ASAYİŞ - 21 Nisan 2026 Salı 13:49

Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu başhekimin ifadesi ortaya çıktı

A
A
A
Gülistan Doku soruşturmasında tutuklu başhekimin ifadesi ortaya çıktı

Tunceli’de kayıp üniversite öğrencisi Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan dönemin başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir’in ifadesi ortaya çıktı.


Tunceli’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada cinayet şüphesiyle 11 şüpheli tutuklanırken, son tutuklanan isim ise dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir olmuştu. ‘Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek’ suçundan tutuklanan Özdemir’in jandarmadaki ifadesi ortaya çıktı.


Özdemir, 2019 ve 2020 yıllarında kendisinin Tunceli Devlet Hastanesi Baş Hekimlik görevini, eşinin de Tunceli İl Sağlık Müdürlüğünde başkan olarak yani il müdür yardımcısı olarak görev yaptığını ifade etti.


3 yıl boyunca hem Tunceli Devlet Hastanesinde Başhekim ve hem de il sağlık müdürü olarak görev yapma sebebi sorulunca, "Ben bu görevi kendim istemedim, hatta o dönemin valisi olan Tuncay Sonel’e atamamın yapıldığı ilk aylarında kendi makamına gidip, sayın valim ben bu 2 görevi yapmakta zorlanıyorum diye 2-3 kez ifade ettim ancak pandemi sebebi ile olduğunu düşünüyorum, herhangi bir değişim olmadı" dedi.


2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi’nde Sisoft isimli yazılım şirketi ile çalışıldığını ifade eden Özdemir, hastanede şirket çalışanı olarak 2 elemandan birinin Burçin Yerlikaya, asıl sorumlu olan diğerinin Yücel Erdem olduğunu ifade etti. Özdemir’e 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli Devlet Hastanesi kayıtlarının silinmesi ve düzeltilmesi işlemlerinde kimin yetkili olduğu da soruldu. Özdemir, "Hastane kayıtlarının silinmesi, düzeltilmesi, eklenmesi hususlarında bu personeller ve firmanın kendisi yetkiliydi, benim yada başka bir hastane çalışanında böyle bir yetki yoktu. Yetki olmadığı gibi bilgi ve beceriside yoktu. Benim de bu konu ile ilgili yetkim olmadığı gibi becerimde yoktur. Silme işlemi ile ilgili şöyle örnek vererek anlatmak istiyorum; A isimli şahsın hastane müracatı alınıp TCKN’ den dolayı olası yanlış kaydedilmesi durumunda, bilgi İşleme kaydı açan poliklinik ya da acil sekreteri yazılı belgeyi 2 müdür yardımcısına imzalatıp, havalesini sağlayarak Yücel beye yazılı olarak dilekçesini verir, Yücel bey gerekli silme, düzeltme ve ekleme işlemlerini yapar, bu tarz konular benim bilgimi gerektirecek konular değildir, daha önce yapıldıysa da bilgim yoktur" diye konuştu.



"Bu kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir"


Gülistan Doku’yu tanımadığını, hiç görmediğini söyleyen Özdemir’e Gülistan Doku’nun 07.01.2020 tarihli POLNET sorgusu çıktısı doğrultusunda 31.12.2019 saat 09.09’da Tunceli Devlet Hastanesine giriş kaydının bulunduğu tespit edildiği halde, müteakip yapılan araştırmalar neticesinde bu kayıtlara ulaşılamamış olup bahse konu kaydın silinmesi de soruldu. Bahse konu "POLNET" çıktısı ve tutanak gösterilince Özdemir, "Bahse konu POLNET sisteminin Polislerin kullanmış olduğu sorgu sistemi olarak biliyorum. POLNET’ in de verileri Hastaneden aldığını biliyorum. 7 Ocak’ ta böyle bir POLNET sorgusu yapılıp Tutanak tutulduysa herhalde böyle bir şey vardır. Sonrasında bu kayıtlara ulaşılamıyorsa silinmiştir. Başkaca bir açıklaması olup, olmadığı konusunda bir bilgim yok, bu konuyu bilişim uzmanlarının çözmesi gerekli. Tahminen silindiği yönünde görüşüm vardır" ifadelerini kullandı.



