- 18 Ekim 2021 Pazartesi 11:34

Tunceli’de yaşayan Uğurlu çifti, hayatlarını zihinsel engelli çocuklarına adadı

A
A
A
Tunceli’de yaşayan Uğurlu çifti, hayatlarını zihinsel engelli çocuklarına adadı

Tunceli’de yaşayan ve 4 çocukları engelli olarak dünyaya gelen Uğurlu çift, yaklaşık yarım asırdır evlatlarına bıkmadan usanmadan bakmaya devam ediyor.

Tunceli’de yaşayan ve 4 çocukları engelli olarak dünyaya gelen Uğurlu çift, yaklaşık yarım asırdır evlatlarına bıkmadan usanmadan bakmaya devam ediyor. En büyüğü 45 yaşında olan çocuklarının her ihtiyacını cefakar anne ve baba gideriyor.


Tunceli’de yaşayan Hani ve Ahmet Uğurlu çifti 47 yıl önce hayatlarını birleştirdi. Çiftin bu evlilikten 5 çocuğu oldu. Babasının isteği üzerine akraba evliliği yapan Hani Uğurlu’nun 5 çocuğundan 4’ü engelli olarak doğdu. Akraba evliliği sonucu 45 yaşındaki Nuray Uğurlu, 44 yaşındaki İlhan Uğurlu, 42 yaşındaki Semra Uğurlu ve 31 yaşındaki Hasan Uğurlu doğuştan zihinsel engelli olarak dünyaya geldi. Tunceli’nin Cumhuriyet Mahallesi’nde yaşayan 4 engelli çocuk annesi 63 yaşındaki Hani Uğurlu, çocuklarının tıraşından temizliğine kadar her türlü bakımlarını yaparak fedakarlığıyla insanlara ders veriyor. Anne Uğurlu 45 yıldır eşiyle birlikte çocuklarına bakıyor.



