ASAYİŞ - 21 Nisan 2024 Pazar 18:50

Tunceli Valiliği’nden yangın açıklaması

A
A
A
Tunceli Valiliği’nden yangın açıklaması

Çemişgezek ilçesinde meydana gelen yangınla ilgili açıklama yapan Tunceli Valiliği, helikopterle köye jandarma ekiplerinin sevk edildiğini ve 80 hane bulunan köyde olası bir facianın önlendiğini bildirdi.


Tunceli Valiliği’nde yapılan açıklamada, “Çemişgezek ilçesi Cihangir köyünde 21.04.2024 günü saat: 04.24 sıralarında elektrik hattından çıktığı değerlendirilen köy camisinde meydana gelen yangın, helikopter ile olay yerine süratle intikal eden Tunceli İl Jandarma Komutanlığı personeli ve müteakiben gelen Çemişgezek ile Erzincan Kemaliye Belediyelerine ait itfaiye ekiplerinin yoğun çalışmaları sonucu söndürülerek bitişik evlerden oluşan ve 80 hane bulunan köyde olası bir facia önlenmiştir. Olayda can kaybı yaşanmamış, köy camisi ve bir ev kullanılamaz hale gelmiştir” denildi.



Tunceli Valiliği’nden yangın açıklaması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Köse: "Manisa’da kazanılan gelir Manisa’da kalmalı" Manisa’da vatandaşların alışveriş ve sosyal ihtiyaçlar için yoğun şekilde İzmir’e yönelmesi, kent ekonomisinde gelir kaybı tartışmalarını beraberinde getirirken, Düşünce Derneği Genel Başkanı Fatih Köse konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunarak, "Bir şehirde kazanılan gelirin o şehirde harcanması, ekonomik döngünün güçlenmesini sağlar." dedi. Köse, Manisa’da üretilen ekonomik değerin farklı şehirlerde harcanmasının yerel ekonomi üzerinde doğrudan olumsuz etkiler oluşturduğunu belirterek, "Bir şehirde kazanılan gelirin o şehirde harcanması, ekonomik döngünün güçlenmesini sağlar. Aksi durumda yerel esnaf, yatırımcı ve hizmet sektörü bu durumdan olumsuz etkilenir" dedi. Bu eğilimin temel nedenlerinin başında perakende çeşitliliği ve sosyal yaşam imkanlarının sınırlı olmasının geldiğini ifade eden Köse, "Tüketiciler yalnızca ürün almak için değil, aynı zamanda sosyal deneyim için de alışveriş merkezlerini tercih ediyor. Bu nedenle Manisa’da modern perakende alanlarının ve sosyal yaşam merkezlerinin artırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Köse, çözüm önerilerini ise şu başlıklar altında sıraladı: "Şehir merkezinde ve gelişim akslarında nitelikli alışveriş ve yaşam alanlarının oluşturulması. Yerel esnafın rekabet gücünü artıracak teşvik ve destek mekanizmalarının geliştirilmesi. Ulaşım ve otopark altyapısının iyileştirilerek şehir içi erişilebilirliğin artırılması. Kültürel ve sosyal etkinliklerin artırılarak kentin cazibesinin yükseltilmesi." Yerel yönetimler ile özel sektörün koordineli hareket etmesi gerektiğine dikkat çeken Köse, "Planlı yatırımlar ve doğru teşvik politikaları ile tüketim eğilimi yerelde tutulabilir. Bu da Manisa ekonomisinde çarpan etkisi oluşturarak istihdam ve ticari canlılığı artırır" diye konuştu. Alışveriş tercihlerinin yalnızca ekonomik değil sosyolojik bir konu olduğuna da değinen Köse, "Vatandaşın bulunduğu şehirde vakit geçirmek istemesi için yaşam kalitesinin artırılması gerekir. Bu kapsamda kent estetiği, sosyal alanlar ve hizmet kalitesi birlikte ele alınmalıdır" dedi. Köse, uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ekonomi için yerel tüketimin desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Manisa’nın üretim gücü yüksek. Bu gücün ekonomik olarak şehir içinde kalması, kalkınma açısından kritik önem taşıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Ankara MSB: "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmaktadır" Milli Savunma Bakanlığı, Konya-Fenerbahçe maçı sırasında gerçekleştirilen uçuşun ardından 3. