GENEL - 19 Haziran 2019 Çarşamba 01:54

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli: “3 ölü, 7 kayıbımız, 4 tane de yaralımız var”

A
A
A
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli: “3 ölü, 7 kayıbımız, 4 tane de yaralımız var”

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Trabzon’un Araklı ilçesinde bugün yaşanan sel ve heyelanlar sonucu 3 kişinin öldüğünü, 7 kişinin kaybolduğunu ve 4 kişinin de yaralandığını belirterek “Bundan sonra bu şekilde bir heyelanın bölgede tekrar etmemesi için her türlü tedbiri alacağız” dedi.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Trabzon’un Araklı ilçesinde bugün yaşanan sel ve heyelanlar sonucu 3 kişinin öldüğünü, 7 kişinin kaybolduğunu ve 4 kişinin de yaralandığını belirterek “Bundan sonra bu şekilde bir heyelanın bölgede tekrar etmemesi için her türlü tedbiri alacağız” dedi.


Gece geç saatlerde Ankara’dan havayolu ile Trabzon’a gelen Bakan Pakdemirli, selin yaşandığı Araklı ilçesine gelerek Kaymakamlık binasında oluşturulan kriz merkezinde Vali İsmail Ustaoğlu ve ilgililerden brifing aldı. Ardından burada basın mensuplarına bir açıklama yapan Bakan Pakdemirli “Trabzon’un Araklı ilçesinde bugün saat 16.00 sıralarında olan selin ardından buradayız. Gündüz saatlerinden beri olayı takip ediyoruz. En önemli tabiki üzerinde durduğumuz konu kayıplarımız. Öncelikle can kayıplarımız. Can kayıplarımız maalesef şuan itibariyle 3’e çıktı. Bu can kayıplarımız için hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Bu kayıplarımızdan bir tanesi Araklı belediyesi görevlisi. Bir tanesi imam hatip görevlimiz bir tanesi de vatandaşımız. 7 vatandaşımız hala kayıp. Bunlardan 3’ü büyükşehir görevlisi, 1 tanesi DSİ görevlisi 3 tane de vatandaşımız kayıp. 4 tane de yaralımız var. Yaralılarımızın durumu iyi. Helikopterlerle gerekli yerleri sevkleri yapıldı. Sağlık durumlarından herhangi bir önemli durum yok” diye konuştu.


13 Haziran Perşembe gününden beri bölgenin ciddi yağış aldığını hatırlatan Pakdemirli “Ayın 13’ünde ufak bir taşkın oldu bu bölgede ve hemen 10 tane araçla çalışmalar başladı. Bugün itibariyle saat 12 gibi Meteoroloji olarak biz sel, taşkın, heyelanla ilgili gerekli uyarılarımızı yaptık. Ama en nihayetinde bu işler Allah’ın işi. Nerde ne olacağını bilemiyorsunuz. Dağın bir parçasından kopan parça aşağıda dere yatağına geliyor ve dere yatağında sürüklenen rusubat dediğimiz çamurlu su aşağıdaki 4 adet binayı yıkmış, altlarındaki 2 adet de iş yerimizi de yıkıyor. Tabiki bu rusubatlarda aşağıda çamurlu sular eğimin azalması ile beraber bir barajlama oluşturuyor. Bu barajlama ile beraber şuan itibariyle Araklı-Bayburt karayolu trafiğe kapalı durumda. Sabah saatlerinden itibaren tüm ekipler hem DSİ hem büyükşehir hem de AFAD’ın ekipleri ile beraber bir an evvel bu karayolunun bir an evvel ulaşıma açılmasının gayreti içerisinde olacağız. Ama en önemli olan şuan içinde olduğumuz konu 7 tane kaybımızı buluyor olmak. Ekiplerimiz bir yandan da sabaha kadar arama çalışmalarını devam ettiriyor olacak. 76 vatandaşımız da tahliye edildi” şeklinde konuştu.


