SPOR - 03 Ocak 2024 Çarşamba 11:36

Paul Onuachu: "Futboldan başka hiçbir şey düşünemiyorum"

A
A
A
Paul Onuachu: "Futboldan başka hiçbir şey düşünemiyorum"

Trabzonspor’un golcüsü Paul Onuachu, futboldan başka hiçbir şey düşünmediğini söyledi. Nijeryalı oyuncu, bordo-mavili kulüpte yaşadıklarını daha önce oynadığı kulüplerin hiçbirinde görmediğini belirtti.

Trabzonspor’un Nijeryalı futbolcusu Paul Onuachu, kulüp dergisinin 213. sayısı için özel açıklamalarda bulundu. Danimarka, Belçika ve İngiltere’de futbol oynadığını belirten Onuachu, "Kulüplerin oyuncularıyla ne şekilde ilgilendiklerini değerlendirdiğimde açıkça söyleyebilirim ki, Trabzonspor’da yaşadıklarımı daha önce oynadığım kulüplerin hiçbirinde görmedim. Çünkü sadece bana karşı değil herkese böyle, oyuncularla ilgilenme seviyeleri inanılmaz. Oyuncuların her konuda rahat ettiğinden emin oluyorlar. Gece 2 ya da 3 olsun fark etmiyor, bir problem yaşarsanız telefon ettiğinizde neredeyse 5 dakika içinde birisi yardım için kapınızda oluyor. Bu durum çok etkileyici. Öte yandan Trabzonspor taraftarı da harika. Mesela havalimanındaki karşılama bile bana çokça özgüven verdi, statta da öyleler. Bu desteklerinden dolayı onlara çok teşekkür ediyorum" dedi.

"Babam beni desteklemekten yorulduğunu söyledi"

Futbol sevdalısı olduğunu belirten golcü oyuncu, "Bu oyunu çok seviyorum. Avrupa’ya futbol oynamaya gelmeden önce Nijerya Lagos’tayken mahalle takımında futbol oynuyordum. Annem ve babam benim futbol oynamamı elbette desteklediler uzun süre fakat belli bir noktaya gelince babam artık büyüdüğümü ve beni desteklemekten yorulduğunu söyledi. Ayaklarım üzerinde durmam ve eve bir şeyler getirmem gerekiyordu. Çünkü şartlarımız da bunu gerektiriyordu. Bu nedenle Lagos’ta yazılı olarak bir işe başvurmak için hazırlanıyordum. Futbola, kendime ve yeteneklerime inanıyordum ama babamın baskısının artıyordu. Tam o dönemde bir antrenörle tanıştım, bana FC Ebedei ile denemelere çıkmak isteyip, istemeyeceğimi sordu. FC Ebedei yarı amatör, yarı profesyonel bir kulüp ve Danimarka Kulübü Midtjylland ile anlaşmalı olan bir kulüp. Çok sevindim, hemen kabul ettim. Denemeler sonrasında Ebedei ile futbol hayatım resmi olarak başladı ve şu anda da buradayım" ifadelerini kullandı.

"Uzun boylu olmanın artıları da var, eksikleri de"

Uzun boylu olmanın avantajları olduğu gibi dezavantajları da olduğunu ifade eden 29 yaşındaki futbolcu, "Örneğin kısaysanız muhtemelen hız, atiklik, hızlı hareket etme, hızlı dönme gibi önemli avantajlarınız olacaktır. Benim kendi boyumla alakalı bunların bazılarını yapabildiğimi söyleyebilirim ama elbette ki kısa oyuncular kadar hızlı şekilde değil. Uzun boylu olunca da özellikle kafa vuruşlarındaki hakimiyette önemli avantaj sağlayabiliyorsunuz. Ayrıca güçlü olup takım için topu daha rahat şekilde saklayabilirim. Yani uzun ya da kısa boylu olsanız da bunun artılarını eksilerini görüp onu kabul ederek işinizi yapmalısınız" açıklamasında bulundu.

