ÇEVRE - 08 Temmuz 2025 Salı 10:13

Neredeyse 3 kişiye bir araç düşüyor

A
A
A

Trabzon’da kayıtlı araç sayısı 300 bine yaklaşırken 2024 verilerine göre nüfusu 822 bin olan şehirde neredeyse üç kişiye bir araba düşüyor.

Özellikle hafta sonlarında Ayasofya Beşirli mevkii arasındaki sahil kesimine park eden araçların görüntüsü adeta açık hava otoparkını andırırken Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Ömer Hakan Usta, şehirdeki araç yoğunluğu ve buna bağlı olarak artan otopark sorununa dikkat çekti.

Neredeyse 3 kişiye bir araç düşüyor

Trabzon’un coğrafi yapısı nedeniyle alternatif yol ve otopark imkânlarının sınırlı olduğuna vurgu yapan Usta, şehirde neredeyse üç kişiye bir aracın düştüğünü ifade etti. Trabzon’un coğrafi yapısının zorlukları nedeniyle şehirde yol alternatiflerinin sınırlı olduğunu kaydeden Usta, "Trabzon’da yaklaşık 278 bin kayıtlı hususi araç bulunuyor. Bunun yanında ticari olarak 650 dolmuş ve 250 taksi hizmet veriyor. Alternatif yolların yetersiz olması nedeniyle araçlar genellikle yol kenarlarına park ediliyor. 278 bin rakamının içerisinde il dışından gelen, plakasını değiştirmeyen vatandaşlarımız da var; örneğin 48, 57, 37 gibi plakalara sahip araçlar. Bu rakamlarla birlikte toplam araç sayısının 300 bini bulduğunu tahmin ediyoruz. Araç sayısı oldukça fazla ve bu da şehirde ciddi bir otopark sorununa yol açıyor. Trabzon, coğrafi yapısı nedeniyle maalesef zor bir şehir. Şehir içindeki dolmuşlar bile bu durumdan olumsuz etkileniyor" dedi. Usta, vatandaşlara hem ekonomik hem de trafik yoğunluğu nedeniyle toplu taşıma araçlarını kullanmalarını tavsiye ettiklerini vurgulayarak, "Hususi araçla yola çıkıldığında yakıt, trafik cezası ve otopark ücreti gibi maliyetler önemli bir yük oluşturuyor" ifadelerini kullandı.

Üç kişiye bir araç düşüyor

Trabzon’da neredeyse üç kişiye bir araç düştüğünü belirten Usta, "Birçok evde iki hatta üç araç bulunabiliyor. Dolayısıyla bir aileden üç kişi aynı anda dışarı çıktığında bu durum trafik yoğunluğunu ciddi şekilde artırıyor. Trabzon olarak bu noktada ne yazık ki dezavantajlıyız" şeklinde konuştu.

Neredeyse 3 kişiye bir araç düşüyor

Sahil bölgesine yoğun ilgi

Trabzon’un sosyal faaliyetler açısından sınırlı imkânlara sahip olduğuna dikkat çeken Usta, "Vatandaşlarımız sahil kesimine yoğun ilgi gösteriyor. Ancak sahildeki otopark kapasitesi yetersiz kalıyor. Bu nedenle sürücüler araçlarını yol kenarına park ediyor ve zaman zaman bu durum kazalara yol açıyor. Bu soruna acilen çözüm bulunmalı, otopark ihtiyacı bir an önce karşılanmalıdır. Aksi takdirde kaza riskleri artmaya devam edecektir" dedi.

Neredeyse 3 kişiye bir araç düşüyor

Ceza kesilmesine rağmen tekrar park ediyorlar

Usta, mevcut cezaların yeterince caydırıcı olmadığını da dile getirerek, "Araçlarına ceza kesilmesine rağmen sürücüler, yeniden yol kenarına park etmeyi göze alabiliyor. Bunun altında yatan temel sebep, alternatif alanların olmamasıdır. Sosyal aktivite açısından sahil bölgesi neredeyse tek seçenektir. Vatandaş deniz havası almak, çay içmek, gezmek istiyor ama aracını park edecek yer bulamıyor. Trabzon’un en büyük sorunlarından biri otopark sorunudur. Vatandaşlarımız otoparklarda yer bulamıyor, bu nedenle sorunun ivedilikle çözülmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