"Bu imza başhekim yardımcılarıma ait olabilir"


Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere 08.01.2020 tarihli yazıyla Tunceli Devlet Hastanesinden "Gülistan Doku’nun son 1 yıla ait kayıtların çıkartılarak (Muayene olduğu poliklinikler vs.) gönderilmesi" ile ilgili yazıya cevabi olarak 09.01.2020 tarihli üst yazı ekinde kendisinin imzası bulunduğu halde, Gülistan Doku’ya ait Epikriz raporları içerisinde 31.12.2020 tarihli Epikriz raporuna rastlanmadığı da Özdemir’e soruldu. Özdemir, "Bu imza başhekim yardımcılarıma ait olabilir geçmişte de ben olmadığım zaman işler aksamasın diye atmış olabilirler. Ben bu evrak ile ilgili o dönemde Gülistan Doku hakkında bilgi istenildiğini biliyorum, başhekim yardımcılarım bana evrakı hazırlayıp gönderdiklerini söylemişlerdi, ama içeriğinin ne olduğunu bilmiyorum, eklerinde sunular epikriz raporlarının eksikliğinden de bir bilgim yoktur" diye kaydetti.



"Benim meslek etiğime, kişisel karakterime yakışmayan durumdur"


Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Akgün yazılım şirketi ile yapılan yazışma sonucunda şirketten 16.04.2025 tarihinde gelen cevabi yazıda "Gülistan Doku’ya ait 31.12.2019 tarihli HBYS sisteminde yer alması gereken hastane kayıtlarının profesyonel ve detaylı bir çalışma ile kasıtlı bir biçimde silindiği değerlendirildi. Özdemir’e "Gülistan Doku’nun bahse konu hastane kayıtlarına silme talimatını size kim verdi? Siz bu silme işlemini kime yaptırdınız?" sorusu yöneltildi. Özdemir şöyle cevapladı: "Ben yukarıda da bahsettiğim gibi kimse ile bu konu hakkında ve Gülistan Doku hakkında hiç bir görüşmem olmadı, bahse konu Akgün firmasının yazısında belirtildiği hususlar yapıldı ise bunda benim bir sorumluluğum ve bilgim yoktur. Bu tamamen bilgi işlemciler ve yazılım şirketi olan Sisoft’ un sorumluluğunda ve kontrolünde olan işlemlerdir. Benim Kullanıcı yetkilerimde o dönem böyle bir yetkim yoktu. Firma ile hizmet sözleşmemiz vardır. Benim normal poliklinik hizmetleri ve hastane istatistikleri konusunda kullanıcı yetkim vardır. Bu konu hakkında bir bilgim olmadığı için silme işlemini de kimin yaptığını, ya da kimin yaptırdığını bilmiyorum. Bana kimse bu işlemi yapma konusunda talimat vermedi, veremez de çünkü ben böyle kötü bir işi yapacak değilim. Benim meslek etiğime, kişisel karakterime yakışmayan durumdur. Maddi, manevi bir problemim olmadığı için hiçbir vaatle kimse bana bu tarz yasal olmayan, yanlış işlemleri yaptıramaz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Fatih Tekke: "Yarın takım olarak en güçlü ve en istekli halimizle sahada olacağız" Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Ziraat Türkiye Kupası Finali öncesi yaptığı açıklamada, "Yarın takım olarak en güçlü ve en istekli halimizle sahada olacağız. Trabzonspor olarak bu kupayı camiamıza hediye etmek istiyoruz" dedi. Trabzonspor ile Konyaspor arasında yarın oynanacak 64. Ziraat Türkiye Kupası Finali öncesinde Corendon Airlines Park Antalya Stadı’nda ortak basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Trabzonspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, "Bu, bizim için 2,5 yılda oynadığımız ikinci final maçı. Açıkçası oyuncularım, ben ve ekibim yarın kupayı çok istiyoruz. Yarın takım olarak en güçlü ve en istekli halimizle sahada olacağız, bu kesin. Bu arada Konyaspor Teknik Direktörü’nü ve ekibini de tebrik