GÜNDEM - 17 Mayıs 2024 Cuma 10:02

Emekli oldu, kendi imkanlarıyla sera kurdu, üretime başladı ama çalıştıracak eleman bulamıyor

A
A
A
Emekli oldu, kendi imkanlarıyla sera kurdu, üretime başladı ama çalıştıracak eleman bulamıyor

Amasya Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde emekli olan 58 yaşındaki Recep Yıldırım, memleketi Tunceli’nin Çemişgezek ilçesine yerleşerek, kamu desteği almadan sera kurarak sebze üretimine başladı. Üretime devam eden Yıldırım, serada çalıştıracak işçi bulamıyor.


Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde marketler, sebze ihtiyacını 65 kilometre uzaklıktaki Elazığ’dan toptancılar vasıtasıyla sağlanıyor. Amasya Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde emekli olan 58 yaşındaki Recep Yıldırım, memleketi Tunceli’nin Çemişgezek ilçesine yerleşerek, kamu desteği almadan sera kurarak sebze üretimine başladı. Yurdun farklı illerinden tedarik ettiği fideleri kendi emeğiyle oluşturduğu serasında yetiştirmeye başlayan Yıldırım, profesyonel bir sistemle kurduğu serasında çalıştıracak eleman problemi yaşıyor. İyi tarım uygulamaları standardına uygun, ilaç kalıntısı olmadan, insanlara daha sağlıklı ve taze ürün tüketme imkanı sağlamak isteyen Yıldırım, üretim yapmak isteyenlere de gönüllü danışmanlık yapmak istiyor. Üretimin ülke ekonomisine katkısını düşünerek, hem vatandaşlara daha ucuz sebze yetiştirebilmek hem de üretimi özendirici yapmak amacıyla başlattığı çalışmayla, büyük bir emekle diktiği fideler ilk meyvelerini vermeye başladı.


’’Örnek olsun diye üretime başladım’’


Çemişgezek ilçe merkezinde sera kuran 3 çocuk babası Recep Yıldırım, çalışacak işçi bulamamasına rağmen, kendi imkanlarıyla meşakkatli çalışmalarını sürdürüyor. Kendi emekleriyle oluşturduğu serada, ürettikleri ürünlerle ilçe ve dolayısıyla ülke ekonomisine katkıda bulunmaya devam edeceklerini aktaran Recep Yıldırım, "58 yaşındayım. Amasya Sosyal Hizmetleri Aile Politikalar Müdürlüğünde emekli oldum. Emekli olduktan sonra memleketim olan Çemişgezek’e gelerek buraya yerleştim. Çevreme üretimle ilgili örnek olsun diye sera işine başladım. Demir ustalığı, işçiliği de dahil olmak üzere, tamamıyla kendi imkanlarımla yapmış olduğum bir sera kurdum. Türkiye’nin farklı vilayetlerinden Antalya, Amasya, Tokat’tan domates ve salatalık fideleri getirerek diktim. Üretimimiz devam ediyor. Salatalıklarımızı toplamaya başladık. Kısmet olursa domateslerimiz de 40 - 45 gün içinde kızarmaya başlayıp yetişecek. Bu işe başlamamın bir sebebi de yöre halkımızın domates ve sebze teminini Elazığ’dan temin etmesidir. Üretimin burada olabileceğini de göstermek istedim. Üretimin tamamen yerli imkanlarla ve organik şartlarda yapılabileceğini de göstermek istedim. Bundan dolayı bir eğitimim var. İnşallah insanlarımız bir şeyleri görür, bir şeyleri öğrenir. Bir şeyleri yetiştirme peşine düşer diye düşündüm. İnşallah insanımız emekli olduktan sonra evinde koltuk üstünde oturmaz, kahve köşelerinde gezmez’’ dedi.


’’İşçi sıkıntımız var’’


Memlekette işçi sıkıntısı olduğunu kaydeden Yıldırım, ’’Yani işçi bulamıyoruz. Üç çocuğum var, eşim de dahil. Ailemdeki beş kişi, hepimiz üniversite mezunuyuz. Kendim endüstriyel elektronik ve kamu yönetimi mezunuyum. Ankara Ulus Makine 1984 Makine Teknik Lisesi mezunuyum. Ailemde herkes kendi işinde. Ama işsiz insanların da bir işler yapması, bir kazanç sağlaması için bu işe giriştik. Vatandaş gelsin üretileni yerinden alsın. Yani bizden on liraya alınan mal, yirmi, yirmi beş liraya piyasalarda satılıyor. Gelsin vatandaş on liraya buradan alsın. En azından halka bir hizmetimiz olsun. Yani ucuz fiyata, ucuz mahsul, organik mahsul tüketsinler. Bu işe gönül vermek isteyen, bu işten, üretimden para kazanmak isteyenlere de gönüllü danışmanlık da yapabilirim. Çünkü ekonomimizin düzelmesi, halkın kendi üretimini kendi yapması, kendi ihtiyaçlarını ucuza karşılamasından geçer. İnsanlar üretime destek olsun. Bizim işimiz inşallah insanlara iyi örnek olur’’ diye konuştu.


Çemişgezek ilçe merkezinde dalından satışa sunulmayı bekleyen ürünler, vatandaşların da ilgisini çekiyor.


