- 18 Kasım 2020 Çarşamba 10:37

Gönüllü turizm elçisi, çektiği görüntülerde Tunceli’yi dünyaya tanıtıyor

A
A
A
Gönüllü turizm elçisi, çektiği görüntülerde Tunceli’yi dünyaya tanıtıyor

Tuncelili belgesel yapımcısı ve doğa fotoğrafçısı Malik Kaya, 20 yıldan bu yana kentin muhteşem doğası ile yaban ve insan hayatını kayıt altına alarak dünyaya tanıtılmasına aracılık ediyor.

Tuncelili belgesel yapımcısı ve doğa fotoğrafçısı Malik Kaya, 20 yıldan bu yana kentin muhteşem doğası ile yaban ve insan hayatını kayıt altına alarak dünyaya tanıtılmasına aracılık ediyor. Kaya bu yıl, bölge genelinde Tunceli’ye gelen Şavaklıların yaşam ve zorlu yolculuğunu kaydederek muhteşem görüntüler elde etti.


Kentte belgesel ve doğa fotoğrafçılığı yapan Malik Kaya, 20 yıldan bu yana şehrin saklı kalmış güzelliklerini tanıtmak amacıyla gönüllü olarak çalışma yapıyor. İlki amatör olarak çekilen Doğa ve Kültür Belgeselinin ardından profesyonelce Saklıkent Tunceli Belgeselini hazırlayan Kaya, 8 yıl boyunca da şehrin tarihi ve doğal güzelliklerini göstermek amacıyla geziler organize etti. Kaya’nın çektiği görseller, bir çok televizyonların yanı sıra dünyada önemli dergilerde de yer buldu. TBMM’de fotoğraf sergisi açan Kaya, memleketinin tanıtımı için çalışmalarını aralıksız olarak sürdürürken bu yıl belgesel çekmek için hayalini kurduğu göçerler olarak bilinen Şavaklıların yaylada yaşam ve zorlu yolculuklarını kaydetti.


Uzun zamandır yaşadığı coğrafyanın tanıtımı için çalışma yürüttüğünü aktaran Malik Kaya, “Sadece fotoğrafla değil video görüntüleriyle, belgeselle bunu yapmaya çalışıyorum. Ayrıca geziler gibi etkinliklerimiz de oldu. Buradaki tek amacımız, ilimizi, coğrafyamızı dünyaya tanıtmak. Coğrafyamız son yıllarda fotoğrafçıların ilgi odağı haline geldi. Artık insanlar fotoğraf makineleriyle, kameralarıyla gelmeye başladı. Bu da bizim çalışmalarımızın ne kadar faydalı olduğunu gösteriyor” dedi.



"Çok zor şartlarda bunu gerçekleştirdik"


Gelen insanlara gezdikleri yerleri temiz bırakmaları çağrısında da bulunan Kaya, "20 yıl içerisinde iki tane belgesel, iki tane Atlas Dergisi yaptık imkanlarımız doğrultusunda. Fotoğraf çalışmalarımız var. İlk başladığımız dönem fotoğrafa bu kadar ilgi yoktu. Coğrafyamız tanınmıyordu. Dışarıdan bu kadar insan gelmiyordu. Birkaç tane bildiğimiz mesire yeri vardı. Belgeselden sonra çoğu mekanlarımızı tanıttık. Coğrafyamızın güzelliklerini biliyorduk. Geziyorduk ama bu güzellikleri gördükten sonra buranın mutlaka tanınması gerekiyor diye düşündük. Sonra fotoğraf makinesi ve kamerayla birlikte karış karış her toprağı çekelim dedik. Dünyaya tanıtalım istedik. Çok zor şartlarda bunları gerçekleştirdik. Aksilikler de oldu. İnanın ölüm tehlikeleri de atlattık. Maddi imkansızlıklar da vardı ama başardık. O dönem çok zor şartlarda yaptık bunu. Bu kadar ilgi yoktu coğrafyamıza. Bu kadar insan da gelmiyordu. Bir de o dönem olağanüstü hal vardı. Bu çalışmalarımızı izin alarak yaptık. Şu an insanlar akın akın otobüslerle geliyorlar. Şu an gezilen mekanları o dönem yaptığımız çalışmalar sonucu tanıttık. Bu konuda başarılı olduğumuza inanıyorum”ifadelerini kullandı.