Anneleri çocuklarının her ihtiyacını karşılıyor


4 engelli çocuğunun olduğunu belirten Hani Uğurlu, "Ben onlara bakıyorum, tıraşlarını, banyolarını, yemeğini, içmelerini, temizliğini her şeyini ben yapıyorum. Tıraşlarını bile yapamıyorlar, benle babaları yapıyoruz. 45 senedir ben onlara bakıyorum. Büyüğü Arzu 45 yaşında, Hasan 31 yaşında en küçüğü, Semra 42 yaşında evde de bir oğlum var o çok ağır 44 yaşında, onlarla uğraşıyorum işte. Hayatımı ben onlara adamışım. Bir yere çıkmıyorum, gezmiyorum, dolaşmıyorum onlara bakıyorum. Bırakıp bir yer gidemiyorum. Bir yerde oturamıyorum, bir cenazeye, düğüne gitmiyorum yani hep günüm onlarla geçiyor. Bakamıyorlar kendilerine yiyemiyor, içemiyorlar, tuvalete gidemiyorlar hep yanlarındayım, onlarla uğraşıyorum. Kızım var evli başka yerde. Akraba evliliği, kan uyuşmazlığından dolayı böyle çekiyoruz. Kimse akraba evliliği yapmasın gençlere ben söylüyorum. Beni babam zorla evlendirdi yani akrabaydık ben istemedim ama babam beni zorla verdi. Bak böyle çekiyoruz işte. Devlet bakımlarını veriyor. Hastalık olmasa okula gönderiyorum. Haftanın 2 gününü okul alıyor ama ben hastalık var diye göndermiyorum. Çünkü bunlar gitti mi her şeye elliyorlar, bilmiyorlar o yüzden korkuyorum göndermiyorum. Hepsi bakıma muhtaç ben bebek gibi onlara bakıyorum. Ben kıyafetlerini değiştirdim, saçlarını taradım. Bir şey yapamıyorlar kendilerine bakamıyorlar" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum "Türkülerimiz Türk Milleti’nin milli kimlik, kültür ve inanç metinleridir" Atatürk Üniversitesi Turizm Fakültesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi’nin ortaklaşa tertip ettiği "Bir Kültür Taşıyıcısı Olarak Musiki Zenginliğimiz ve Türküler" başlıklı panel Turizm Fakültesi’nde Ömer Halisdemir Salonu’nda yoğun bir katılımla yapıldı. Türk halk müziğinin ve Türk musiki zenginliğinin kültürel kimlik, toplumsal hafıza ve değer aktarımındaki rolünün ele alındığı program, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Panelin açılış konuşmasını Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökalp Nuri Selçuk yaptı. Program kapsamında alanında uzman isimler, türkülerin kültürel mirasın aktarımındaki önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Paneli TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş yönetti. Panelde EBB Kültür Daire Başkanı Ergün Engin "Bir Kültür Taşıyıcısı Olarak Türkülerimiz", TDED Erzurum YK Üyesi-Eğitimci Mustafa Uğurlu "Milli Kimlik Unsuru Olarak Musikimiz" ve TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş ise "Erzurum Türkülerinde Kültürel Coğrafyamız" başlıklı sunum yaptı. Panelde Ses Sanatçısı Binali Bektaş da sazıyla ve sesiyle Anadolu irfanını yansıtan türkülerden örnekler verdi. Panel yöneticisi Murat Ertaş, panel sonunda yaptığı değerlendirmede; türkülerimizin bir felsefe metni, bir tasavvuf metni, bir terbiye metni, bir sosyoloji metni, bir tarihi belge, Türkçemizi koruyan bir lügat olarak ele alınması, bir antropolog titizliğiyle değerlendirilmesi, yeni nesillere ve kültür turizmine kazandırılması gerektiğini söyledi. Programa akademisyenler, öğrenciler, STK temsilcileri ve çok sayıda davetli katılırken etkinlik geleneksel musikî mirasının genç kuşaklara aktarılması açısından önemli bir kültürel buluşma olarak değerlendirildi.
Edirne Edirne’de Gençlik Haftası dolayısıyla tören düzenlendi Edirne de 15-21 Mayıs tarihleri arasında kutlanan gençlik haftası etkinlikleri çerçevesinde tören düzenlendi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Gençlik Haftası dolayısıyla Atatürk heykeli önünde düzenlenen tören çelenk sunumu ile başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile devam eden törende günün anlam ve önemini belirten konuşmayı Gönüllü Genç İsmethan Karapınar yaptı. Gönüllü genç İsmethan Karapınar, Gençlik Haftası çerçevesinde düzenlenen törende yaptığı konuşmada gençliğin ülkenin geleceğindeki rolüne dikkat çekti. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nın gençler için büyük anlam taşıdığını belirten Karapınar, gençlerin Türkiye’nin en büyük gücü olduğunu söyledi. Milli ve manevi değerlere bağlı, bilinçli ve donanımlı bireyler olarak ülkeyi daha ileriye taşımak için çalışacaklarını ifade eden Karapınar, gençliğin sadece geleceğin değil bugünün de önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Gençlerin sadece yarının değil, bugünün de aktörleri olduğunu söyleyen Karapınar, "Ülkemizin ve dünyanın sorunlarına duyarlı; çözüm üreten, sorgulayan, öğrenen ve öğreten bireyler olarak kendimizi geliştirmeliyiz. Dünyanın birçok yerinde mazlum ve masum insanlar zulüm görmektedir. Bunun farkında olan bizlere daha fazla çalışmak, üretmek ve faydalı olmak görevi düşmektedir. Sporla, sanatla, bilimle ve kültürle iç içe yetişen bir gençlik; hem kendisine hem de ülkesine değer katacaktır" ifadelerine yer verdi. Gençlerin Türkiye’nin gücü olduğunu ifade eden Karapınar, "Güçlü bir gelecek, bilinçli ve kararlı gençlerin omuzlarında yükselecektir. Unutmayalım ki; bir ülkeyi yücelten de geriye götüren de o ülkenin gençliğidir. Bizler; ülkemizi daha ileriye taşıyacak güçlü gençleriz. Aynı zamanda dünyada adaletin, hakkın ve hukukun üstün gelmesi; mazlumların umutlarının canlı tutulması için sorumluluk taşıyan bir neslin temsilcileriyiz. Sadece ülkemizin değil, insanlığın bizden beklentilerinin de farkındayız" şeklinde konuştu. Törene, Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürü Selim Ak, Şube Müdürleri, Kurum Personeli, antrenörler ve sporcular katıldı. Düzenlenen tören Karapınar’ın konuşmasının ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. (ÖC-
Sivas Savunma sanayinde Sivas üs oluyor Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Başkanı Zeki Özdemir, Sivas’ın savunma sanayindeki rolüne değinerek Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından günümüz savunma sanayi ihtiyaçlarına uygun teknolojik ürünlerin bakım, onarım ve konuşlandırılmasına yönelik Sivas’ta yeni bir yapılanma üzerinde çalışıldığını söyledi. Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Mayıs Ayı Meclis Toplantısı, Meclis Başkanı Osman Yıldırım Başkanlığında Meclis Üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, savunma sanayi çalışmaları, yerel kalkınma hamlesi, mesleki eğitim projeleri, turizm hamleleri, genç girişimciler için Erasmus programı ve döküm sektörü yatırımları gibi şehrin ekonomik kalkınmasına yönelik çalışmaları meclis üyeleriyle paylaştı. Sivasspor’un 59. kuruluş yıldönümünü kutlayan Özdemir, kulübün yapılacak olan genel kurulu sonrasında iyi bir yönetimle başarılarla dolu bir sezon geçirmesini diledi. Ayrıca, Sivas’ın önde gelen sanayi kuruluşlarından biri olan ESTAŞ’ın 2025 yılında kendi ürün grubunda en çok ihracat yapan ilk beş firma arasına girmesinden dolayı büyük memnuniyet duyduklarını ifade ederek firmayı kutladı. Savunma sanayinde Sivas üs oluyor Sivas’ın savunma sanayindeki rolüne değinen Özdemir, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından günümüz savunma sanayi ihtiyaçlarına uygun teknolojik ürünlerin bakım, onarım ve konuşlandırılmasına yönelik Sivas’ta yeni bir yapılanma üzerinde çalışıldığını söyledi. Özdemir, önümüzdeki dönemde bu ürünlerin üretiminin de Sivas’ta yapılmasının planlandığını belirterek, bakanlığın bu yönde çalışma yürüttüğüne ilişkin bilgileri siyasilerden edindiklerini ifade etti. Ayrıca, savunma sanayinin dev ismi Baykar ile Sivaslı üreticileri buluşturduklarını belirterek, "Baykar yetkilileri Sivas’taki sanayicilerimizin tedarikçi olma yolundaki heyecanından büyük mutluluk duydular" ifadesini kullandı. Sivas, döküm sanayisinde stratejik merkez olma yolunda Sivas’ın sanayi çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Özdemir, Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında ORAN Kalkınma Ajansı ile İstanbul’da Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği ile bir araya geldiklerini söyledi. Sivas’ta döküm sektörüne yönelik yeni yatırımların hayata geçirilmesi için dernek üyeleriyle görüşmeler