HES Borusu’nun patladığı iddiaları


Bakan Pakdemirli, selle ilgili erken saatlerde oradaki HES’in santral borusunun patlaması ve akabinde böyle bir olayın olduğu iddialarına da değinerek “Tamamen bu gerçek dışıdır. Çünkü bu tamamen doğal sebeplerle olmuş bir olaydır. Tamamen doğal sebeplerle dağdan bir parça koparak bir heyelana sebebiyet vermiştir” ifadelerini kullandı.


“Okulların tatil olması tek tesellimiz”


Selin meydana geldiği Çamlıktepe’de 200’ün üzerinde ilk ve ortaokul öğrencisinin Cuma günü okulların tatil olması nedeniyle okulda olmamalarının kendileri açısından en büyük teselli kaynağı olduğunu belirten Bakan Pakdemirli “Orda aşağı yukarı geçen Cuma itibariyle 200’ün üzerinde çocuğumuz okuyordu. İyi ki okullar tatildi. Çocuklarımız böylelikle tehlikeden kurtulmuş oldu” diye konuştu.


Bakan Bekir Pakdemirli, sabahın ilk ışıkları ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Vali İsmail Ustaoğlu ile birlikte sel bölgesinden incelemelerde bulunacaklarını belirterek “Kayıp 7 vatandaşımızı inşallah sağ salim bulma umudu içinde olacağız” diyerek başta Araklılılar ve Trabzonlular olmak üzere tüm Türkiye’ye geçmiş olsun temennisinde bulundu.


"Ek tedbirler almadan vatandaşların buraya dönmesi doğru değil"


