EĞİTİM - 03 Ocak 2024 Çarşamba 16:31

Tunceli’de, “Deprem Dirençliliği Paneli” düzenlendi

A
A
A
Tunceli’de, “Deprem Dirençliliği Paneli” düzenlendi

Son günlerde sık sık bilim insanlarının deprem konusunda uyardığı Tunceli’de Munzur Üniversitesi tarafından “Tunceli ve Deprem Dirençliliği” paneli düzenlendi.


Tunceli’de Munzur Üniversitesi Coğrafya Bölüm ve Coğrafya Kulübü ile Genç Coğrafyacılar işbirliğiyle İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Konferans Salonunda “Tunceli ve Deprem Dirençliliği” konulu panel düzenlendi. Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Nuh Köroğlu, Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker, kurum amirleri, akademisyenler, öğrenci ve vatandaşların katıldığı panel, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Munzur Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Türk Coğrafya Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Taner Şengün’ün konuşmasının ardından Rektör Prof. Dr. Kenan Peker ve Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu birer konuşma yaptı.


Panelde konuşan Tunceli Valisi Bülent Tekbıyıkoğlu, milletlerin ağırlığının afet ve savaş hallerinde ölçüldüğünü belirterek, “Bu tür durumlarda milletlerin ağırlıkları ölçülür. Ne kadar millet olunduğu orada tayin edilir. Hepimiz 6 Şubat depreminde bu acıyı hissettik. Tıpkı milli mücadele gibi insanlar yediğinin, içtiğinin bir bölümünü oraya göndererek bu yaranın sarılmasına katkıda bulundu. Başka bir millet böyle bir operasyonu yapamaz bu iyi tarafımız” dedi.


Eksik ve hastalıklı yanlar da bulunduğuna vurgu yapan Vali Tekbıyıkoğlu, “Bizim bazı hastalıklarımız var ve bunu tedavi etmemiz lazım. Hepimiz zengin olmak istiyoruz, hepimiz kapıdan girdiğimizde önlerin iliklenmesini istiyoruz. Bunları isterken de zahmet çekmek istemiyoruz. Baktığımız zaman o parti, şu parti, sağ, sol görüş demek istemiyorum çünkü bu milletimizin ortak hastalığı. İki katlı bir binanın yanında on beş katlı, yirmi katlı binaları görüyoruz. Pazarcık ufak bir yer. On yedi katlı binanın ne işi var orada. Demek ki orada başka bir mevzu var. Bizim hepimizin eşit şekilde bu kuralları uygulamamız lazım. Belediyelerin elinde bazı sihirli değnekler var. Seçimle geliyorlar, seçimle gidiyorlar ama bir tarlayı bir gökdelene çevirecek kudretleri oluyor. Bunun sınırlandırılması gerektiğini, bir denetime tabi tutulması gerektiğini düşünüyorum. Bu imar işlerinin tamamen bir belediyeye bir yerel yönetime sınırsız şekilde verilmesinin ben çok doğru olmadığını düşünüyorum. Çünkü bunlar istismar edildiğinde neler olacağı memleketin her tarafında açıkça görüldü” diye konuştu.


6 Şubatta Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremlerin ardından kentte yapılan çalışmalara ilişkin de bilgi veren Vali Tekbıyıkoğlu, “Burada bin 686 ağır hasarlı yapı belirlendi. Ve bunların da toplamda 3 bine yakın bağımsız bölümü var. Bunlarla ilgili hak sahipliği çalışmamızın ilk periyodu bitti, ikinci uzatma süresini başlattık” şeklinde konuştu.


’’Tunceli’nin topografisi nedeniyle dezavantajları var’’


Tunceli’nin topografisi nedeniyle bazı dezavantajları bulunduğunu dile getiren Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, “Pertek’teki feribotları saymazsak çünkü bir afet durumunda oraların çok kullanılabileceğini zannetmiyorum. Kovancılar’dan bir giriş bir de Pülümür hattından bir çıkış var. Pülümür hattındaki çıkıştaki Mutu köprüsünün depremde bizim işimize yaramayacağına ve kuvvetlendirilmesi gerektiğine ilişkin bir çalışmamız oldu. Yukarı kuzey hattımızla bağlantıyı sağlayacak Mutu köprüsünün yeniden yapılmasıyla ilgili taleplerimizi sayın bakanımıza ilettik ve sayın bakanımız uygun gördü. Mutu köprüsünü yeniden yapıyoruz” dedi.


