ÇEVRE - 31 Aralık 2025 Çarşamba 09:44

Tunceli’de kar yağışı etkili oldu, 254 köy yolu ulaşıma kapandı

A
A
A
Tunceli’de kar yağışı etkili oldu, 254  köy yolu ulaşıma kapandı

Tunceli’de etkili olan kar yağışıyla birlikte 254 köy yolu ulaşıma kapandı.


Meteoroloji tarafından uyarısı yapılan Tunceli’de, kar yağışı etkili oldu. Yağış kent merkezinde sabah saatlerinde başlarken yüksek kesimlerde ise etkisini daha fazla gösterdi. Bu çerçevede kent genelinde bulunan 362 köyden 254’ünün yolu ulaşıma kapandı. İl Özel İdaresi ekipleri, yolları açmak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.



Meteoroloji 13. Bölge Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, "Bölge genelinde kuvvetli (10-20 cm), yüksek kesimlerde ise yoğun (20 cm ve üzeri) kar yağışları beklendiğinden ulaşımda aksamalar, kuvvetli buzlanma, don olayı ile yüksek kesimlerde tipi ve eğimli yüksek bölgelerde çığ gibi olumsuzluklara karşı vatandaşlarımızın ve ilgili birimlerin dikkatli ve tedbirli olması önem arz etmektedir" denildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Devlet Memurları Konfederasyonu’ndan İçişleri Bakanı Çiftçi’ye mektup Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri Tuncay Cengiz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye, İçişleri Bakanlığı’na bağlı kamu görevlilerinin sorunlarına ilişkin açık mektup yazdı. Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Sekreteri Tuncay Cengiz, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye açık mektup yazdı. Mektubunda İçişleri Bakanı Çiftçi’ye yeni görevinde başarılar dileyen Cengiz, kolluk güçlerinin sorunlarına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. "Asayiş Tazminatı-Fazla Çalışma Tazminatı’ sivil devlet memurlarına da verilmelidir" Cengiz, İçişleri Bakanlığı’nın kolluk güçlerindeki insan kaynağına destek olması ve ayırım yapılmadan tüm statüleri kapsayacak şekilde üniversiteler ve kolluk güçlerinde örgütlü STK’ların katılımı ile bir çalıştay düzenlemesi gerektiğini vurgulayarak, şu taleplerde bulundu: "657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 36’ncı Maddesinde, ’Savunma ve Güvenlik Hizmet Sınıfı’ ihdas edilmesi ile ilgili Millî Savunma Bakanlığınca yürütülen çalışmalara Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünde sivil olarak görev yapan Devlet memurları da dahil edilmeli ve destek verilmelidir. Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünde fazla çalışma karşılığında üniformalı personele verilen ’Asayiş Tazminatı-Fazla Çalışma Tazminatı’ bu kurumlarda görevli sivil Devlet memurlarına da verilmelidir. Görevleri gereği taşıdıkları riskler karşılığında yılda 45 gün olacak şekilde ’Fiili Hizmet Süresi Zammı (Yıpranma)’ verilmelidir. Terörle mücadele yürütülen kritik illerde ve sınır illerinde görev yapan personele ’Kritik ve Stratejik Bölge (Terör) Tazminatı’ verilmelidir. "Yurt dışı daimi ve geçici görevlere sivil devlet memurları da tefrik edilmelidir" Cengiz ayrıca Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında uzmanlığı sağlamak üzere; idari, mali, hukuk, sağlık ve teknik konular ile ilgili sivil personelin atanabileceği ’daire başkanı, şube müdürü, kariyer uzmanı-uzman yardımcısı’ kadrolarının ihdas edilerek, kurum içinden atama yapılabilecek şekilde sivilleşme sağlanmalı gerektiğini de sözlerine ekledi. Kolluk kuvvetleri personelinin kurum aidiyetinin sağlanmasının, çalışma barışının temini ve iş veriminin artırılması açısından elzem olduğunu belirten Cengiz, bu konuların da dahil olduğu bir çalıştay düzenlenmesi halinde, Devlet Memurları Sendikası olarak her türlü desteğe hazır olduklarını dile getirdi.