ediyorum. Gerçekten zorlu mücadeleleri kazanarak finale geldiler. Yarın umarım kazasız, belasız ve sakatlıksız bir gün olur. Herkesin futbol konuştuğu, keyif aldığı, hakemin konuşulmadığı bir maç yaşanmasını diliyorum. En önemlisi, herkesin evine sağ salim döndüğü bir karşılaşma olsun. Trabzonspor olarak bu kupayı camiamıza hediye etmek istiyoruz. Umarım istediğimiz gibi olur. Hayırlısı olsun" şeklinde konuştu. "Final yeri önemli değil önemli olan futbolun konuşulması" Finalin Antalya’da oynanmasının doğru bir tercih olup olmadığı sorusuna Tekke, şöyle cevap verdi: "Bu soruyu daha önce de yanıtlamıştım. Benim için en önemli olan şey takımımın final oynamasıdır ve bu da nasip oldu. Finalin Antalya’da ya da başka bir şehirde oynanması çok önemli değil. Önemli olan centilmence bir oyun sergilenmesi. Hakem yönetimi de çok önemli. Sahada hakemin ve benzeri unsurların konuşulmadığı, sadece futbolun konuşulduğu bir maç olmalı. Bugün burada iki takım var ve buralara gelmek aslında dün için soru işaretiyken bugün gerçekleşti. Allah bize nasip etti, arka arkaya ikinci finalimiz. Yeri çok önemli değil. Elbette bize düşen biraz daha fazla sorumluluk var. Zor bir maç olacak. Rakibimiz de son maçta bizi yenmiş, iyi bir teknik adama sahip Konyaspor. Kolay bir karşılaşma olmayacağını düşünüyoruz ancak Trabzonspor olarak galibiyeti çok istiyoruz." "Kupayı kazanırsak ‘başardık’ diyebilirim" Önümüzdeki sezon için, yarın oynanacak kupa finalinin planlamalarını ne ölçüde etkileyeceğine ilişkin soruya Fatih Tekke, "İnsanlar, göreve geldikten sonra yaşadığımız süreci genel olarak başarılı değerlendirdiler. Ancak başarı konusunda camiamızın yanlış düşünmemesi gerekiyor. Trabzonspor’da üçüncülük bir başarı mıdır? Kesinlikle değildir. Trabzonspor tarihinde çok sayıda üçüncülük vardır, ikincilik de aynı şekilde başarı olarak görülemez. Özellikle bu sezona atıf yaparak söylüyorum geldiğimiz nokta gerçekten iç açıcı değildi. Şu an Trabzonspor’un önünde bir kupa var. Bu kupayı kazanamadığınızda başarılı sayılmazsınız. Geçtiğimiz hafta gerekli rotasyonu yapamadık ve mağlup olduk, buna rağmen ciddi eleştiriler aldık. Büyük takımlarda kupa finallerini kaybetmek, eleştiriyi ve başarısızlık algısını beraberinde getirir. Bu da benim açımdan kabul edilebilir bir durumdur. Ancak yönetimimizle birlikte elimizdeki tüm riskli şartları değerlendirerek önemli bir çaba ortaya koyduk. Bu kupayı kazanmamız gerekiyor. Kupayı kazanırsak ‘başardık’ diyebilirim, kazanamazsak da rakibimizi tebrik eder ve başaramadığımızı kabul ederiz. Dolayısıyla doğru ve yanlışları takımımızla birlikte değerlendiririz" diye cevapladı.
Bartın Bartın’da 5 yol, 15 ev ve iş yerinde su baskını yaşandı, mahsur kalan 32 kişi kurtarıldı Bartın’da sarı kodla yapılan sağanak uyarısının ardından il genelinde 5 anayol su altında kalırken, sağlık ocağı ve bir araçta mahsur kalan toplam 32 kişi kurtarıldı. 