Yağışların yarın öğleden sonra bölgede yine etkili olacağına dikkat çeken Bakan Pakdemirli, “Vatandaşlarımız bölgeden tahliye edilmiş durumda. Yağışlar yarın öğleden sonra tekrar hızlanacak. Ek tedbirleri almadan vatandaşlarımızın buraya dönmesini çok doğru bulmuyoruz. Selin oluş nedeni teknik bir konu. Teknik elemanların incelemesi lazım. Bundan sonra bu şekilde bir heyelanın bölgede tekrar etmemesi için her türlü tedbiri alacağız. İnşallah bölgemiz bir daha heyelan görmeyecek” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Suyun 50 kilometrelik yolculuğu başladı, yüzde 50 kayıp kaçak moral bozdu Sivas Belediyesi ve Devlet Su İşleri (DSİ) 19. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen proje kapsamında, 50 kilometre uzaklıkta ki Pusat Özen barajdan kentin içme suyunu karşılayan 4 Eylül barajına yapılan ishale hattı tamamlandı. Geçtiğimiz yıllarda etkili olan kuraklık nedeniyle kentin içme suyu ihtiyacının bir kısmını karşılayan 4 Eylül barajında su seviyesi dip noktaya gelmişti. Kentte alınan geçici önlemler kapsamında ara ara su kesintileri yapılmıştı. Bu soruna çözüm arayan Sivas Belediyesi, Devlet Su İşleri (DSİ) 19. Bölge Müdürlüğü iş birliğiyle kolları sıvamış ve yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunan Pusat Özen Barajından 4 Eylül Barajına su takviyesi yapılabilmesi için ishale hattı tamamlandı. Proje tamamlanarak baraja su verilmeye başlandı. Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ise projenin tamamlanmasının su sıkıntısının yaşanmayacağı anlamına gelmediğini ifade etti. “Şehirdeki kayıp ve kaçak oranı yüzde 50 civarında” Başkan Uzun, hatlarda çok ciddi anlamda kayıp ve kaçakların olduğunu belirterek; “Hatlarda ki kaçaklar için bir mücadele sürecini başlatacağız. Ben bunlarla ilgili özellikle Türkiye’nin bazı önde gelen kişileriyle, firmalarıyla şu an görüşmeler yapıyorum. Şehrin özellikle su yönetimini sağlıklı bir şekilde kurabileceğimiz bir sistem oluşturacağız. Bunun için de SKADA ismini vermiş olduğumuz bir sistem kuracağız. Bu sistemle birlikte suyun yönetimini inşallah gerçekleştireceğiz. Sivas’ın önümüzdeki yüz yıllık dönemde herhangi bir su kesintisi yaşamadan sağlıklı bir su yönetim sistemi oluşturmak istiyoruz. Şu an itibariyle herhangi bir sıkıntı görmüyoruz. Ama 2029-30 yılları arasında dünyada çok şiddetli kuraklıklar bekleniyor. Yani dünyada bir küresel ısıma var ve bunu getirmiş olduğu bir küresel iklim kriziyle kesinlikle karşılaşacağız. Sivas’taki doğal afetlerin başında da kuraklık geliyor. Hatlardan başlayarak kayıp ve kaçaklarla mücadele etmek istiyoruz. Şu an şehirdeki kayıp ve kaçak oranı yüzde elli civarında. Tabii bu hemen bizim 22 günde çözeceğimiz bir sorun değil. Bununla ilgili çok ciddi anlamda çalışmalar gerekiyor. Ama önümüzdeki günlerde şu an araştırmalarımızı yapıyoruz. Uzmanlarla bir araya geleceğiz. Ve şehrin su yönetimini sağlıklı bir hale getireceğiz” dedi. “Şehir gelecekte özellikle ciddi anlamda sorunlar yaşayabilir” Kentin gelecek yıllarda ciddi anlamda su sorunu yaşayabileceğini ifade eden Uzun, “Şu an itibariyle barajın kendisini toparladığını görüyoruz. 2022 tarihinde artık o en alt çamur tabakası dediğimiz en alt tabakadan su çekilirken şimdi artık barajın biraz toparladığını görüyoruz. Tabii bu ishale hattıyla birlikte Pusat Özlem Barajı’ndan da düzenli bir su aktarımı var ama bu da tabii şehrin su sorununu bitirmedi. Bunu özellikle ifade etmek istiyorum şöyle bir algı oluşmasın. İshale hattı tamamlandı ama şehrin sorunu bitmedi. Şehir gelecekte özellikle ciddi anlamda sorunlar yaşayabilir. Hatta Pusat Özen Barajı’na da çok yüklenmemek gerekiyor. Sonuçta burası tarımsal sulama amaçlı kurulan bir baraj. Buradaki üretimin de özellikle çevresinde aksamaması gerekiyor. Bunun için yapılması gereken en önemli husus tabii ki kayıp ve kaçakla mücadele. Kayıp ve kaçakla bizim hedefimiz. Şu an yüzde 50 olan, kayıp kaçak oranını eğer yüzde otuzlar gibi bir seviyeye çekebilirsek çok büyük bir başarı elde etmiş olacağız” şeklinde konuştu.