"Futbola orta sahada oynayarak başladım"

"Bazen insanlar benim boyumun uzunluğuna rağmen nasıl böyle bir tekniğim olduğunu sorguluyor" diyen Nijeryalı futbolcu, sözlerine şöyle devam etti:

"Bunun nedeni altyapıda ilk futbol oynamaya başladığımda orta saha oyuncusuydum. 8 ve 10 numara olarak oynadım. Ama büyümeye ve gelişmeye başladığınızda özelliklerinizi daha iyi fark ediyorsunuz ve zihninizde bunu planlamanız gerekiyor. Bana gerçekten en uyan yol forvetti ve bu pozisyona geçiş yaptım. Bana uygun olduğunu, ayrıca benim için göz alıcı bir rol olduğunu düşündüm ve bugüne geldim böylece."

"Topukla attığım golden sonra annem ve babam çığlık çığlığaydılar"

Trabzonspor forması altında Konyaspor’a topukla attığı golün çok özel olduğunu söyleyen Paul Onuachu, "Öncelikle bu şekilde bir gol daha önce atmamıştım ama futbol anlardan ibarettir. Bir an, bir durum ya da başka bir şey, nasıl adlandırmam gerektiğini bilmiyorum. Bu tarz goller kaliteyle, hızlı düşünme ve teknikle alakalıdır. Çünkü eğer yeterli tekniğiniz yoksa bu tarz bir golü asla atamazsınız. Top bana gelirken kararı bir saniyede verdim ve yapmam gereken buna tekniği eklemekti. Vurmak için döndüğümde içeri gireceğini biliyordum. Çünkü topuğumla ona çok iyi vurmuştum. Maç sonunda çok güzel yorumlar aldım. Sadece eşim değil, herkes, ailem, arkadaşlarım ve hatta tanımadıklarım, daha doğrusu bütün duacılarım. Hepsi ’Bu Puskas ödüllük gol’ dedi. Annem ve babamı aradığımda ise çığlık çığlığaydılar. Eşim çok heyecanlıydı maç sonunda, benimle gurur duyuyordu" değerlendirmesinde bulundu.

"Southampton için risk aldım olmadı"

Futbolda işlerin iyi gitmediği anların da olduğunu belirten Onuachu, "Benim için Southampton dönemi öyle oldu. Öncelikle transfer ocak ayında gerçekleşti. Verdiğim hiçbir karardan pişman olmadım fakat bazen bir takıma imza atmadan önce sormanız gereken sorular vardır. Oynadıkları sistemin size uyup uymadığını öğrenmeniz gerekir. Kendi adıma, Belçika’da kazanılacak her şeyi kazandım, bunun yeterli olduğunu düşündüm. Başka bir şey deneme zamanı gelmişti. Orası Premier Lig. Takımın ligde kalması ya da düşmesi konusunda şansının yüzde 50-50 olduğunu biliyordum. Ama bazen risk alırsınız ve sonra işe yarayıp yaramadığını görürsünüz. Ben de riski aldım ve olmadı. Birçok defa antrenör değişiklikleri ve bana uymayan sistemler. Belki de bahane arıyorum fakat bazen bir takıma gitmek isterseniz sistemi, takımda işlerin nasıl yürüdüğünü ve her şeyi çok çok iyi sorup öğrenmeniz gerekir. Hepsi bu" diye konuştu.

