ÇEVRE - 27 Şubat 2024 Salı 09:50

Meteorolojinin ardından uzman dağcılar da çığ tehlikesine dikkat çekti

A
A
A
Meteorolojinin ardından uzman dağcılar da çığ tehlikesine dikkat çekti

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda yüksek kar örtüsü bulunan yerlerde çığ tehlikesi uyarısı yapılırken, uzman dağcılar da dün akşam Van’ın Başkale ilçesinde yaşanan ve 1 kişinin ölümü, 12 kişinin yaralanması ile sonuçlanan çığ olaylarının benzerlerinin yaşanabileceğine dikkat çekti.


Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Trabzon Tenis Dağcılık Kayak Spor Kulübü (TEDAK) Başkanı Ural Ayar, eğimin yüzde 30 olduğu, bitki örtüsünün olmadığı karlı her yerde çığ tehlikesi yaşanabileceğini belirterek kar balkonlarına dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.


2009 yılında Zigana Dağı’nda gerçekleşen ve 10 dağcının ölümü ile sonuçlanan çığ faciasının benzerlerinin yaşanmaması için uyarılarda bulunan TEDAK Başkanı Ural Ayar, yaşanan çığ faciasında 20 kişilik dağcılık ekibinin ekibin içinde bulunduğunu ve faciadan sağ olarak kurtulduğunu hatırlattı. Ayar, "Araba yolunda yürüyorken üzerimize çığ gelmişti ve maalesef 10 arkadaşımız o çığda hayatını kaybetti. Çığ konusunda özellikle kurumlarımızın uyarılarına dikkat etmek gerekiyor. Çığ ile ilgili eğitimler Kızılay ve AFAD gibi kurumlar tarafından veriliyor. Bunlar önemli eğitimler. Bu eğitimlerde alınan en ufak bir bilgi hayat kurtarabilir" dedi.



"İklim değişikliği sebebiyle hava ısılarının bazen çok yükselmesi bazen de çok düşmesi karlı dağlarda çığ habercisidir"


Çığın eğimi yüksek olan ve bitki örtüsü olmayan yerlerde daha çok görüldüğünü belirten Ayar "Çok kar yağdığı zaman eğimi yüksek alanlarda özellikle yüzde 30 eğim ve daha fazlasının olduğu yerlerde bitki örtüsü yoksa dikkatli olmak gerekiyor. Çığ öncesinde riskli bölgelerde bulunan vatandaşlar bitki örtüsüne dikkat etmeli. Bu tür eğimin yüksek olduğu bölgelerde ağaç kesiminin olmaması gerekiyor. Bu tarz bölgelerde bitki örtüsünü artırmak adına ağaç dikimleri gibi faaliyetlerde bulunmak gerekir. Geçtiğimiz yıllar içerisinde bazı dönemlerde bu tür çalışmalar yapılarak eskisi kadar çığ olması engellendi ancak bir çok yerde halen bitki örtüsünün olmadığı yerler var. Özellikle iklim değişikliği sebebiyle hava ısılarının bazen çok yükselmesi bazen de çok düşmesi bazı tehlikeleri beraberinde getiriyor" diye konuştu.



Çığa yakalanılırsa ne yapılmalı?


Eğimli noktalarda risk analizinin önceden tespit edilip hava değişimi olan zamanlarda bu tür yerlerde bulunmamanın önemine dikkat çeken Ayar, "Eğer bir çığa yakalanırsanız, yakalandığınız anda üzerinde kalmak için yüzme hareketi yapmak gerekir. Yüzme hareketi kişiyi çığ kütlesinin üzerinde tutmaya yardımcı olur. Eğer çığ devam ediyor ise hava boşluğu oluşturmaya çalışmak önemli. Hava boşluğu oluşturmak, hayatta kalmak için en büyük katkıyı sağlayan durumlardan bir tanesidir. Çığ anında hareketli anlar olacağı için olabildiğince kafayı yukarıya doğru getirmek önemli. Bu bir kaç doğru hareket kişiyi hayatta tutabilir. İlk yardım eğitimi almak gerekir. Çünkü çığ olduktan sonra yapılacak olan ilk müdahale çok önemli. Çığ sonrasında cep telefonu ya da sinyal ile ulaşılabiliniyorsa bu seçenekler değerlendirilebilir ve arama kurtarma çubukları ile arama tarama faaliyetleri yapılabilir" uyarılarında bulundu.



