SAĞLIK - 27 Aralık 2023 Çarşamba 09:28

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Kırcı: “Metabolik sendromla mücadelede Akdeniz diyeti önemli”

A
A
A
Kardiyoloji Uzmanı Dr. Kırcı: “Metabolik sendromla mücadelede Akdeniz diyeti önemli”

Kardiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Cahide Haznedar Kırcı, ihmal edildiği takdirde hayati risk oluşturabilen metabolik sendromun özel bir ilacı olmadığını ancak düşük kalorili, daha az karbonhidrat içeren, katkı maddeli paketli gıdalardan uzak, Akdeniz diyeti gibi dengeli diyet modelleri ile hastalığın etkilerinin azaltılabileceğini belirtti.


Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Dilek Cahide Haznedar Kırcı, hayatı tehdit eden pek çok hastalığa neden olabilen metabolik sendrom hakkında açıklamalarda bulundu.



“Kalp krizi, felç ve diyabete neden olabilir”


Tıpta koruyucu hekimliğin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Kırcı, “Hekimlik, koruyucu hekimlik (primer koruma) ile başlamaktadır. Koruyucu hekimlikte bir hastalığa kişinin sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri ortaya çıkmadan önce müdahale edilmesi amaçlanır. Örneğin, hastalıklara karşı yapılan aşılamalar, yetersiz ve yanlış beslenme ya da tütün kullanımı gibi riskli davranışların değiştirilmesi gibi durumlar birincil koruma arasında yer alır” ifadelerini kullandı.


Çoğu kalp damar hastasında önceden var olan, birincil koruma ve gerekli müdahaleler ile önlenebilecek sendromlardan birinin de metabolik sendrom olduğuna işaret eden Uzm. Dr. Kırcı, “Metabolik sendrom kalp krizi, kalp damar hastalıkları, felç, diyabet, karaciğerde yağlanma, kanser, polikistik over sendromu gibi birçok hastalığa neden olabilmektedir” şeklinde konuştu.



“Metabolik sendromun 5 işareti”


Kişide metabolik sendromun anlaşılmasına yol açan bazı parametreler olduğunu belirten Uzm. Dr. Kırcı, aşağıdaki beş durumdan en az üçünün bir arada bulunmasının metabolik sendrom olarak adlandırıldığını söyledi:


“Artmış bel çevresi: Göbek üzerinden ölçülen bel çevresinin erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cm’den fazla olması. Yüksek trigliserit düzeyi: Kandaki trigliserit (serbest kan yağları) düzeyinin 150 mg/dl’den yüksek olması. Düşük HDL düzeyi: HDL kolesterol ‘iyi huylu’ kolesterol olarak bilinen bir kolesterol molekülü çeşididir ve damar sertliğine karşı koruyucu özelliği vardır. HDL kolesterol düzeyinin kadınlarda 50, erkeklerde 40 mg/dl’nin altında olması. Yüksek kan basıncı: Kan basıncının 135/90 mmHg’dan yüksek olması veya tansiyon düşürücü ilaç kullanıyor olmak. Bozulmuş açlık kan şekeri: Açlık kan şekerinin 100-125 mg/dl arasında olması (açlık kan şekerinin 126 mg/dl ve üzerinde olması şeker (diyabet) hastalığı demektir).”



“Obez ve dengesiz beslenen kişilerde risk yüksek”


Metabolik sendrom riskinin kimlerde yüksek olduğuna değinen Uzm. Dr. Kırcı, “Obezitesi yani fazla kilosu olan ileri yaşlı kişilerde, hareketsiz bir yaşam süren ve dengesiz beslenme alışkanlıkları olan kişilerde, yoğun sigara tüketenlerde, stres ve depresyon sonucu aşırı yeme bozukluğu geliştirenlerde daha yüksek risklidir” dedi.



“Kadınlarda daha sık görülüyor”


Dünya genelinde ve ülkemizde metabolik sendromun sık rastlanan bir durum olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Kırcı, şu bilgileri paylaştı:


“Erkeklerden ziyade kadınlarda daha yaygındır. Kadınlarda metabolizmanın daha yavaş olması nedeniyle obeziteye daha sık rastlanır. Metabolik sendrom ile insülin direnci arasında çok yakın bir ilişki vardır. Metabolik sendrom, insülin direnci zemininde gelişebilen bir hastalıktır. Genetik yatkınlık söz konusu olsa da modern hayatın getirdiği hareketsiz (sedanter) yaşam ve yüksek kalorili beslenme sendromun seyrini değiştirmektedir. İnsülin direnci, kalp sağlığını tehdit eden ve tedavi edilmesi gereken bir sağlık sorunudur.”



“İlacı yok, yaşam tarzı değişikliği şart”


Metabolik sendrom belirtilerinin tek başına herhangi bir ağrı veya rahatsızlığa neden olmadığı için genellikle uzun süre fark edilmediğini aktaran Uzm. Dr. Kırcı, hastalığın tedavisi hakkında ise şu açıklamalarda bulundu:


“Metabolik sendromun özel bir ilacı yoktur. Bu yüzden öncelikle tedaviye yaşam tarzı değişikliği dediğimiz diyet ve egzersizle başlamalıyız. Düşük kalorili, daha az karbonhidrat içeren katkı maddeli paketli gıdalardan uzak bir diyet önceliğimiz olmalı. Akdeniz diyeti gibi dengeli diyet modellerinin uygulanması faydalı olacaktır. Akdeniz diyeti sebze, meyve, baklagiller, zeytinyağı, ceviz, fındık, üzüm gibi liften, kompleks karbonhidratlardan ve tekli doymamış yağlardan zengin, doymuş yağlardan fakir bir diyettir. Haftada en az 3 gün, her defasında en az 45 dakika tempolu ve düzenli hareket içeren (yürüyüş gibi) egzersiz yapın. Sigara ve alkolden uzak durun. Tuz tüketiminizi azaltın. Günde toplam 4-5 gramdan fazla tuz tüketmeyin. Kişide tansiyon ve şeker hastalığı varsa, ilaçlarını düzenli kullanmalı, doktor kontrolü ve tavsiyesi olmadan gelişigüzel ilaç almamalıdır.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne İstanbul’un Fethi’nin 573’üncü yılında Edirne’de Osmanlı ruhu yaşatıldı Edirne’de İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümü kutlamaları coşku dolu anlara sahne oldu. Programın en dikkat çeken bölümleri ise atlı birlikler ve yeniçeri kıyafetliler eşliğindeki fetih yürüyüşü ile bin dronla fetih ruhunun Selimiye’nin gölgesinde yeniden canlandırılması oldu. İstanbul’un fethinin 573. yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde "İstanbul’un Fethi Edirne’den Başlar" programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Kutlamalar çerçevesinde "Büyük Fetih Yürüyüşü" ve konserler düzenlendi, Edirne’den İstanbul’un fethine uzanan sürecin gökyüzünde canlandırılması bin dron ile yapıldı Tarihi atmosferin hissedildiği program, vatandaşlara unutulmaz anlar yaşattı. Etkinlikler çerçevesinde Selimiye Meydanı’nda gerçekleştirilen İHA ve SİHA gösterileri yoğun ilgi gördü. Teknoloji ile tarihin buluştuğu gösteriler vatandaşlardan büyük alkış aldı. Vatandaşlar bu anları telefonlarına kaydederek güne anı bıraktı. Akşam saatlerinde düzenlenen fetih yürüyüşü ise adeta Edirne sokaklarını tarih yolculuğuna çevirdi. Selimiye Meydanı doldu taştı, adım atacak yer kalmadı. Jandarma Genel Komutanlığı Atlı Jandarma Birliği, Mehteran Birliği, 500’e yakın yeniçeri ve akıncı kıyafetli ve vatandaşların katıldığı yürüyüşte fetih ruhu yeniden canlandı. Temsili yeniçerilerinden bazıları İstanbul’un fethinde büyük rol oynayan şahi toplarının replikalarını taşıyan tahta arabaları çekerek yürüyüşte yer aldı. Şükrüpaşa İlkokulu önünden başlayan yürüyüş, Selimiye Meydanı’na kadar büyük bir coşku eşliğinde devam etti. Selimiye Meydanı’nda bir araya gelen protokol üyeleri ve katılımcılar, Akşemsettin’i temsil eden Eski Cami İmam Hatibi Salih Tatlı’nın duasının ardından kutlama alanına geçti. 1. Ordu Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın destekleriyle gerçekleşen program yağmura rağmen geç saatlere kadar devam etti. "Bin dron ile göküzünde canlandırma yapıldı" Geçen yıl video mapping ile Selimiye üzerinde yapılan fetih canlandırması bu yıl bin dronla gökyüzünde canlandırıldı. Eski Cami önünde gerçekleştirilen fetih duası ve komando andının okunması programa duygu dolu anlar kattı. Vatandaşlar ellerindeki bayraklarla etkinliklere yoğun destek verirken, meydan marşlar ve mehter ezgileriyle yankılandı. Selimiye Meydanı’ndaki ana programda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Programda Edirne Valisi Yunus Sezer bir konuşma yaptı. Sezer, konuşmasında İstanbul’un fethinin inanç, azim ve iradenin zaferi olduğunu söyledi. Edirne’nin fetih hazırlıklarının merkezi olduğuna vurgu yapan Sezer, İstanbul’un fethinin yalnızca askeri bir başarı olmadığını, asıl büyük olanın inançla yoğrulmuş bir azmin, sağlam bir hazırlığın ve sarsılmaz bir iradenin zaferi olduğunu ifade etti. Edirne’nin fetih ruhunun şekillendiği şehirlerden biri olduğunu aktaran Sezer, "Dünyayı titretecek dev şahi topları bu ocaklarda dökülmüş, ilk kez Edirne’de yankılanmıştır. Bu kadim şehir devlet aklının şekillendiği, orduların hazırlandığı, ilmin büyüdüğü bir başkenttir" dedi. "Tükiye birçok alanda kendi hikayesini yazdı" Türkiye’nin bugün savunma sanayiinden uzay teknolojilerine kadar birçok alanda kendi hikayesini yeniden yazdığını söyleyen Sezer, "O gün dökülen şahi toplarının yerini bugün yerli ve milli teknolojilerimiz, İHA’larımız ve SİHA’larımız almaktadır. Bizler Türkiye Yüzyılı idealimizle her alanda lider bir Türkiye inşa ediyoruz" ifadelerini kullandı. Gençlerin heyecanının fetih ruhunun devamı olduğuna dikkat çeken Vali Sezer, programın hazırlanmasında destek verenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından sahne alan bando ve mehteran ekipleri izleyenlerden büyük alkış aldı. Gecenin finalinde gerçekleştirilen Edirne’den İstanbul’a doğru yola çıkan fetih yürüyüşünün hikayesi, "Edirne’den İstanbul’a: Mühendisliğin ve Azmin Zaferi" temalı dron gösterisi ise gökyüzünde görsel şölen oluşturdu. Edirne’de düzenlenen fetih etkinlikleri, hem tarih bilincini canlı tuttu, hem de vatandaşlara birlik ve beraberlik duygusunu bir kez daha yaşattı