Konteyner kentler kuruluyor


Konteyner kentler kurulmaya başlandığını hatırlatan Vali Tekbıyıkoğlu, “Bir yandan konteyner kentler yapıyoruz hak sahipleri için. Bunun için ilimizde tam 12 konteyner kent projesini çıkardık, çok hızlı ihale süreciyle, ödeneklerin gelmesiyle çalışmalara başlandı. Başta Pülümür, Ovacık ve il merkezi olmak üzere bunları tamamlayıp hak sahiplerine; kira yardımı istemiyorum diyenlere tahsis edeceğiz. Sadece bu da değil deprem bölgelerinde olmayan bir uygulama yapıyoruz. İlimizde yapı stoku oldukça sınırlı. İnsanların kalacak yerleri yok. Evimi yıkıp yeniden yapmak istiyorum diyen insanları ev yapım sürecinde bu konteyner kentlere yerleştireceğiz” diye konuştu.


Kentin dezavantajlarının yanı sıra avantajları olduğuna da vurgu yapan Tekbıyıkoğlu, “İlimizde yaklaşık bin 600 kişi, Türkiye’nin başka şehrinde olmayan bir arama kurtarma ekibimiz olacak. 80 ayrı tim 20’şer kişiden hem jandarma hem emniyetten oluşan arama kurtarma ekiplerimiz eğitimlerini Ocak ayında tamamlayacak. Hep birlikte, güç birliğiyle, akıl birliğiyle bu işin üstesinden geleceğiz. Olabilecek bir şeyse en az zayiatla, yüzümüzün akıyla çıkma irademiz var” ifadelerini kullandı.


Konuşmaların ardından Fırat Üniversitesi eski rektörü ve jeoloji bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. A. Feyzi Bingöl, “Depremler ve Türkiye’nin Depremselliği”, Munzur Üniversitesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Taylan Sançar, “Güncel Veriler Işığında Tunceli ve Çevresinin Depremselliği”, İl AFAD Müdürü Cem Erdoğan, “AFAD’ın Potansiyel Riskler Açısından Tunceli’de Aldığı Önlemler ve Çalışmalar” konusunda sunum yaptı.


