SAĞLIK - 04 Mart 2025 Salı 10:46

Trabzon ekmeği obez yapıyor

A
A
A
Trabzon ekmeği obez yapıyor

Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Türkyılmaz, obezitenin dünyadaki en büyük sağlık sorunlarından bir tanesi olduğunu belirterek "Kişinin her şeyden önce yaşam tarzını değiştirmesi gerekiyor. Yemek çok zevkli bir şey. Ama bir dilim ekmeği yakmak için 20 dakika yürümeniz gerekiyor. O yüzden gıda alımını kısıtlamamız, sporu hayatımızın içine almamız gerekiyor" dedi.


Medical Park Karadeniz Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Serdar Türkyılmaz, 4 Mart Dünya Obezite Günü ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Obezitenin pek çok hastalığa ve kansere de sebebiyet verdiğini dile getiren Türkyılmaz "Obezite dünyadaki artık en büyük sağlık sorunlarından bir tanesi. Dünya Sağlık Teşkilatına göre en tehlikeli 10 hastalardan bir tanesi. Bizzat kilonun kendisi bunu yapmıyor ama pek çok sistemi etkiliyor. Hastalar ilk başta eklem ağrıları, bel ağrıları ile başlayan ve yokuş veya merdiven çıkarken nefes darlığı başlıyor. Gece horlamaları, gece apneleri gibi hastalıklar ilave oluyor. Karaciğerde yağlanma, safra kesesinde taş, kalp krizleri, ani kalp ölümleri, kalp yetmezliği gibi pek çok hastalığa ve kansere sebebiyet verebiliyor. O yüzden en tehlikeli hastalıklardan bir tanesi. Kişinin her şeyden önce yaşam tarzını değiştirmesi gerekiyor. Yemek çok zevkli bir şey. Ama bir dilim ekmeği yakmak için 20 dakika yürümeniz gerekiyor. O yüzden gıda alımını kısıtlamamız, sporu hayatımızın içine almamız gerekiyor. Karbonhidrat ağırlık besinlerden sebze ağırlıklı gıdalara doğru yönelmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu.


"Obezite nedeniyle her geçen gün ameliyat sayıları artıyor"


Obezite ile ilgili ameliyat sayılarının her geçen gün arttığını kaydeden Türkyılmaz, "Trabzon’da eskiden bir merkez vardı şuan 4 merkez oldu. Hasta sayısı oldukça fazla. Maalesef Trabzon’da çok fazla obez hasta var. Şuana kadar bizim merkezimizde ameliyat olan 800’e yakın hastamız var. Tabi diyetisyen ve balon gibi tedavilerle zayıflatmaya çalıştığımız hastalarımız da var. Trabzon’un en tehlikeli ürünü ekmeği. Çok lezzetli bir ekmeği var. Neticede karbonhidrat. Kilo almamıza sebebiyet veriyor. Toplum olarak yemek yemeyi de ekmek yemeyi de seviyoruz" diye konuştu.


"Hasta ne kadar genç obezse ölüm riski fazla"