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla SANCAR SİDA hizmete alındı HAVELSAN SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma, Tesisler Temel Atma ve Açılış Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla; SANCAR SİDA İnsansız Deniz Aracı Hizmete Alma Töreni, HAVELSAN Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi Temel Atma Töreni, HAVELSAN KAAN Teknoloji Merkezi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi Ek Binası Açılış Töreni gerçekleştirildi. HAVELSAN Teknoloji Kampüsü’nde düzenlenen törene; Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Hava Kuvvetleri Komutanı Ziya Cemal Kadıoğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Ercüment Tatlıoğlu da katıldı. Törende, SANCAK SİDA’nın tanıtım filminin ardından açılış konuşmalarına geçildi. HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar, HAVELSAN’ın kara, hava ve deniz platformlarında geliştirdiği sistemlere ilişkin açıklamada bulundu. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ile birlikte geliştirilen ağ destekli veri entegre savaş yönetim sistemi ADVENT’i donanmanın hizmetine sunup gemilere entegre ettiklerini ve dört kıtaya ihracatının da gerçekleştirildiğini aktaran Nacar, "ADVENT, yalnızca bir yazılım değil denizlerdeki milli aklımızın dijital tezahürüdür. TCG Anadolu’nun SİHA gemisi konseptine dönüşmesinde ADVENT’in sağladığı kabiliyetler belirleyici olmuştur. Bayraktar TB 3’ün ADVENT’e entegre şekilde sergilediği üstün performansın son NATO tatbikatında tüm dünyaya göstermiştir" ifadelerini kullandı. Savunma Sanayii Başkanlığı Başkanı Haluk Görgün, günümüz güvenlik ortamının veri, ağ ve yazılım temelli yeni bir döneme taşındığını belirterek, "Bu dönüşümün merkezinde yapay zekâ yer almaktadır. Yapay zekâ; sensörlerden, ağlardan ve platformlardan gelen büyük veriyi anlamlandırarak komuta-kontrol zincirinde daha hızlı, daha isabetli ve daha öngörülü karar üretmeyi mümkün kılan stratejik bir çarpan olarak öne çıkmaktadır" dedi. Görgün, savunma sanayii alanındaki yeni tesislerin açılış ve temel atma töreninde yaptığı konuşmada, platformların caydırıcılığının artık yalnızca fiziki kabiliyetleriyle değil, yazılım ve entegrasyon yetenekleriyle ölçüldüğünü ifade etti. Bu yeni dönemde "akıllı" ve entegre sistemlerin önemine işaret eden Görgün, "Platformların caydırıcılığı, onların ‘aklı’ ile, yani yazılım ve entegrasyon kabiliyetiyle daha da büyümektedir. Tam da bu sebeple sahada akıllı ve entegre sistemler geliştirmek kadar; bu kabiliyeti besleyecek yerli yazılım ve yapay zekâ ekosistemini, veri güvenliğini ve yetkin insan kaynağını bütüncül bir anlayışla güçlendirmek zorundayız" diye konuştu. HAVELSAN’ın platformlara zekâ kazandıran, sahaya çeviklik sunan ve karar süreçlerini hızlandıran projeler yürüttüğünü dile getiren Görgün, başarının kalıcılığının sahaya yansıyan ürünler ve büyüyen altyapıyla güçlendiğini vurguladı. "Önemli kilometre taşlarına tanıklık ediyoruz" Görgün, savunma sanayiinin denizden havaya ve kritik komuta-kontrol altyapılarına uzanan bütüncül dönüşümünün somut adımlarına tanıklık edildiğini belirterek, şunları kaydetti: "SANCAR SİDA’mızın hizmete alınması, havacılık ve uzay ekosistemimizin üretim kabiliyetini derinleştirecek Simülatör Entegrasyon ve Üretim Tesisi altyapısının temellendirilmesi ve KAAN Teknoloji Tesisi ile Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi’nin açılışı; yerli-millî mühendisliğimizin geldiği seviyeyi ve önümüzdeki döneme dair iddiamızı aynı çizgide buluşturan önemli kilometre taşlarıdır." KAAN Teknoloji Tesisi’nin TUSAŞ Yerleşkesi içinde, KAAN projesi kapsamında HAVELSAN’ın yürüttüğü mühendislik çalışmaları için inşa edildiğini aktaran Görgün, bu merkezde KAAN’ın dijital yeteneklerini büyütecek, mühendislik hızını yükseltecek ve doğrulama-test disiplinini güçlendirecek faaliyetlerin icra edileceğini söyledi. Deniz Savaş Yönetim Sistemi Merkezi’nin ise Pendik Tersane Komutanlığı arazisinde artan ihtiyaçlara cevap verecek şekilde inşa edildiğini belirten Görgün, merkezde yapay zekâ, ağ destekli yetenek, komuta-kontrol ve karar destek sistemleri alanlarında Ar-Ge ve ürün projeleri yürütüleceğini ifade etti. Simülatör Entegrasyon ve Üretim Hangarı’nın da her türlü simülatör ve bileşenin geliştirilebileceği, eğitimlerin icra edilebileceği ve fiziki koşul testlerinin yapılabileceği kapsamlı bir üretim tesisi olacağını kaydeden Görgün, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu yatırımlar, altyapımızı güçlendirirken insan kaynağımızın niteliğini de