Bekir Koca - Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Susuz Kaymakamı Tutal’dan sel ve taşkın riskine karşı yerinde inceleme Susuz Kaymakamı Muhammed Emin Tutal, sel ve taşkın riskinin bulunduğu köylerde birtakım incelemelerde bulundu. Kars’ın Susuz ilçesi Kaymakamım Muhammed Emin Tutal, İlçe Jandarma Karakol Komutanı Nazif Öskan Özer ile birlikte Aynalı ve Ortalar köylerini ziyaret ederek sel ve taşkın riskine karşı alınan önlemleri yerinde inceledi. Gerçekleştirilen ziyaretlerde köy muhtarlarıyla bir araya gelen Kaymakam Tutal, özellikle dere yatakları, köprüler ve menfezlerde yürütülen çalışmaları detaylı şekilde değerlendirdi. Ziyaret kapsamında köylerde geçmiş dönemlerde taşkın riski oluşturduğu belirlenen bölgeler gezilerek mevcut durum gözlemlendi. Dere yataklarının temizliği, su akışını engelleyebilecek unsurlar ve menfezlerin kapasitesi hakkında teknik bilgiler alınırken, olası aşırı yağışlara karşı yapılması gereken çalışmalar ele alındı. İncelemeler sırasında köy muhtarlarıyla görüşen Kaymakam Tutal, sahadan gelen talepleri dinleyerek sorunların çözümü için ilgili kurumlarla koordinasyon içinde çalışacaklarını ifade etti. Yerel ihtiyaçların hızlı şekilde değerlendirilmesinin önemine dikkat çekildi. "Önleyici tedbirler önceliğimiz" Kaymakam Tutal, doğal afetlere karşı en etkili yöntemin önceden alınan tedbirler olduğunu vurgulayarak, riskli bölgelerde gerekli bakım ve iyileştirme çalışmalarının sürdürüleceğini belirtti. Tutal, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumaya yönelik çalışmaların aralıksız devam edeceğinin altını çizdi. Ziyaret, yapılan değerlendirmelerin ardından köylerdeki genel durumun gözden geçirilmesi ve ilgili birimlere gerekli notların iletilmesiyle sona erdi.
Muğla Ramazan’da tatil algısı değişti: Termal ve wellness talebi arttı Kızılbük Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, Ramazan ayının turizm açısından "bekleme dönemi" olarak görülme algısının değiştiğini belirterek, 2025 verilerinin Ramazan’ı aktif bir seyahat dönemine dönüştürdüğünü söyledi. Türk turizminin artık sadece yaz aylarında "güneş, kum ve deniz" anlayışıyla sınırlı kalmadığını ve yeni konsept termal ve wellness tesislerine ilginin arttığını kaydeden Kızılbük GYO Genel Müdürü Çelik, "2025 yılının ilk çeyrek verilerine göre Ramazan’ın başladığı ve mart ayını kapsayan dönemde seyahat sayısında yüzde 28,4 artış yaşandı. İlk üç ayda ise 10 milyonu aşan bir hareketlilik görüldü. Bu artışın klasik eğlence odaklı tatillerden değil; daha kısa süreli, sakin, doğayla temas eden ve yenilenme temalı konaklamalardan kaynaklandığını düşünüyoruz" dedi. "40 yaş üstü talep öne çıkıyor" Ramazan döneminde tatil talebinin ağırlıklı olarak 40 yaş ve üzeri segmentten geldiğini belirten Çelik, özellikle 50 yaş üstü grubun bu dönemi bilinçli bir dinlenme zamanı olarak değerlendirdiğini söyledi. Bu yaş grubunda eğlence yerine konfor, sağlık ve sakinliğin öncelikli olduğunu dile getiren Kızılbük GYO Genel Müdürü Çelik, genç yetişkinlerin ise daha çok bayram haftasındaki sosyal hareketliliğe yöneldiğini kaydetti. Çelik, "Aileler artık Ramazan ayını daha huzurlu ve düşük tempolu birlikte zaman geçirme fırsatı olarak görmeye başladı. Özellikle ‘tatil evi’ modeli, Ramazan ayının bu içe dönük atmosferiyle güçlü bir uyum yakalıyor. Kişi her yıl bildiği, alıştığı bir yaşam alanına giderek geçici bir misafirlik hissi yerine süreklilik duygusu yaşıyor. Ramazan’da tatil, yeni bir yer keşfetmekten çok, kendi düzenini farklı bir mekânda sürdürme ve aileyle daha nitelikli zaman geçirme imkânı sunuyor. Bu da deneyimi anlık bir kaçamaktan çıkarıp planlı ve anlamlı bir yaşam parçasına dönüştürüyor" dedi. "Termal ve wellness tesislerine ilgi arttı" Ramazan’da seyahat motivasyonunun