"Doğaya çıktığımız zaman ne var ne yok onu çekiyoruz"


Tunceli coğrafyasının zenginliğine dikkat çeken Kaya, “O kadar zengin bir coğrafyamız var ki sadece manzara olarak düşünmemek lazım. Yapraklar, mevsim itibariyle kar manzarası değil tabi ki. Bizim coğrafyamızın tarihi mekanları da var. Oraları da tanıttık. Sonra bizim endemik bitkilerimiz, çiçeklerimiz var. Şimdi biz makineyle, ekipmanla doğaya çıktığımız zaman ne var ne yok onu çekiyoruz. En büyük hayalim yörede Şavaklı olarak bilinen göçerlerin belgeselini yapmak. İlkbaharla birlikte yüksek yaylalara çıkan ve Sonbahar mevsiminde geri dönen Şavaklıların hayatı zor. Belki dışarıdan sofralarımıza gelen tulum peynirini yerken çok rahatız ama o tulum peyniri sofraya gelene kadar hangi aşamalardan geçiyor. Bunu merak ettim. Her sene fırsat buldukça parçalar halinde çekimler yaptık. En önemli görüntüleri de bu sene aldım. Karar verdim bunlar giderken nasıl gidiyorlar bunu çekmeye karar verdim. Bazı yaylalara araçlar gidiyor. Çok kolay. Araç çadırlara kadar gidiyor. Fakat bazı yaylalara da katırlarla, atlarla, hayvanlarla gidiyorlar. Ben özellikle bunu çekmek istiyordum. Yıllardır hayalimdeki bir çalışmaydı. İnanın ben 20 senedir dağ taş dolaşıyorum. Ekipmanımla çok zorlu parkurlar gördüm. Çok tehlikeler de atlattık fakat bu sene Şavaklıların Seyrüseferini çekerken bu kadar zorluk çektiğimi hatırlamıyorum. Gerçekten nefes nefese kaldık. Çok zordu. Düşünün hayvanlar zaten durmadan yaylaya doğru gidiyor. Üzerinde yük olduğu zaman hayvan daha da hızlanıyor. Ben bu konuda çok büyük iş başardığımızı düşünüyorum. Bir elinde fotoğraf makinesi bir elinde kamera bunlar giderken yüklü halde çoluk çocuk, aile reisleri Munzur Dağlarının zirvelerine kadar gidiyorlar. Çok güzel görüntüler çektik. Ancak bu bir fotoğraf makinesi bir kamerayla olacak iş değil. Ama ona rağmen özverili bir şekilde güzel görüntüler ortaya çıktı. Sağ olsunlar Şavaklılar da bize yardımcı oldular. Yaylalara kadar gittik. Düşünün koşarak çekim yapıyoruz. Yukarıya doğru gidiyorsunuz hızlı tempoyla çünkü hayvanlara yetişmek zorundasınız. Kamera fotoğraf makinesini çıkarıp çekelim dediğimizde o kısa süre içinde hayvanlar bayağı yol almış oluyor. Bizim toparlanıp onlara yetişmemiz gerekiyor. Ne yapıyorsunuz bir efor sarf ediyorsunuz. Ben hayatımda bu kadar zorlandığımı hatırlamıyorum ama o yorgunluğa değdi. Başından sonuna kadar çok güzel görüntüler aldık. Tabi ki daha önceki görüntülerim vardı. Zamanı gelince bunları birleştirip sadece Şavaklılarla ilgili belgesel çekmeyi düşünüyorum” diye konuştu.