büyüten; ekosistemimizin özgüvenini ve üretim hızını artıran mühim adımlardır." Güler: "Hava araçlarıyla başlayan insansız sistemlerdeki başarımızı denizlerde de görmekten gurur duyuyoruz" Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, SANCAR SİDA’nın hizmete alınması ve savunma sanayii tesislerinin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin yerli ve millî savunma sanayii hamlesi sayesinde tarihi bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirtti. Güler, "Sancar SİDA’nın ve tesislerimizin ülkemize, asil milletimize ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Hava araçlarıyla başlayan insansız sistemlerdeki başarımızı denizlerde de görmekten gurur duyduğumuzu özellikle belirtmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Savunma sanayiinin kara, hava ve deniz platformlarında eş zamanlı yürütülen projelerle küresel ölçekte dikkat çeken bir seviyeye ulaştığını ifade eden Güler, bu gelişimin Türkiye’yi savunma teknolojilerinde söz sahibi bir konuma taşıdığını belirtti. Savunma sanayiindeki ilerlemenin güvenlik mimarisini daha sağlam ve sürdürülebilir bir zemine oturttuğunu dile getiren Güler, kriz dönemlerinde dışa bağımlılığın oluşturabileceği risklerin de en aza indirildiğini söyledi. Deniz sistemleri alanındaki üretimlerin bu ilerlemenin en somut göstergelerinden biri olduğuna işaret eden Güler, "MİLGEM’le başlayan projelerimiz, amfibi hücum gemilerimizden hava savunma muhriplerine, milli denizaltılarımızdan insansız deniz araçlarına kadar uzanan geniş bir yelpazede kararlılıkla sürdürülmektedir" diye konuştu. Bugün hizmete alınan SANCAR SİDA’nın söz konusu birikimin yeni ve güçlü bir halkasını teşkil ettiğini belirten Güler, Deniz Kuvvetleri bünyesindeki araştırma merkez komutanlığı ile HAVELSAN tarafından geliştirilen ağ destekli veri entegre savaş yönetim sisteminin milli deniz platformlarına entegre edileceğini kaydetti. Bu sistemle donanmanın harekât kabiliyetinin ve caydırıcı gücünün daha da artırılacağını vurgulayan Güler, Türk Deniz Kuvvetleri’nin yerli ve millî platformlar sayesinde hem "Mavi Vatan"daki hak ve menfaatlerin korunmasında hem de uluslararası görevlerde barış ve istikrara katkıda etkinliğini her geçen gün pekiştirdiğini ifade etti. Güler, bu başarının nitelikli ve disiplinli personelin gayretleri ile yüksek teknik donanımın birleşimi sayesinde mümkün olduğunu belirtti. Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Güler, "Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda daha büyük ve daha güçlü Türkiye için atılan adımların hayata geçirilmesindeki kararlı tutum ve direktifleriniz nedeniyle zatı devletlerine şükranlarımı arz ediyorum. Başarının durağan bir hedef değil, sürekli gelişim gerektiren bir yolculuk olduğu bilinciyle daha ileri teknolojiler geliştirmeye, daha güçlü platformlar üretmeye ve denizlerdeki etkinliğimizi kararlılıkla artırmaya devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.
Erzurum Atatürk Üniversitesi ve TÜME’den dev iş birliği: Tarımda akıllı dönüşüm Atatürk Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen "Yapay Zekâ ve Otonom Sistemler ile Tarımsal Dönüşüm" konferansı; akademisyenler, sektör temsilcileri ve öğrencileri bir araya getirdi. Moderatörlüğünü Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu’nun yaptığı etkinlikte, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ve Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, tarımda teknolojik devrimin yol haritasını çizdi. Rektör Hacımüftüoğlu: "Tarımda Dijital Dönüşümün Bilgi Üssü Olmayı Hedefliyoruz" 15 Temmuz Milli İrade Salonunda düzenlenen programın açılışını yapan Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, tarımın 10 bin yıllık tarihindeki en büyük dönüşümü yaşadığını belirterek; artık tarlayı hisseden, veriyi okuyan ve geleceği modelleyen bir teknoloji kuşağında olduğumuzu vurguladı. Bu konferansı Erzurum’un geleceğine dair bir "niyet beyanı" olarak gördüklerini ifade eden Hacımüftüoğlu, Atatürk Üniversitesinin köklü akademik birikimiyle tarımda dijital dönüşümün bilgi üssü olmayı hedeflediğini