KÜLTÜR SANAT - 31 Aralık 2020 Perşembe 09:35

Askeri kışlanın Tunceli’nin ilk müzesine dönüş hikayesi

A
A
A
Askeri kışlanın Tunceli’nin ilk müzesine dönüş hikayesi

Tunceli’de Alman ve Avusturyalı mimarlar tarafından tasarlanan ve 1935 yılında yapımına başlanarak 1937 yılında tamamlanan askeri kışla binası, 38 milyon lira harcanarak bin 540 eserin yer aldığı Tunceli Müzesi’ne dönüştürülerek kapılarını ziyaretçilerine açtı.

Tunceli’de Alman ve Avusturyalı mimarlar tarafından tasarlanan ve 1935 yılında yapımına başlanarak 1937 yılında tamamlanan askeri kışla binası, 38 milyon lira harcanarak bin 540 eserin yer aldığı Tunceli Müzesi’ne dönüştürülerek kapılarını ziyaretçilerine açtı.


25 Aralık 2020 günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın canlı yayınla, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da kente gelerek açılışını gerçekleştirdiği müze, ziyaretçilere kapılarını açtı.


1949 yılına kadar askeri kışla binası olarak kullanılan ve daha sonra Milli Savunma Bakanlığı’ndan Maliye Bakanlığı’na devredilerek 1990’lı yıllara kadar memur lojmanları olarak kullanıldı.


Müzeye dönüştürme çalışmalarının başlatıldığı, 2015 yılı Şubat ayına kadar yaklaşık 65 ailenin içinde yaşadığı bir yer olan yapı “Erken Cumhuriyet Dönemi” özelliği göstermesi nedeniyle Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 14.07.2005 tarih ve 142 nolu kararı ile tescillendi. Hazırlanan restorasyon projeleri sonrasında, Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilmesiyle birlikte 2015 yılı başında başlatılan binanın restorasyonla müzeye dönüştürülmesi çalışmaları 2020 yılı başında tamamlandı.


Yaklaşık 5 bin 500 metrekarelik bir alan üzerinde kurulu olan ve 5 bin 800 metrekare kapalı alana sahip yapının kuzey cephesi 3 katlı, doğu, batı ve güney cepheleri ise 2 katlı şekilde inşa edildi. Yapının bin 800 metrekare büyüklüğüne sahip avlusu, konser, tiyatro, konuşma ve benzeri etkinliklerin düzenleneceği bir formatta tasarlandı.


Kare formlu yapı içerisinde, teşhir salonları, konferans salonu, kütüphane, sergi salonu, toplantı salonu ve depolar mevcut olduğu kaydedildi.


Arkeolojik eser teşhirinde Tunceli yöresinde çıkarılmış paleolitik dönemden Türk-İslam dönemine ait eserler, sikke eser teşhir salonunda, Grek döneminden Osmanlı dönemine ait sikkeler, Etnografya eser teşhirinde, Tunceli yöresinin geleneksel yaşamına ait eserler, inanç bölümünde ise Alevilik ile ilgili bilgi panoları, Alevilik ritüellerini temsil eden canlandırmalar yer alıyor. Cumhuriyet dönemi teşhir salonunda ise şehrin yakın dönemini yansıtan çeşitli eserler ve belgeler sergileniyor.


Envanterinde bin 540 eser bulunan Tunceli Müzesi’nde şu anda 700 civarında eser sergileniyor.




“Tunceli için atılmış önemli bir kültürel adım”


Tunceli’de müze olmadığı için kentin eserlerinin yakın zamana kadar Elazığ Müze Müdürlüğü’nde sergilendiğini ifade eden Öncel, müzenin tamamlanmasıyla bakanlığın talimatları doğrultusunda Elazığ’daki eserleri getirildiğini aktardı.


Kentin son yıllarda turizm alanında önemli atılımlar yaptığını aktaran Müze Müdürü Kenan Öncel, “Müze de kültürel anlamda atılmış önemli bir adım. Kültür turizmine büyük katkısı olacak. Zira müzemiz kentin en çok ziyaret edilen alanlarının tam merkezinde yer alıyor.1968 ile 1974 yılları arasında Keban Barajı kurtarma kazılarından çıkan eserler ki bu Türkiye’de ODTÜ’nün koordinatörlüğünde yapılan uluslararası ilk çalışma. Çemişgezek İlçemizin Pulur ve Sakyol kazılarından çıkan eserler müzemizde sergileniyor” dedi.