Çok zengin bir arşivi olduğunu kaydeden Kaya, sponsor bulması ya da maddi imkanlarının elvermesi halinde bunları sergilemek istediğini de sözlerine aktardı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Vali Akbıyık’tan 19 Mayıs mesajı Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, bağımsızlık meşalesinin yakıldığı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı vesilesi ile mesaj yayımladı. Vali Akbıyık mesajında, "19 Mayıs 1919; büyük bir milletin yeniden ayağa kalkışının, bağımsızlık ve özgürlük iradesini tüm dünyaya ilan ettiği tarihtir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla, bağımsızlık meşalesi yakılmış; Samsun’da yükselen o ses, dalga dalga Anadolu’nun dört bir yanına yayılmıştır. Türk milletinin karakteri bağımsızlıktır. Tarih boyunca hiçbir esareti kabul etmeyen aziz milletimiz, Milli Mücadele ruhuyla yeniden şahlanmış; birlik ve beraberlik içerisinde büyük bir destan yazmıştır. 19 Mayıs, gençliğe duyulan güvenin ve inancın da sembolüdür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü gençlerimize armağan etmesi; yarınlarımızın teminatı olan gençliğe verdiği değerin en açık göstergesidir. Nitekim Gazi Mustafa Kemal Atatürk, gençliğe olan inancını; "Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz." sözleriyle ifade etmiştir. Çünkü Atatürk, güçlü bir geleceğin; düşünen, üreten, sorgulayan, milli ve manevi değerlerine bağlı gençlerin omuzlarında yükseleceğine inanmıştır. Bugün gençlerimize düşen en büyük sorumluluk; ecdadımızdan emanet aldıkları büyük mirası daha ileri taşımaktır. Bilimde, sanatta, sporda, teknolojide ve hayatın her alanında kendilerini en iyi şekilde yetiştirmeleri; köklü tarihimizden, kültür ve medeniyet mirasımızdan güç alarak ahlaklı, erdemli, çalışkan, vatanına ve milletine hayırlı bireyler olmaları büyük önem taşımaktadır. Geçlerimizin cesaret ve azmiyle Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacaktır. Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek irade de yine gençlerimizin omuzlarında yükselecektir. Bu vesileyle; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Aziz milletimizin ve geleceğimizin teminatı sevgili gençlerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum" dedi.
Aydın Kuşadası’nda basketbol turnuvası başladı 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Kuşadası Belediyesi tarafından düzenlenen ve geçtiğimiz yıl hayatını kaybeden genç sporcu Fahrettin Efe İbrikoğlu anısına gerçekleştirilen 3x3 Basketbol Turnuvası büyük bir coşku ile başladı. Genç sporcuların yoğun ilgi gösterdiği turnuvanın açılışını Kuşadası Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş yaptı. Turnuva, İsmail Cem Dostluk ve Barış Meydanı’nda kurulan özel platformda düzenlendi. Gün boyu süren organizasyonda genç sporcular parkede kıyasıya mücadele ederken, meydanı dolduran vatandaşlar da heyecana ortak oldu. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte sporun birleştirici gücü bir kez daha ön plana çıktı. Turnuvanın ilk atışını yapan Başkan Vekili Tahsin Demirtaş, organizasyonun kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını belirterek duygusal açıklamalarda bulundu. Başkan Vekili Tahsin Demirtaş konuşmasında, geçtiğimiz yıl yaşanan kaybın kentte derin üzüntü oluşturduğunu ifade ederek şu sözlere yer verdi: "Bu etkinlik benim için çok önemli. Geçtiğimiz yıl elim bir hastalık sebebiyle kaybettiğimiz Efe İbrikoğlu adına düzenleniyor. Efe, Kuşadası’nın büyük bir değeriydi. Onun adını uğraştığı spor dalı ile yaptığımız bir turnuvada yaşatıyor olmak büyük mutluluk. Bu turnuvaların devamını da getirmek istiyoruz" Müsabakalar boyunca sadece rekabet değil, eğlence ve dayanışma ruhu da ön plana çıktı. Müzik ve çeşitli etkinliklerle festival havasında geçen organizasyonda gençler hem spor yapmanın hem de 19 Mayıs coşkusunu birlikte yaşamanın mutluluğunu yaşadı. Etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getiren genç sporcular ise, "Kuşadası’nın gençleri olarak bu tür etkinlikleri sıkça görmek istiyoruz. Bizleri her zaman destekleyen Kuşadası Belediyesine çok teşekkür ediyoruz" diyerek organizasyona destek veren belediye ekiplerine teşekkür etti.
İstanbul Milli boksörlerden Sırbistan’da 12 madalya Sırbistan’da 14-17 Mayıs 2026 tarihlerinde düzenlenen 63. Belgrad Winner Uluslararası Boks Turnuvası sona erdi. Organizasyonda milli boksörler 4 altın, 5 gümüş ve 3 bronz olmak üzere toplam 12 madalya kazandı. 63. Belgrad Winner Uluslararası Boks Turnuvası 14-17 Mayıs 2026 tarihlerinde Sırbistan’da gerçekleşti. Mili boksörler, 4 altın, 5 gümüş ve 3 bronz olmak üzere toplam 12 madalya elde etti. Kadın Boks Milli Takımı ise turnuvada gösterdiği başarılı performansla takımlarda ilk sırayı alarak şampiyonluk kupasının sahibi oldu. 63. Belgrad Winner Uluslararası Boks Turnuvası’nda milli boksörlerin sıkletleri ve elde ettikleri dereceler şöyle: Altın madalya - 48 kg: Nurselen Yalgettekin - 65 kg: Berfin Kabak - +80 kg: Havvanur Kethüda - +90 kg: Berat Acar Gümüş madalya - 54 kg: Nilay Yaren Çam - 57 kg: Ece Asude Ediz - 80 kg: Mihriban Güneri - 50 kg: Salih Samet Oruç - 80 kg: Mert Aybuğa Bronz madalya - 60 kg: Evin Erginoğuz - 80 kg: Yaren Düztaş - 55 kg: Semih Gümüş Türkiye Boks Federasyonu Başkanı Suat Hekimoğlu da milli boksörleri tebrik ederek, "63. Belgrad Winner Uluslararası Boks Turnuvası’nda ringe çıkarak ülkemizi en iyi şekilde temsil eden tüm sporcularımızı yürekten kutluyorum. Kazanılan 12 madalya, Türk boksunun uluslararası arenadaki gücünü ve yükselişini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Özellikle Kadın Milli Takımımızın takım halinde şampiyon olarak kupayı kaldırması, bizler için ayrı bir gurur vesilesi olmuştur. Bu başarıda emeği geçen teknik ekibimizi, antrenörlerimizi ve bayrağımızı dalgalandıran tüm boksörlerimizi tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum. Türk boksu, her geçen gün daha büyük hedeflere doğru emin adımlarla yürümeye devam edecektir" dedi.