ÇEVRE - 25 Nisan 2026 Cumartesi 09:27

Sümela Manastırı’nda kritik hat mercek altında

A
A
A
Sümela Manastırı’nda kritik hat mercek altında

Trabzon’un Maçka ilçesi Altındere Vadisi’nde bulunan tarihi Sümela Manastırı çevresinde geçmiş yıllarda yaşanan kaya düşme olayları ve yaralanmaların ardından, özellikle yürüyüş güzergâhındaki risklerin ortadan kaldırılmasına yönelik 300-400 metrelik ulaşım hattını kapsayan kapsamlı bilimsel inceleme başlatıldı.


Türkiye’nin önemli inanç ve kültür turizmi merkezlerinden biri olan Sümela Manastırı çevresinde geçmiş yıllarda yaşanan kaya düşme ve yaralanma olaylarının ardından yürüyüş güzergahındaki risklerin azaltılmasına yönelik yeni bir çalışma başlatıldı. Trabzon Valiliği ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi iş birliğinde yürütülen projede, manastır çevresinde yıllar içinde yapılan kaya ıslahı ve restorasyon çalışmalarına rağmen özellikle 300-400 metrelik ulaşım yolunun risk analizi yapılacak.


Bölgede daha önce kapsamlı bir müdahale yapılmayan bu güzergahta, geçmişte yaşanan olayların yeniden gündeme gelmesi üzerine detaylı mühendislik incelemeleri başlatıldı. Çalışmalar kapsamında lidar uçuşları ile arazi taranacak, bitki örtüsü temizlenerek riskli kaya blokları tespit edilecek. Elde edilecek veriler doğrultusunda üç boyutlu modellemeler hazırlanacak, olası kaya düşmelerinde blokların hareket yönü, hızı ve enerjisi hesaplanacak. Bu analizlerin ardından bölgede uygulanacak kaya ıslah yöntemleri belirlenecek.



Prof. Dr. Hakan Ersoy: "Önlem alınmayan yer ulaşım yoluydu"


Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hakan Ersoy, Sümela Manastırı çevresinde geçmiş yıllarda yaşanan kaya düşme olayları ve yaralanmaların ardından yürütülen risk azaltma çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Ersoy, manastır çevresinde uzun yıllardır kaya düşme vakalarının görüldüğünü, bu kapsamda son 10 yılda çeşitli önlem projelerinin hayata geçirildiğini belirtti. Özellikle yaklaşık 300-400 metrelik ulaşım yolunda yeterli çalışma yapılmadığını ifade eden Ersoy, "Sümela Manastırı’nda bundan önceki yıllarda birkaç vaka yaşanmış. Bu vakalarda yaralanmalar olmuştu. Valiliğimizle birlikte Karadeniz Teknik Üniversitesi Heyelan Uygulama Araştırma Merkezi olarak olaya el attık. Yıllardan beri Sümela Manastırı’nda kaya düşme vakaları yaşanıyordu. 10 yıllık süreç içerisinde önlem projeleri alındı. Önlem alınmayan yer ulaşım yoluydu. Sümela manastırını tamamen risklerden arındırmaya çalıştık ama oradaki yaklaşık 300-400 metrelik ulaşım yolunda problemler olabiliyor. Bu çalışmalara üniversite olarak da el attık ve Valiliğimizle birlikte bir proje aşamasındayız. Restorasyon sürecinde kaya ıslahı da yapıldı. Türkiye’ye örnek olacak projeler orada yapıldı ama hiçbir problem olmadığı için ve geride kaldığı ulaşım güzergahında çalışmalar gerçekleştirilmedi. Aslında gözden kaçmış gibi de görünüyor. Geçtiğimiz yıllarda orada bir vaka yaşandı ve bu gündeme geldi. Çünkü burası dünyanın gözünün önünde olan bir bölge ve küçücük bir hataya mahal vermez" dedi.