yaptıklarını ifade eden Özdemir, "Döküm alanında faaliyet gösteren bir sanayi kuruluşunu Sivas’a kazandırabilir miyiz, bunun için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Demirağ OSB’ye MESEM müjdesi Sanayideki ara eleman ihtiyacını çözmek için Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Bilal Macit ile görüştüklerini belirten Özdemir, "20 bin nüfuslu bir gelecek öngördüğümüz Demirağ Organize Sanayi Bölgemiz için acil olarak bir Mesleki Eğitim Merkezi oluşturulması talebimizi ilettik" dedi Turizmde Weekend Sivas hamlesi Şehrin tanıtımı için valilikle ortak yürütülen projelere vurgu yapan Özdemir, "Cuma-Pazar günlerini kapsayan ’Weekend Sivas’ projesiyle misafirlerimizi hızlı trenle getirip, belirlenen rotalarda ağırlayacağız. Proje kapsamında turları düzenleyecek acentelere kalkınma ajansımız tarafından ekonomik destek verilecek" dedi. Genç girişimcilere Avrupa’da staj imkanı Gençler için hazırlanan projelerden bahseden Özdemir, yeni mezun ve genç girişimciler için Erasmus programını hayata geçirdiklerini belirterek, gençlerin 6 ay ile 1 yıl arasında Avrupa’daki KOBİ’lerde staj yaparak deneyim kazanacaklarını ve bu süreçte ekonomik olarak desteklenecekleri bilgisini paylaştı.
Sakarya 65 yaşındaki Remziye Teyze’nin "sınıfta kalma" azmi Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde yaşayan 65 yaşındaki Remziye Demir, çocuklarını okutmak için yıllarca başkalarının çocuklarına bakıcılık yaparak verdiği hayat mücadelesinin ardından, emeklilik günlerini Halk Eğitim Merkezindeki dikiş kursunda değerlendiriyor. Demir, çok sevdiği kursa gelecek yıl da devam edebilmek için usta öğreticisinden kendisini bilerek sınıfta bırakmasını istiyor. Adapazarı Halk Eğitim Merkezi’nde faaliyet gösteren dikiş nakış kursu, her yaştan kadına hem meslek öğretiyor hem de sosyalleşme imkanı sunuyor. Kursun dikkat çeken isimlerinden biri olan Remziye Demir’in hayat hikayesi ise azmiyle örnek oluyor. Çocuklarını Almanya’da üniversitede okutabilmek için dükkan işleten, ardından bakıcılık yaparak dershane masraflarını karşılayan Demir, evlatlarını evlendirdikten sonra kendisini dikiş makinesinin başında buldu. "Şu anda kendi hayatıma bakıyorum" Geçmişte yaşadığı zorlukları ve kursa olan tutkusunu anlatan Remziye Demir, "Kursa isteyerek başladım. Çocuklarım vardı; onlar okudular, evlendiler ve evden gittiler. Onları okutmak, dershane paralarını çıkartmak için dışarıda başkalarının çocuklarına bakıcılık yaptım, dükkan çalıştırdım. Herkes evlenince ben de rahatladım ve şu anda kendi hayatıma bakıyorum. Yalnız yaşıyorum ve kendimi eve kapatmak istemediğim için burayı tercih ediyorum. Sevmesem gelmem; önceleri akşam kurslarına bile katılıyordum" dedi. "Kendimi sınıfta bıraktırmaya çalışıyorum" Kursun kendisi için dünyadan kopma noktası olduğunu belirten Demir, "Burası benim dış dünya ile bağlantımı kesiyor. Dikişi ve tüm el sanatlarını seviyorum. Bazen hocama ’Hocam beni bırakır mısın, seneye tekrar geleyim’ diyorum. Sırf seneye de gelebilmek için kendimi sınıfta bıraktırmaya çalışıyorum. Çarşamba günleri pazardan aldığım kumaşları değerlendirmek, ortaya bir ürün çıkarmak bana zevk veriyor. Kendime, çocuklarıma, torunlarıma dikiyorum. Onlar mutlu olunca ben de mutlu oluyorum" diye konuştu. "İnanın bazen sadece sohbet etmek için bile geliyorlar" Usta öğretici Gül Esin Balık ise kursun kadınlar üzerindeki psikolojik ve ekonomik etkisine değinerek, "Burada her yaş grubundan öğrencimiz var. Ev ortamından çıkıp kendilerine veya sevdiklerine bir şeyler üretiyorlar. Tüketme temelli toplumumuzda üretici konumuna geçmek onlara moral ve psikolojik açıdan çok iyi geliyor. İnanın bazen sadece sohbet etmek için bile geliyorlar. Bu kurslar özellikle emekli kadınlar için müthiş bir imkan. Modülleri tamamlayanlar ustalık belgesi kazanıyor. Usta öğreticilik sınavlarında başarılı olurlarsa öğretmenlik yapabiliyorlar. Belirli bir krediyi doldurduktan sonra ise kendi iş yerlerini açma belgesi elde edebiliyorlar" şeklinde konuştu. (ACK-HFV-