"Futboldan başka hiçbir şey düşünemiyorum"

Hep odak noktasının futbol olduğunu vurgulayan 29 yaşındaki futbolcu, "Profesyonel futbolcu olmasaydım ne yapardım bilmiyorum. Avrupa’ya gelirken uçağa bindiğimde kendime şunu söylemiştim; ’Asla geri dönmeyeceğim, ne olursa olsun hayatımı buna adayacağım’. Bunun için hep çok çalıştım, çok fedakarlıklar çektim. Bazen seyahat ederken eski arkadaşlarımı görüyordum, İtalya ya da başka ülkelere denemelere gitmişler ve geri dönmüşler. Benim buna tepkim ’Neler oluyor böyle? Gittiniz ve geri döndünüz’ şeklinde oluyordu. Daha küçükken arkadaşlarıma şunu söylemiştim; ’Eğer gitme şansım olursa asla geri dönmem’. Ben de bunu yaptım. Futboldan başka hiçbir şey düşünemiyorum" şeklinde konuştu.

"Trabzon iyi futbol oynayabileceğim bir şehir"

Trabzon şehrinin insana huzur verdiğini belirten Paul Onuachu, "Trabzon en iyi futbol oynayabileceğim bir şehir. Sakin, huzur veriyor ve çok güzel. Doğası da çok iyi. Trabzon’a gelmeden önce şehrin balık konusunda en iyisi olduğunu öğrenmiştim, gerçekten de öyle. Trabzon hakkında her şeye bakınca burası benim futbol oynayabileceğim tarzda bir yer. Burada olmak gerçekten harika. Bu arada, havalimanı yakınımızda, antrenmandayken uçakların indiğini ve kalktığını görüyorum. Bazen dikkatimi uçaklara verip seyrettiğim oluyor, ilk başlarda çoktu ama şimdi alıştım" diyerek sözlerini tamamladı.