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndaki görev değişiminin sadece disiplin kaynaklı bir olay olduğunu belirterek, "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir" dedi. Milli Savunma Bakanlığı’nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörlük Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tuğamiral Aktürk, "Hafta boyunca 6 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, operasyon bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, Suriye harekat alanlarında imha edilen tünel uzunluğu, Menbic’de imha edilen 8 kilometre tünel ile birlikte 785 kilometreye ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. "Hudutlarımızda son bir haftada 198 şahıs yakalandı" Aktürk, sözlerini şöyle sürdürdü: "7 gün 24 saat esasıyla en üst seviyede güvenliğin tesis edildiği hudutlarımızda son bir haftada 198 şahıs yakalanmış, 1 Ocak’tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 2 bin 430 olmuş, engellenen bin 449 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde sınırlarımızda engellenen kişi sayısı da 25 bin 618’e ulaşmıştır. Ayrıca keşif, gözetleme ve devriye faaliyetlerini aralıksız sürdüren hudut birliklerimiz tarafından Van ve Hatay hudut hatlarında gerçekleştirilen arama-tarama faaliyetlerinde toplam 388 kilogram uyuşturucu madde ile 3 bin 485 adet uyuşturucu hap ele geçirilmiştir" şeklinde konuştu. Aktürk, EFES-2026 Tatbikatı’nın Ege’de planlandığı şekilde sürdüğünü belirterek, tatbikata Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının yanı sıra 45 ülkeden katılım sağlandığını ifade etti. Aktürk ayrıca, Türk Yıldızları’nın 3 Mayıs’ta ‘Mevlana’yı Karşılama Törenleri’ kapsamında Konya’da gösteri uçuşu gerçekleştireceğini bildirdi. "Bugün Gökbey genel maksat helikopterinin Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza ilk teslimatı gerçekleştirilecektir" Kara Kuvvetleri Komutanlığınca muhtelif miktarda KARAOK tanksavar silah sisteminin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlanarak envantere alındığını duyuran Aktürk, "Bugün de TUSAŞ tarafından yerli ve milli imkanlarla üretilen Gökbey genel maksat helikopterinin Kara Kuvvetleri Komutanlığımıza ilk teslimatı gerçekleştirilecektir. Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz tarafından hafta içerisinde muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, HAR-66 hafif anti-tank roketlerinin Malezya’ya ihracı kapsamındaki teslimatlara devam edilmiş, 20-23 Nisan tarihleri arasında Malezya’da düzenlenen Asya Savunma Hizmetleri Fuarı ve Konferansı’nda şirketimiz ile Malezya kamu şirketi ‘Melaka Corporation’ arasında savunma sanayii alanında ortak üretim ve satışı gerçekleştirilen savunma ürünlerinin bakım, onarım ve teknik destek süreçlerini kapsayan mutabakat zaptı imzalanmıştır" diye konuştu. Aktürk, 5-9 Mayıs tarihleri arasında Cumhurbaşkanlığı himayelerinde İstanbul’da düzenlenecek SAHA-2026 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı kapsamında Bakanlık ve bağlı kuruluşlara ait ürün ve projelerin sergileneceğini belirtti. Aktürk, ayrıca Türk Deniz Kuvvetleri envanterindeki TCG Anadolu, TCG İstanbul ve TCG Pirireis’in de fuara katılarak, halkın ziyaretine açılacağını ifade etti. Başvuru sayısı 119 bin 189’a ulaştı Aktürk, 2026 yılı Milli Savunma Üniversitesi Harp Okulları ve Astsubay Meslek Yüksekokulları için aday tercih işlemlerinin 24 Nisan’da tamamlandığını belirterek, başvuru sayısının önceki yıla göre artış göstererek 119 bin 189’a ulaştığını ifade etti. Aktürk, askeri öğrenci adaylarına başarılar dilerken, Milli Savunma Bakanlığı sözleşmeli bilişim personeli temini başvurularının ise 4 Mayıs’ta sona ereceğini bildirdi. "Türkiye’yi karşısına alanlar değil, Türkiye ile birlikte olanlar kazanacaktır" Son dönemde bazı Avrupalı yöneticilerin Türkiye’yi hedef alan açıklamalarının dikkatle takip edildiğini belirten Aktürk, "Türkiye’nin bölgesel rolü ve Avrupa güvenlik mimarisi içindeki konumuna ilişkin ifadeler, müttefiklik hukuku ve dayanışma ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Yine NATO üyesi Fransa ve Yunanistan’ın birtakım senaryolar üzerinden yaptığı açıklamalar gerilimi artırmakta, bölgesel barış ve istikrara zarar verme riski taşımaktadır. Bölgemizde oluşturulmaya çalışılan herhangi bir askeri ittifakın Türkiye’ye