15 ev ve iş yerinin su basmasına ve bir yolda çökmeye neden olan yağışların faciaya dönüşmesini ise kentteki boş barajlar ve tersip bentlerinde suyun hızının düşürülmesi önledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından öğlen saatlerinde Bartın için sarı kodla sağanak yağış uyarısının ardından Bartın Valisi Nurtaç Arslan önderliğinde koordinasyon sağlanarak, harekete geçildi. AFAD, DSİ, Karayolları, İl Özel İdaresi, polis, jandarma ve belediye çalışanlarından oluşan toplam 150 araç ve 7000 personelden oluşan ekipler, alarma geçti. Öğleden sonra şiddetini arttıran sağanak yağışlar nedeniyle Bartın ırmağını besleyen dere ve çaylarda taşma yaşandı. Yaka sellerinin de etkisiyle Kozcağız Belde merkezinde, Bartın’ın Terkehaliller ve Topalali köyleri ile Arıt bölgesinde yaka selleri yaşanırken, çok sayıda tarım arazileri, ormanlık alanlar ve meyve bahçeleri, mahalle ve karayolları su içerisinde kaldı. Mahsur kalan 32 kişi kurtarıldı Ekipler, artan yağışla birlikte peş peşe gelen toplam 27 ihbara müdahale etti. Bartın ve Kozcağız beldesi ile Amasra ilçesinde yaşanan toplam 5 anayol, 15 ev ve işyerine su baskını ve, Ulus ilçesinde 1 yol çökmesi yaşanırken, ekipler Kozcağız Sağlık Ocağı’nda ve Bartın Dırazlar Köyü’nde araç içerisinde bulunan toplam 32 kişiyi ise sağ salim kurtarmayı başardı. Koordinasyon merkezinden ihbarları ve müdahaleleri takip eden Bartın Valisi Nurtaç Arslan, su baskınlarının yaşandığı bölgelerde inceleme yaptı. Vali Arslan, Kozcağız Sağlık Ocağı’nda mahsur kalan 30 sağlık çalışanı ve hastanın başarılı şekilde tahliye edildiği bölgede inceleme yaparak, olayın sebebi ve yürütülen çalışmalar konusunda bilgi aldı. Vali Arslan, gazetecilere yaptığı açıklamada, metrekareye saatte 45 kilogram yağmurun düştüğünü belirtrek ’’Hepimize geçmiş olsun. Meteorolojinin bize saat öğlen saat 12:00 sıralarında sarı kodla uyarı vermesinin ardından bizde hızlıca gereken uyarılarımızı yaparak, koordinasyon toplantısı gerçekleştirdik. Yaka selinden kaynaklı taşkınlar yaşıyoruz. Şuan 27 ihbar var. Yaklaşık 700 personel ve 150 araçla sahadayız. AFAD, DSİ, karayolları, İl Özel İdaresi, belediyelerimiz, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızla sahadayız. Şuan için büyük bir sıkıntı söz konusu değil, bir araç mahsur kalmıştı onu da kurtardık. Vatandaşlarımızın ihtiyaç yaşaması durumunda Kredi Yurtlar Kurumu’nda misafir olabilirler. Allah beterinden korusun’’ diye konuştu. Faciayı barajlar ve tersip bentleri önledi Meteorolojik verilere akşam saatlerinde yağışın sona ermesini beklediklerini kaydeden Vali Arslan, faciaya yol açacak sel, su baskını ve taşkınların oluşmamasında ise daha önceden yapılan barajlar ve tu tersip bentlerinin etkisi olduğunu kaydetti. Yağış beklenmiyor, taşkın tehdidi sürüyor Yağışa rağmen şehirdeki 3 barajın da doluluk oranının yüzde 25-30 olduğunu ifade eden Arslan, barajlarda ve tersib bentlerinde tutulan suyun debisinin düşürülmesi ile yıkım ve hasarın en aza indirildiğini de sözlerine ekledi. Öte yandan akşam saatlerinde yağmurun şiddeti azalırken, yağış durma noktasına geldi. Şehrinin ortasından ikiye bölen Bartın Irmağını besleyen Avu, Arıt, Karaçay gibi derelerin yüksek su seviyesi ve debi nedeniyle sel riski henüz geçmezken, ekipler tarafından ırmak ve derelerdeki su seviyesi sürekli gözetim altında tutuluyor. Yarım saatte bir ırmak çevresinde devriye atan ekipler, su seviyesini kontrol edip, fotoğraflayarak, koordinasyon merkezine bilgi veriyor
