GÜNDEM - 28 Ocak 2026 Çarşamba 12:14

Fırtınada kaybolan kuzu 3 gün sonra sağ bulundu: Annesi kabul etmeyince biberonla beslenme başlandı

A
A
A
Fırtınada kaybolan kuzu 3 gün sonra sağ bulundu: Annesi kabul etmeyince biberonla beslenme başlandı

Tunceli’nin Pertek ilçesinde fırtına sırasında dağda mahsur kalan kuzu, 3 gün 3 gece süren arama sonrası bulundu. Sağ olarak bulunmasına rağmen annesinin ret ettiği kuzuyu aile biberonla beslemeye başladı.


Olay, Tunceli’nin Pertek ilçesine bağlı Elmakaşı köyünde meydana geldi. Yaklaşık 20 yıldır hayvancılıkla uğraşan Kenan Çetinkaya, meslek hayatında ilk kez böylesi bir olayla karşılaştı. Edinilen bilgiye göre, otlatma sırasında annesiyle birlikte fark etmeden dağa çıkan bir kuzu, aniden bastıran fırtına nedeniyle dağda mahsur kaldı. Eve döndüğünde durumu fark eden Çetinkaya, zorlu arazi ve hava şartlarına rağmen 3 gün 3 gece boyunca arayarak kuzuyu bulmayı başardı. Ancak bu kez de annenin kuzuyu emzirmemesiyle yeni bir süreç başladı. Aile biberonla kuzuyu beslemeye başladı.


Kenan Çetinkaya, "Tunceli’nin Pertek ilçesine bağlı Elmakaşı köyünde oturuyorum. Yaklaşık 20 yıldır hayvancılık yapıyorum. Bu süre zarfında başıma ilk defa bu olay geldi. Bu küçük, körpe hayvan otlatmaya çıkarırken annesiyle birlikte dağa gelmiş, ben fark etmemişim. O esnada fırtınaya yakalandım ve o hayvan dağda mahsur kalmış. Ben eve geldiğim zaman fark ettim. Aramaya çıktığım zaman bir türlü bulamadım. 3 gün 3 gece boyunca aradım. Buldum, getirdim bu sefer annesi emzirmiyor. Annesi yabancılaşmış, ben biberonla besliyorum. İlk defa başıma böyle bir şey geldi" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Batman 70 yıldır ahşaba hayat veriyor Batman’ın Sason ilçesinde yaşayan 80 yaşındaki ahşap ustası Ferzende Değirmenci, 70 yıldır baba mesleğini sürdürüyor. Henüz 10 yaşındayken babasının yanında çırak olarak mesleğe adım atan Değirmenci, ahşap doğrama ve oymacılığın yok olmaması için büyük çaba gösteriyor. Mesleğinin Osmanlı döneminden bu yana süregelen köklü bir zanaat olduğunu belirten Ferzende Değirmenci, modern atölyeler karşısında geleneksel el işçiliğinin giderek gerilediğini ifade etti. Uzun yıllar Ankara’da atölye işlettiğini ancak daha sonra kapatarak Sason’a yerleştiğini dile getiren Değirmenci, "İstedim ki bu mesleği kendi memleketimde sürdüreyim. Bu meslek tarihi bir meslek, ölmemesi gerekiyor" dedi. Gençlerin zanaatlara ilgi göstermediğini vurgulayan Değirmenci, yeni çırak yetişmemesinden yakındı. Birçok gencin büyük şehirlere göç ettiğini belirten Değirmenci, "Yaşlı ustalar birer birer aramızdan ayrılıyor. Bu mesleğin devamı için mutlaka çırak yetiştirmek lazım. Gençlerimiz bu tür mesleklerden uzaklaşıyor" diye konuştu. İlerlemiş yaşına rağmen çalışmayı sürdürdüğünü aktaran Değirmenci, "Atalarımız ‘Çalışan demir paslanmaz’ demiş. Ben de 80 yaşıma rağmen hem sağlığım hem de mesleğimi yaşatmak için çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Başta tarım aletleri olmak üzere birçok ürün ürettiklerini belirten Değirmenci, "Rahle yapıyoruz, namazlık yapıyoruz. Dara sapı, kazma sapı, balta sapı gibi her türlü ahşap sap üretimini gerçekleştiriyoruz. Kısacası her türlü ahşap işini yapıyoruz" dedi. Mesleğin bitme noktasına geldiğini ve devlet destekleri sayesinde ayakta kalmaya çalıştığını da sözlerine ekleyen Değirmenci, bu sanatı öğrenmek isteyenlere gönüllü olarak yardımcı olmaya hazır olduğunu belirterek, mesleğin gelecek nesillere aktarılmasını istedi.