"Kar balkonlarına dikkat etmek gerekir"


Ural Ayar, Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde dağlık alanların çokluğunun çığ tehlikesini de beraberinde getirdiğini ifade ederek "Eğimin yüzde 30 olduğu her yerde risk olabilir. Ağaçların olduğu yerlerde çığ olmaz. Genelde bitki örtüsü olmayan vadilere dikkat etmek gerekir. O vadiler de bitki örtüsünün olmadığı, bazen ağaçların kesildiği alanlarda da çığ olma riski yüksektir. Bizim ’Kar balkonları’ dediğimiz eğimli yerlerin üzerinde biriken kar kütlelerinin olduğu yerlere de özellikle dikkat etmek gerekir. Ses çığ riskini arttırır. Silah sesi ya da buna benzer yüksek sesler çığ tetikçisi olabilir. Ama yine de en önemli olan bitki örtüsünün varlığı" şeklinde konuştu.



Meteorolojinin ardından uzman dağcılar da çığ tehlikesine dikkat çekti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Başkan Kurnaz: "Çocuklarımız trafik eğitim pistinde kuralları eğlenerek öğreniyor" Samsun’un İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, belediye bünyesinde hizmet veren İhsan Kalkavan Trafik Eğitim Pisti’nde çocuklara yönelik eğlenceli ve öğretici trafik eğitimleri verildiğini belirterek, "Çocuklarımız trafik kurallarını uygulamalı şekilde öğrenirken aynı zamanda keyifli vakit geçiriyor" dedi. İlkadım Belediyesi’nin çocuklara yönelik eğitim faaliyetleri kapsamında hizmet veren İhsan Kalkavan Trafik Eğitim Pisti, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Çocukların küçük yaşlarda trafik bilinci kazanmasını amaçlayan eğitimlerde teorik bilgilerin yanı sıra uygulamalı çalışmalar da gerçekleştiriliyor. Trafik eğitim pistinde çocuklar; yaya geçidi kullanımı, trafik ışıkları, emniyet kemerinin önemi, temel trafik işaretleri ve güvenli sürüş kuralları hakkında uzman eğitmenler tarafından bilgilendiriliyor. Eğitim alanında yer alan mini yollar, trafik levhaları ve sinyalizasyon sistemi sayesinde çocuklar, akülü araçlarla gerçek trafik ortamını deneyimleme fırsatı buluyor. Çocukların trafik bilinciyle yetişmesinin gelecekte daha güvenli bir toplum oluşmasına katkı sağlayacağını ifade eden İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, belediye olarak çocukların eğitimine ve sosyal gelişimine yönelik projeleri sürdürdüklerini söyledi. Başkan Kurnaz, "İhsan Kalkavan Trafik Eğitim Pisti, çocuklarımıza olumlu katkılar sağlayan eğitim noktalarımızdan biridir. Burada öğrencileri ve çocukları ağırlıyoruz. Renkli görüntülere sahne olan etkinliklerle çocuklarımız akülü araçlarla eğitim pistinde tur atarken hem keyifli vakit geçiriyor hem de günlük yaşamda karşılaşabilecekleri trafik kurallarını uygulamalı şekilde öğreniyor. Geleceğin bilinçli sürücüleri ve yayalarını yetiştirmek amacıyla eğitim faaliyetlerimizi sürdüreceğiz. İlkadım Belediyesi olarak çocukların sosyal gelişimlerine katkı sunacak eğitici ve öğretici projeleri hayata geçirmeye, trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturacak çalışmalara destek vermeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Ağrı Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" etkinliklerinde Ağrılı öğrenciler üretime katılıyor Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençlik" etkinlikleri kapsamında Ağrı TOBB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde gerçekleştirilen çalışmalarla öğrenciler üretim süreçlerine katılarak mesleki deneyim kazanıyor. Yaklaşık 80 öğrencinin eğitim gördüğü okulda Kimya Teknolojileri ile Moda Tasarım Teknolojileri alanlarında uygulamalı eğitim veriliyor. Kimya Teknolojileri alanında eğitim alan öğrenciler, öğretmenlerinin rehberliğinde sıvı sabun, yüzey temizleyici, çamaşır suyu, cam temizleyici, kolonya, elde yıkama bulaşık deterjanı, endüstriyel bulaşık makinesi deterjanı, endüstriyel bulaşık makinesi parlatıcısı, köpük sabun, oda parfümleri, kokulu hediyelik katı sabun, dezenfektan