Kentte müze olmayışından ötürü bazı çalışmaların eksik kaldığına dikkat çeken Öncel, bundan sonra bakanlığın talimatları doğrultusunda kurtarma kazıları yapmayı planladıklarına da dile getirdi.


Müzeyi gezen vatandaşlar da kentin müzeye kavuşmasından ötürü mutlu olduklarını ifade ederek, yapının kente kazandırılmasına emeği geçenlere teşekkür etti.


Müzeyi gezen vatandaşlardan Zülfü Özmen, “Müzenin faaliyete geçmesi geleceğimiz için çocuklarımız için önemli bir şey. En azından burayı gezdikleri zaman geçmişlerini unutmayacak. Kent için önemli bir değerdir” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta sel alarmı: Önlemler üst seviyeye çıkarıldı Tokat’ta muhtemel sel ve su baskınlarına karşı düzenlenen koordinasyon toplantısının ardından açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, bazı köylerin tedbir amaçlı tahliye edildiğini belirterek vatandaşlara dere yatakları ve riskli bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu. Tokat Valiliği koordinasyonunda Tokat AFAD İl Müdürlüğünde Turhal ilçesi sel-su baskını koordinasyon toplantısı düzenlendi. Toplantıya il protokolü ve kurum amirleri katıldı. Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan Tokat Valisi Abdullah Köklü, "Bugün de internet sitelerimizden, sosyal medya valilik hesaplarından bahsettiğimiz gibi önlemlerimizi alıyoruz. Tüm vatandaşlarımızı duyarlı olmaya tekrar davet ediyorum. Burada olan bu afete hazırlıklı olmak. Afete hazırlıklı olmak demek önceden önlem almak demek. Bu sene gerçekten son 60 yılın en kuvvetli yağışlarını yaşadık. Bu yağışlar nedeniyle ilgili kurumlarla toplantısını yaptık. Tokat Valiliği ve tüm kurumlar olarak bölge müdürlerimizle burada sağ olsunlar geldiler. Hazırız inşallah. Hep beraber el birliğiyle atlatmayı ümit ediyoruz. Bazı köylerimizi önleme amaçlı tahliye ettik. Tabii ki bu vatandaşlarımızın can güvenliğini temin etmek için aldığımız kararlar bunlar. Yani iki gün, üç gün vatandaşlarımız dışarıda, canı sağ olsun. Diğer konular çok önemli değil. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya davet ediyorum. Özellikle dere yataklarından ve güzergahlardaki taşkın olabilecek tehlikeli yerlerden vatandaşlarımız mümkün olduğu kadar uzak dursunlar. Güvenlik güçlerimizin, tarım müdürlüğümüzün, özel idaremizin, Devlet Su İşlerimizin uyarılarına lütfen dikkatle dinlesinler. Onlar için önemli konular. Çünkü biz o planlamaları beraber yapıp vatandaşlarımızı bu konuda uyarıyoruz. O konulara biraz daha dikkat verirlerse memnun oluruz. Turhal derken tüm Tokat vilayetinin toplantısını yaptık. Tabii ki tarım arazilerinde en fazla derenin şehrin içinden geçen yerler biraz daha hassas oluyor. Tural da o ilçelerimizden bir tanesidir. Zaten perşembe gününden beri cuma günü, cumartesi günü tüm özel idare, Devlet Su İşleri, belediye, AFAD, herkes sahada. 24 saat esasına göre dönem dönem bin 200 personelle 500 bandında araca çıktık. Özel sektörden de destek aldık. Gerekiyorsa daha fazla araçla müdahale ederiz. Vatandaşlarımız da duyarlı olurlarsa, bizlere yardımcı olurlarsa çalışmamıza inşallah afeti hep beraber güzel bir şekilde yönetmiş oluruz" dedi.