SPOR - 02 Mart 2025 Pazar 16:40

Trabzonspor Konya’ya 5 eksikle gitti

A
A
A
Trabzonspor Konya’ya 5 eksikle gitti

Trabzonspor, Tredyol Süper Lig’in 26. haftasında deplasmanda oynayacağı Konyaspor maçına 5 eksikle gitti. Zubkov, Nwakaeme, Draguş, Folcarelli ve Enis Destan, sakatlıkları nedeniyle kafilede yer almadı.


Trendyol Süper Lig’in 26. haftasında deplasmanda Konyaspor ile oynayacağı maçın hazırlıklarını tamamlayarak Konya’ya hareket etti. Türk Hava Yollarına (THY) özel uçak ile 16.30 sıralarında Konya’ya giden Trabzonspor kafilesinde 21 futbolcu yer aldı. Bordo-mavililerde, sakatlıkları bulunan ve tedavileri süren Zubkov, Nwakaeme, Draguş, Folcarelli ve Enis Destan kafilede yer almadı


Trabzonspor’un Konyaspor kafilesinde şu isimler yer aldı:


"Uğurcan Çakır, Muhammet Taha Tepe, Ahmet Doğan Yıldırım, Pedro Malheiro, Arif Boşluk, Hüseyin Türkmen, Ali Şahin Yılmaz, Mustafa Eskihellaç, Arseniy Batagov, Serdar Saatçi, Stefan Savic, Salih Malkoçoğlu, Okay Yokuşlu, Batista Mendy, John Lundstram, Ozan Tufan, Cihan Çanak, Muhammed Cham, Edin Visca, Simon Banza ve Danylo Sikan"