Gökmen Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Başkan Altay Cihanbeyli ve Kulu’yu ziyaret etti, Kulu İtfaiye Merkezi’nin temelini attı Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Cihanbeyli ve Kulu ilçelerini ziyaret ederek, Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilecek Kulu İtfaiye Merkezi’nin temelini attı. İlk olarak Cihanbeyli’yi ziyaret eden Başkan Altay, AK Parti Konya İl Yönetim Kurulu Üyeleri Münir Günay, İsmail Çetin ile birlikte göreve yeni seçilen AK Parti Cihanbeyli İlçe Başkanı Ferhat Çivi’ye hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Başkan Altay daha sonra Cihanbeyli Belediyesi’ni ziyaret ederek, Belediye Başkanı Fırat Kızılkaya’yla bir araya geldi. Cihanbeyli’de yarım kalan ve Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan masrafları ödenerek inşası üstlenilen Murat Kurum Öğretmenevi’nde de incelemelerde bulunan Başkan Altay, daha sonra ilçe esnafını ziyaret ederek, hayırlı işler diledi. Başkan Altay Kulu’da öğrencilerle buluştu, itfaiye merkezinin temelini attı Cihanbeyli’den sonra Kulu’ya geçen Başlan Altay, burada da ilk olarak Kulu Gençlik Merkezi’ni ziyaret ederek Konya Büyükşehir Belediyesi Spor Konya’nın faaliyetlerine katılan öğrencilerle bir araya geldi. Başkan Altay daha sonra Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılacak yeni itfaiye merkezinin temel atma programına katıldı. Programda konuşan Kulu Belediye Başkanı Abdurrahim Sertdemir, böyle önemli bir hizmeti kendilerine sunan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a teşekkür etti. Kulu Kaymakamı Ömer Faruk Canbolat da verdikleri destekten ötürü Başkan Altay’a teşekkür etti. "İtfaiye teşkilatının önemini hem her yangında hem de Hatay depreminde bir kez daha gördük" Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da Konya gibi büyük bir coğrafyada itfaiye teşkilatını koordine etmenin ve binalarını yenilemenin zor ve meşakkatli bir iş olduğunu vurgulayarak, "İtfaiye teşkilatının önemini hem her yangında hem de Hatay depreminde bir kez daha gördük. Teşkilatımızın diri olması, çalışanlarımızın motive olması, eğitilmiş olması, araç, ekipman ve bina yönünden nitelikli olmaları konusunda Konya’nın tamamında yoğun çalışmalar yürütüyoruz. Bu kapsamda da Kulu’muza yakışır bir itfaiye merkezinin bugün temelini atmış olacağız. Dört araçlık bir itfaiye merkezi olacak. Genç bir ekibimiz var burada. Konya İtfaiyesi çok önemli çalışmalar yürütüyor. Hatay’da arkadaşlarımızın hepsi adeta birer kahraman gibi çalışarak 168 vatandaşımızı enkazdan sağ çıkarmayı başardı. Ayrıca TİKA ile birlikte yurt dışında eğitimler gerçekleştiriyoruz. Bu da çok önemli. Konya’nın adının dünyanın her bölgesinde yaşatılması için arkadaşlarımız neredeyse her ay bir ülkeden itfaiyeci arkadaşlarımızı Konya’da misafir ediyor. Her ay bir ülkede de eğitimler veriyor. Bunun da çok önemli ve kıymetli olduğunu düşünüyorum" değerlendirmesini yaptı. "Bu bina tamamlandığında itfaiyecilerimiz için önemli bir merkez olacak" Konya Büyükşehir Belediyesi’nin AFAD’dan Türkiye’de ağır, orta ve hafif kademede arama-kurtarma sertifikası alan ilk belediye olduğunu hatırlatan Başkan Altay, "Bu konuda da eğitimlerimize kesintisiz bir şekilde devam ediyoruz. İnşallah bu bina da tamamlandığında itfaiyecilerimiz için önemli bir merkez olacak. Bu vesileyle Kulu Belediye Başkanımıza ben de teşekkür ediyorum. Bütün ilçelerimizde koordineli çalışıyoruz ama Kulu’da koordinasyonumuz çok yüksek. Birlikte şehirle ilgili konuları istişare ediyor, sahada gayret gösteriyoruz. Biz Kulu’yu, Kululuları ve başkanımızı hiçbir zaman yalnız bırakmayız" ifadelerini kullandı. "Kululular, İsveç’te bayrağımızı dalgalandırmak için yoğun bir gayret içerisinde" Geçtiğimiz Ramazan ayında Kuluların yoğunlukta olduğu İsveç’e yaptığı ziyaretten de bahseden Başkan Altay şöyle devam etti: "Gördüklerimizi anlatmamız çok zor. Belki