GÜNDEM - 29 Ocak 2025 Çarşamba 11:11

Yarım asırdır kullandığı ’Anadol’una gözü gibi bakıyor

A
A
A
Yarım asırdır kullandığı ’Anadol’una gözü gibi bakıyor

Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde yaşayan memur emeklisi 80 yaşındaki Nevzat Çene, 1973 yılında satın aldığı Anadol marka otomobiline 52 yıldır gözü gibi bakıyor. Yarım asrı aşkın süredir bindiği aracının tüm bakımlarını kendisi yapan Çene, şimdilerde yerli otomobil Togg’a merak sardı.


Çemişgezek ilçe merkezinde yaşayan 80 yaşındaki Nevzat Çene, 1973 yılında araba almaya karar verdi. O dönemde yerli otomobil markası olan Anadol markasını tercih eden Çene, İstanbul’da bir galeriden aldığı otomobili Tunceli’nin Çemişgezek ilçesine getirdi. 52 yıldır aynı araca binen ve başka araçları tercih etmeyen Çene, yerli otomobil Togg’u da maddi imkanları ve sağlık şartları el verdiği takdirde almak istiyor. Araç tamiri konusunda da beceri sahibi olan Nevzat Çene, Anadol’un bütün bakım ve tamirini, sanayiye ya da servise gitmeden 52 yıldır kendisi yapıyor. Tamamen orijinal parçalarını koruyan otomobilin genel bakımını yapmaya başlayan Çene, aracını yine ilk günkü rengine boyamayı planlıyor. 1969 yılında evlenen ve 4 çocuğu olan memur emeklisi Nevzat Çene, zamanının büyük çoğunluğunu aracının temizliğine ve bakımına ayırıyor.



"3 kişi yaşıyoruz; ben, eşim ve Anadol’um"


İmkanı olması halinde bir tane de yerli ve milli otomobil Togg’u almayı arzuladığını belirten Nevzat Çene, "Ben 1945 Çemişgezek doğumluyum. 1973 yılında yerli Anadol marka arabayı aldık, Çemişgezek ilçemize getirdik. Çemişgezek’te çalışmaya başladım. Anadol marka yerli otomobili 1973 yılından beri evladım gibi koruyorum. Ona gözüm gibi bakıyorum. Otomobilim şu anda 52 yaşında. Aracın bütün tamirat işlerini kendim yapıyorum. O tarihten bugüne halen Anadol kullanıyorum. O benden memnun, ben ondan memnunum. Arabamla bir kardeş olarak birbirimizi hissediyoruz, görüyoruz. O da halinden memnun, ben de halimden memnunum. Araba da yaşlandı, ben de yaşlandım. Arabamın artık bakım zamanı geldi. Arabanın boyasını değiştirmek mecburiyetinde kaldım. Seviyorum arabamı. Tamirat işlerini kendim yapıyorum. Burada söküyorum, döküyorum, topluyorum. Elazığ’a gittiğim zaman insanlar başıma toplanıyor bu arabayı gel sat bize diye. Arabayı neden satayım diyorum. Bu yaştan sonra da o da ihtiyarladı, ben de ihtiyarladım. Çarşıya indiğim zaman herkes geliyor, fotoğraf çektiriyor. Arabanın yaşını soruyorlar. ’Kaç modeldir’, ’bize sat’ diye ısrar edenler oluyor. Nereye satayım diyorum. Bu yaştan sonra ben daha def çalıp oynayacak değilim. Benim 4 çocuğum var. Çocuklarım evlendi, uzaklara gittiler. Burada şimdi üç kişi yaşıyoruz. Ben, eşim ve Anadol arabam. Ben yerli malı olduğu için, Türk malı olduğu için bu aracı almaya karar vermiş ve almıştım. 52 yıldır başka bir arabayla hiç ilgilenmedim. Ben yerli malını seviyorum, memnunum da. Şimdi elimde olsa, imkanım olsa bir tane de yerli malı Togg araba alma arzum olur. Togg arabalarını televizyonda görüyorum, seyrediyorum ekranlarda, çok beğeniyorum. Togg’u ekranlarda görünce, yerli malı olduğu için seviniyorum ve gururlanıyorum. Ben yerli malı tercih ediyorum. Herkes de yerli malı kullansın" dedi.