Trabzonspor Konya’ya 5 eksikle gitti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Yıldırım: "Kar ve yağmur, su kaynakları ile tarıma can suyu oldu" Diyarbakır’ın Dicle İlçesinde gece saatlerinde başlayan kar yağışı etkisini sürdürüyor. Dicle İlçe Tarım ve Orman Müdürü Deniz Yıldırım, kar ve yağmurun su kaynakları ile tarıma can suyu olduğunu söyledi. Yağışlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Dicle İlçe Tarım ve Orman Müdürü Deniz Yıldırım, kar yağışının etkisiyle yer altı su kaynaklarında ve barajdaki sularda artış gözlendiğini ifade etti. Yıldırım, "İlçede yağan kar ve yağmur, su kaynakları ile tarıma can suyu oldu. Son haftalarda bölgemizde etkili olan yoğun kar ve yağmur, uzun süredir devam eden kuraklık endişelerini önemli ölçüde azaltmıştır. Gerçekleşen yağışlar, hem stratejik su rezervlerimiz hem de tarımsal üretim açısından son derece olumlu bir tablo ortaya koymaktadır. Yaz aylarında kritik seviyelere kadar gerileyen baraj doluluk oranları, son yağışlarla birlikte hızlı bir toparlanma sürecine girmiştir. Özellikle kar yağışı; suyun yüzeyden akıp gitmesini engelleyerek yavaş erimesi sayesinde toprağın derinliklerine nüfuz etmekte, yer altı su kaynaklarının beslenmesine önemli katkı sağlamaktadır. Kar yağışı, tarımsal üretim açısından yalnızca bir su kaynağı değil, aynı zamanda doğal bir koruma ve destek mekanizmasıdır. Kar örtüsü, kışlık ekili ürünleri aşırı don riskine karşı korurken, toprak altındaki zararlı organizmaların doğal yollarla dengelenmesine yardımcı olmaktadır. Ayrıca kar tanelerinin atmosferdeki azotu toprağa taşıması, bitkiler için doğal bir gübreleme etkisi oluşturmaktadır. Yağışların bu şekilde devam etmesi halinde, özellikle hububat üretiminde rekolte artışı beklenmektedir. Toprağın yeterli nem ve doygunluğa ulaşması, bahar döneminde yapılacak ekimlerin çıkış ve gelişim sürecini de olumlu yönde etkileyecektir. Doğanın uyanışı için gerekli nem miktarı büyük ölçüde sağlanmış olsa da, su kaynaklarının sürdürülebilirliği açısından tasarruflu kullanım konusundaki uyarılarımız devam etmektedir" dedi.
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Suriye’nin yeniden yapılanmasının anahtarı bütüncül bir Suriye ordusudur" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Suriye’nin yeniden yapılanmasının anahtarı, tek bir çatı altında toplanmış bütüncül bir Suriye ordusudur" dedi. MHP lideri Bahçeli, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın yayımladığı kararname ve Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı bir değerlendirme yaptı. Bahçeli, Suriye’de SDG’nin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde fiilî kontrol alanları oluşturmasının, yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki en temel engellerden biri haline geldiğini belirtti. Yeni Suriye yönetiminin merkezi devlet otoritesini yeniden tesis etmeyi hedeflediğini kaydeden Bahçeli, 10 Mart 2025’te SDG ile varılan mutabakatın bu çerçevede önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. SDG’nin mutabakatın gereklerini yerine getirmediğini vurgulayan Bahçeli, "Şam yönetimi tarafından Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik açık bir tehdit olarak algılanmıştır. Merkezi hükümetin bu süreçteki tutumunu güçlendiren en önemli faktörlerden biri, Türkiye’nin Suriye’nin üniter yapısına verdiği açık ve kararlı destek olmuştur. Suriye merkezî hükumetinin, uzlaşılan mutabakat gereğince SDG’nin varlığını sonlandırması ve merkezi yönetime entegre olmasına yönelik çağrısına SDG elebaşı Mazlum Abdi, İsrail’den aldığı destek ve tahrik sonucu olumlu cevap vermemiştir. Mazlum Abdi, özerklik/federasyon talebini dile getirmekle Şam yönetiminden taviz alma girişimlerinde bulunmuşsa da Şara yönetimi ülkede siyasi birlik ve sınır bütünlüğünün tesisinde kararlı davranmıştır. Türkiye’nin de her fırsatta Suriye’nin üniter bir yapıya sahip olması gerektiğine dair söylemde bulunması Şara’ya güç vermiş ve SDG tarafının ayak diremesine karşı merkezi hükümeti cesaretlendirmiştir" ifadelerini kullandı. Sahada yaşanan gelişmelere de değinen Bahçeli, Suriye ordusunun Halep ve Fırat’ın batısında kontrolü sağlamasının, SDG’nin iddia edildiği kadar güçlü olmadığını ortaya koyduğunu belirterek, "Bu tablo, SDG/PKK açısından zamanın artık lehlerine işlemediğini göstermektedir. Nitekim 17 Ocak tarihinde SDG terör örgütü adına Mazlum Abdi’nin ‘Dost ülkelerin ve arabulucuların çağrıları üzerine; entegrasyon sürecini tamamlama konusundaki iyi niyetimizi göstermek ve 10 Mart anlaşmasının maddelerini uygulamaya olan bağlılığımız gereği; Fırat’ın doğusuna çekilme kararı aldıklarını’ açıklaması Suriye ordusunun caydırıcılığı çerçevesinde olsa da 10 Mart mutabakatının yerine getirilmesi bakımından önemli bir aşamadır. Şam yönetimi, sahada doğrudan ve kapsamlı bir askerî çatışmaya girmeden; siyasi meşruiyetini, bölgesel dengeleri ve yerel unsurların memnuniyetsizliğini kullanarak SDG’nin manevra alanını daraltan bir strateji izlemektedir" dedi. Bahçeli, Suriye’de Kürtler ile SDG’nin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Doğru olan da budur; Suriye’de Kürtler başkadır, SDG başkadır. SDG bir terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir" ifadesine yer verdi. Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın Kürt dili ve kültürüne ilişkin açıklamaları ile 2026/13 sayılı kararnameyi olumlu bulduklarını belirten Bahçeli, söz konusu düzenlemenin birlik ve istikrara katkı sağlayacağını belirterek, "Mezkur kararname isabetli, anlamlı ve Suriye’de birlik ve bütünlüğü tahkim etme yönünde doğru zamanda atılmış önemli bir adımdır" değerlendirmesinde bulundu. Kararnamenin SDG’ye taviz olarak yorumlanamayacağını vurgulayan Bahçeli, "Bu kararname, SDG’nin ‘Kürtlerin temsilcisi’ olduğu yönündeki temelsiz iddiayı zayıflatan bir gelişmedir" ifadelerini kullandı. Bahçeli, Suriye’nin üniter yapısının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, federasyon ve özerklik tartışmalarına karşı uyarıda bulundu. "Suriye, Fırat’ın batısı ve doğusu şeklinde yapay coğrafi veya etnik bölünmelerle parçalanmamalıdır" diyen Bahçeli, yeni anayasanın kapsayıcı, eşitlikçi ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir anlayışla hazırlanması gerektiğini vurguladı. Değerlendirmesinde yol haritası da çizen Bahçeli, 10 Mart mutabakatının tüm maddeleriyle uygulanması, SDG ve türev yapıların tamamen feshedilmesi ve "Suriye vatandaşlığı" kavramının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Bahçeli, "Suriye’nin yeniden yapılanmasının anahtarı, tek bir çatı altında toplanmış bütüncül bir Suriye ordusudur" dedi.