ÇEVRE - 31 Temmuz 2025 Perşembe 12:56

Tunceli balı, İngiltere’de altın madalya aldı

A
A
A
Tunceli balı, İngiltere’de altın madalya aldı

Tunceli’nin coğrafi işaretli Munzur Balı, "İksor" markasıyla Londra’da uluslararası bal ödülleri yarışmasında kalite kategorisinde altın madalyaya layık görüldü. Balın ödül alması nedeniyle Tunceli Ticaret ve Sanayi Odası (TTSO)’da Vali Şefik Aygöl’ün de katılımıyla açıklama gerçekleştirildi.



Tunceli, endemik bitki örtüsü zengin fauna ve florasıyla Türkiye’nin en bakir coğrafyalarından biri. Kentte üretilen bal iç piyasada büyük rağbet görürken coğrafi işaretli Munzur Balı, "İksor" markasıyla Londra Uluslararası Bal Ödülleri Yarışması’nda kalite kategorisinde altın madalya almaya hak kazandı. 20 ülkeden 280 civarında balın kalite ve ambalaj kategorilerinde yarıştığı yarışmada altın madalya ödülü kazanırken, konuya ilişkin Tunceli TSO’da Tunceli Valisi Şefik Aygöl’ün yanı sıra TTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Coşkun, Tunceli İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kazım Doğan ve İksor Bal’ın Kurucusu Doğan Çelik’in katılımıyla açıklama gerçekleştirildi.



Alınan ödülden duyduğu memnuniyeti dile getiren Tunceli Valisi Şefik Aygöl, "Coğrafi İşaretli Munzur Balı, ‘İksor’ markasıyla Londra Uluslararası Bal Ödülleri Yarışması’nda Kalite Kategorisinde Altın Madalyaya layık görülmüştür. Bu ödül, yalnızca bir bal markasının uluslararası düzeyde takdir edilmesi değil; aynı zamanda Tunceli’nin doğasıyla, üretim anlayışıyla ve insanıyla ortaya koyduğu ortak değerin tüm dünyaya tanıtılması anlamına gelmektedir. İksor, Munzur Dağları’nın zengin florasından, bölgenin eşsiz ekosisteminden ve üreticilerimizin ortak emeğinden doğmuştur" dedi.



Markanın temelinde bireysel başarıdan çok fazlasının olduğuna vurgu yapan Vali Aygöl, "Toplumsal dayanışma, sürdürülebilir üretim ve yerel değerleri koruyarak kalkınma vizyonu doğrultusunda elde edilmiş büyük bir başarıdır. İşte tam da bu anlayış, Can Cana Tunceli ruhunun bir yansımasıdır. Bugün bu ödülle birlikte, Tunceli artık yalnızca doğal güzellikleriyle değil; kaliteli, özgün ve markalaşma yolunda ilerleyen ürünleriyle de anılmaktadır. Bu gelişme, ilimizdeki diğer üreticilere de ilham verecek, özellikle gençlerimize ve kadın girişimcilerimize cesaret verecektir. Bu vesileyle, "İksor" markası çatısı altında bu başarıya emek veren tüm üreticilerimizi, tasarımcılarımızı ve süreci sahiplenen tüm topluluğu gönülden kutluyorum" diye konuştu.



"Aygöl, "Ayrıca, Munzur Balı’nın markalaşması ve üretim hacminin artırılması yolunda atılacak tüm adımlara Tunceli Valiliği olarak her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu da özellikle ifade etmek isterim. Bu anlamlı başarı hepimize umut vermiştir. Tunceli için, geleceğimiz için hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.


TTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Hüseyin Coşkun, oda olarak her zaman birlik bünyesinde faaliyet gösteren arıcıların yanında olduklarını belirterek, "Doğan kardeşimizi aldığı ödülden dolayı kutluyorum. Bundan sonraki üretim aşamasında yanlarında olmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.



Tunceli İli Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kazım Doğan ise kentte bin 300 civarında arı yetiştiricisi olduğunu kaydederek, "Ancak kovan sayımız bu sayıya göre az. İnsanlar buna genelde ikinci iş gözüyle bakıyor. O nedenle profesyonel arıcı sayımız az. Sayın valimizin bin kovan desteği son derece önemli. Tabi bunu yaparken yeni yeni insanları arıcı yapmak yerine mevcut olanı daha iyi bir yere taşımak ve verim almak daha önemli diye düşünüyorum" diye konuştu.


