ÇEVRE - 14 Eylül 2025 Pazar 09:15

Prof. Dr. Bilgili: "Ekosistem yangın sonrası birkaç yıl içinde kendilerini doğal yollarla yeniler"

A
A
A
Prof. Dr. Bilgili: "Ekosistem yangın sonrası birkaç yıl içinde kendilerini doğal yollarla yeniler"

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Bilgili, "Bir yanlış orman yangınlarında her şeyin yanıp kül olduğu düşüncesidir. Gerçekte yangınlarda yanan esas unsurlar ölü örtü, ince yanıcı materyaller, ağaçların yaprakları ve ince dallarıdır. Geriye kalan odunsu kısımlar genellikle yanmaz ve ekonomik değerlerini de kaybetmezler. Özellikle yangına bağımlı ve adapte olmuş ekosistemler, yangın sonrası birkaç yıl içinde kendilerini doğal yollarla yenileme kapasitesine sahiptir" dedi.


Prof. Dr. Bilgili, bu yeni riskin temel nedeninin olağandışı hava olayları ve bunlardan önce gelen uzun süreli kuraklıklar olduğunu belirterek şartların, ormanlarda bulunan yanıcı madde nemini kritik seviyelere düşürdüğünü vurguladı.


Bilgili, "Orman yangınları, Batı Karadeniz ve Güney Marmara gibi yangınların sık görülmediği bölgelerde de artık maalesef görülmeye başlamıştır. Bunun temel sebebi, bu bölgelerde olağandışı hava olaylarının ve bunlardan önce gelen uzun süreli kuraklıkların yaşanmasıdır. Bu kuraklıklar ve sonrasında gelen aşırı hava olayları nedeniyle, yanıcı madde nemi kritik seviyelere düşmektedir. Bu da, bu bölgelerde yangınların hem daha kolay çıkmasına hem de daha şiddetli ve tahripkâr olmasına neden olmaktadır. Çıkan yangınlar buna örnek teşkil etmektedir. Bu bölgelerde önümüzdeki süreçte özellikle iklim değişikliğine bağlı olarak ve yanıcı madde miktarındaki artış da göz önüne alındığında, önümüzdeki on yıllarda yangınları daha sık ve daha şiddetli bir şekilde göreceğimiz öngörülmektedir. Hatta bu durum daha kuzey bölgelerimiz için de geçerli olabilir" dedi.


Türkiye’de son yıllarda orman yangınlarıyla mücadelede önemli adımlar atıldığını kaydeden Bilgili, "Türkiye, son yıllarda orman yangınlarıyla mücadelede önemli hamleler gerçekleştirmiştir. Kara ve hava araçlarının sayısının artırılması, erken uyarı sistemlerinin yangın organizasyonuna entegre edilmesi ve İHA gibi teknolojilerin kullanımı büyük başarılar arasındadır. Ancak görüyoruz ki, özellikle yangınların önlenmesi ve yangınlara karşı hazırlıklı olma konularında hâlâ önemli eksiklikler mevcuttur. Orman yangınlarıyla mücadele yalnızca yangını söndürmek değil, yangın öncesindeki önleyici tedbirleri almak, hazırlıklı olmak ve yangın sonrası rehabilitasyon süreçlerini de kapsayan kapsamlı ve bütüncül bir strateji gerektirir. Bu süreç sadece söndürmeye değil, risk yönetimi temeline dayanmalıdır" diye konuştu.



Doğru bilinen yanlışlar


Yangınla ilgili doğru bilinen yanlışları sıralayan Bilgili, "Doğru bilinen yanlışlardan biri, tüm yangınların zararlı olduğu yanılgısıdır. Dünya ekosistemlerinin yaklaşık yarısı bir şekilde orman yangınlarıyla ilişkilidir. Diğer yarısı ise yangınlardan zarar görür. Bu duruma örnek olarak, tropikal bölgelerdeki Amazon yağmur ormanları gösterilebilir. Ekosistemlerin sürdürülebilirliği, ancak yangının etkisinin belirli bir ölçüde ortaya konulmasıyla sağlanabilir. Ancak, iklim değişikliğiyle birlikte ortaya çıkan olağandışı durumlar özellikle uzun süreli kuraklıklar ve sonrasında gelişen aşırı hava olayları, yangınların olması gerekenden çok daha şiddetli, sık ve tahripkar hale gelmesine neden olabilmektedir. Bu nedenle, yangınların doğal bir parçası olduğu ekosistemlerde dahi yangınlar artık ekosistemlere zarar verebilecek boyutlara ulaşabilmektedir" şeklinde konuştu.



