ASAYİŞ - 29 Haziran 2021 Salı 00:36

FETÖ’nün kadın yapılanmasına yönelik dava başladı

A
A
A
FETÖ’nün kadın yapılanmasına yönelik dava başladı

Uşak’ta 4 Eylül’de FETÖ/PYD’nin kadın yapılanmasına yönelik operasyonda yakalanan ve haklarında dava açılan 26 kadının yargılanmasına başlandı.

Uşak’ta 4 Eylül’de FETÖ/PYD’nin kadın yapılanmasına yönelik operasyonda yakalanan ve haklarında dava açılan 26 kadının yargılanmasına başlandı.


Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kadın yapılanmasına yönelik yürütülen soruşturmada, çoğunluğu üniversite öğrencisi olan 26 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkartılmıştı. 4 Eylül’de Uşak merkezli 12 ilde düzenlenen operasyonlarda 26 şüpheli de yakalanmıştı. Uşak’a getirilen şüphelilerden 21’i adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken. 5’i tutuklanarak cezaevine sevk edilmişti. Sanıklarına yargılanmasına Uşak Adalet Sarayı 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Dava korona virüs tedbirleri kapsamında gerçekleştirildi.


Davada söz verilen tutuklu sanık Büşra Elbüken, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek, “Ebra” ismini kod ismi olarak kullanmadığını, ailesinin de kendisine öyle hitap ettiğini belirtti. Elbüken, “Hakkımdaki örgüt üyeliği iddialarını kabul etmiyorum. 2015 yılında FETÖ’ye ait bir yurtta müdür yardımcısı olarak çalıştım. Darbe sonrasında yurttan ayrılıp ailemin yanına döndüm. FETÖ kapsamında herhangi bir kapsamım olmadı, yurt dışına çıkmadım. ByLock kullanmadım, herhangi bir para alışverişi yapmadım. Ebra kod ismi kullandığım iddiaları asılsızdır. Ailemin bir kısmı da bana Ebra diye hitap ediyor. Bu yüzden de bu ismi kullanıyorum” şeklinde konuştu.


Sadece internet üzerinde görüşmeler yapılan bir telefon aldığını belirten A.J. ise, "Maddi durumum kötü olduğu için bu eve yerleştim. Burada bazı öğrencilere ücretli İngilizce dersi veriyordum. Aynı zamanda ’Esra’ kod adlı birisi bana para veriyor, ben de bu parayı örgüt evlerine dağıtıyordum. Bu paraları onun dediği yerlere götürüyordum. Türkiye’de ismimin söylenmesinde yaşanan zorluktan dolayı da ’Hilal’ ismini kullanıyordum. Bana bir cep telefonu ve bir SIM kart verildi. Bu cep telefonundan sadece internet üzerinden görüşme yapabiliyorduk. Olası bir sıkıntı durumunda telefona 3 kere yanlış şifre girdiğimde tüm verilerin silineceğini söylediler. Bu telefonda sadece internet üzerinden görüşme yapabildiğim programlar vardı. Bana verilen bu telefonu ve SIM kartı bir süre kullandıktan sonra ’Esra’ kod adlı kişiye bebek arabasının içinde teslim ettim” dedi.


Sanık A.J., hain darbe girişiminin ardından bir süre daha örgütün içerisinde kaldığını aktardı. Örgütten para aldığını da belirten A.J., paraları mağazaların soyunma kabinlerinde aldıklarını ve dışarıya çıktıklarında birbirlerini tanımıyormuş gibi davrandıklarını söyledi. A.J., “Ben bu paraların nereden geldiğini hiçbir zaman sormadım. Öğrencilerden başka kimseye para vermedim. Zaman zaman da bebek arabalarıyla para alışverişi yapıyorduk” şeklinde konuştu.