ile yüzey dezenfektanı üretiyor. Döner sermaye kapsamında hazırlanan ürünler il genelindeki kamu kurumlarına satılıyor. Okullarda kullanılan temizlik ürünlerinin büyük bölümü de okul bünyesinde hazırlanıyor. Üretim aşamalarında görev alan öğrenciler, hazırlık, üretim, dolum ile paketleme süreçlerinde çalışma yürütüyor. Moda Tasarım Teknolojileri alanında eğitim gören öğrenciler ise "Sıfır Atık" anlayışı doğrultusunda kullanılmayan kıyafetleri yeniden değerlendiriyor. Atık kumaşlardan çanta, kalemlik ile çeşitli aksesuarlar hazırlayan öğrenciler, uygulamalı çalışmalarla mesleki becerilerini geliştiriyor. Öğrenciler tarafından öğretmenleri gözetiminde Türk bayrağı da dikiliyor. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, yaptığı açıklamada, öğrencilerin eğitim sürecinde üretimin içinde yer almasının önemli kazanımlar sağladığını söyledi. Mesleki eğitimin uygulamalı çalışmalarla güçlendiğini belirten Kökrek, öğrencilerin okulda öğrendikleri bilgileri üretim sahasında geliştirme fırsatı bulduğunu ifade etti. Öğrencilerin üretim süreçlerinde görev alarak sorumluluk bilinci kazandığını belirten Kökrek, "Öğrencilerimiz burada meslek öğrenirken üretim süreçlerini yakından tanıyor. Yapılan çalışmalar, gençlerimizin çalışma hayatına daha hazırlıklı yetişmesine katkı sunuyor." dedi. Okul yöneticileri, öğretmenler ile öğrencilere teşekkür eden Kökrek, mesleki eğitimin üretim odaklı çalışmalarla gelişimini sürdürdüğünü kaydetti.
Bursa Nilüfer’in şehitlerinin adı Esentepe’de yaşatılacak Nilüfer Belediyesi’nin, Çanakkale Savaşı’ndan günümüze vatan uğruna hayatını kaybeden tüm Nilüferli şehitlerin adını yaşatacağı Şehitler Anı Parkı, bu yıl Esentepe Mahallesi’nde Nilüferlilerle buluşacak. Şehitlerin aziz hatırasını yaşatmak amacıyla hayata geçirilecek parkta yer alacak abidede, tüm Nilüferli şehitlerin isimlerini onlara yakışır bir vefa ile geleceğe taşıyacak. Nilüfer Belediyesi’nin, ilçedeki tüm şehitlerin hatırasını yaşatmak amacıyla hayata geçirdiği Şehitler Anı Parkı projesinde çalışmalar sürüyor. Şehitlerin aziz hatırasını tek bir anı mekânında yaşatmayı amaçlayan park, yalnızca bir anıt alanı değil; ailelerin bir araya gelip ortak hafızayı yaşatabileceği anlamlı bir buluşma noktası olacak. Çanakkale’den bugüne tüm şehitlerin adı parkta yaşayacak Esentepe Mahallesi’nde inşa edilecek olan parkta, Çanakkale Savaşı’ndan Milli Mücadele’ye, Kore Savaşı’ndan Cumhuriyet dönemine kadar vatan uğruna hayatını kaybeden tüm Nilüferli şehitlerin isimlerine yer verilecek. Kent dokusuna nefes aldıracak nitelikte 2 bin 956 metrekarelik bir alanda planlanan parkın bin 960 metrekaresi yeşil alan olacak. Park içinde şehit anıtı, tören alanı, amfi düzenlemesi, açık kütüphane, okuma alanları Nilbel Kafe, dinlenme alanları, yürüyüş alanları, bisiklet park alanı ve otopark bulunacak. Yıl boyunca anma törenleri ve resmi programlara ev sahipliği yapabilecek şekilde planlanan Şehitler Anı Parkı, 24 saat güvenlik önlemleri ile korunacak. Şehitlerin hatırasını yaşatmanın kendileri için bir borç olduğunu dile getiren Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Bizler için şehitlerimizin aziz hatırası ve ailelerin talepleri her zaman ilk sıradadır. Bu vatan için toprağa düşen hiçbir kahramanımızın adını güvenliği tam sağlanamayan, zamanla yıpranma riski olan sokak arası parklara hapsetmek istemedik. Onlara olan minnet borcumuzu; 24 saat korunan, kütüphanesiyle ve dev anıtıyla gençlerimize ilham verecek, ailelerimizin her daim başköşede ağırlanacağı Şehitler Anı Parkı ile ödemeyi görev bildik. Bu projeyi en başından beri şehit ailelerimiz ve gazilerimizle kurguladık; çünkü o isimlerin nasıl yaşatılacağına dair en doğru cevabı yalnızca onlar verebilirdi. Her bir Nilüferli şehidimizin adı bu parkta; çocukların sesiyle, ailelerin dualarıyla yaşamaya devam edecek" dedi.