KÜLTÜR SANAT - 27 Nisan 2025 Pazar 09:47

Trabzon’u çizdiği motiflerle güzelleştiriyor

A
A
A
Trabzon’u çizdiği motiflerle güzelleştiriyor

Trabzonlu ressam Yıldıray Yıldırım, yöresel motiflerle kenti güzelleştirmeye çalışıyor.


Cami nakkaşıyla başladığı mesleğini tarihi yağlı boya tabloları yaparak sürdüren ortaokul mezunu 44 yaşındaki Yıldıray Yıldırım, eserleriyle ünlü ressamlara taş çıkartıyor. Uzun yıllardır özellikle Trabzon’un tarihini anlatan resimler çizen Yıldırım, Trabzon Valiliği’nin hizmet verdiği tarihi binanın dış cephesi, koridorları, makam odası ve bekleme salonundaki bölümlere şehrin geçmiş yıllara ait fotoğraflarını resmetti. Şehir merkezinin belirli noktalarına çizdiği resimlerle tarihi anlatmaya özen gösteren Yıldırım, şimdilerde ise yöresel motiflerle Trabzon’u güzelleştirmeye çalışıyor. Eline aldığı fırçası ile şehrin belirli noktalarına horon, kemençe, tekne ve Trabzonspor motiflerini çizerek renk katan Yıldırım, "Bu hikaye pandemide başladı. Atölyemde resimler yapıyordum. O dönem Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bir zamanlar Trabzon projesi yaptık. Projeyi yaptıktan sonra dönemin Valisi İsmail Ustaoğlu resimlerin Valilikte kullanılması istedi. Dışarıda olup vatandaşlarında görmesini istedik. Valilik etrafını da çizimlerle donattık. Orada 170 metre çizimimiz mevcut. Pandemide duvar çizimlerine başlayalım dedik. Yomra Belediyesi’nden başladık ve giderek büyümeye başladı. Artık Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin bünyesinde çalışıyorum. Şehrimizi güzelleştirmeye çalışıyorum" dedi.


Keşan ve yöresel motifler işlediğini belirten Yıldırım, "Bunun devamını getireceğiz. Vatandaşların ilgisi var. Keşan, horon, kemençe gibi figürler bize ait olduğu için insanlar gelip fotoğraf çektiriyorlar. Viyadüklerde kötü bir görüntü oluyor. Onu kurtarıyoruz. İnsanların fotoğraf çekileceği bir alan oluşturuyor. Akyazı stadına giden yolda Trabzonspor figürlerini çalıştık. Moloz mevkisinde kayık figürleri, tesislerde yine Trabzonspor figürleri çalışacağız. Kültürel materyallerimizin hepsini kullanacağız. İnsanın izinin kalması çok güzel. Yarın bir gün gideceğiz ama eserlerimiz kalacak. İnsanların hoşuna gidiyor. Bizim şehrimiz ve kültürümüz bunu da bahşedilen yeteneğimizle beraber yansıtmamız insanların da beğenmesi hoşumuza gidiyor. 1990’lı yıllarda cami nakkaşı yapıyordum. Sonra resime ara verdim farklı sektörlerde yer aldım. NATO askeriydim. Orada biraz ağırlık verdim. Askerden sonra devam etmeye başladım. Yeni nesilin de bu işe ilgisi var. Onlar için grafiti çizimler yapıyoruz. Tiyatro ve sinema gibi medyatik bir iş. İnsanların hep gözü önünde olan işler olduğu için gençler seviyor. Arada geliyorlar onlarla birlikte fırça vuruyoruz" ifadelerini kullandı.