belirtti. Erzurum’un zorlu iklim ve coğrafi koşullarının aslında bir avantaj olduğunu dile getiren Hacımüftüoğlu: "Buradaki sert koşullarda başarıyla çalışan bir teknoloji, dünyanın her yerinde çalışabilir. Erzurum, tarım teknolojileri için dünyanın en gerçekçi test sahasıdır" dedi. Özellikle hayvancılıkta sürü takip sistemleri ve yapay zekâ destekli erken uyarı modellerinin önemine değinen Rektör Hacımüftüoğlu, üniversitenin teknolojiyi üreten ve çiftçiyle buluşturan bir "köprü" rolü üstlendiğini kaydetti. Son olarak iklim değişikliği tehdidine dikkat çeken Hacımüftüoğlu, yapay zekânın iklim-tarım modellemelerinde hayati bir rol oynayacağını söyledi. Üniversitenin kapılarının tüm araştırmacı ve üreticilere açık olduğunu belirten Hacımüftüoğlu, bu bilimsel seferberliğin bölgeyi sadece tarım yapan değil, tarım teknolojisi ihraç eden bir merkeze dönüştüreceğinin altını çizdi. Başkan Sekmen: "Toprağa Yatırım, Bağımsızlığa Yatırımdır" Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, konuşmasında Erzurum’u "hayvancılığın kalesi ve tarımın omurgası" olarak nitelendirdi. Dünyanın değiştiğini ve geleneksel yöntemlerin yerini veri odaklı sistemlere bıraktığını ifade eden Sekmen, yerel yönetim olarak üreticiyi teknolojiyle buluşturmayı milli bir görev olarak gördüklerini, gıda güvenliğinin artık savunma sanayii kadar stratejik bir mesele olduğunu vurguladı. Görev süresi boyunca Canlı Hayvan Borsası, Et Entegre Tesisleri ve fuar organizasyonlarıyla altyapıyı güçlendirdiklerini hatırlatan Başkan Sekmen: "Şimdi üretimi dijital teknoloji ile akıllandırma zamanı. Yapay zekâ; daha az maliyet, daha fazla verim ve suyun israf edilmemesi demektir" dedi. Başkan Sekmen, bu teknolojik dönüşümün gençlerin tarımdan uzaklaşmasını engelleyeceğini ve meraları birer teknoloji üssüne çevireceğini belirtti. Gençlere ve girişimcilere çağrıda bulunan Sekmen, tarımın artık sadece sabanla değil, yazılım ve mühendislikle şekillendiğini söyledi. Üniversite ile iş birliğini her alanda güçlendireceklerini belirten Sekmen: "Hedefimiz Erzurum’u tarım teknolojilerinin merkezi yapmaktır. Toprağa ve teknolojiye yapılan yatırım, ülkemizin tam bağımsızlık vizyonuna hizmet edecektir" diyerek sözlerini tamamladı. TÜME Vakfı Başkanı Karagöz: "Otonom Sistemlerle Tarımda Verimlilik Devrimi Başlıyor" Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz, sunumuna dünya genelinde artan gıda talebi ile azalan su ve toprak kaynakları arasındaki kritik dengeye dikkat çekerek başladı. Mevcut üretim baskısının ciddi sürdürülebilirlik sorunlarını beraberinde getirdiğini ifade eden Karagöz: "Çözüm, geleneksel yöntemlerde değil; daha az kaynakla daha fazla ve daha sağlıklı üretim yapmamızı sağlayacak yapay zekâ destekli otonom işletmelerdedir. Tarım ve hayvancılıkta yeni bir dönemin kapısını aralıyoruz" dedi. Türkiye’nin özellikle süt ve et üretiminde bir sıçrama yapması gerektiğini vurgulayan Karagöz, bunun ancak teknoloji kullanımı, ölçek ekonomisi ve genetik ıslah üçgeniyle mümkün olabileceğini belirtti. Erzurum’un sahip olduğu geniş mera alanları ve hayvan varlığının, teknoloji temelli bir dönüşümle ulusal bir güç haline gelebileceğini söyleyen Karagöz, TÜME ekosistemi kapsamında geliştirilen; otonom sağım sistemleri, sürü yönetim yazılımları, görüntü işleme teknolojileri, akıllı ahır modelleri ve otonom hasat çözümlerinin sahada uygulanmaya hazır olduğunu müjdeledi. Genç girişimcilere ve öğrencilere özel bir parantez açan Karagöz, onları bu dijital dönüşümün sadece izleyicisi değil, bizzat mutfağındaki aktörleri olmaya davet etti. TEKNOFEST Tarım Teknolojileri yarışmalarının bu anlamda büyük bir fırsat olduğunu hatırlatarak; arz güvenliği, iklim-çevre dostu projeler ve güvenilir gıda temalı çalışmalara odaklanılması gerektiğini belirtti. Karagöz, konuşmasını üniversitelerle iş birliği içerisinde hayata geçirilecek olan "Yapay Zekâya Dayalı Otonom Eğitim Çiftlikleri" modelinin, teorik bilgiyi sahada kazanca dönüştüreceği vizyonuyla tamamladı. Soru-cevap bölümüyle devam eden konferans, hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından sona erdi.