"Lidar uçuşları yapacağız"


Yürüyüş yolunun yüksek riskli bir alan olmadığını belirten Ersoy, "Yürüyüş yolu çok riskli bir bölge değil. Orada can kaybına neden olacak büyük bir risk beklemiyoruz. Lokal önlemlerle orası geçilebilir ama bizim amacımız oradan geçecek insanların başına küçücük bile bir şey gelmemesidir. Kamuoyunun sürekli takip ettiği bir alan olduğu için uluslararası arenaya da açık bir bölge. Dolayısıyla küçücük bir olaya bile mahal vermemesi açısından önemli. Çünkü biz kaya düşme projelerinin projelendirirken mühendislik açısından baktığımız kadar önemli olan insan mevcudiyetidir. Riskli bir bölge insan mevcudiyetinden farklı puan alır olmayınca farklı puan alır. Dolayısıyla bu anlamda Sümela Manastırı’nın olduğu bölge tamamıyla dünyayı açılan kapı olduğu için risk potansiyeli yüksek. Biz burada hataya mahal vermemeliyiz. Kaya ıslah projelerinde çelik ağ uygulamalardan biri ama bizim onu anlayabilmemiz için orada lidar uçuşları yapacağız. Bitki örtüsünü arındırarak riskli blokları tespit edeceğiz. Özellikle kaynak kaya niteliğindeki blokları tespit ettikten sonra üç boyutlu modeller var oradaki ölçümler neticesinde meydana gelebilecek blokların yolunu, enerjisini, hızını biz ortaya üç boyutlu olarak koyabiliyoruz. Bunlar belirlendikten sonra hangi ıslah çalışmalarının yapılması gerektiği tartışılmalı. Bizim analizlerden elde edeceğimiz sonuçlar bize neyi uygulamamız gerektiğini söyleyecek. Belki de oradaki mevcut duvarı 1 metre yukarıya yükseltmekle bile riski bertaraf edebiliriz. Öngörümüz var ama mühendislik anlamında sayısal konuşmalıyız" ifadelerini kullandı.