Niğde Niğde’de ‘Merkezim Her Yerde’ projesi ile köy okullarında etkinlikler yapılıyor Niğde’de gönüllü gençler, ’Merkezim Her Yerde’ projesi çerçevesinde köy okullarını ziyaret ederek çeşitli etkinliklerle öğrencilerle buluşuyorlar. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın başlattığı ’Merkezim Her Yerde’ projesi ile Niğde Gençlik Spor İl Müdürlüğü Şehit Ramazan Konuş Gençlik Merkezi gönüllüleri, kent genelindeki okullarda eğitim gören öğrencilerle sportif ve sosyal faaliyetler yaparak, geleneksel oyunlar oynayarak çocukların keyifli zaman geçirmesine katkı sağlıyor. Proje çerçevesinde gönüllü gençler ve liderleri, kent merkezine bağlı Ovacık Şehit Bayram Aksoy İlkokulu ile Ortaokulunda eğitim gören öğrencilerle okul bahçesinde buluştu. Yüz boyama, zeka oyunları, halat çekme, ok atma gibi oyunların oynandığı etkinlikte, müzik eşliğinde oyunlar oynayan gönüllü gençler, minik kardeşlerine patlamış mısır ve pamuk şeker ikram etti. Niğde Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Gençlik Hizmetleri Müdürü Turan Sayın, Niğde Gençlik Spor Müdürlüğü olarak, koordineli olarak köy okullarında ve dezavantajlı öğrencilerin bulunduğu bölgelerde etkinlikler yaptıklarını söyledi. Sayın, "Merkezim Her yerde’ projesi çerçevesinde köy okulundaki öğrencilerimiz hem oyun oynadılar, hem de oynanan oyunlar hakkında bilgi sahibi oldular. Projedeki amacımız gençler arasında sosyal farkındalık oluşturarak sağlıklı bir iletişim ortamı oluşturmak, sorumluluk duygularını geliştirmek ve topluma daha duyarlı bireyler kazandırmak, kırsalda yaşayan ve köy okulunda okuyan gençlere gençlik liderlerimizin aracılığıyla vizyon kazandırmak, gençlere çevre bilinci kazandırmak, gençlerde aidiyet duygusu oluşturmak ve bununla birlikte gönüllü gençlerimizin ve öğrencilerimizin moral ve motivasyonunu arttırmaktır” dedi.
Yozgat Bozkırın ortasından Avrupa’ya gümüş balığı ihracat ediliyor Denize kıyısı olmayan ve bozkırın ortasında yer alan Yozgat’ın Çekerek ilçesinde barajda avlanan tonlarca gümüş balığı, başta Fransa ve Almanya olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç ediliyor. Türkiye’de yeterince rağbet görmeyen gümüş balığını Avrupalılar çerez niyetine tüketiyor. Yozgat’ta bulunan baraj ve göletler, balıkçılıkla uğraşan bölge halkının geçim kaynağı haline geldi. Özellikle sulama, enerji ve taşkın kontrolü amacıyla kurulan Çekerek Barajı’nda vatandaşlar yılın belli dönemlerinde geçimlerini balık avlayarak sağlıyor. Çekerek Barajı’nda su seviyesinin yükselmesiyle bu yıl gümüş balığı bolluğu yaşanıyor. Son 5 yıldır gümüş balığının olmadığı barajda günlük 15-20 ton arasında balık avlanıyor. Bölge halkı, balık sezonunda tonlarca gümüş balığı, alabalık, kerevit avlayarak, Avrupa ülkelerine ihraç ediyor. Bozkırın ortasında denizi olmayan Yozgat’ta avlanan gümüş balığı, Avrupa ülkelerinin vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Türkiye’de vatandaşların çok fazla ilgi göstermediği gümüş balığı, bozkırda avlandıktan sonra tesislere gönderilerek işlenip Avrupa ülkelerine ulaştırılıyor. Avrupalılar gümüş balığını yağda patates kızartması gibi kızartıp, cips ve çerez gibi tüketiyor. “Avrupa’da cips niyetine yiyorlar” Çekerek Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Dursun Uslu, son 5 yıldır baraj sularındaki azalma nedeniyle gümüş balığı avlayamadıklarını belirterek, bu yıl gümüş balığı bolluğu yaşandığını söyledi. Uslu, “Son 5 senedir nisan ayında baraj suyunu bıraktıkları için gümüş balığı olmadı. Biz 5 senedir gümüş balığı tutmuyoruz. Ama bu sene gümüş balığı bolluğu yaşanıyor ve 70 kişi gümüş balığı avlamak için çalışıyor. Biz bu balığı Avrupa ülkelerine ihraç ediyoruz. Orada cips niyetine yiyorlar. Bu güzel bir ekmek kapısı. Günlük 25 tona kadar gümüş balığı tutacağız. Çalışacak insan bulsak bu sayıyı daha da artırabiliriz” dedi. “Günlük 20 ton gümüş balığı avlıyoruz” Çekerek Su Ürünleri Kooperatifi işletmecisi Paşa Koç ise günlük 15-20 ton arasında gümüş balığı tuttuklarını ifade ederek, “5-6 senedir gümüş balığında bu barajdan verim alamadık ancak bu sene suyun yüksek olmasından dolayı verim iyi oldu. Bir ay boyunca bu balığı işleyeceğiz ve günlük yaklaşık 15-20 ton balık avlıyoruz. Bunu Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Yaklaşık 80 kişiyi istihdam ediyoruz burada. Bu barajda sezonuna göre sazan, kerevit gibi balıklar avlıyoruz. Çok verimli bir baraj. Şu an gümüş balığı avlıyoruz. Kilogramı 10 liraya alınıyor ve biz fabrikalara gönderiyoruz. Oradan da Fransa, Norveç, Almanya gibi ülkelere gidiyor. Orada bunu çerez niyetine tüketiyorlar” şeklinde konuştu.