İksor marka balın kurucusu Doğan Çelik de, "İngiltere Londra’da 20’den fazla ülkeden 300 civarında başvuru vardı ancak bunların 280’ini ilgili aşamayı geçti. Balın dokusu, tadı ve rengine bakıldı. Bala jürilik yapan ekip biyologların ve bal tadımcılarından oluşuyordu. Biz de burada kalite kategorisinde altın madalya aldık" diye konuştu.


Ödülün kıymeti harbiyesinin büyük olduğuna vurgu yapan Çelik, "Neden diyeceksiniz çünkü bu coğrafyanın hikayesi çok anlatanının da çok olması lazım. Biz yeşil ve mavi ekonomi tarafından balımızı yapmaya çalışıyoruz. Coğrafi işaretli Munzur Balı’nın piyasada katma değerli, farklı kesimlere hitap edebilecek bir ambalaj, hikaye anlatımı ve kalitesiyle sunulması gerekiyor. Özellikle endemik bitki örtüsü, güçlü fauna ve florasıyla, doğru markalarıyla geniş kitleye ulaşması gerekiyor. Herhangi bir ticari faaliyet değil bir coğrafyanın hikayesi bu ve bal buna vesile" şeklinde konuştu.


Tedarik zincirinde olabildiğince kapsayıcı ve kadın arıcılara öncelik vermeyi planladıklarını kaydeden Çelik, "Markalaşma serüveniyle balımızı uluslararası standartlarla uluslararası pazara açmak istiyoruz. Balımıza Katar’dan, Birleşik Arap Emirlikleri’nden çok fazla ilgi oldu" dedi.


Konuşmaların ardından fotoğraf çekimi gerçekleştirildi.