"Uçak ve helikopterler aslında ilk müdahale araçlarıdır"


Yangın söndürmede kullanılan uçak ve helikopterlerin ilk müdahale araçları olduğuna dikkat çeken Bilgili, "Bir diğer yaygın yanılgı, yangınların uçak ve helikopterlerle tek başına söndürülebileceğidir. Uçak ve helikopterler aslında ilk müdahale araçlarıdır. Bu araçlar genellikle yangının ilk 5, 10 ya da 15 dakikasında yapılan müdahalelerde etkilidir. Hızlı oldukları için yangına erken müdahale etmeleri durumunda yangını kontrol altına almak çok daha kolaylaşır. Ancak yangın büyüdüğünde, gelişip tahripkâr boyutlara ulaştığında bu hava araçlarının etkinliği son derece sınırlı kalır. Uçak ve helikopterlerin etkili olabilmesi için yer ekipleriyle koordineli bir şekilde çalışmaları şarttır. Bir diğer yanlış ise orman yangınlarında her şeyin yanıp kül olduğu düşüncesidir. Gerçekte, yangınlarda yanan esas unsurlar ölü örtü, ince yanıcı materyaller, ağaçların yaprakları ve ince dallarıdır. Geriye kalan odunsu kısımlar genellikle yanmaz ve ekonomik değerlerini de kaybetmezler. Özellikle yangına bağımlı ve adapte olmuş ekosistemler, yangın sonrası birkaç yıl içinde kendilerini doğal yollarla yenileme kapasitesine sahiptir. Ancak yangınların çok şiddetli olduğu durumlarda, ormancılık işletmeleri gerekli önlemleri alarak ekim ve dikim faaliyetleriyle bu alanların tekrar orman rejimine katılmasını sağlar. Yine bir başka yanlış bilgi, orman yangınlarında kozalakların patlayarak yangının bir noktadan başka bir noktaya atladığıdır. Gerçekte böyle bir ‘kozalak patlaması’ söz konusu değildir. Ancak yangın atlaması olabilir. Bu duruma ‘nokta yangını’ adı verilir. Nokta yangınları ince materyallerin ve özellikle ağaç gövdesi kabuklarının yangın sırasında yanarak rüzgârla başka bir yere taşınmasıyla oluşur. İklim değişikliği, buna bağlı olarak ortaya çıkan uzun süreli kuraklıklar, ardından gelen olağandışı hava olayları, ormandaki yanıcı madde miktarı ve sürekliliğinin artması ve insan faaliyetleri; orman yangınlarının sayısını azaltmayı büyük ölçüde zorlaştırmaktadır. Bu nedenle orman yangınlarıyla mücadelede, yangın sonrası değil, yangın öncesi planlamalar yani yangınları önleme ve hazırlıklı olma çalışmaları çok daha büyük öneme sahiptir. Yangın riski ve tehlikesini azaltmanın en önemli yollarından biri, yanıcı maddelerle ilgili düzenlemeleri zamanında ve yerinde yapmaktır. Bu kapsamda, yangın öncesi dönemde yapılan mekanik yanıcı madde temizliği büyük önem taşır" diye konuştu.