sizler hepiniz biliyorsunuz ama hakikaten çok örgütlü bir yapı. Arkadaşlarımız cansiparane bayrağımızı dalgalandırmak, şehrimizi temsil etmek için yoğun bir gayret içerisindeler. Bize de çok güzel bir ev sahipliği yaptılar. Kendilerine, tüm Kulululara tekrar teşekkür ediyorum. İsveç’te gördüklerimiz, yaşadıklarımız Konya’ya örnek oldu. Allah onlardan razı olsun. Biz de bu vesileyle gurbette yaşayan gönlü Kulu, Konya sevgisiyle dolan tüm kardeşlerimize buradan bu temel atma töreninden sevgilerimizi, saygılarımızı, muhabbetlerimizi gönderiyoruz." "Konya’da arıtılmadan hiçbir metreküp suyu Tuz Gölü’ne deşarj etmiyoruz" Yeni Büyükşehir Yasasıyla birlikte ilçelerde önemli değişimler olduğunu kaydeden Başkan Altay, "Tabii öncelikle altyapı çalışmalarını bir tamamlamamız gerekiyordu. Bizim Kulu, Cihanbeyli bölgesinde en önemli kültürel ve tabiat varlığımız Tuz Gölü. Tuz Gölü’nün korunmasıyla ilgili arıtma tesislerimizi elhamdülillah tamamlandık. Böylece Konya kısmından arıtılmadan hiçbir metreküp suyu Tuz Gölü’ne deşarj etmiyoruz. Bu sene elhamdülillah rahmet bol. Çiftçimizin yüzü gülüyor. Çiftçilerimize de bol ve bereketli bir yıl olmasını temenni ediyorum" diye konuştu. Başkan Altay, bundan sonra da aynı kararlılık ve azim içerisinde hizmet edeceklerini, belirterek Kululara teşekkür etti. Konuşmaların ardından Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından inşa edilecek Kulu İtfaiye Merkezi’nin temeli dualarla atıldı. Programa; AK Parti Konya İl Yönetim Kurulu Üyeleri Münir Günay ve İsmail Çetin, AK Parti Kulu İlçe Başkanı Adil Görgülü, MHP Kulu İlçe Başkanı Abdurrahman Çağlayan, Kulu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hacı Bakırtaş, Gençlik Spor İlçe Müdürü Barış Serhat Tütüncü ve Kulu İlçe Müftüsü Muhsin Yıldız da katıldı. Kulu’da son olarak Kulu Belediyesi’ni de ziyaret eden Başkan Altay, Belediye Başkanı Abdurrahim Sertdemir’le istişarelerde bulundu.
Erzurum İspir’de Çoruh Vadisi’nde karların erimesiyle su seviyesi yükseldi, evler boşaltılıyor Erzurum’un İspir ilçesinde hava sıcaklıklarının aniden artması ve yüksek kesimlerdeki karların hızla erimesiyle birlikte Çoruh Vadisi’nde su seviyesi yükseldi. Ekipler, vadi boyundaki riskli alanlarda devriye görevi yaparak halkı güvenli bölgelere yönlendiriyor. Bölgede birkaç gündür etkili olan yağmurlu havanın ardından gelen ani ısınma, nehir yatağındaki su debisini zirveye çıkardı. Maden Köprü Mahallesi’nde, Çoruh Vadisi’ne yakın noktalarda bulunan bazı evlerin şu an için su altında kaldığı bildirildi. Yetkililer, ilerleyen saatlerde su seviyesinin daha da yükselebileceğini öngörerek nehir yatağına yakın evlerde oturan vatandaşların evlerini bir an önce tahliye etmeleri gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Jandarma bölgede kuş uçurtmuyor Yaşanan risk karşısında devletin ilgili tüm kurumları ve yetkililer bölgede alarm durumuna geçti. Bölgede geniş güvenlik önlemleri alan Jandarma ekipleri, vatandaşların can güvenliğini korumak adına evlere girişleri engellemek için yoğun bir mesai harcıyor. Ekipler, vadi boyundaki riskli alanlarda aralıksız devriye atarak halkı güvenli bölgelere yönlendiriyor. "Vatandaşlarımızın çok dikkatli ve duyarlı olması gerekiyor" Bölgedeki durumun ciddiyetini koruduğunu belirten yetkililer, halkın alınan tedbirlere eksiksiz uyması gerektiğinin altını çizdi. İlerleyen günlerde daha büyük sıkıntıların yaşanmaması adına, vadi çevresindeki tüm vatandaşların duyarlı olması, jandarmanın uyarılarını dikkate alması ve kesinlikle riskli yapılara girmemesi hayati önem arz ediyor.