Panel, katılımcıların sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Batman Kayıp Melike’den sevindiren haber: 12 saat sonra sağ olarak bulundu Batman’da dün akşam saatlerinde kaybolan 2,5 yaşındaki Melike için başlatılan arama çalışmaları, zorlu hava şartlarına rağmen sevinçle sonuçlandı. Edinilen bilgilere göre, Gercüş ilçesine bağlı Bağlıca köyünde evin önündeyken bir anda kaybolan Melike’den haber alamayan ailesi durumu 112’ye bildirerek yardım istedi. İhbar üzerine köye AFAD, Jandarma, sağlık ve arama kurtarma ekipleri sevk edildi. Küçük çocuğun kaybolmasının ardından köye ulaşan AFAD, jandarma, sağlık ekipleri, arama kurtarma ekipleri ve köy halkı seferber oldu. Sağanak yağış ve etkili olan fırtınaya rağmen ekipler gece boyunca aralıksız şekilde arama çalışmalarını sürdürdü. Zaman zaman zorlaşan arazi şartları ve olumsuz hava şartları çalışmaları güçleştirse de ekipler, küçük çocuğu bulmak için arama çalışmalarına ara vermeden devam etti. Saatler süren yoğun arama kurtarma çalışmalarının ardından kayıp Melike, yaklaşık 12 saat süren arama kurtarma çalışmalarının adından sabah saat 08.00 sıralarında sağ olarak bulundu. Hipotermiye karşı özel battaniyeye sarılan küçük Melike, jandarma ekipleri tarafından kucaklanarak bulunduğu yerden getirildi. Sağlık ekiplerine teslim edilen Melike, köydeki ilk müdahalesinin ardından sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı. Küçük kızın bulunmasıyla birlikte bölgede köyde bir sevinç yaşanırken, arama çalışmalarına katılan ekipler ve vatandaşlar derin bir nefes aldı.
İstanbul Gaziosmanpaşa’da duyma ve konuşma engeli bulunan kişinin telefonunu gasp eden ve benzin dökerek yakan sanığa 18 yıl hapis cezası İstanbul Gaziosmanpaşa’da duyma ve konuşma engeli bulunan kişinin telefonunu gasp eden ve telefonunu isteyen mağduru benzin dökerek, vücudunda 3’üncü derece yanıkların oluşmasına neden olan sanık 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gaziosmanpaşa’da, 5 Haziran 2025 tarihinde duyma ve konuşma engeli bulunan Ahmet Sanduvaç’ın (38), telefonunun gasp eden ve metruk bir binaya götürüp, benzin dökerek yakan Mert Açıkça (19)’nın yargılandığı davanın karar duruşması görüldü. Gaziosmanpaşa 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Mert Açıkça, müşteki Ahmet Sanduvaç ile tarafların avukatları hazır bulundu. 21 yıla kadar hapis cezası talebi Duruşmada, Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcılık, sanık Mert Açıkça’nın, mağduru ateşe verdiği, sanığın eyleminin öldürmeye elverişli aletle, ölüm sonucu doğurabilecek şekilde ve hayati organlarının da bulunduğu, vücudunun farklı bölgelerine benzin döküp yaktığını belirtti. Savcılık sanığın, ‘canavarca hisle kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 14 yıldan, 21 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. "Yapmadığım bir suç nedeniyle aylardır cezaevinde kalıyorum" Mütalaaya karşı savunma yapan sanık, "Kesinlikle mütalaaya katılmıyorum. Yapmadığım bir suç nedeniyle aylardır cezaevinde kalıyorum. Kamera görüntülerini talep ediyorum. Karakola gidip kendim teslim oldum. Böyle bir şey yapsam, neden kendim gidip, teslim olayım?" ifadelerini kullandı. "Sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum" Beyanda bulunan müşteki Ahmet Sanduvaç, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Müşteki avukatı Ezgi Tunçer ise, mütalaaya katıldıklarını, sanığın "kanıt yok" şeklindeki ifadelerini kabul etmediklerini, olayın ATK raporunca açık olduğu belirtilerek, sanığın cezalandırılmasını talep etti. Son sözü sorulan sanık, mahkemeden beraatını ve tahliyesini istedi. İndirim uygulanmaksızın 18 yıl hapis cezası Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Mert Açıkça’nın, ‘kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan önce müebbet hapis cezasına, ardından, suçun ‘teşebbüs’ aşamasında kaldığı gerekçesiyle bu cezasının taktiri indirim uygulanmaksızın 18 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına hükmetti. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Ahmet Sanduvaç ‘mağdur’, Mehmet Nuri Sanduvaç ‘müşteki’, Mert Açıkça ise ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. İddianamede, müştekinin olay nedeniyle şikayetçi olduğu, şüphelinin savunmasında yüklenen suçu inkar ettiği, şüphelinin, mağduru canavarca hisle ve silahtan sayılan benzin ve ateşle yakarak hayatını tehlikeye soktuğu, mağdurun yüzünün sürekli değişikliğe, duyularının ve organlarının işlevini sürekli yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı vurgulandı. İddianamede, sanığın üzerine atılı ağırlaşmış suçu işlediği, şüphelinin eyleminin müşteki ve tanık anlatımları, tedavi evrakı, hekim raporları, kolluk tutanakları ve dosya kapsamından sabit olduğu, üzerine atılı suçtan hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu aktarıldı. Öte yandan iddianamede, Adli muayene raporunda, mağdurun yaralanmasının organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi hususunda kişinin on sekiz ay sonra muayene edildiği de aktarıldı. 12 yıla kadar hapis cezası talebi Hazırlanan iddianamede, sanık Mert Açıkça hakkında ‘canavarca hisle silahla kasten yaralama’ ve ‘yaşamı tehlikeye sokacak şekilde ağır yaralama’ suçlarından 6 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
Aydın OKT Trailer’da otonom yapay zeka ile ‘hız çağı’ başladı Aydın’da faaliyet gösteren ve uluslararası ihracat kapasitesi ile ülke ekonomisine önemli katkı sağlayan OKT Trailer, siparişten teslimata kadar tüm süreçleri dijital ortamda yönetebilen yapay zeka destekli ‘e-Nokta’ uygulamasını düzenlediği lansmanla tanıttı. Aydın’da üretimini yaptığı treyler ve üstyapı ekipmanları ile sektöründe önemli bir konumda bulunan OKT Trailer, ‘e-Nokta’ adını verdiği teknoloji hamlesini hayata geçirdi. OKT Trailer, siparişten teslimata kadar olan süreci hızlandıran ve kolaylaştıran ‘e-Nokta’ uygulamasını düzenlediği İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası Bahar Şenliği 1 Mayıs Gala Gecesi’nde kamuoyuyla paylaştı. OKT Trailer’in kendi tasarımı olan ‘enokta’ uygulaması sayesinde müşteri, tedarikçi ve firma personelleri siparişten teslimata kadar bütün işlemleri takip edebilecek. "Değişim, bizim göz ardı etmediğimiz bir konu" Gecenin açılış konuşmasını yapan OKT Trailer Genel Müdürü Hakan Maraş; "Hayatta değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. O yüzden biz de kendi tarafımızda buna ayak uydurmaya çalışıyoruz. Bugüne kadar geçen sürede tüm süreçlerimizi değişime adapte etmeye çalışıyoruz. Bugün sadece bir sanayi şirketi, üretim firması değil, artık değişen ve gelişen teknolojinin takibinde olan bir firmayız. Bugün lansmanını yaptığımız bu teknolojimiz de dün başladığımız bir süreç değil. Teknolojinin tabiki artıları kadar eksileri de var ama bizler artı kısımlarını ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Bu da işlerimizi kolaylaştırıyor. Değişim ise bizim göz ardı etmediğimiz bir konu. Bugün kendi bünyemizde ciddi şekilde mühendis sayımızı artırmış durumdayız. Hızlı değişime adapte olabilen bir şirketiz ve biz bu konulardan uzak kalamayız. Gelişen teknolojiyi göz ardı edenler belki yok oluş yaşayacak. O yüzden kurum hafızasını koruyarak gelişimi takip ediyoruz. Biz bu gelişmelerle yeni çalışan arkadaşlarımızın da adaptasyon sürecini de hızlandırmış oluyoruz" dedi. Günün anlam ve önemine değinerek tüm OKT ailesine emekleri için teşekkür eden OKT Trailer Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş; "Bugün 1 Mayıs, üretinin, çalışanın, emeğin ve katkı sunanların günü. Bu vesile ile Emek ve Dayanışma Günü’nüzü kutluyorum" dedi. "İnsanlarla teknolojiyi birbirleriyle entegre ediyoruz" Konuşmaların ardından OKT Trailer Bilişim Teknolojileri ve Yazılım Geliştirme Müdürü Mücahit Yaşar, ‘e-Nokta’ uygulamasını tanıttı. OKT Teknoloji Hamlesi ile çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Yaşar; "2006 yılında iş zekamızı teknolojiye aktarmaya başladık. 20 yıllık süre içerisinde veriyi, anlamlı bilgiye dönüştürecek, doğru, hızlı ve stratejik kararlar alınmasını sağlayan süreçler, teknolojiler ve yöntemler bütünü olarak adlandırılan iş zekamızı, kurumsal kaynak planlaması olan CANIAS ERP yazılımına aktardık. Bu süre içerisinde yaptığımız çalışmalar ile iş zekamızı üst seviyeye çıkartmış bulunuyoruz. Bugün OKT’de siparişlerimizi 3 dakikada gerçekleştirebiliyoruz. Yani tekliften teslimata kadar olan tüm sürecimizi yazılımımız üzerinden takip edip gerçekleştirebiliyoruz. Yani bunları yaparken kendi teknolojimizi kullanıyoruz, dışarıdan hizmet almıyoruz. Bu güçlü kadro ile şimdi de sıra entegrasyon ve etkileşimi bir üst seviyeye çıkarıp, interaktif etkileşimi artıracak, karbon ayak izini azaltıp, yapay zeka destekli sistemleri tam entegre, kişilerle etkileşimli otonom hale getirecek OKT Teknoloji Hamlesi’ne