Prof. Dr. Bilgili: "Ekosistem yangın sonrası birkaç yıl içinde kendilerini doğal yollarla yeniler"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Yalova’da 14 aylık kızı ile birlikte darp edilen babadan teşekkür Yalova’da bir babanın ve 14 aylık kızı ile birlikte darp edilmesine ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturma başlatıldığını açıklamıştı. Açıklamanın ardından Baba Muhammet Baca, "Bizi yalnız bırakmadınız" diyerek devlete teşekkür etti. Yalova’nın Çınarcık ilçesine bağlı Esenköy beldesinde bir baba ile 14 aylık kızının darp edilmesine ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli tutuklandı. Alınan bilgiye göre, aralarında husumet bulunan komşular arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olay sırasında kucağındaki 14 aylık kızıyla birlikte darp edildiği belirtilen Muhammet Baca ile küçük çocuk yaralandı. Baba ve bebeği hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınırken, Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheli sevk edildiği adli makamlarca tutuklandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada darp edilen baba ve bebeğe geçmiş olsun dileklerini ileterek adli sürecin titizlikle takip edildiğini bildirdi. Şüphelinin tutuklanmasının ardından jandarma ekipleri, baba ve bebeğin tedavi gördüğü hastanede ve çevresinde güvenlik önlemi aldı. Olayın ardından Muhammet Baca da kamuoyuna teşekkür mesajı yayımladı. Baca, "Bütün Türkiye’ye, saygıdeğer büyüklerime Allah razı olsun. Kızım için tek yürek oldunuz. Hastanede de güvenlik önlemi alındı. Herkese çok teşekkür ederim, bizi yalnız bırakmadınız. Var olun. Yaşasın büyük Türkiye Cumhuriyeti" ifadelerini kullandı. Yetkililer, olayla ilgili adli sürecin sürdüğünü bildirdi.
Sakarya Otoyoldaki feci kazada tır sürücüsü yaşananları anlattı: "Gelen vurdu, giden vurdu" Anadolu Otoyolu’nun Sakarya geçişinde 16 aracın karıştığı, 4’ü ağır olmak üzere toplam 13 kişinin yaralandığı zincirleme trafik kazasına karışan tır sürücüsü Mehmet Ali Mutlu, yaşananları anlattı. Mutlu, "Seyir halindeyken bir aracın dörtlüleri yanıyordu durduk. Orta şeritteki araçlar ilerlemeye başladı ve duman ortaya çıktı. Bende orta şeride yöneldiğimde gelen vurdu, giden vurdu. Tesiste mola verip yatacaktım ama yatamadım gelip vurdular" dedi. Otoyolun Erenler ilçesi Alancuma mevkii Ankara istikametinde meydana gelen kazada iddiaya göre köprü altında yakılan lastiklerden yükselen yoğun siyah duman, otoyol üzerine yayılarak görüş mesafesini önemli ölçüde düşürdü. Ankara yönünde seyir halinde olan sürücüler, duman sebebiyle önlerini görmekte zorlandı. Zincirleme kazaya yolcu otobüsleri, minibüsler ve otomobillerin de aralarında bulunduğu toplam 16 araç karıştı. Görüşün aniden azalmasıyla birlikte bazı sürücüler ani fren yaptı. Bu sırada arkadan gelen araçların da duramaması neticesine peş peşe çarpışmalar yaşandı. Otoyol üzerinde uzun araç kuyrukları oluşurken, ihbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi. Kazada yaralanan 13 kişi, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan 4’ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi. Kaza sebebiyle Anadolu Otoyolu’nun Ankara istikametinde trafik bir süre kontrollü olarak sağlandı. Meydana gelen kaza yeri havadan da görüntülendi. "Gelen vurdu, giden vurdu" Kazaya karışan araçlar olay yerinden yaklaşık 1 kilometre ilerideki dinlenme tesisine çekildi. Burada ekiplerince yapılan son kontroller sonrasında bazı araçlar otoparka çekilirken kazaya karışan 42 ADS 921 plakalı tırın sürücüsü Mehmet Ali Mutlu yaşadığı faciayı anlattı. Tırında gıda maddesi taşıyan ve Düzce’ye seyir halinde olan Mutlu, tesiste mola vereceğini belirterek, "Seyir halindeyken bir aracın dörtlüleri yanıyordu durduk. Orta şeritteki araçlar ilerlemeye başladı ve duman ortaya çıktı. Bende orta şeride yöneldiğimde gelen vurdu, giden vurdu. Önce otobüs arkasında da diğer araçlar vurdu. Ben kimseye vurmadım. Tırda gıda maddesi vardı ve Düzce’ye gidiyordum. Tesiste mola verip yatacaktım ama yatamadım" dedi.
Sakarya Sakarya’da 16 aracın karıştığı zincirleme kazada 4’ü ağır 13 yaralı: Olay yeri böyle görüntülendi Anadolu Otoyolu’nun Sakarya geçişinde 16 aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında, 4’ü ağır olmak üzere toplam 13 kişi yaralandı. Kazanın, yol kenarında yakılan lastiklerden çıkan yoğun duman sebebiyle meydana geldiği öne sürüldü. Meydana gelen kaza alanı havadan da görüntülendi. Otoyolun Erenler ilçesi Alancuma mevkii Ankara istikametinde meydana gelen kazada iddiaya göre köprü altında yakılan lastiklerden yükselen yoğun siyah duman, otoyol üzerine yayılarak görüş mesafesini önemli ölçüde düşürdü. Ankara yönünde seyir halinde olan sürücüler, duman sebebiyle önlerini görmekte zorlandı. Zincirleme kazaya yolcu otobüsleri, minibüsler ve otomobillerin de aralarında bulunduğu toplam 16 araç karıştı. Görüşün aniden azalmasıyla birlikte bazı sürücüler ani fren yaptı. Bu sırada arkadan gelen araçların da duramaması neticesine peş peşe kazalar yaşandı. Otoyol üzerinde uzun araç kuyrukları oluşurken, ihbar üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve jandarma ekibi sevk edildi. Kazada yaralanan 13 kişi, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan 4’ünün durumunun ağır olduğu öğrenildi. Kaza sebebiyle Anadolu Otoyolu’nun Ankara istikametinde trafik bir süre kontrollü olarak sağlandı. Meydana gelen kaza yeri havadan da görüntülendi. Araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından ulaşım normale dönerken, hususa ilişkin inceleme başlatıldı.