Sümela Manastırı’nda kritik hat mercek altında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Adalı Kart’ın kullanıcı sayısı her geçen gün artıyor Kuşadası Belediyesi’nin, hemşehrilerinin çeşitli indirim ve avantajlardan yararlanabilmesi amacıyla yaşama geçirdiği Adalı Kart’ın 2 yılda ulaştığı kişi sayısı 62 bin 300 oldu. Başta Arya Tesisleri ve Halk Ada Market olmak üzere 108 üye iş yerinde indirim sağlayan Adalı Kart, kent sakinleri ve üye işletmelerin ekonomisine önemli bir katkı sundu. Başkan Ömer Günel döneminde, ikameti Kuşadası’nda olan kent sakinlerinin birçok avantajdan yararlanabilmesi için ‘Adalı Kart’ projesi yaşama geçirildi. Yaklaşık 2 yılı geride bırakan uygulamada Kuşadalıların Adalı Kart’a olan ilgisi her geçen gün arttı. Bu kapsamda Adalı Kart’ın kullanıcı sayısı 62 bin 300’e, üye iş yeri sayısı da 108’e ulaştı. Adalı Kart ayrıca Kuşadası Belediyesi’nin kent yaşamını ve hizmetlerini içeren uygulaması olan Ada Mobil’den de 45 bin 893 kez indirildi. Kuşadası Belediyesi’ne bağlı Arya Tesisleri’nde yüzde 30, Halk Ada Market mağazasında yüzde 20, üye iş yerlerinde de farklı oranlarda indirim sağlayan Adalı Kart, bu yönüyle kent ekonomisine önemli bir katkı sunarken dayanışma kültürünün de simgelerinden biri oldu. Adalı Kart kullanıcı ve üye iş yeri sayısındaki artışın kendilerini çok mutlu ettiğini belirten Proje Koordinatörü Gizem Tuğba Toros, "Başkan Ömer Günel’in sosyal belediyecilik alanındaki en önemli projelerinden biri olan uygulamamız başarıyla yoluna devam ediyor. Adalı Kart sahipleri Güvercinada Kalesi’nde bulunan Deniz Ticaret Tarihi Sergi Alanı’nı da ücretsiz gezebiliyor. Ayrıca Kuşadası Tenis Kulübü’nden de yüzde 50 oranında indirimle faydalanabiliyorlar. Tüm hemşehrilerimizi avantajları saymakla bitmeyen Adalı Kart’ı edinmeye davet ediyorum" diye konuştu.
Muğla CHP Datça İlçe Başkanı Öz, istifa etti Muğla’nın Datça ilçesinde CHP İlçe Başkanı Sezai Öz, sağlık ve ailevi nedenleri gerekçe göstererek görevinden istifa etti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İlçe Başkanı Sezai Öz, görevinden istifa ettiğini açıkladı. Öz, yaptığı yazılı açıklamada istifa kararını sağlık ve ailevi nedenler doğrultusunda aldığını belirtti. Kararın kendisi için kolay olmadığını ifade eden Öz, açıklamasında "Büyük bir onurla yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Datça İlçe Başkanlığı görevimden, sağlık ve ailevi nedenlerim sebebiyle istifa ediyorum. Bu karar benim için kolay alınmış bir karar değildir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi benim için yalnızca bir siyasi parti değil, Cumhuriyet’e, demokrasiye, adalete ve halk iradesine duyduğum inancın baba ocağıdır. Görev sürem boyunca Datça’da eşit hizmet, eşit mesafe ve birleştirici bir anlayışla siyaset yapmaya gayret ettim. Yönetim kurulumuzla birlikte hiç kimseyi ötekileştirmeden, her yurttaşımıza aynı sorumluluk duygusuyla yaklaşmaya çalıştık. Bu şehirde attığımız her adımın, kurduğumuz her bağın ve verdiğimiz her mücadelenin vicdanımda ayrı bir yeri vardır. Bugün bir görevden ayrılıyorum ancak mücadeleden, sorumluluktan ve partimden ayrılmıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu değişim iradesinin, sürecin başında olduğu gibi bugün de yarın da yanında olmaya devam edeceğim. Benim için siyaset hiçbir zaman kariyer planı olmadı, siyaset, bu ülkeye, bu kente ve halkımıza karşı duyulan aktif yurttaşlık gereği bir sorumluluktur. Her zaman partimin emrindeyim. Nerede, hangi görevde ihtiyaç duyulursa, bir nefer olarak çalışmaya hazırım. Bu süreçte birlikte yol yürüdüğümüz tüm yol arkadaşlarıma, örgütümüze ve Datçalı hemşehrilerime teşekkür ediyorum. Hakkınızı helal edin. Benden yana helal olsun" ifadelerine yer verdi.
Gaziantep Gülistan Doku soruşturması bir annenin umudunu yeniden yeşertti Gaziantep’te hayatını kaybeden Emel Akbaş Bayhan’ın annesi Muazzez Akbaş, soruşturmada ilerleme sağlanamadığını belirterek Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenerek, "Kızımın dosyası da aydınlatılsın" dedi. Gaziantep’te hayatını kaybeden Emel Akbaş Bayhan dosyasında aylardır süren belirsizlik, aileyi ve kamuoyunu tedirgin etmeye devam ediyor. Son günlerde Türkiye gündemini yeniden meşgul eden Gülistan Doku olayı kapsamında devletin kararlı duruşuna dikkat çeken anne Muazzez Akbaş, benzer bir hassasiyetin kendi kızının dosyası için de gösterilmesini istedi. Acılı anne Muazzez Akbaş, yaptığı açıklamada, "Bakanımızın Gülistan Doku olayındaki kararlı duruşu bize umut oldu. Ben de bir anne olarak sesleniyorum. Kızımın dosyası da aynı kararlılıkla ele alınsın. Aylar geçti, hâlâ bir netice alamadık. Bir annenin yüreği bu kadar belirsizliğe mahkûm edilmemeli" dedi. "Soruşturmada kritik eksiklikler var" iddiası Anne Muazzez Akbaş, açıklamasında herhangi bir kişiyi doğrudan suçlamadığını vurgulayarak, "Aile ve avukatları, soruşturma sürecinde bazı önemli delillerin yeterince incelenmediğini ileri sürüyor. Bu kapsamda: Olay anına ilişkin orijinal kamera görüntülerinin detaylı analiz edilip edilmediği, Maktul ve dosya kapsamındaki diğer kişilere ait dijital materyallerin incelenme durumu, Otopside alınan tırnak ve doku örneklerinin akıbeti, Maktule ait araç üzerinde teknik inceleme yapılıp yapılmadığı, Olay yerinde bulunduğu belirtilen üçüncü kişiye ilişkin araştırmaların kapsamı gibi başlıkların hâlen netlik kazanmadığı ifade ediliyor. Ayrıca dosyada uygulanan gizlilik kararının, müşteki tarafın sürece etkin katılımını zorlaştırdığı ve taleplerin büyük bölümünün gerekçesiz şekilde reddedildiği de dile getirilen iddialar arasında. Ben kimseyi suçlamıyorum. Ben sadece gerçeği istiyorum. Kızımın başına ne geldiğini bilmek istiyorum. Adalet istiyorum. sadece adalet. Bu dosya, hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde aydınlatılsın" diye konuştu.