Bartın Bartın’da sel alarmı ucuz atlatıldı: Mahsur kalan 32 kişi kurtarıldı Bartın’da sarı kodla yapılan sağanak uyarısının ardından il genelinde 5 anayol su altında kalırken, sağlık ocağı ve bir araçta mahsur kalan toplam 32 kişi kurtarıldı. 15 ev ve iş yerinin su basmasına ve bir yolda çökmeye neden olan yağışların faciaya dönüşmesini ise kentteki boş barajlar ve tersi bentlerinde suyun hızının düşürülmesi önledi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından öğlen saatlerinde Bartın için sarı kodla sağanak yağış uyarısının ardından Bartın Valisi Nurtaç Arslan önderliğinde koordinasyon sağlanarak, harekete geçildi. AFAD, DSİ, Karayolları, İl Özel İdaresi, polis, jandarma ve belediye çalışanlarından oluşan toplam 150 araç ve 7000 personelden oluşan ekipler, alarma geçti. Öğleden sonra şiddetini arttıran sağanak yağışlar nedeniyle Bartın ırmağını besleyen dere ve çaylarda taşma yaşandı. Yaka sellerinin de etkisiyle Kozcağız Belde merkezinde, Bartın’ın Terkehaliller ve Topalali köyleri ile Arıt bölgesinde yaka selleri yaşanırken, çok sayıda tarım arazileri, ormanlık alanlar ve meyve bahçeleri, mahalle ve karayolları su içerisinde kaldı. Mahsur kalan 32 kişi kurtarıldı Ekipler, artan yağışla birlikte peş peşe gelen toplam 27 ihbara müdahale etti. Bartın ve Kozcağız beldesi ile Amasra ilçesinde yaşanan toplam 5 anayol, 15 ev ve işyerine su baskını ve, Ulus ilçesinde 1 yol çökmesi yaşanırken, ekipler Kozcağız Sağlık Ocağı’nda ve Bartın Dırazlar Köyü’nde araç içerisinde bulunan toplam 32 kişiyi ise sağ salim kurtarmayı başardı. Koordinasyon merkezinden ihbarları ve müdahaleleri takip eden Bartın Valisi Nurtaç Arslan, su baskınlarının yaşandığı bölgelerde inceleme yaptı. Vali Arslan, Kozcağız Sağlık Ocağı’nda mahsur kalan 30 sağlık çalışanı ve hastanın başarılı şekilde tahliye edildiği bölgede inceleme yaparak, olayın sebebi ve yürütülen çalışmalar konusunda bilgi aldı. Vali Arslan, gazetecilere yaptığı açıklamada, metrekareye saatte 45 kilogram yağmurun düştüğünü belirtrek ’’Hepimize geçmiş olsun. Meteorolojinin bize saat öğlen saat 12:00 sıralarında sarı kodla uyarı vermesinin ardından bizde hızlıca gereken uyarılarımızı yaparak, koordinasyon toplantısı gerçekleştirdik. Yaka selinden kaynaklı taşkınlar yaşıyoruz. Şuan 27 ihbar var. Yaklaşık 700 personel ve 150 araçla sahadayız. AFAD, DSİ, karayolları, İl Özel İdaresi, belediyelerimiz, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızla sahadayız. Şuan için büyük bir sıkıntı söz konusu değil, bir araç mahsur kalmıştı onu da kurtardık. Vatandaşlarımızın ihtiyaç yaşaması durumunda Kredi Yurtlar Kurumu’nda misafir olabilirler. Allah beterinden korusun’’ diye konuştu. Faciayı barajlar ve tersib bentleri önledi Meteorolojik verilere akşam saatlerinde yağışın sona ermesini beklediklerini kaydeden Vali Arslan, faciaya yol açacak sel, su baskını ve taşkınların oluşmamasında ise daha önceden yapılan barajlar ve tu tersib bentlerinin etkisi olduğunu kaydetti. Yağış beklenmiyor, taşkın tehdidi sürüyor Yağışa rağmen şehirdeki 3 barajın da doluluk oranının yüzde 25-30 olduğunu ifade eden Arslan, barajlarda ve tersib bentlerinde tutulan suyun debisinin düşürülmesi ile yıkım ve hasarın en aza indirildiğini de sözlerine ekledi. Öte yandan akşam saatlerinde yağmurun şiddeti azalırken, yağış durma noktasına geldi. Şehrinin ortasından ikiye bölen Bartın Irmağını besleyen Avu, Arıt, Karaçay gibi derelerin yüksek su seviyesi ve debi nedeniyle sel riski henüz geçmezken, ekipler tarafından ırmak ve derelerdeki su seviyesi sürekli gözetim altında tutuluyor. Yarım saatte bir ırmak çevresinde devriye atan ekipler, su seviyesini kontrol edip, fotoğraflayarak, koordinasyon merkezine bilgi veriyor (SD-SD-