Tutuklu sanıklardan Şeyma Bağrıaçık da hiçbir faaliyete katılmadığını, “Zümra” kod ismini kendi ismini sevmediği için kullandığını belirterek, hakkındaki suçlamaları yalanladı. Tutuksuz sanıklardan B.G. ise hakkındaki suçlamaları reddederek, FETÖ ile hiçbir bağı olmadığını aktardı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Osmaniye merkezli 12 ilde dolandırıcılık operasyonu: 13 tutuklama Osmaniye merkezli 12 ilde kendilerini sosyal yardım görevlisi olarak tanıtarak vatandaşları dolandırdığı öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 19 kişiden 13’ü tutuklandı. Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, telefonla ulaştıkları vatandaşlara sosyal yardımlaşma görevlisi olduklarını söyleyerek banka bilgilerini ele geçiren şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Soruşturma doğrultusunda ekipler, 14 Mayıs tarihinde Osmaniye merkezli İstanbul, Kocaeli, Ankara, Samsun, Gaziantep, Adana, Mersin, Muğla, Hatay, Batman ve Ordu’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonlarda toplam 19 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda 25 cep telefonu, 24 GSM hattı, 3 dizüstü bilgisayar, 1 tablet, 2 flaş bellek, 29 adet tabanca mermisi, 104 uyuşturucu içerikli ilaç ile çok sayıda kişisel veri ele geçirildi. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri ve yürütülen incelemelerde şüphelilerin son 6 aylık süreçte dolandırıcılık faaliyetlerinden yaklaşık 350 milyon lira haksız gelir elde ettiği belirlendi. Ayrıca banka hesaplarını şüphelilerin kullanımına sunduğu tespit edilen 177 kişi hakkında da işlem başlatıldığı öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 1’i savcılık ifadesi sonrası serbest bırakıldı. Mahkemeye çıkarılan zanlılardan 13’ü tutuklanırken, 5 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Düzce Düzce’de 19 Mayıs coşkusu fener alayı ile başladı Düzce’de 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamaları çerçevesinde binlerce vatandaşın katılımı ile fener alayı düzenlendi. Düzce Valiliği tarafından 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla fener alayı düzenlendi. Nezih Tütüncüoğlu Bulvarı Kavşağı’ndan başlayan fener alayında Düzceliler 1 buçuk kilometre yürüyerek Anıtpark Meydanı’na geldi. Düzce Belediyesi Mehter Takımı’nın marşlarına Türk bayraklarını sallayarak eşlik eden gençler ve vatandaşlar, ellerinde ayrıca meşaleler taşıdılar. Okulların bando takımlarının da yürüyüş boyunca çaldığı marşlar coşkuyu artırdı. Binlerce Düzceli, yürüyüşün sonunda ise Anıtpark Meydanı’nda hep bir ağızdan İstiklal Marşı’nı okudu. Burada konuşan Vali Yardımcısı Ömer Yılmaz, "Az önce yürürken mehter takımının marşını hepimiz dinledik. Bir cümle hafızamızda kaldı; ’Elde sensin dilde sen. Gönüldesin, baştasın, Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın.’ Biz gençlerimizi bu anlayışta görüyoruz. Bu heyecanlarının daim olmasını diliyoruz. Onların geleceğe her zaman umutla bakmasını diliyoruz" dedi. Fener alayına katılan gençlerden Yasemin Duman, "Fener alayı vardı, ona katıldık ve yürüdük. Şimdi de konser var. Bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyoruz hep beraber. Bugünü bize armağan eden Ata’mızı ve bütün şehitlerimizi saygı ve sevgiyle anıyoruz" diye konuştu. Anıtpark Meydanı’nda Düzce Gençlik Merkezi müzik grubunun çaldığı şarkılara Düzceliler ellerindeki bayraklarla eşlik ettiler.
Ankara 10 ülkenin dışişleri bakanlarından İsrail’in Sumud Filosu’na müdahalesi hakkında ortak açıklama Türkiye, Bangladeş, Brezilya, Endonezya, İspanya, Kolombiya, Libya, Maldivler, Pakistan ve Ürdün dışişleri bakanları tarafından İsrail’in Küresel Sumud Filosu’na yönelik saldırılarına ilişkin ortak açıklama yapıldı. 10 ülkenin dışişleri bakanları tarafından yapılan ortak açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti, Bangladeş Halk Cumhuriyeti, Brezilya Federal Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, İspanya Krallığı, Kolombiya Cumhuriyeti, Libya Devleti, Maldivler Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Ürdün Haşimi Krallığı Dışişleri Bakanları, Filistin halkının maruz kaldığı insani felakete uluslararası toplumun dikkatini çekmeyi amaçlayan barışçıl sivil bir insani girişim olan Küresel Sumud Filosu’na yönelik İsrail’in mükerrer saldırılarını en güçlü şekilde kınamaktadır" denildi. Bakanların filoda bulunanların can güvenliğinden endişe ettiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: "Bakanlar, uluslararası sularda önceki filolara yönelik İsrail müdahalelerini derin endişeyle hatırlamakta ve sivil gemiler ile insani yardım aktivistlerini hedef alan düşmanca eylemlerin sürdürülmesini kınamaktadır. Gemilere yönelik saldırılar ve aktivistlerin keyfi şekilde alıkonulması da dahil olmak üzere söz konusu saldırılar, uluslararası hukuk ve uluslararası insancıl hukukun açık ihlalini teşkil etmektedir. Bakanlar, filoda yer alan sivillerin emniyet ve güvenliğine ilişkin ciddi endişelerini ifade etmekte ve alıkonulan tüm aktivistlerin derhal serbest bırakılması ile haklarına ve onurlarına tam anlamıyla saygı gösterilmesi çağrısında bulunmaktadır." Açıklamada, "Bakanlar ayrıca barışçıl insani girişimlere yönelik mükerrer saldırıların uluslararası hukuk ile seyrüsefer serbestisine yönelik süregelen kayıtsızlığın yansıması olduğunu vurgulamaktadır. Bakanlar, uluslararası topluma hukuki ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirme, sivillerin ve insani misyonların korunmasını sağlama ve cezasızlığın sona erdirilmesi ile söz konusu ihlaller bakımından hesap verebilirliğin temini amacıyla somut adımlar atma çağrısında bulunmaktadır" denildi.