Bolu Denizi olmayan Bolu’da plaj voleybolu oynadılar Bolu’da Gençlik Haftası ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında kent merkezine kurulan sahada plaj voleybolu turnuvası düzenlendi. Bolu’da Gençlik Haftası ile 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor. Etkinlik kapsamında Bolu Belediyesi tarafından kent merkezine kum dökülerek voleybol sahası oluşturuldu. İkişer kişilik takımların mücadele ettiği turnuva vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Sıcak havayı fırsat bilen vatandaşlar, kamp sandalyeleriyle sahayı çevreleyerek müsabakaları takip etti. Etkinliğe Bolu Belediyesi Başkan Vekili Tuna Özcan, CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, sporcular ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Bolu için gayet güzel bir organizasyon" Plaj voleybolunun Bolu için güzel bir organizasyon olduğunu belirten Safa Tutum, "Biz turnuvaya Bolu Arçelik olarak katılıyoruz. Bu organizasyonu düzenleyenlere teşekkür ederiz. Bolu için gayet güzel bir organizasyon. Deniz olmamasına rağmen plaj voleybolu bizim için güzel bir organizasyon. Turnuvaya katılan bütün arkadaşlara başarılar dilerim" dedi. "Plajı getirmişler" Denizin yokluğunu hissettirmediğini ve adeta plajı getirdiklerini ifade eden Nidanur Korkmaz, "Bolu’da okuyorum, 1. sınıf öğrencisiyim. İlk başta denizin olmadığını düşününce üzülmüştüm. Ama denizin yokluğunu hissettirmiyor. Plajı getirmişler. Çok güzel bir etkinlik, keyifle izliyoruz" şeklinde konuştu.
Erzurum Erzurum Kent Konseyi Başkanı Tanfer: ’’Engellilik toplumsal bir sorumluluktur’’ Erzurum Kent Konseyi Başkanı Hüseyin Tanfer, 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda, engelli bireylerin toplumun ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek toplumsal duyarlılık çağrısında bulundu. ’’Duyarlılığımızı artırmak, hepimizin sorumluluğudur’’ Başkan Tanfer, mesajında, engelliliğin yalnızca bireysel ya da ailevi bir sağlık meselesi olmadığını, sosyal yönüyle tüm toplumu ilgilendiren önemli bir konu olduğunu ifade etti. Engelli vatandaşların yaşamlarını kolaylaştırmanın, sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamanın ve karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmenin herkesin ortak görevi olduğunu vurgulayan Tanfer, toplumsal farkındalığın artırılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. ’Hepimize önemli görevler düşüyor’ Erzurum Kent Konseyi Yürütme Kurulu olarak engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirten Başkan Tanfer, bu kapsamda engelli bireylerin sosyal yaşamda daha fazla yer almaları adına çalışmaların artarak süreceğini dile getirdi. Başkan Tanfer, mesajının sonunda şu ifadelere yer verdi: "Engellilik sadece bireylerin değil, tüm toplumun ortak meselesidir. Erişilebilirlik, eğitim, istihdam ve toplumsal katılım gibi alanlarda devletimizce yapılan iyileştirmeler, engelli bireylerin yaşam kalitesini artırırken toplumumuzu daha kapsayıcı hale getirmektedir. Unutmayalım ki, engellilik sadece bireylerin değil, tüm toplumun ortak meselesidir. Engellilik konusundaki duyarlılığımızı artırmak, hepimizin sorumluluğudur ve bu sorumluluğu birlikte yerine getirmeliyiz. Merhameti menşei kabul eden bir medeniyetin evlatları olarak engelli vatandaşlarımızın fiziksel ve ruhsal açıdan kendilerini güven ve huzur içinde hissettikleri bir toplumda beraberce yaşamamıza destek olmak hepimizin toplumsal sorumluluklarından biridir. Duyarlılığımızı artırmak, hepimizin sorumluluğudur. Engelliler Haftası’nda, tüm engelli vatandaşlarımıza ve her zaman yanlarında olan fedakâr ailelerine sevgi, saygılarımızı sunuyor; yaşamlarını kolaylaştırmak için elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğimizi belirtmek istiyorum. Engelli vatandaşlarımızın insan hak ve onuruna yakışır şekilde toplumsal hayata katılmalarını sağlamak, çalışan, üreten ve saygın bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilmeleri adına hepimize önemli görevler düşüyor. Bu duygu ve düşüncelerle 10-16 Mayıs Dünya Engelliler Haftası’nı kutluyor, tüm engelli vatandaşlarımıza ve kıymetli ailelerine huzurlu, sağlıklı ve mutlu bir yaşam diliyorum."
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.