ÇEVRE - 09 Mayıs 2026 Cumartesi 12:59

Bir yandan yakaladığı dağ keçisin yiyen kurt, diğer yandan havada süzülen akbabalar

A
A
A
Bir yandan yakaladığı dağ keçisin yiyen kurt, diğer yandan havada süzülen akbabalar

Tunceli’nin Munzur Dağlarında çekilen görüntüler adeta belgeselleri aratmadı. Bir yandan yakaladığı dağ keçisini yiyen kurt, diğer yandan ise havada süzülen akbabalar görüntülendi.


Tunceli, zengin biyoçeşitliliği ve el değmemiş doğasıyla son zamanlarda yaban hayatı belgesellerini aratmayan görüntülere ev sahipliği yapıyor. Bu çerçevede Tunceli’nin eşsiz doğasıyla dikkat çeken Munzur Dağları, bu kez yaban hayatına dair sıra dışı görüntülere sahne oldu. Doğa gözlemcisi ve fotoğrafçı Doğan Can Varlıel’in kayıt altına aldığı anlar, bölgedeki doğal yaşamın vahşi ve etkileyici yüzünü ortaya koydu.


Varlıel’in günler süren doğa takibi sırasında çektiği görüntülerde, bir kurdun avladığı dağ keçisini yediği anlar ve avın çevresinde süzülen akbabaların görüntüleri yer aldı. Dağların sarp kayalıklarında gerçekleşen olay, doğanın kendi döngüsünü gözler önüne serdi.



Bir yandan yakaladığı dağ keçisin yiyen kurt, diğer yandan havada süzülen akbabalar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Sabrını da ömrünü de bu sanata verdiler: Değeri 1 milyona kadar çıkıyor Ömürlerini bonsai sanatına adayan sanatçılar, ağaç ve odunsu bitkileri yıllar süren sabır, emek ve ustalıkla şekillendirerek doğa ile estetiği bir araya getirdi. Doğanın estetik yönünü minyatür ölçekte yeniden yorumlayan sanatçılar, Kocaeli’de ortaya koydukları özel çalışmalarla büyük beğeni toplarken, bazı eserlerin değerinin 1 milyon TL’ye kadar ulaştığı belirtildi. Kocaeli’de bonsai sanatçıları, doğa ile estetiği buluşturan etkinlikte bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı ve uygulamalı çalışmalar gerçekleştirdi. Kökeni yaklaşık 2 bin yıl öncesine dayanan Çin’deki Penjing geleneğinden ortaya çıkan bonsai, zamanla Japonya’da gelişerek estetik ve sabır gerektiren sanat dalı haline geldi. Bu köklü geçmişin yansıması olarak Türkiye’nin birçok bölgesinden gelen sanatçılar da Kocaeli’de bir araya gelerek yıllarını vererek yetiştirdikleri eserlerini ortaya koydu. Sanatçılar, bonsainin yalnızca bir süsleme değil, aynı zamanda sabır, disiplin ve doğa ile uyum felsefesini içinde barındıran yaşam sanatı olduğunu vurguladı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliği ile düzenlenen VI. Ulusal Bonsai Sergisi ve Sempozyumu’da sanatçılar, yıllarını vererek yetiştirdikleri eserlerini sergiledi. İki gün sürecek olan etkinlikte ziyaretçiler, bonsai sanatının inceliklerini keşfetme fırsatı bulacak. "Ağaçlarımız 500 bin TL’den başlayıp 1 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor" İzmir’den gelen Arsen Uzun, "Türkiye ve çevresindeki bonsai sever arkadaşlarımızla birlikte kendi ağaçlarımızı tanıtıyor ve Türkiye’de bonsai sanatını geliştirmek için çalışmalar yapıyoruz. Yaklaşık 30-35 senedir bu işin içindeyim. 1990’lı yıllarda Karate Kid filminden etkilenerek başlayan bonsai sevgisi, beni bu noktaya kadar getirdi. Bonsai sanatı farklı bir sanat. Gönül vermekle yetiştirmek arasında çok büyük fark var. Biz bu işe gönül verdik. Bu ağaçları en küçük dalından alıp bonsai sanatını icra edilecek seviyeye getirmek onlarca yıl alıyor. Fiyat olarak da insanların alım gücüne de hitap edebiliyoruz. Aynı zamanda ultra lüks ağaçlarımız da mevcut. Ağaçlarımız 500 bin TL’den başlayıp 1 milyon TL’ye kadar çıkabiliyor" diye konuştu. "Şekil alması yıllar alıyor" Bir diğer bonsai sanatçısı Recep Çelimli ise, "Bonsai sanatıyla 2007 yılında tanıştım. O günden bu yana bonsai ile ilgileniyorum. Yaklaşık 19 yıldır bu sanatla uğraşıyorum. Ağacın form yapısına göre genellikle 3-5 yıl içinde sonuç alınabiliyor. Zeytin ağaçları ise daha hızlı form aldığı için, yamadori (doğadan alınan ağaç) olduklarında daha kısa sürede bonsaiye dönüşebiliyor. Ancak tohumdan yetiştirilen ağaçlarda bu süreç oldukça uzun sürüyor" şeklinde konuştu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Berna Abiş, kültürel ve sanatsal etkinliklere büyük önem verdiklerini belirterek, bu tür sanatların Kocaeli’de temsil edilmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti. Büyük işlerin küçük dokunuşlar ve tasarımlarla şekillendiğine dikkat çeken Abiş, şehirlerin ve toplumların da bu anlayışla geliştiğini vurguladı.