karşı başarı şansı bulunmadığı gerçeğini hatırlatıyoruz. Sayın bakanımızın daha önce de ifade ettiği gibi önümüzdeki dönemde de güvenlik ve istikrarın söz konusu olduğu her durumda Türkiye’yi karşısına alanlar değil, Türkiye ile birlikte olanlar kazanacaktır" dedi. "Türkiye, bölgesinde barış ve istikrarın korunmasını önceleyen bir anlayışla hareket etmektedir" Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne Fransız askerlerinin konuşlandırılacağına ilişkin haberleri değerlendiren Aktürk, "Türkiye, uluslararası hukuka bağlı, bölgesinde barış ve istikrarın korunmasını önceleyen bir anlayışla hareket etmektedir. Ancak bu yaklaşımımız, hem ülkemizin hem de KKTC’nin milli hak ve menfaatlerinden taviz verileceği anlamına gelmemektedir. Kıbrıs Adası’nın güvenliği ve istikrarına ilişkin düzenlemeler uluslararası anlaşmalarla belirlenmiş olup, Türkiye garantör ülkelerden biridir. Fransa tarafından Güney Kıbrıs’a asker gönderileceğine yönelik açıklamaların hangi somut güvenlik ihtiyacına dayandığı belirsizliğini korurken, bu tür girişimlerin mevcut hassas dengeyi bozma ve gerilimi artırma riski bulunmaktadır. Bu tür girişimlerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi açısından da gelecekte güvenlik riskleri doğurabileceğini ve bölgesel istikrarı zedeleyebilecek adımlardan kaçınılması gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz" açıklamasında bulundu. "Sumud Filosu’na insani yardım ve destek çerçevesinde gerekli tüm tedbirler alınmaktadır" İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na saldırısına dair açıklamada bulunan Aktürk, "Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda İsrail güçlerince gerçekleştirilen müdahale, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir. Bu eylem, yalnızca insani değerleri değil, aynı zamanda uluslararası sularda seyrüsefer güvenliğini de hedef almaktadır. Doğu Akdeniz’de en uzun kıyıya sahip ülke olarak bölgede meydana gelen gelişmeler yakından ve hassasiyetle takip edilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tarafından daha önce de yaptığımız gibi insani yardım ve destek çerçevesinde gerekli tüm tedbirler alınmaktadır" ifadelerine yer verdi. "Kamuoyuna yansıyan hususlara ilişkin olarak Bakanlığımızda yapılan bir çalışma yoktur" Astsubay temin şartlarının değiştirileceğine ilişkin iddialara yanıt veren Aktürk, "Bakanlığımız, personelimizin özlük haklarının geliştirilmesine yönelik çalışmalarını günümüzün değişen şartlarına uygun şekilde ve ihtiyaçlar doğrultusunda ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle sürdürmektedir. Son günlerde kamuoyuna yansıyan hususlara ilişkin olarak Bakanlığımızda yapılan bir çalışma yoktur" ifadelerini kullandı. "Libya’ya uçuşlarda yakıt verimliliği ve uçuş süresi açısından daha avantajlı olan kuzey rota kullanılmaya başlanmıştır" Türkiye’den Libya’ya giden askeri uçakların rotasına dair açıklamada bulunan Aktürk, "Uçuş rotaları; hava sahası kullanım kuralları, meteorolojik şartlar, uçuş emniyeti, acil durumlarda iniş yapılabilecek uygun havalimanlarının konumu, yakıt verimliliği ve dünyanın küresel yapısı gibi hususlar dikkate alınarak planlanmaktadır. Ülkemizden Libya’ya gerçekleştirilen askeri uçuşlarda 2023 yılına kadar ülkemizin güneyinden geçen rota kullanılırken, aynı yıl itibarıyla uçuş rotalarının yeniden değerlendirilmesi sonucu yakıt verimliliği ve uçuş süresi açısından daha avantajlı olan kuzey rota kullanılmaya başlanmıştır. Söz konusu kuzey rota, güney rotaya kıyasla yaklaşık 225 kilometre daha kısa olup, sorunsuz şekilde kullanılmaya devam edilmektedir" dedi. "Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmaktadır" Aktürk, 3. Ana Jet Üs Komutanlığı’ndaki görev değişiminin sadece disiplin kaynaklı bir olay olduğunu belirterek, "Türk Silahlı Kuvvetleri’nde müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olmazsa olmazdır. Daha önce de vurguladığımız gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir" dedi.