geldi. Yapacağımız çalışmalarla kağıt operasyonlarına son veriyoruz ve yeşil endüstriyi devreye alıyoruz. Entegre edilmiş iş zekamızı, otonom sistemlerle yapay zekaya dönüştürüyoruz. Biz teknolojiyi geliştiriyoruz ancak insanlar işsiz kalacak diye bir konu yok. İnsanlarla teknolojiyi birbirleriyle entegre ediyoruz. İnsan olarak biz onayı veriyoruz, teknoloji yapıyor. Tamamen manuel işlemleri ortadan kaldırmış oluyoruz. İnsanın klavye ve fare ile yaptığı tüm işleri, biz bilgisayara otonom olarak yaptırıyoruz. Ama insanın zekasını kullanıyoruz. Hem müşteri, hem tedarikçi hem de içerideki personellerimiz, tamamen şeffaf, veriye dayalı karar sürecini görüyor ve buna bağlı olarak kaos olmadan bütün işlemlerini teknoloji üzerinde takip edebiliyor" diyerek ‘E-Nokta’ uygulamasını tanıttı. "Tüm süreçler tek bir platformda" OKT Trailer Teknoloji Hamlesi olarak artık iç süreçlerini tek bir platformdan yürütüyor olacaklarını vurgulayan Yaşar; "Tüm idari süreçleri ve üretim süreçlerindeki hizmetlerimizi tek bir noktadan ulaşabileceksiniz. Bu platformumuz artık hizmetinizde. Buna bağlı olarak 2030 yılına ait 5 yıllık bir vizyonumuzu da hazırladık. OKT E-Nokta tarafında işlem yaparken bir yandan da 5 yıllık vizyonumuzla gerekli hamlelerimizi gerçekleştireceğiz. Bu da bizim vizyonumuzu ortaya koyar. 2026 yılında kağıt operasyonlarını tamamen bitiriyoruz. 2027 yılında karar mekanizmasını tamamen otonom hale getiriyoruz. 2028 ve 2029 yılında yapay zekayı devreye alıyoruz. 2030 yılında da tüm süreçleri otonom hale getirip insan zekasıyla teknolojiyi birleştiriyoruz ve verimli şekilde çalışma hayatına adapte oluyoruz. Yani 2030 yılında Akıllı Endüstri vizyonumuza geçeceğiz. Tüm idari ve üretim süreç entegrasyonunu otonom hale getireceğiz. Sadece sesli komutlarla işlem yapıyor olacağız" diyerek 2030 yılı vizyonuna ait hazırlanan prototip üzerinden sistemin sesli komut ile nasıl çalıştığını uygulamalı olarak gösterdi. Eğlence dolu gecede çalışanların katılımı ile renkli dakikaların yaşandığı OKT Talks programında zengin içeriklere yer verilirken, ‘Parlayan Yıldızlar’ ödül töreni ile farklı kategorilerde performanslarıyla öne çıkan personeller ve şirkette uzun yıllar görev yapan personeller ödüllerini teslim aldı. Ödül töreninin ardından OKT Trailer çalışanları canlı müzik ve sahne performansları ile doyasıya eğlendiler.
Muğla Marmaris çarşı bölgesinde çalışmalarda sona gelindi Marmaris Belediyesi’nin çarşı bölgesinde yürüttüğü kapsamlı yenileme çalışmaları tamamlanma aşamasına geldi. Yedi sokakta gerçekleştirilen dönüşümle çarşı, daha ferah, estetik ve güvenli bir görünüme kavuştu. Marmaris Belediyesi’nin çarşı bölgesinde başlattığı yenileme ve dönüşüm çalışmalarında sona gelindi. Çarşıda gerçekleştirilen dönüşüm projesi kapsamında 7 sokakta eş zamanlı yürütülen çalışmalarla 57, 40, 42, 45, 53, 55 ve 55/1 sokaklar modern bir görünüme kavuştu. Fen İşleri Müdürlüğü tarafından 2025 yılının başında başlatılan yenileme programı kapsamında ilk etapta Asmalı Sokak olarak bilinen 43. Sokak ile 51. Sokak’taki çalışmalar tamamlandı. Ardından 2025 yılı Kasım ayında ikinci etap çalışmaları başladı. İkinci etapta toplam 5 bin metrekarelik alanda yürütülen düzenlemeler yoğun bir tempoyla sürdürüldü. Çalışmalar kapsamında ilk olarak sokaklarda karanlık ve köhne bir görüntüye neden olan, temizlik ve güvenlik açısından olumsuzluk oluşturan üst örtüler kaldırılarak sokaklar daha ferah ve cazip bir geçiş noktası haline getirildi. Belediyenin öz kaynakları ve personeliyle yürütülen projede kurumlarla koordineli şekilde altyapı tamamen yenilendi. Ardından zemin kaplama çalışmaları da tamamlandı. Sokaklardaki binaların cepheleri yenilenirken; görsel kirliliğe neden olan kablolar, klima üniteleri ve düzensiz tabelalar da düzenlendi. Dükkan tabelalarının takılması ve bazı noktalarda yapılacak zemin iyileştirme çalışmalarının ardından çarşının yeni sezonda en çok dikkat çeken alanlardan biri olacağı belirtildi. Çalışmaları yerinde inceleyen Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü, projede sona gelindiğini belirterek, "Marmaris’i daha güvenli, konforlu ve modern bir görünüme kavuşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Çarşımızı daha ferah, estetik ve cazip bir alışveriş ve geçiş noktası haline getirdik. Bu çalışma, Marmaris’in kent kimliğini güçlendirerek uluslararası alanda daha fazla tanınmasına katkı sağlayacak" dedi.