yavaşlama, dinlenme ve beden-zihin dengesine yöneldiğini ifade eden Çelik, bu nedenle termal ve wellness tesislerinin beklentiyle güçlü bir uyum yakaladığını belirtti. Özellikle 40 yaş üstü misafirlerde artan sağlık bilincinin termal su, SPA ve medikal wellness hizmetlerine ilgiyi yükselttiğini kaydeden Çelik, termal ve wellness odaklı sağlık turizminin yıl geneline yayılan sürdürülebilir bir talep alanı hâline geldiğini vurguladı. Ramazan sürecinin günlük yaşam ritmini yeniden düzenlediğine dikkat çeken Çelik, "Beslenme saatleri değişiyor, tempo yavaşlıyor ve daha içe dönük bir düzen oluşuyor" dedi. "Yeni konsept ‘tatil evi’ modeli Ramazan ayının atmosferine de uyum sağlıyor" Ramazan ayında tatilin ruhunun aidiyet ve düzen kurma fikri etrafında şekillendiğini kaydeden Kızılbük GYO Genel Müdürü Mahmut Sefa Çelik, "Özellikle ‘tatil evi’ modeli Ramazan ayının içe dönük atmosferiyle uyumlu bulunuyor. Sinpaş olarak ‘tatil evi’ modelini bu anlayışla kurguladık. Kullanıcılara her yıl planlı, öngörülebilir ve profesyonel işletme destekli konaklama sunuyoruz" diye konuştu. "Dönemsel değil, uzun vadeli sürdürülebilir yatırımlara odaklanıyoruz" Yatırımlarını dönemsel doluluk artışlarına göre değil, uzun vadeli kullanım değeri ve operasyonel sürdürülebilirlik perspektifiyle konumlandırdıklarını aktaran Genel Müdür Çelik, "Ramazan ayı gibi dönemler, konforun ve öngörülebilirliğin artık lüks değil, temel beklenti hâline geldiğini net biçimde gösteriyor" dedi.
Gaziantep Dr. Kademli, kışın çocuklarda enfeksiyonlara karşı alınacak önlemler hakkında bilgi verdi Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öznur Kademli, özellikle okul çağındaki çocuklarda solunum yolu enfeksiyonlarının daha sık görüldüğünü belirterek, kış aylarında bağışıklık sisteminin korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Medical Point Gaziantep Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öznur Kademli, "Bağışıklık sistemi henüz tam gelişmemiş olan bebekler ve okul öncesi çocuklar enfeksiyonlara karşı daha hassastır. Bu nedenle koruyucu önlemler ihmal edilmemelidir. Çocuklarda kışın en sık görülen hastalıklar arasında grip, nezle, bronşit ve orta kulak enfeksiyonları yer alıyor. Özellikle Influenza (grip), ani başlayan yüksek ateş, halsizlik ve kas ağrılarıyla kendini gösteriyor. Bunun yanı sıra Respiratuvar Sinsityal Virüs Enfeksiyonu (RSV) küçük yaş grubundaki çocuklarda ciddi solunum sıkıntılarına yol açabiliyor" dedi. Aileler nelere dikkat etmeli Enfeksiyonlardan korunmak için neler yapılması gerektiğini anlatan Dr. Kademli, "El Hijyeni Alışkanlığı Kazandırın, çocuklara doğru el yıkama alışkanlığı kazandırılmalı. Eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı; okuldan geldikten sonra ve yemeklerden önce mutlaka temizlik sağlanmalı. Bağışıklık sistemini güçlü tutmanın yolu düzenli uyku ve dengeli beslenmeden geçiyor. Sebze, meyve, protein ağırlıklı beslenme ve yeterli sıvı tüketimi büyük önem taşıyor. Kapalı Ortamları Havalandırın: Sınıf ve ev ortamlarının sık sık havalandırılması virüslerin yayılımını azaltıyor. Grip aşısı başta olmak üzere rutin aşı takviminin düzenli takip edilmesi gerektiğini belirten Kademli, özellikle risk grubundaki çocukların aşılarının geciktirilmemesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Ateş, yoğun öksürük ve halsizlik şikayeti olan çocukların okula gönderilmemesi gerektiğini belirten Kademli, bunun hem çocuğun iyileşmesi hem de salgının yayılmaması açısından önemli olduğunu söyledi. "Basit önlemlerle büyük koruma mümkün" Dr. Öznur Kademli, "Mevsime uygun giyinme, düzenli uyku, sağlıklı beslenme ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi kış enfeksiyonlarına karşı en güçlü savunmadır" diyerek aileleri bilinçli olmalar konusunda uyardı.