Tunceli balı, İngiltere’de altın madalya aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara DMM: "İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir" ifadeleri kullanıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) tarafından İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntülere ilişkin açıklama yapıldı. Merkezin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, görüntülerin eski olduğu belirtilerek, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İran sınırından Türkiye’ye kaçak giriş yapıldığı iddiasıyla paylaşılan görüntüler dezenformasyon içermektedir. Görüntülerin, zamanı ve yeri belirsiz eski çekimler olduğu; son yaşanan bölgesel gelişmeler sonrası yeniden kasıtlı olarak dolaşıma sokulduğu tespit edilmiştir. Türkiye sınır hattıyla bağlantısına dair herhangi bir somut veri bulunmamaktadır. Bu tür paylaşımlar sınır güvenliğini hedef alarak kamuoyunda olumsuz algı oluşturmayı amaçlamaktadır. Türkiye’nin hudut güvenliği 7 gün 24 saat esasına dayalı olarak çok katmanlı sistemlerle kesintisiz şekilde sağlanmaktadır. Asılsız iddialara itibar edilmemesi, yalnızca resmi makamların açıklamalarının dikkate alınması önemle rica olunur" açıklamasında bulunuldu.
Kilis AK Parti Kilis İl Başkanı Diyarbakırlı: "28 Şubat, topluma indirilmiş ağır bir darbedir" AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat’ın 29. yıl dönümünde yaptığı açıklamada darbeci zihniyeti kınayarak sürecin yalnızca siyasete değil topluma da ağır etkiler bıraktığını vurguladı. Kilis AK Parti İl Başkanlığı’nda 28 Şubat postmodern darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması düzenlendi. Açıklamada konuşan AK Parti Kilis İl Başkanı Serhan Diyarbakırlı, 28 Şubat sürecini ve darbeci zihniyeti kınayarak topluma da ağır etkiler bıraktığını ifade etti. 28 Şubat’ın diğer darbelerden farklı olmadığını ifade eden Diyarbakırlı, "Amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz" dedi. ‘’Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş’’ Sürecin nesiller boyu sürecek şekilde planlandığını savunan Diyarbakırlı, "Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef alan bir pusuydu. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş, seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş, başta başörtülü kadınlar olmak üzere mütedeyyin kesimlere yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır" ifadelerini kullandı. ‘’Vesayet odaklarını teker teker çökerttik’’ AK Parti olarak tüm darbe ve vesayet girişimlerinin karşısında olduklarını vurgulayan Diyarbakırlı, "İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi yeniden inşa ederek ülkemizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk" dedi. Son dönemde başörtüsü ve yerel kıyafetlere yönelik tavırlara da değinen Diyarbakırlı, 28 Şubat zihniyetinin tamamen ortadan kalkmadığını savunarak, "Demokrasi bilincinin, sivil iradenin ve sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır" şeklinde konuştu. Diyarbakırlı, "Bu zihniyetle mücadele bizim için bir demokrasi ve hak mücadelesidir. Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde darbeci zihniyet karşısında dimdik durmaya devam edeceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutacağız" diye konuştu.
Bursa Büyükşehir’den ücretsiz müzik eğitimi Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin keman ve çello eğitimi için düzenlediği yetenek sınavına katılan öğrenciler, özgüvenleriyle eğitmenlerin takdirini topladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü, Yıldırım ilçesinde öğrenim gören ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin kültürel ve sanatsal gelişimlerini desteklemek amacıyla yetenek sınavı düzenledi. Vakıf Bera Tesislerindeki sınava katılan ilkokul ve ortaokul öğrencilerinin, müzik kulağı ve ritim duygusu kriterleri değerlendirildi. Performansları ve kendilerine duydukları özgüvenle büyük takdir toplayan öğrenciler, müziğe olan tutkularını gözler önüne serdi. Sınavın sonunda ücretsiz eğitim almaya hak kazanacak olan öğrenciler, belirli bir seviyeye ulaştıktan sonra Bursa Çocuk Senfoni Orkestrası bünyesinde prova yapma ve sahne alma imkânı bulacak. Genç yetenekler böylece orkestrayla birlikte çalışma deneyimi yaşayacak, izleyici karşısında performans sergileyerek sahne heyecanını tadacak. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek eğitimlerde, çocuklar hem temel müzik bilgisi edinme hem de enstrüman çalma becerisi kazanabilecek. Yetenek sınavına katılan çocuklar, büyük bir heyecan duyduklarını belirterek bu imkanı kendilerine sunan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.
Van Kapıköy Gümrük Kapısı’nda sessizlik Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’nda geçişler normal seyrinde devam ediyor. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının ardından bölgede tansiyon yükselirken, gözler Türkiye-İran sınırına çevrildi. Muhtemel bir hareketlilik ihtimali nedeniyle Van’ın Saray ilçesinde bulunan ve Türkiye’nin İran’a açılan sınır kapılarından biri olan Kapıköy Gümrük Kapısı’ndaki durum merak konusu oldu. Sınır kapısında yapılan gözlemlerde ise herhangi bir yoğunluk yaşanmadığı görüldü. Giriş ve çıkışlarda sakinlik hakim olurken, araç ve yolcu trafiğinin olağan seyrinde devam ettiği belirtildi. Kapıdan hem Türkiye’ye girişlerin hem de İran’a çıkışların rutin şekilde sürdüğü görüldü. Ziyaretçiler programlarını yarıda bıraktı İran’da bir organizasyon için bulunan Fikret Hakan Öngür, yaşanan olaylar nedeniyle planlarını tamamlayamadan Türkiye’ye dönmek zorunda kaldıklarını belirtti. Öngür, konakladıkları otelin yakınında şiddetli bir patlamaya tanıklık ettiklerini ve bölgedeki durumun endişe verici olduğunu ifade etti. Tahran, İsfahan ve Tebriz’e yönelik saldırıların gerçekleştiğini dile getiren İran vatandaşı Nasır Selim ise saldırıların hedefi ve nedenleri hakkında net bir bilgiye ulaşılamadığını belirtti. Selim, bölgedeki ekonomik şartların birçok vatandaşın güvenli bölgelere geçişini zorlaştırdığını söyledi. "Korkumuz yok, ülkemizden ayrılmıyoruz" Tebriz şehrinde yaşayan Mehin Karahan, bölgedeki gerilime rağmen ülkelerini terk etmediklerini ve durumun zorluğuna rağmen dayanışma içinde olduklarını ifade etti. Karahan, çatışma atmosferine rağmen kimseden korkuları olmadığını ve gerekirse kendilerinin de ülkeleri için savaşacağını dile getirdi.