Trabzon’u çizdiği motiflerle güzelleştiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Antalya’da üretici don nöbetinde Antalya’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde düşmesiyle birlikte üreticiler, ürünlerini dondan koruyabilmek için seralarında sabaha kadar nöbet tuttu. Üreticiler, sobaları yakarak gece boyunca seraları ısıttı, ürünlerinin zarar görmemesi için gözlerini kırpmadan mücadele etti. Aksu İlçesi Yeşilkaraman Mahallesi’nde yaklaşık 13-14 yıldır kapya biber üretimi yapan Hasan Arslan, don tehlikesine karşı ilk nöbeti 5 dekarlık serasında başlattığını söyledi. Toplamda 10 dekar serası bulunduğunu belirten Arslan, "İlk don nöbetini buradan başlattım. Allah’ın izniyle diğer seralarımı da sırayla yakacağım. Sabah 07.30’a kadar seranın içindeyiz, bitkilerimiz üşümesin diye nöbet tutuyoruz" dedi. Soğuk havanın etkisini erken saatlerde hissettirdiğini ifade eden Arslan, "Dün gece sobaları 23.30-00.00 civarında yaktık. Bugün ise hava daha erken soğuduğu için 20.00- 20.30 gibi sobaları faaliyete geçirdik. Sabaha kadar don nöbetimiz devam edecek" diye konuştu. Don nöbetinin ailece tutulduğunu dile getiren Arslan, üretimin büyük bir özveri gerektirdiğini vurguladı. "Eşim ve çocuklarım da burada. Odun taşımada, sobaların kontrolünde bana yardımcı oluyorlar. Bu serada 9 soba yakıyoruz. Sabaha kadar sürekli kontrol etmek zorundayız" ifadelerini kullandı. Akdeniz bölgesinde olunmasına rağmen üreticinin soğukla mücadele ettiğini belirten Arslan, "Doğuda insanlar karda kışta yollarla mücadele ediyor. Biz de Antalya’da, sahil kesiminde ürettiğimiz ürünü dondan koruyabilmek için sabaha kadar serada bekliyoruz. Bitkiler üşümesin diye gözümüzü kırpmıyoruz" dedi. Don nöbetinin üreticiye ciddi bir yük getirdiğini belirten Arslan, maliyetlerin her geçen yıl arttığına dikkat çekti. Bir sobaya sabaha kadar defalarca odun atıldığını ifade eden Arslan, "Her sobaya gecede yaklaşık 150 kilo odun yakıyoruz. Odunun tonu 7 bin lira. Geçen yıl 19 ton odun aldım. Bu şartlarda üretim yapmak giderek zorlaşıyor" sözleriyle yaşadıkları zorluğu dile getirdi. "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz" Kurşunlu Mahallesi’nde domates üreticisi Songül Çimen’de dondan korunmak için gece boyunca serasını terk etmeyen üreticiler arasında yer aldı. 5,5 dekarlık alanda domates üretimi yaptığını belirten Çimen, sobaları akşam saatlerinden itibaren yakmaya başladıklarını söyledi. Çimen, "Saat 20.30 gibi sobalarımızı yaktık. Sabaha kadar, saat 07.00’ye kadar don nöbeti bekliyoruz. Dün de sabaha kadar buradaydık" dedi. Don nöbetinin uykusuz ve yoğun bir çalışma gerektirdiğini ifade eden Çimen, "Bugün hiç yatmadık desek yeridir. Odunlarımızı, kömürlerimizi taşıdık, sobaların başında bekledik. Çalışmasak olmuyor. Bu iş kolaylıkla olmuyor" diye konuştu. Domates üretiminin hem yazın sıcakla hem de kışın soğukla mücadele gerektirdiğini vurgulayan Çimen, "Yazın sıcağa karşı, kışın dona karşı mücadele ediyoruz. Domates zor ama biz seve seve yapıyoruz. Zorluklarla yetiştiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum" Serasındaki domateslerin henüz bir kez hasat edildiğini belirten Çimen, "Domatesimiz bir sefer toplandı, geri kalanı duruyor. Bugün piyasa 45 lira olarak okunmuş. İnşallah umduğumuz gibi olur, yüzümüz güler" dedi. Çiftçinin ayakta kalmasının herkes için önemli olduğunu vurgulayan Çimen, "Çiftçinin yüzü gülerse Türkiye’nin yüzü güler. İlaççının da, komisyoncunun da yüzü güler. Hepimiz mutlu oluruz. Bütün don nöbeti bekleyen kardeşlerime kolaylıklar diliyorum. Mücadele edelim, üretmeye devam edelim. Türkiye’mizi biz doyuruyoruz" ifadelerini kullandı. Devletin verdiği desteklere de değinen Çimen, "Üretici kadın olarak devletimize çok teşekkür ediyorum. Destek oldu, yardımcı oldu. Fiyatlar yükseldi" diyerek sözlerini tamamladı.