SAĞLIK - 05 Mart 2025 Çarşamba 09:49

Kas ve iskelet sistemi hastalıklarına kulaktan gönderilecek sinyal ile çözüm

A
A
A
Kas ve iskelet sistemi hastalıklarına kulaktan gönderilecek sinyal ile çözüm

TRABZON (İHA) – Türkiye’de yoğun olarak görülen bir çok kas ve iskelet sistemi hastalığı kulağa takılacak bir cihaz vasıtası ile gönderilecek sinyal ile tedavi edilebilecek. Avrasya Üniversitesi’nde geliştirilen elektriksel uyarı tekniği kas iskelet sistemi ağrısı yaşayanlar için bir umut olacak.


Avrasya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Alper Perçin, kas iskelet sistemi ağrısı, vertigo, eklem disfonksiyonu yaşayan ve romatizmal tanısı olan hastalar için geliştirdikleri ‘Vagus Sinir Stimülasyonu’ hakkında bilgi verdi. Çalışmalarının ‘’Science Citation’’ indeksli dergilerde yayınlanmış olması ve TÜBİTAK projesi olarak da devam ediyor olmasının önemine vurgu yapan Perçin, "Ülkemizde vagus sinir stimülasyonu ile ilgili hem invazif olan hem de non-invazif olmayan stimülasyon işlemleri başarıyla devam etmektedir. Avrasya Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon ve Ergoterapi bölümlerinde bu çalışmaları yaklaşık 1 yıldır devam ettirmekteyiz. Bu aşamada ‘Science Citation’ indeksli dergilerde yayınlanmış başarılı çalışmalarımız bulunmaktadır. Amacımız otonom sinir sistemi kaynaklı hastalıkların değerlendirilmesi ve tedavisinde alternatif ve yan etkisiz tedavilerin ortaya çıkarılması ve bilim dünyasına sunulmasıdır" dedi.



"Geliştirdiğimiz sistem elektriksel bir uyarım tekniğidir"


Kulak içi vagus sinir stimülasyonunun kullanımı ile ilgili bilgi veren Perçin "Merkezi sinir sisteminde sinir hücrelerinin sinyal işleme yeteneğini değiştiren, beynin refleks devrelerini aktive eden, tedavi edici amaçlar için beyin plastisitesinden yararlanan ve böylece beynin çok farklı alanlarını etkileyen, farmakolojik olmayan ve girişimsel olmayan bir elektriksel uyarım tekniğidir. Vagus sinirinin elektriksel uyarımı, beyin ve vücut arasındaki bilgi aktarımı ile ilişkili çok sayıda fizyolojik süreci etkiler. Kulak içi vagus sinir stimülasyonu, miyofasiyal ağrı sendromu, fibromiyalji epilepsi, inme, vertigo, romatoid artrit, kalp yetmezliği gibi çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılabilir ve sürdürülebilir tedavi edici uygulamaları içerir. İnvazif olmayan veya transkütanöz Vagus Sinir Stimülasyonu uygulama sistemleri, dış kulakta vagus sinirinin auriküler dalında uyarım sağlar. Böylece cerrahi implantasyon ihtiyacını ortadan kaldırır. Günümüzde kullanılmakta olan invazif olmayan Vagus Sinir Stimülatörleri dış kulak konkasını uyarır. Elektrot bir stimülasyon kutusuna bağlıdır ve stimülasyon yoğunluğu tedavi eden sağlık profesyoneli tarafından ayarlanabilir" diye konuştu.



Tedavi uygulanacak hasta nasıl belirlenir?


Transkutanöz vagus siniri uyarımı yapılacak hastanın nasıl belirlendiğini de anlatan Dr. Öğr. Üyesi Alper Perçin "Bu işlemin uygulanabilmesi için öncelikle otonom sinir sisteminin değerlendirilmesi gerekir. Otonom sinir sisteminin değerlendirilmesinde kalp hızı değişkenliği yöntemini tercih etmekteyiz. Kalp hızı değişkenliği basitçe her bir kalp atışı arasındaki zaman değişiminin bir ölçüsüdür. Bu değişim, sinir sisteminin otonom sinir sistemi adı verilen tarafından kontrol edilir. Perde arkasında çalışır ve diğer önemli görevlerin yanı sıra kalp atış hızımızı, kan basıncımızı, nefes almamızı ve sindirimimizi otomatik olarak düzenler. Kalp hızı değişkenliği ölçümü sempatik sinir sistemi lehine bir sonuç verdiyse ve hastanın hekimi tarafından uygun görülürse transkutanöz vagus sinir stimülasyonu uygulanabilir" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.