Muş Muş’un kurtuluşunun 109’uncu yılı törenle kutlandı Muş’un düşman işgalinden kurtuluşunun 109’uncu yıl dönümü, kent meydanında düzenlenen törenle kutlandı. Kent Meydanı’nda gerçekleştirilen program, Atatürk Anıtı’na çelenklerin sunulmasıyla başladı. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam etti. Törende konuşan Muş Valisi Avni Çakır, bir milletin onur mücadelesini, direncini ve sarsılmaz iradesini yeniden hissettiklerini ifade etti. Vali Çakır, "Bu topraklar, tarih boyunca nice sınavlardan geçmiş, kimi zaman işgalle, kimi zaman yoklukla, kimi zaman da ağır bedellerle karşı karşıya kalmıştır. Özellikle Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanan o çetin süreçte, Muş, işgallerin, baskıların ve zulmün gölgesinde zor günler yaşamıştır. Ermeni çetelerinin ve işgal güçlerinin bölgede oluşturduğu tahribat, sadece fiziki değil, aynı zamanda derin bir insani dramı da beraberinde getirmiştir. Ancak bu karanlık tabloya rağmen, Muş halkı asla boyun eğmemiştir. İmkânsızlıklar içinde dahi umudunu yitirmemiş, yokluk içinde dahi onurunu korumuştur. Evladını cepheye gönderen analar, yurdunu terk etmeyen yaşlılar, vatanı uğruna gözünü kırpmadan mücadele eden yiğitler. Hepsi bu direnişin yaşayan birer destanı olmuştur. Çünkü bu millet, tarih boyunca esareti kabul etmemiştir. Çünkü bu millet, toprağına sadece sahip olmamış, onu canı pahasına korumuştur. Muş’un 30 Nisan 1917’de yeniden hürriyetine kavuşması, işte bu inancın, bu dirayetin ve bu asil duruşun bir sonucudur" dedi. Bu toprakların yalnızca yakın tarihin değil, bin yıllık bir medeniyet yürüyüşünün de tanığı olduğunu belirten Çakır, Malazgirt’te kazanılan büyük zaferle Anadolu’nun kapılarının açıldığını, Sultan Alparslan ve askerlerinin ise sadece bir savaş kazanmakla kalmayıp bu coğrafyaya bir ruh, kimlik ve istikamet kazandırdığını ifade ederek, "O gün atılan adımlar, bugün üzerinde yaşadığımız vatanın temelini oluşturdu. Ve bizler, o mirasın emanetçileri olarak, geçmişten aldığımız güçle geleceğe yürümek zorundayız. Bugün Muş’umuz, geçmişin zorluklarından aldığı güçle her geçen gün daha da gelişen, büyüyen ve geleceğe umutla bakan bir şehir haline gelmektedir. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan tarıma, sanayiden sosyal yaşama kadar pek çok alanda hayata geçirilen yatırımlar, devletimizin güçlü iradesinin ve milletimizin kararlılığının en somut göstergesidir. Bu vesileyle, Muş’un düşman işgalinden kurtuluşunun 109’uncu yıl dönümünü yürekten kutluyor, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. 30 Nisan Kurtuluş Günümüz kutlu olsun" şeklinde konuştu. Daha sonra şiirlenin okunduğu, halk oyunların ve müzik gösterisinin sunulduğu törende, yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi. Kortej yürüyüşüyle son bulan programa, Muş Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Kantar, Muş Garnizon Komutanı Albay Ali Osman Sağlam, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, Vali Yardımcıları Tahir Yılmaz, Korkut Kaymakamı Orhan Ayaz, gaziler, kurum amirleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.