Genç yaşlardaki insanlarda obezitenin daha tehlikeli olduğuna işaret eden Türkyılmaz, "Artık gençlerde de çok fazla obezite var. Gençlerdeki obezite daha tehlikeli. Yapılan bir çalışmada 23-33 yaş arasında ve 33-43 yaş arasındaki 10 yıllık dönemlere bakıldığında 23-33 yaş arasında ölüm riskinin normal kilodaki birine göre 12 kat daha fazlayken 33-43 yaş arasında 6 kat daha fazla. Hasta ne kadar genç obezse ölüm riski fazla. Bizde yiyen çocuk iyidir. O anlayışı yıkmamız lazım. Çocuklarımızın baştan itibaren normal kilolarda büyümesine desteklememiz lazım. Spora yönlendirmemiz lazım" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yapay zekada küresel yarış: Çin hızla yaklaşıyor Amazon’un Türk yöneticisi Dr. Ruhi Sarıkaya, Yıldız Teknik Üniveristesi’nde verdiği konferansta yapay zekanın geleceğine ilişkin açıklamalar yaptı. Çin’in bu alanda hızla ilerlediğini belirten Sarıkaya ABD’nin çip ambargosuna rağmen 10 yıl sonra dengelerin değişebileceğini vurguladı. Amazon Alexa Yapay Zeka Başkan Yardımcısı Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekada küresel rekabetin hızla derinleştiğini söyledi. Sarıkaya, ABD’nin çip ambargosu uyguladığı Çin’in yapay zekada çok hızlı ilerlediğini belirterek, "10 sene içinde ABD’yi yakalayacak çipler inşa edebilirler" dedi. YTÜ Davutpaşa Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen "Yapay Zekada Yeni Dönüşüm" başlıklı konferansı öğrencilerin ve akademisyenlerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Dr. Ruhi Sarıkaya’nın yapay zekanın geleceği, küresel teknoloji rekabeti ve girişimcilik ekosistemine dair değerlendirmeleri ilgi gördü. YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in de katıldığı programda Sarıkaya, öğrencilerin sorularını da cevapladı. "AI ABD için varoluşsal bir mesele" Alexa’da 700 kişilik yapay zeka ekibine liderlik yapan Dr. Ruhi Sarıkaya, yapay zekanın artık yalnızca bir teknoloji alanı değil, ülkeler arasında stratejik rekabetin merkezinde yer alan bir güç olduğunu söyledi. ABD’nin yapay zekayı "varoluşsal bir mesele" olarak gördüğünü belirten Sarıkaya, hükümetin bu alanda hızlı ilerlemeyi destekleyen bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Yapay Zeka kimin elindeyse dünyayı o yönetecek" Sarıkaya, şöyle konuştu: "Amerika’nın yaklaşımı, ‘mümkün olduğunca engelleri kaldırın ve olabildiğince hızlı ilerleyin.’ Çünkü yapay zekayı kim kazanırsa dünyayı o yönlendirecek düşüncesi var. Avrupa ise uzun süre bunun tam tersini yaptı. Hatta bu durumu anlatan bir ifade var: ‘Amerika yenilik üretir, Avrupa düzenleme yapar.’ Avrupa teknoloji henüz filizlenmeden düzenlemelere odaklandı. Bunun sonucu olarak Avrupa’da çok güçlü üniversiteler ve çok yetenekli insanlar olmasına rağmen, birçok girişimci şirketlerini Amerika’da kurmayı tercih etti. Çünkü yoğun düzenlemeler start-up’ların enerjisinin büyük bölümünü mevzuata uyum sağlamaya harcamasına yol açabiliyor." "Çin 10 sene içinde kendi çipini inşa edebilir" Çin’in de yapay zeka alanında hızla yükseldiğini vurgulayan Sarıkaya, akademik çalışmaların önemli bir bölümünün Çin’den geldiğini ifade ederek, "Çin’in geliştirdiği modeller, Amerika’nın yaklaşık 9 ay gerisinde. Çin bu alanda çok güçlü bir şekilde ilerliyor. Ancak Çin’in karşılaştığı en büyük darboğaz ileri çip teknolojisi. Nvidia’nın en yeni çiplerini kullanamıyorlar ve daha eski versiyonlarıyla çalışıyorlar. Huawei kendi çiplerini geliştirmeye çalışıyor ama çip teknolojisi derin mühendislik bilgisi gerektiren ve yıllar içinde oluşan bir birikim. Bu nedenle kısa vadede Nvidia seviyesine ulaşmaları zor görünüyor. Fakat 10 sene içinde bir önceki versiyonunu yakalayarak çipler inşa edebilirler" diye konuştu. Geleceğin sorusu: ABD’ye mi Çin’e mi bağımlısın Bugün ileri seviyedeki bir yapay zeka modelini eğitmenin maliyetinin 1 milyar doların üzerine çıktığını söyleyen Sarıkaya, "Türkiye gibi ülkelerde ise yapay zeka farkındalığı yeni yeni oluşuyor. Bu nedenle gelecekte şu soru önemli olacak: Kullandığımız yapay zekâ sistemleri ne kadar Amerika ve Çin’e bağımlı" diye konuştu. Yapay zekanın performansı birçok alanda insanı geçti Konuşmasında yapay zeka sistemlerinin bilişsel görevlerdeki performansına da değinen Sarıkaya, araştırmacıların insan zihninin yaptığı görevleri ölçmek için kullanılan benchmark veri setleri üzerinden karşılaştırmalar yaptığını belirtti. Sarıkaya, özellikle 2016 sonrası dönemde yapay zekanın bu testlerde insan seviyesini hızla aştığını söyledi: "Konuşma tanıma, dil anlama, kodlama, matematik ve soru yanıtlama gibi birçok alanda yapay zeka sistemlerinin performansı insan seviyesini geçti. Yeni bir benchmark tanımlandığında, yapay zeka çok kısa sürede bu seviyeyi aşabiliyor. Bu yüzden sürekli yeni testler geliştirmek gerekiyor." "Yapay zekanın insan zekasını geçtiği yeri göremiyoruz" Yapay zeka ile insan zekası arasındaki ilişkiyi değerlendiren Sarıkaya, yaygın ancak eksik bir yaklaşımın yapay zekayı insan zekasının içinde daha küçük bir alan olarak konumlandırdığını söyledi. Sarıkaya, daha doğru modelin iki zekanın kesişen ancak aynı zamanda birbirinden bağımsız alanlara sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Yapay zekayı insan zekasının içinde küçük bir elips gibi düşünmek yaygın ama doğru bir model değil. Daha doğru model, insan zekasıyla yapay zekanın bazı alanlarda kesiştiğini ancak yapay zekanın insanın kavrayamadığı alanlara da sahip olduğunu gösteriyor. Biz bu alanı gözlemleyemiyor olabiliriz ama bu onun var olmadığı anlamına gelmez." Genel Yapay Zeka tahminleri hızla öne çekildi Konuşmasında Genel Yapay Zeka (Artificial General Intelligence - AGI) kavramına da değinen Sarıkaya, AGI’nin tüm bilişsel görevleri insan seviyesinde gerçekleştirebilen sistemler anlamına geldiğini söyledi. Geçmişte bu hedefe ulaşmanın onlarca yıl uzakta görüldüğünü hatırlatan Sarıkaya, son gelişmelerin tahminleri dramatik biçimde değiştirdiğini belirterek, "Deep learning gelişmeden önce yapılan tahminlerde genel yapay zekaya ulaşmak için ortalama 80 yıl gibi süreler konuşuluyordu. GPT-3 ve benzeri büyük modellerin ortaya çıkmasıyla bu tahminler hızla aşağı indi. Bugün bazı analizler AGI’ye 2-5 yıl içinde ulaşılabileceğini söylüyor. Benim kişisel tahminim ise 2030 civarı" ifadelerini kullandı. Sarıkaya’ya göre artık tartışma "genel yapay zekaya ulaşılıp ulaşılamayacağı" değil, "ne zaman ulaşılacağı" üzerine yoğunlaşıyor.