(YRT

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale cephesinde ele geçirilen düşman telgrafları, 111 yıl sonra gün yüzüne çıktı Çanakkale Kara Muharebeleri sırasında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği emirler gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. Bulunan emirde, Mustafa Kemal’in 19. Fırka Kumandanlığı yaptığı sırada düşman telgrafını ele geçirerek savaş stratejisi belirlediği görülüyor. Bulunan emir ile ilgili konuşan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale Zaferlerinin yıl dönümünde yeni emirler ortaya çıktıkça, özellikle Çanakkale cephesindeki Cevat Paşa, Enver Paşa ve Mustafa Kemal Atatürk gibi önemli komutanların emirleri ve içerikleri ortaya çıktıkça savaşın ve zaferlerin büyüklüğü daha iyi anlaşılmaya başlandı" dedi. 19. Fırka Kumandanı Mustafa Kemal’in imzasını taşıyan emirde, şu ifadeler yer alıyor: "Karşımızdaki düşman kumandanı telsiz telgrafla (buraya imdat gemileri yetiştiriniz) diye müracaat eylediği mevki müstahkemden çalınan telsiz telgraftan anlaşılmıştır. Binaenaleyh karşımızda bir liv yani 4 tabur vardır. Düşmanın takviye kıtaatı almasına meydan vermeyerek harekat-ı taaruziyeye devam ve düşmanı mevzilerinden tard ediniz. Bunun için bundan evvelki emrimle bildirdiğim vecihle 125. Alay bir taburunu 27. Alaya gönderecek ve diğer kuvvetiyle 14. Alayın ihtiyatını teşkil edecektir. Gerek 14. ve gerekse 27. Alaylarla sol cenahımızdaki diğer kuvvetler hemen alayın gerideki ihtiyatlarını düşmana seri ve kat’i darbeyi vurmak üzere ileri atılınız. 15. Alay hat-ı harb gerisine hareket etti. 13. Alay da harekete hazırdır. Bütün topçu grupları piyademizin ileri hareketini müteakiben takip ve himaye edeceklerdir." "Çanakkale ruhu inşallah ebediyen var olacaktır" Her şeyin Çanakkale’de başladığını görmenin Mustafa Kemal’le alakalı daha da farklı anlamlara büründürdüğünü dile getiren İsmail Kaşdemir, "Özellikle Anafartalar kahramanı olarak nam salmış ve tarih sahnesine Çanakkale’de adım atmış ve daha sonra Milli Mücadelemizin başkomutanlığını yaparak arkadaşlarıyla beraber kurduğu cumhuriyeti aslında Çanakkale’de her şeyin başladığını görmek Mustafa Kemal’le alakalı bizleri daha da farklı anlamlara büründürüyor. Çünkü Çanakkale cephesinde bir mukayese yaptığımız zaman bize saldıranlara karşı bir zayıflığımız söz konusu teçhizat olarak, malzeme olarak ama gerçekten Mehmetçiğin vatan sevgisi ve imanıyla birleşince de oradaki akıllı yönetimde zaferleri getirmiş oldu. Çanakkale, Türk milleti için Çanakkale ruhunun ortaya çıktığı yani vatan ve millet söz konusu olduğunda her şeyin bir kenara bırakıldığı bir karakterdir, bir ruhtur. Çanakkale ruhu da inşallah ebediyen var olacaktır" dedi. Çanakkale Kara Muharebelerinin 111. yılında zor şartlarda büyük kahramanlık ortaya koyanları minnetle anan Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale ruhuna sahip Mehmetçik ve komutanlar Çanakkale’yi geçilmez yapmışlardır. O zor şartlara dahi Türk milletinin birliğini ve beraberliğini muhafaza ettiği zaman ne kadar büyük işler başarabileceğini de ortaya koymuş olmakta. O yüzden Çanakkale’nin bütün kahramanlarına başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Cevat Paşa’mıza, Seyit Onbaşı’mıza, Bigalı Mehmet Çavuş’umuza, Ezineli Yahya Çavuş’umuza bütün isimsiz kahramanlara Çanakkale’den, Çanakkale Zaferinin 111. yıl dönümünden bin selam olsun" şeklinde konuştu.
Mersin Türk Kızılay Silifke Şubesi’nden Ramazan’da Büyük dayanışma Türk Kızılay Silifke Şubesi, aşevinde günde bin 500 kişiye sıcak yemek hizmeti veriyor. Türk Kızılay’ı, 113 yıllık köklü geçmişi ve güçlü yapısıyla bölge insanına destek olmaya devam ediyor. Gücünü hayırsever bağışçılar ve fedakâr gönüllülerden alan Kızılay Silifke Şubesi, yılın 12 ayı sürdürdüğü yardım faaliyetlerini Ramazan ayında daha da artırdı. Silifke’de hizmet veren aşevinde günlük 400 kişilik sıcak yemek hizmeti, Ramazan ayı dolayısıyla bin 500 kişiye çıkarıldı. Bucaklı, Camikebir, Sayağzı, Bolacalı-Koyuncu ve Tosmurlu mahallelerinde oluşturulan dağıtım noktalarında ve aşevinde hafta içi her gün vatandaşlarla iftar sofralarının bereketi paylaşılıyor. Ramazan ayı boyunca sosyal incelemeleri tamamlanan 226 aileye toplam 678 bin TL nakdi yardım yapılırken, bugüne kadar 950 adet gıda kolisi ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırıldı. Ramazan ayı sonuna kadar gıda kolilerinin dağıtımının devam edeceği bildirildi. Öte yandan Kızılay Butiği de ihtiyaç sahipleri için hizmet vermeyi sürdürüyor. Her Cuma günü açık olan butikte ihtiyaç sahibi vatandaşlar kendileri ve çocukları için bayramlık kıyafetlerini temin edebiliyor. Türk Kızılay Silifke Şube Başkanı Murat Yıldırım, yapılan çalışmaların bağışçı ve gönüllülerin destekleriyle mümkün olduğunu belirterek, "Bize destek veren tüm hayırsever bağışçılarımıza ve gönüllülerimize şükranlarımı sunuyorum. Unutmayalım, iyilik paylaştıkça çoğalır" dedi.