminde sürdürülebilirliği desteklemesi ve kırsalda üretimi güçlendirmesi hedefleniyor.
Erzincan Tarım yatırımlarına yüzde 70’e varan hibe desteği Tarım ve kırsal kalkınma alanında yatırımları teşvik etmek amacıyla hazırlanan yeni tebliğ, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kırsal Kalkınma Yatırım Programı kapsamında hayata geçirilen düzenlemeyle, üreticiler, girişimciler ve işletmelere yüzde 70’e varan hibe desteği sağlanacak. Tebliğe göre, mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeler başta olmak üzere tarıma dayalı üretim yapan gerçek ve tüzel kişiler destekten yararlanabilecek. Kadın ve genç girişimciler ile tarımsal örgütler ise öncelikli gruplar arasında yer alacak. Program kapsamında verilecek hibelerde üst limit 30 milyon lira, alt limit ise 100 bin lira olarak belirlendi. Aile işletmeleri için üst limit 8 milyon lira ile sınırlandırıldı. Yatırımların niteliğine göre hibe oranı yüzde 50 ile yüzde 70 arasında değişecek, kalan tutar yatırımcı tarafından karşılanacak. Destek kapsamında; tarımsal ürünlerin işlenmesi, paketlenmesi ve depolanması, sera yatırımları, hayvancılık projeleri, su ürünleri yetiştiriciliği, soğuk hava depoları, çelik silo, gübre işleme tesisleri, arıcılık ve ipek böceği yetiştiriciliği gibi birçok alan yer alıyor. Ayrıca tarımda dijitalleşme, yapay zekâ destekli sistemler ve yenilenebilir enerji yatırımları da desteklenecek. Düzenleme ile kırsal alanda ekonomik altyapının güçlendirilmesi, üretimde verimliliğin artırılması ve alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması hedefleniyor. Programın, kırsalda istihdamı artırması, gençlerin üretime katılımını desteklemesi ve göçün azaltılmasına katkı sağlaması bekleniyor. Başvuruların, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi internet sitesi üzerinden yapılacağı, projelerin il düzeyinde oluşturulacak komisyonlar tarafından değerlendirileceği bildirildi. Öte yandan, destekten yararlanacak projelerin en az 5 yıl faaliyetini sürdürmesi, alınacak makine ve ekipmanların yeni olması ve başvuru sahiplerinin vergi ya da SGK borcunun bulunmaması şartı aranıyor. Ayrıca hibe sözleşmesi imzalanmadan yapılan harcamalar destek kapsamına alınmayacak.
Muş Muş’ta baraj doluluk oranı yüzde 90’ı aştı Muş’ta etkili olan yağışlarla Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarının doluluk oranı yüzde 90’ın üzerine çıktı. Yeni yağışlara yer açmak için su seviyesi kontrollü şekilde düşürülürken enerji üretimi de sürdürülüyor. Muş’ta geçen yıl kuraklık nedeniyle düşen baraj su seviyeleri, bu yıl etkili olan kar ve yağmur yağışlarıyla birlikte yeniden yükseldi. Devlet Su İşleri 17. Bölge Müdürlüğü verilerine göre, kentteki Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarında doluluk oranı yüzde 90’ın üzerine çıktı. Yetkililer, nisan yağışları ve kar erimeleriyle gelecek sular için baraj kapaklarını açarak su seviyesini yaklaşık yüzde 70’e düşürdü. Bu süreçte planlı şekilde enerji üretimi de devam etti. Murat Nehri üzerinde bulunan Alparslan-2 Barajı, Muş Ovası için önemli projeler arasında yer alıyor. Baraj, Muş merkez ile 54 yerleşim yerinin içme suyu ihtiyacını karşılarken, 78 bin 500 hektarlık tarım arazisinin modern sulama sistemine kavuşmasını sağlıyor. Proje kapsamında toplam 780 bin dekar arazi, 3 etap halinde kapalı devre sistemle sulanacak. Geçen yıl kuraklık nedeniyle yüzde 15’e kadar düşen su seviyeleri, bu yılki yağışlarla birlikte yeniden yükseldi. Barajlarda sürdürülen kontrollü tahliye ile yeni yağışlara yer açılırken, artan su seviyesinin tarımsal sulama, içme suyu temini ve enerji üretimine önemli katkı sağlaması bekleniyor. DSİ Muş Şube Müdürü Servet Fırat, 2025 yılının son üç ayı ile 2026 yılının ilk üç ayında, geçmiş yıllara oranla yağış ve kar yağışında önemli artışlar yaşandığını belirterek, "Bu durum, şehrimizdeki Alparslan-1 ve Alparslan-2 barajlarının doluluk oranlarına da olumlu yansımıştır. Barajlarımızda doluluk oranları kontrollü bir şekilde artırılırken, aynı zamanda planlı şekilde enerji üretimi de yapılmaktadır" dedi. Müdür Fırat, Alparslan-1 Barajı’nda doluluk oranının yaklaşık yüzde 25 seviyesinde olduğunu, bu seviyenin bilinçli ve kontrollü olarak tutulduğunu kaydederek, "Bu oran bilinçli ve kontrollü bir seviyedir. Çünkü son altı aylık dönemde yağan yağışlarla birlikte barajların doluluk oranları yükselmiştir. Nisan ve mayıs aylarında beklenen yeni yağışlara yer açabilmek amacıyla Alparslan-1 Barajı’nda sürekli enerji üretimi yapılmış ve bu sayede su seviyesi yaklaşık yüzde 25 seviyelerine kadar düşürülmüştür. Önümüzdeki iki aylık süreçte gelecek kar suları ve yağışlarla birlikte barajdaki su seviyesinin yüzde 70’lere kadar çıkması beklenmektedir. Alparslan-2 Barajı’nda ise hem enerji üretimi devam etmekte hem de doluluk oranı yaklaşık yüzde 60 seviyelerinde bulunmaktadır" şeklinde konuştu. 2026 yılının yağış açısından bereketli geçtiğine dikkat çeken Fırat, "2026 yılında sulama ve içme suyu konusunda herhangi bir sıkıntı yaşanması beklenmemektedir. Devlet Su İşleri olarak 2026 yılı için sulama ve içme suyu planlamalarımız devam etmektedir. Çiftçilerimizin bu yıl sulama konusunda rahat bir sezon geçirmesi ve ürünlerini sorunsuz bir şekilde sulayabilmesi öngörülmektedir. 2026 sulama sezonunun herhangi bir sıkıntı yaşanmadan tamamlanması beklenmektedir" ifadelerini kullandı. Fırat ayrıca, 2026 yılında Muş Ovası Sulama Projesi’nin birinci etap inşaat çalışmalarının devam edeceğini belirterek, "Muş Ovası pompa sulama birinci etap kapsamında hedefimiz, yılsonuna kadar bazı bölgeleri sulamaya açmaktır. Projenin tamamının ise 2028 yılında devreye alınması planlanmaktadır" diye konuştu.