Yarım asırdır kullandığı ’Anadol’una gözü gibi bakıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Veysel Bilen: "Tüm taraftarlarımızdan özür dilerim" Samsunspor Başkanvekili Veysel Bilen, sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirterek taraftarlardan özür diledi. Bir basın toplantısında kullandığı "Makyajlı Samsunsporlular" söylemi nedeniyle açıklamalarda bulunan Veysel Bilen, bu açıklamayı yapmak için doğru zamanı beklediğini belirterek açıklamalarda bulundu. "Geçmişte kullandığım bir ifadenin bazı taraftarlarımızı kırdığını ve bu sözlerin camiamızda üzüntü oluşturduğunu uzun zamandır büyük bir dikkatle takip ediyorum. Sessizliğim asla konuya duyarsız kaldığımdan değil; aksine bu kırgınlığın büyüklüğünü anlayarak en doğru ve samimi adımı atmak için doğru zamanı beklememdendi" diyerek sözlerine başlayan Bilen, ayrıca şunları söyledi: "Başkanımız Yüksel Yıldırım’ın yaptığı kapsayıcı açıklamalar ve kulübümüz için ortaya koyduğu güçlü vizyon doğrultusunda, artık tüm kırgınlıkları geride bırakıp yeniden kenetlenme zamanıdır. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki; o gün kullandığım sözlerin hedefi hiçbir zaman yağmurda, çamurda, karda takımının peşinden koşan, Atatürk’lü armaya gönülden bağlı gerçek Samsunspor sevdalıları olmamıştır. Ancak niyetim ne olursa olsun sözlerimin farklı algılanarak sizleri üzmüş olması beni de derinden üzmüştür. Bu nedenle kırılan, üzülen tüm taraftarlarımızdan samimiyetle özür diliyorum. Herkes bilmelidir ki; bu can bu bedende olduğu sürece ben de kırmızı-beyaz-siyah renklere gönül vermiş bir Samsunspor sevdalısıyım. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm enerjimi ve emeğimi bu büyük camianın ve şanlı armamızın hizmetine sunmaya devam edeceğim. Bugün ihtiyacımız olan şey; geçmişte yaşanan kırgınlıklara takılıp kalmak değil, Sayın Başkanımızın liderliğinde tek yürek olarak Samsunsporumuzun hedefleri doğrultusunda omuz omuza yürümektir. Çünkü biliyoruz ki; biz bize yeteriz. Tek sevdamız Samsunspor’dur."
Muğla Ula’nın içme suyu hatları yenileniyor Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından Ula ilçesinde şahıs arazileri içinden geçen içme suyu hatları hem mülkiyet dışına taşınıyor, hem de su isale hatları yenileniyor. İçme suyu isale ve şebeke hatlarının mülkiyet dışına taşınmasını, yenilenmesinin yanında alt depodan üst depoya iletimi sağlayan tüp terfi istasyonu yapıldığı açıklandı. MUSKİ Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Ula ilçemizin merkez mahallelerinde içme suyu altyapısını daha modern, güçlü ve verimli bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, Köprübaşı Mahallesi Kökcüler Sokak’ta mülkiyetlerin içerisinden geçtiği için müdahalesi zor olan içme suyu şebeke ve terfi hatlarını mülkiyet dışına, yol güzergâhlarına taşıyarak yeniledik. Aynı zamanda hatların çaplarını büyüterek yenileme çalışması gerçekleştirdik. Karadere kaynaklarından gelen suyu daha etkin kullanabilmek amacıyla alt depodan üst depoya iletim sağlayan modern bir tüp terfi istasyonu da inşa ettik. Çalışmalar kapsamında içme suyu deposu çevresinde çevre düzenlemeleri de yaparak alanı daha düzenli ve kullanışlı hale getirdik. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz bu yatırımlarla su kayıplarını önlüyor, Ula’da yaşayan vatandaşlarımıza daha sağlıklı, kaliteli ve kesintisiz içme suyu ulaştırmaya devam ediyoruz" denildi.
Ankara Hacettepe Üniversitesi Rektörü Güran: "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var" Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak" dedi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Hacettepe Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen ’Bilim Kafe’ etkinliğinde, 1’inci sınıf emniyet müdürü ve ressam Ahmet Sula, bağımlılıkla mücadele konusunda konferans verdi. ’1-7 Mart Yeşilay Haftası’ nedeniyle düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulunan Sula, toplum sağlığını tehdit eden tütün, alkol, uyuşturucu, teknoloji, kumar bağımlılığı gibi önemli sorunlara dikkat çekti. Bugüne kadar terörle mücadele, istihbarat birimleri, adli ve idari birçok birimde çalışan Ahmet Sula, yaptığı konferanslarla birlikte yaklaşık 300 bin öğrenciye ulaştığını belirtti. Hacettepe Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran ise, YÖK’ün başlattığı projeyi manidar bulduklarını ve bu proje ile Türkiye’deki 208 üniversitede Bilim Kafe etkinliği düzenleneceğini vurguladı. "YÖK, çok güzel bir proje başlattı" Etkinlikte gençlere seslenen Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, bilgi üretmenin ve bu bilgiyi bireylere aktarmanın kendilerine ışık olacağını ifade ederek, "YÖK, çok güzel bir proje başlattı. Bu proje Bilim Kafe etkinliği. Türkiye’deki 208 üniversite bünyesinde koordinatörlükler kuruldu ve bu koordinatörlükler Bilim Kafe vasıtasıyla üniversitelerin topluma katkı misyonunun daha görünür, daha etkili hale gelmesi için bir süreç başlattı. Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak. Bunun dışında aynı zamanda içinde bulunduğu toplumun, coğrafyanın, bölgenin, şehrin problemlerine ışık tutan problemleri çözmek için çözümler üretmeye çalışan bir misyonu da hayata geçirilmesi" diye konuştu.